Ukraynalı vekilden sert eleştiri: Witkoff görevden alınmalı!
Ukraynalı vekilden sert eleştiri: Witkoff görevden alınmalı!
Ukrayna Parlamentosu Dış Politika ve Parlamentolar Arası İş Birliği Komitesi Başkanı Oleksandr Merejko, Tump'ın Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff'un Ukrayna topraklarında Rusya'nın yaptığı sözde referandumları meşru göstermeye çalışan skandal sözlerine tepki gösterdi.
Haber Giriş Tarihi: 24.03.2025 19:02
Haber Güncellenme Tarihi: 25.03.2025 12:04
Kaynak:
Haber Merkezi
https://www.qha.com.tr/
Ukraynalı yetkili, ABD Başkanı Donald Trump'ın Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff'un "Ukrayna'da sözde refendurum"iddialarını sert bir dille eleştirdi. Ukrayna Parlamentosu (Verhovna Rada) Dış Politika ve Parlamentolar Arası İş Birliği Komitesi Başkanı Oleksandr Merejko, 24 Mart 2025 tarihinde dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Merejko, Ukrayna'nın işgal edilen topraklarında Kremlin'in yaptığı sözde referandumların meşruiyet taşıdığını ima eden Steve Witkoff'un sözlerine tepki gösterdi.
"TRUMP'IN ELÇİSİ Mİ YOKSA PUTİN'İN ELÇİSİ Mİ?"
Witkoff'un sözlerinin utanç verici ve şok edici olduğunun altını çizen Merejko, bunun bir Rus propagandası olduğunu söyledi. Merejko açıklamasında, "Bir sorum var: O kim? Trump'ın elçisi mi, yoksa Putin'in elçisi mi? Bu soruya bir cevabım yok. Bunu nasıl açıklayabiliriz? Bence bu durumun en kötü yanı, en tehlikeli yanı, Sayın Witkoff'un bu röportajda, 'Ben Trump'ın çıkarlarını temsil ediyorum, onun bakış açısını dile getiriyorum' demesi. Bu çok tehlikelidir" yorumunu yaptı.
"WİTKOFF GÖREVDEN UZAKLAŞTIRILMALI!"
Bu tür açıklamaların ABD'nin politikalarına aykırı olduğunu dile getiren Merejko, Witkoff'un görevden uzaklaştırılması gerektiğini söyledi. Merejko açıklamasında şunları söyledi:
"Başkan Trump bu açıklamaları reddetmeli çünkü bunlar her şeyden önce ABD'nin politikalarına aykırıdır. ABD, Rusya'nın Ukrayna topraklarını ilhak ve işgal girişimini tanımama konusunda her zaman net ve açık bir politika izlemiştir. Ve burada kendisini Başkanın elçisi olarak tanıtan bir kişi çıkıyor ve böylesine şok edici açıklamalarda bulunuyor. Elbette Amerikalı dostlarımıza onları kimin temsil etmesi gerektiğini dikte edemeyiz, ancak bu kişi bu heyetten çıkarılmalı, başkanın temsilcisi olmamalı. Çünkü ya tamamen profesyonelce değil ya da Putin'in söylemlerini tekrarlıyor."
ABD Başkanı Donald Trump'ın Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff, geçen hafta ABD'li televizyon sunucusu Tucker Carlson'a verdiği röportajda; Ukrayna'nın Lugansk, Donetsk, Zaporijjya, Herson ve Kırım'da halkın, sözde referandumlarla Rus yönetimine girmeyi kendilerinin tercih ettiğini ileri sürdü.
16 MART 2014: KIRIM'DA SÖZDE REFERANDUM
16 Mart 2014 tarihinde işgal altındaki Kırım'da, kamuflajlı Rus askerlerinin gözetimi altında göstermelik bir referandum yapıldı. İki gün sonra, 18 Mart 2014 tarihinde Kremlin’de “Kırım’ın Rusya’ya bağlanması” anlaşması imzalandı. Rusya, bu sözde referandumu, işgali meşrulaştırmak amacıyla düzenledi. Rusya, Şubat 2014’te Ukrayna’ya ait Kırım Yarımadası’nı işgal için harekete geçti. Silahlı Rus askerleri Kırım ile Herson bölgesi arasındaki idari sınırında kontrol noktaları oluşturdu. Kırım’ın stratejik noktalarını ve hükûmet binalarını ele geçirdi. Ukrayna birliklerinin konuşlandırıldığı askeri üsleri kuşatma altına aldı.
6 Mart 2014’te Kremlin güdümündeki sözde parlamento, işgali meşrulaştırmak için "referandum" kararı aldı. Bu referandum, Putin Rusyası'nın Kırım Yarımadası'ndaki kontrolü ele alması için kurgulanan bir tiyatroydu. Kırım Tatar Milli Meclisi, 6 Mart 2014'te gerçekleştirdiği açıklama ile Kırım halkına, yasa dışı alınan kararın neticesindeki sözde referandumu boykot etme çağrısı yaptı.
Sözde referandumda, Kırım'da yaşayanlara; Rusya’ya bağlanma veya 1992 Kırım Cumhuriyeti Anayasası'nın yeniden uygulamaya konulması ve ona göre Ukrayna’ya bağlı özerklik olarak kalma seçenekleri sunuluyordu. 1992 Kırım Cumhuriyeti Anayasası, Kırım'ın, "Ukrayna'ya gönüllü olarak devredenler dışında tüm yetkileri kendi topraklarında kullanan" kendi devlet organlarına sahip olduğunu, yani Kırım'ın geniş özerklik haklarına sahip olduğunu belirliyordu. Anayasa, yarımadanın bağımsız Ukrayna'nın bir parçası olmasından hemen sonra Kırım Parlamentosu tarafından kabul edilmişti. Bu anayasa metnini bahane eden Kremlin, Kırım'ı kontrol altına almaya çalışmıştı. Ancak, Ukrayna Parlamentosu, daha önce bu belgeyi zaten yürürlükteki anayasaya aykırı bularak iptal etmişti. Yani aslında, 16 Mart 2014’teki sözde referandumda, Kırım’ın Ukrayna’nın bir parçası olarak kalması seçenekler arasında yoktu.
Sözde referandumu boykot eden Kırım Tatarlarının çoğunluğu oylamaya katılmadı. Silahların gölgesinde yapılan düzmece referandum, ciddi bir hukuk garabetiydi. Kırım Tatar halkının millî lideri Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu, Rusya Federal Güvenlik Servisi (FSB) gizli raporlarına atıfta bulunarak sözde referanduma gerçek katılım oranının yaklaşık yüzde 34,2 olduğunu, Kırım Tatarlarının yüzde 99’unun ise oy kullanmadığını açıkladı.
İşgalin hemen ardından Kırım Tatar halkının millî lideri Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu ve KTMM Başkanı Refat Çubarov'un Yarımada'ya girişi yasaklandı.
KREMLİN’DEN REFERANDUM TİYATROSU
Rusya'nın Kırım’ı işgal ederek Ukrayna’ya karşı başlattığı savaş 11. yılına girdi. Uluslararası toplumun, Rusya'nın Ukrayna'nın egemenliğini ihlâl ederek Kırım'ı işgal etmesine yeterince tepki göstermemesi işgalci Putin’in iştahını kabarttı ve 24 Şubat 2022 tarihinde Rusya, Ukrayna’ya karşı topyekûn işgal girişimini başlattı. Ukrayna ordusu, potansiyel açısından kendisinden kat kat daha büyük bir düşmana karşı mücadele etti ve etmeye devam ediyor.
Rus yönetimi, Eylül 2022’de Ukrayna’da işgal ettiği bölgelerde yasa dışı sözde referandum düzenledi. Meşruiyeti bulunmayan sözde referandum, birçok usulsüzlüğe sahne oldu.
Herson, Zaporijjya, Donetsk ve Lugansk bölgelerindeki yasa dışı referandumdan "Rusya’ya bağlanma" kararı çıktı. Böylece, Rus işgalindeki Kırım'da 2014'te uygulanan senaryonun bir benzeri hayata geçirilmiş oldu. Moskova’da 30 Eylül 2022’de düzenlenen törende, Ukrayna’nın işgal edilen Donetsk, Lugansk, Zaporijjya ve Herson bölgelerinin “Rusya’ya bağlanma anlaşmaları” imzalandı.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
QHA - Kırım Haber Ajansı
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Ukraynalı vekilden sert eleştiri: Witkoff görevden alınmalı!
Ukrayna Parlamentosu Dış Politika ve Parlamentolar Arası İş Birliği Komitesi Başkanı Oleksandr Merejko, Tump'ın Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff'un Ukrayna topraklarında Rusya'nın yaptığı sözde referandumları meşru göstermeye çalışan skandal sözlerine tepki gösterdi.
Ukraynalı yetkili, ABD Başkanı Donald Trump'ın Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff'un "Ukrayna'da sözde refendurum" iddialarını sert bir dille eleştirdi. Ukrayna Parlamentosu (Verhovna Rada) Dış Politika ve Parlamentolar Arası İş Birliği Komitesi Başkanı Oleksandr Merejko, 24 Mart 2025 tarihinde dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Merejko, Ukrayna'nın işgal edilen topraklarında Kremlin'in yaptığı sözde referandumların meşruiyet taşıdığını ima eden Steve Witkoff'un sözlerine tepki gösterdi.
"TRUMP'IN ELÇİSİ Mİ YOKSA PUTİN'İN ELÇİSİ Mİ?"
Witkoff'un sözlerinin utanç verici ve şok edici olduğunun altını çizen Merejko, bunun bir Rus propagandası olduğunu söyledi. Merejko açıklamasında, "Bir sorum var: O kim? Trump'ın elçisi mi, yoksa Putin'in elçisi mi? Bu soruya bir cevabım yok. Bunu nasıl açıklayabiliriz? Bence bu durumun en kötü yanı, en tehlikeli yanı, Sayın Witkoff'un bu röportajda, 'Ben Trump'ın çıkarlarını temsil ediyorum, onun bakış açısını dile getiriyorum' demesi. Bu çok tehlikelidir" yorumunu yaptı.
"WİTKOFF GÖREVDEN UZAKLAŞTIRILMALI!"
Bu tür açıklamaların ABD'nin politikalarına aykırı olduğunu dile getiren Merejko, Witkoff'un görevden uzaklaştırılması gerektiğini söyledi. Merejko açıklamasında şunları söyledi:
"Başkan Trump bu açıklamaları reddetmeli çünkü bunlar her şeyden önce ABD'nin politikalarına aykırıdır. ABD, Rusya'nın Ukrayna topraklarını ilhak ve işgal girişimini tanımama konusunda her zaman net ve açık bir politika izlemiştir. Ve burada kendisini Başkanın elçisi olarak tanıtan bir kişi çıkıyor ve böylesine şok edici açıklamalarda bulunuyor. Elbette Amerikalı dostlarımıza onları kimin temsil etmesi gerektiğini dikte edemeyiz, ancak bu kişi bu heyetten çıkarılmalı, başkanın temsilcisi olmamalı. Çünkü ya tamamen profesyonelce değil ya da Putin'in söylemlerini tekrarlıyor."
ABD Başkanı Donald Trump'ın Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff, geçen hafta ABD'li televizyon sunucusu Tucker Carlson'a verdiği röportajda; Ukrayna'nın Lugansk, Donetsk, Zaporijjya, Herson ve Kırım'da halkın, sözde referandumlarla Rus yönetimine girmeyi kendilerinin tercih ettiğini ileri sürdü.
16 MART 2014: KIRIM'DA SÖZDE REFERANDUM
16 Mart 2014 tarihinde işgal altındaki Kırım'da, kamuflajlı Rus askerlerinin gözetimi altında göstermelik bir referandum yapıldı. İki gün sonra, 18 Mart 2014 tarihinde Kremlin’de “Kırım’ın Rusya’ya bağlanması” anlaşması imzalandı. Rusya, bu sözde referandumu, işgali meşrulaştırmak amacıyla düzenledi. Rusya, Şubat 2014’te Ukrayna’ya ait Kırım Yarımadası’nı işgal için harekete geçti. Silahlı Rus askerleri Kırım ile Herson bölgesi arasındaki idari sınırında kontrol noktaları oluşturdu. Kırım’ın stratejik noktalarını ve hükûmet binalarını ele geçirdi. Ukrayna birliklerinin konuşlandırıldığı askeri üsleri kuşatma altına aldı.
6 Mart 2014’te Kremlin güdümündeki sözde parlamento, işgali meşrulaştırmak için "referandum" kararı aldı. Bu referandum, Putin Rusyası'nın Kırım Yarımadası'ndaki kontrolü ele alması için kurgulanan bir tiyatroydu. Kırım Tatar Milli Meclisi, 6 Mart 2014'te gerçekleştirdiği açıklama ile Kırım halkına, yasa dışı alınan kararın neticesindeki sözde referandumu boykot etme çağrısı yaptı.
Sözde referandumda, Kırım'da yaşayanlara; Rusya’ya bağlanma veya 1992 Kırım Cumhuriyeti Anayasası'nın yeniden uygulamaya konulması ve ona göre Ukrayna’ya bağlı özerklik olarak kalma seçenekleri sunuluyordu. 1992 Kırım Cumhuriyeti Anayasası, Kırım'ın, "Ukrayna'ya gönüllü olarak devredenler dışında tüm yetkileri kendi topraklarında kullanan" kendi devlet organlarına sahip olduğunu, yani Kırım'ın geniş özerklik haklarına sahip olduğunu belirliyordu. Anayasa, yarımadanın bağımsız Ukrayna'nın bir parçası olmasından hemen sonra Kırım Parlamentosu tarafından kabul edilmişti. Bu anayasa metnini bahane eden Kremlin, Kırım'ı kontrol altına almaya çalışmıştı. Ancak, Ukrayna Parlamentosu, daha önce bu belgeyi zaten yürürlükteki anayasaya aykırı bularak iptal etmişti. Yani aslında, 16 Mart 2014’teki sözde referandumda, Kırım’ın Ukrayna’nın bir parçası olarak kalması seçenekler arasında yoktu.
Sözde referandumu boykot eden Kırım Tatarlarının çoğunluğu oylamaya katılmadı. Silahların gölgesinde yapılan düzmece referandum, ciddi bir hukuk garabetiydi. Kırım Tatar halkının millî lideri Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu, Rusya Federal Güvenlik Servisi (FSB) gizli raporlarına atıfta bulunarak sözde referanduma gerçek katılım oranının yaklaşık yüzde 34,2 olduğunu, Kırım Tatarlarının yüzde 99’unun ise oy kullanmadığını açıkladı.
İşgalin hemen ardından Kırım Tatar halkının millî lideri Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu ve KTMM Başkanı Refat Çubarov'un Yarımada'ya girişi yasaklandı.
KREMLİN’DEN REFERANDUM TİYATROSU
Rusya'nın Kırım’ı işgal ederek Ukrayna’ya karşı başlattığı savaş 11. yılına girdi. Uluslararası toplumun, Rusya'nın Ukrayna'nın egemenliğini ihlâl ederek Kırım'ı işgal etmesine yeterince tepki göstermemesi işgalci Putin’in iştahını kabarttı ve 24 Şubat 2022 tarihinde Rusya, Ukrayna’ya karşı topyekûn işgal girişimini başlattı. Ukrayna ordusu, potansiyel açısından kendisinden kat kat daha büyük bir düşmana karşı mücadele etti ve etmeye devam ediyor.
Rus yönetimi, Eylül 2022’de Ukrayna’da işgal ettiği bölgelerde yasa dışı sözde referandum düzenledi. Meşruiyeti bulunmayan sözde referandum, birçok usulsüzlüğe sahne oldu.
Herson, Zaporijjya, Donetsk ve Lugansk bölgelerindeki yasa dışı referandumdan "Rusya’ya bağlanma" kararı çıktı. Böylece, Rus işgalindeki Kırım'da 2014'te uygulanan senaryonun bir benzeri hayata geçirilmiş oldu. Moskova’da 30 Eylül 2022’de düzenlenen törende, Ukrayna’nın işgal edilen Donetsk, Lugansk, Zaporijjya ve Herson bölgelerinin “Rusya’ya bağlanma anlaşmaları” imzalandı.
Son Haberler