Mustafa Akıncı’dan Anastasiadis’a sert tepki

Güncel
_QHA Ankara
10 Nisan 2019, 21:59
_QHA Ankara
10 Nisan 2019, 21:59

KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri’nin Geçici Kıbrıs Özel Danışmanı Jane Holl Lute’un Kıbrıs Adası’nda hafta sonu gerçekleştirdiği temaslar hakkında yazılı açıklamada bulundu.

Cumhurbaşkanı Akıncı, Lute ile yapılan görüşmelerde, Rum Kesimi Lideri Nikos Anastasiadis’in çatışmacı bir üslupla, gerçekle alakası olmayan saldırgan açıklamalarda bulunduğunu tekrar görüldüğünü ifade etti.

Akıncı, “Anastasiadis, böylesine hassas bir dönemde, çatışmacı bir üslupla gerçekle alakası olmayan saldırgan açıklamalarda bulunmaktadır” dedi. 

Kıbrıs Türk tarafı olarak, Birleşmiş Milletler’in referans kavramlarını oluşturmaya yönelik çabasına en başından beri olumlu ve yapıcı bir şekilde katkı yapmaya çalıştığına dikkat çeken Akıncı, “Kıbrıs’ta çözüme ulaşabilmek için akıl yolu, her şeye sıfırdan başlamak değil mevcut mutabakatlara, 11 Şubat 2014 belgesine ve BM Genel Sekreteri Guterres’in 30 Haziran 2017 tarihinde sunduğu çerçeveye sadık kalarak, makul bir süre içinde sonuca odaklanmaktır” dedi. 

“ACILARI YOK SAYMAK, TÜRKLERİ RENCİDE ETMEKTİR”

Kıbrıs Türklerinin yaşadığı sıkıntıları görmezden gelindiğini hatırlatan Akıncı, “1963 sonrasında Kıbrıslı Türklerin yaşadığı acıları ve tarihsel gerçekleri yok sayarak Kıbrıs sorununu 1974’ten başlatmak, Kıbrıs Türk toplumunu rencide etmektedir. Bu, adamızda çözüm isteyen birisinin yaklaşımı olamaz. Her zaman söylediğim gibi, Kıbrıs’ta her iki toplum da derin acılar çekmiştir ve çözüme giden gerçekçi yol, bunun inkarından değil samimiyetle kabulünden geçmektedir” ifadelerini kullandı.

“ANASTASİADİS TEK TARAFLI YAKLAŞIYOR”

Akıncı Rum liderin bakış açısını eleştirerek, “Anastasiadis’in Kıbrıs sorununun tarihini yorumlama biçimi, tıpkı bugün Kıbrıslı Türklerin siyasal eşitliğini kabul etmemesinde olduğu, gibi tek taraflı ve sorunlu yaklaşımının bir yansımasıdır. Halbuki ortak bir gelecek kurmak, geçmişi ve bugünü adil ve objektif bir anlayışla kavrayabilmekten geçer” dedi. 

Güvenlik ihtiyacının her iki toplumun kendini güvende hissedebileceği şekilde karşılanması gerektiğini önemine değinen Akıncı, “Birinin güvenliği diğerine tehdit oluşturmamalıdır. Her iki toplumun yaşadığı acıları, tarihi gerçekleri ve güvenlik ihtiyacını saldırgan bir üslupla reddetmek bizi geleceğe taşımaz, çözüm arayışlarına katkı koymaz” değerlendirmesinde bulundu.