Gerçek tutuklanma sebebim, Kırım Tatar Milli Meclisi Başkan Yardımcısı olmamdır
Yazının Giriş Tarihi: 05.02.2022 13:02
Yazının Güncellenme Tarihi: 05.02.2022 13:02
İlk amaçları beni tecrit etmek, intikam almak ve ağzımı kapatmak; ikinci amaçları soydaşlarımı ve benzer fikirleri savunanları korkutmak; üçüncü amaçları ise baskınların sürdürülmesi için şartlar oluşturmak olan FSB soruşturma görevlileri tarafından temsil edilen Rus yönetimi, beni suç işlemekle itham ederek yalan bataklığı içinde asıl gerçeği gizliyor.
21 Ocak 2022 Cuma günü iddianamenin metni bana verildi. Uydurulmuş ifadeler dışında iddianamenin hiçbir yerinde benim Kırım Tatar Milli Meclisi Birinci Başkan Yardımcısı olmamdan bahsedilmiyor. Bu çok önemli, çünkü tutuklanmama uydurulmuş suçlar değil, konumum ve yürüttüğüm faaliyetler yol açtı.
Soruşturma görevlilerin bu gerçeği bilinçli olarak göz ardı ettiği, bu ayrıntıya odaklanmadığı sadece tanıkların bundan bahsetmesine izin verdiği konusunda eminim.
İlk olarak, soruşturma görevlileri beni siyasi nedenlerden ötürü suç işlemekle itham etse de, beceriksizce davanın siyasallaştırılmasından kaçınmaya çalışıyor. Aynı anda Rus yönetimi, Kırım Tatar Milli Meclisinin (KTMM’nin) yasaklanması konusunun gündeme geri dönmesinden ve Birleşmiş Milletler Ceza Mahkemesinin bu yasağın kaldırılmasına ilişkin kararının hatırlatılmasından kaçınmak istiyor.
İkinci olarak aynı nedenlerden ötürü Kremlin, benim davamda alınan kararı, Kırım Tatar halkının temsilci organı olan KTMM’yi "terör örgütü" olarak yasaklamak üzere kullanmak için fırsat kolluyor. Tabiri caizse, KTMM’nin yasaklanma konusuna daha güçlü bir konumda geri dönmek için bunu yapıyorlar...
Bu nedenle, bana ayrılıkçılık, aşırılıkçılık veya Rusya'da yasaklanmış bir örgütün faaliyetlerine katılma gibi açıkça siyasi maddeler çerçevesinde bir suçlama yöneltilmedi.
Gerçekten, bu şekilde fikir yürütüyor olmaları, Rus siyasi rejimi için artık bir gelenek haline geldi. Tıpkı Kremlin'in, 2014'te Rus ordusunun Kırım'ı işgal ettiğini kabul etmek istemediği dönemki gibi....
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
QHA - Kırım Haber Ajansı
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Nariman Celal
Gerçek tutuklanma sebebim, Kırım Tatar Milli Meclisi Başkan Yardımcısı olmamdır
İlk amaçları beni tecrit etmek, intikam almak ve ağzımı kapatmak; ikinci amaçları soydaşlarımı ve benzer fikirleri savunanları korkutmak; üçüncü amaçları ise baskınların sürdürülmesi için şartlar oluşturmak olan FSB soruşturma görevlileri tarafından temsil edilen Rus yönetimi, beni suç işlemekle itham ederek yalan bataklığı içinde asıl gerçeği gizliyor.
21 Ocak 2022 Cuma günü iddianamenin metni bana verildi. Uydurulmuş ifadeler dışında iddianamenin hiçbir yerinde benim Kırım Tatar Milli Meclisi Birinci Başkan Yardımcısı olmamdan bahsedilmiyor. Bu çok önemli, çünkü tutuklanmama uydurulmuş suçlar değil, konumum ve yürüttüğüm faaliyetler yol açtı.
Soruşturma görevlilerin bu gerçeği bilinçli olarak göz ardı ettiği, bu ayrıntıya odaklanmadığı sadece tanıkların bundan bahsetmesine izin verdiği konusunda eminim.
İlk olarak, soruşturma görevlileri beni siyasi nedenlerden ötürü suç işlemekle itham etse de, beceriksizce davanın siyasallaştırılmasından kaçınmaya çalışıyor. Aynı anda Rus yönetimi, Kırım Tatar Milli Meclisinin (KTMM’nin) yasaklanması konusunun gündeme geri dönmesinden ve Birleşmiş Milletler Ceza Mahkemesinin bu yasağın kaldırılmasına ilişkin kararının hatırlatılmasından kaçınmak istiyor.
İkinci olarak aynı nedenlerden ötürü Kremlin, benim davamda alınan kararı, Kırım Tatar halkının temsilci organı olan KTMM’yi "terör örgütü" olarak yasaklamak üzere kullanmak için fırsat kolluyor. Tabiri caizse, KTMM’nin yasaklanma konusuna daha güçlü bir konumda geri dönmek için bunu yapıyorlar...
Bu nedenle, bana ayrılıkçılık, aşırılıkçılık veya Rusya'da yasaklanmış bir örgütün faaliyetlerine katılma gibi açıkça siyasi maddeler çerçevesinde bir suçlama yöneltilmedi.
Gerçekten, bu şekilde fikir yürütüyor olmaları, Rus siyasi rejimi için artık bir gelenek haline geldi. Tıpkı Kremlin'in, 2014'te Rus ordusunun Kırım'ı işgal ettiğini kabul etmek istemediği dönemki gibi....