Kırım Tatar tiyatrosunun sönmeyen yıldızı Ayşe Dittanova

05 Mayıs 2020, 14:26

1988-1989 yıllarında Kırım Tatar halkı toplu şekilde vatana dönmeye başladığında tiyatro sanatçısı Ayşe Dittanova, Vatan Kırım’da milli tiyatroyu yeniden canlandırma maksadıyla yola çıktı.

Akmescit’te Lesya Ukrainka sokağı, 90 numaralı adresteki bir kulübeyi satın aldı ve sürgünden evvel çalıştığı tiyatroya gidip genel yönetmen ile konuştu.  Ayşe Dittanova’nın satın aldığı eski küçük bir ev, Kırım Tatar tiyatrosunu yeniden açacak olan organizasyon komitesinin karargahına çevrildi. Burada milli hareketin temel taşını koyanlardan Mühsim Osmanov’un başkanlığında toplantılar düzenleniyor, yetkili kurum ve devlet görevlileriyle görüşmeler yapılıyordu.

Ayşe Dittanova daha sonra, Mühsim Osmanovlara sürgünden dönen eski sanatçılar İlyas Bahşış, Süleyman Ümerov, Seithalil Osmanovlar da katıldı. Nihayet tüm bu çalışmalar sonuç verdi ve organizasyon komitesi, 20 sanatçıdan Kırım Tatar tiyatro topluluğu oluşturması istedi. Yarım asırlık ayrılıktan sonra sahne ustaları ile birlikte sahneye ilk adımlarını atan genç oyuncular, tiyatronun yeni hayatına, Kırım Tatarlarının Vatan’a sevgisinin timsali olan “Arzı Kız Efsanesi” ile başlama kararını aldılar.

15 Nisan 1990 tarihinde Kırım yine Arzı Kız’ına kavuştu. Yeni hayata başlayan Kırım Tatar tiyatrosunun ilk oyununu herkes gözyaşlarıyla seyretti. Temeli ta 14. Yüzyıla dayanan, Kırım hanlarının sarayında gösteriler teşkil eden tiyatro, ancak 1901 yılında Bahçesaray’da profesyonel düzeyde çalışıp başlamıştı. Tiyatro topluluğu 1923 yılında Akmescit’teki Kırım Devlet Drama Tiyatrosunun binasına taşındı. İşte bu tiyatro ile ömrünü bağlayacak olan Ayşe Dittanova henüz 5 yaşındaydı.

Ayşe Dittanova 27 Şubat 1918 yılında Yalta’nın Dereköy köyünde, Mustafa Dittan ve Şerifzade Bekir’in 13’üncü evladı olarak dünyaya geldi. 5 yaşında anneden yetim kaldı. Eğitimine Dereköy’de İsmail Gaspıralı’nın öğretmenlik yaptığı okulda başladı. Sonra onu Akmescit’te ikamet eden en büyük ablası Zera yanına aldı. Ayşe Dittanova, çocukluktan şarkı söylemeyi, dans etmeyi çok severdi. Kendisinin hatırladığına göre, Akmescit’teki tiyatro oyuncularını hazırlamak için meşhur sanatçı Ayşe Tayganskaya özel bir stüdyo açtı. Tiyatro gösterilerini hiç kaçırmayan Ayşe, ilk defa İlyas Tarhan’ın “Hücüm” oyunundan çok etkilendi ve zaman buldukça stüdyo derslerine katılmaya başladı. Ayşe Dittanova şöyle anlatırdı: “O zaman tiyatromuzda Ümer İpçi, Gani Murat, Zore Bilâlova, Mahinur İşniyazova çalışıyordu. Ablam beni tiyatro meslek okuluna sınava getirdi. Meğer giriş sınavlarını kaçırmışım, ama okul müdürü Abdureim Altanlı beni dinledi ve ‘Ayşe, derse git!’ dedi ve böylelikle 1933 yılında ben oyunculuğa gittim.”

Ayşe Dittanova

Okuma arzusu çok büyük olsa da okumak hiç kolay olmadı. Onun diploma çalışması, Carlo Gozzi’nin Kırım Tatarcaya tercüme edilen Princess Turandot oyunundaki Turandot rolü öyle başarılı oldu ki oyun hemen tiyatronun repertuvarına dahil edildi. Genç Ayşe için Halid Gürci, Sara Baykina, Nuriye Cetere gibi milli tiyatronun yıldızlarıyla aynı sahneyi paylaşmak büyük gururdu.

Kırım Tatar aydınlar ve siyasi elite karşı 1937 yılında başlayan baskılar Ayşe Dittanova’nın ailesini de es geçmedi. Dittanova’nın kız kardeşlerinin eşleri “vatana ihanet” ile suçlanarak katledildi. Tüm zorluklara rağmen Dittanova tiyatroyu bırakmadı, ancak kendisine küçük epizodik roller veriliyordu.

1938 yılında tiyatro, Raisa Benyaş’ın, ünlü şair Eşref Şemizade’nin Kırım Tatarcaya çevirdiği “Bahçesaray Çeşmesi” piyesini sahneleşetirmeye başladı. Zarema rolüne Nuriye Cetere ve Ayşe Dittanova getirildi. Ayşe Dittanova bu rol üzerinde gece gündüz usanmadan çalıştı. Oyunun ilk gösterimi büyük başarı getirdi. O yıl, Moskova’da tiyatro erbaplarının sempozyumu açılışına özel olarak Kırım’dan “Bahçesaray Çeşmesi” oyunundan bir parça göstermek için Ayşe Dittanova, Halid Gürci ve Server Cetere’yi davet ettiler.

Sahne faaliyetleri zirvedeyken yetenekli oyuncunun ve genel olarak bütün Kırım Tatar tiyatrocuların ümit ve arzularını 2. Dünya Savaşı baltaladı. Savaşa rağmen sanatçılar Kırım’da bombalar altında askerler için gösteriler düzenliyorlardı. 1941 yılının sonbaharında tiyatro oyuncularını arabaya yükleyip Almanya’ya götüreceklerini söylediler. Lakin Odesa’da onları vapurla Romanya’nın Köstence şehrine esir kampına götürdüler. 1944 yılında Sovyet Ordusu Romanya’ya girince tiyatro sanatçıları vatana değil de bütün Kırım Tatar halkı gibi sürgüne gönderildi. Onları, trenlere yükleyip Tacikistan’ın Leninabad şehrine gönderdiler.

Daha yakın geçmişte sahnede parlayan Ayşe Dittanova ve meslektaşları gizli bir fabrikada çalışmak zorunda kaldılar. Şanslarına fabrika müdürü Çirkov Kırım Tatar tiyatro sanatçılarından bir takım oluşturdu. Böylelikle 1946-1951 yılları Ayşe Dittanova yine eski mesleğine döndü ve Leninabad Rus Drama Tiyatrosunda çalışmaya başladı. Fakat her Kırım Tatarı gibi imza atmak (sürgün yerlerinde Kırım Tatarlarına yerleşim yerinden çıkış yasağı uygulanıp, her gün hiçbir yere gitmediklerini tasdiklemek için imza atmak zorunda idiler) zorunda olan Dittanova tiyatro turuna çıkmak için özel izin almak zorunda kalıyordu. 1951 yılında Leninabad tiyatrosu başkent Duşanbe’ye geçirilince Ayşe Dittanova’nın tiyatro ile beraber gitmesi yasaklandı. Sanatçı, 1989 yılına kadar sevdiği işinden mahrum kaldı. Sahne ve roller rüyalarına giren Ayşe Dittanova bir gün yeniden sahneye çıkma hayaliyle yaşadı.

1989 yılında Ayşe Dittanova, milli tiyatroyu canlandırmak amacıyla Vatan Kırım’a döndü ve milli sanata olan sevgisi, inadı, cesareti, yeteneği sayesinde bu maksadına erişti. Ayşe Dittanova’nın çabaları sayesinde Akmescit Kültür ve Eğitim Yüksekokuluna ilk 20 Kırım Tatar öğrenci kabul edildi ve Ayşe Dittanova onlara sahne sanatı dersi verdi ve Kırım Tatarca bilgilerini de geliştirdi. Onun öğrencileri arasında ünlü Kırım Tatar sanatçılar Ahtem Seytablayev, Luiza Üsein, Elmar Ablayev yer aldı.

1993 yılında Ayşe Dittanova’ya Ukrayna Emektar Sanatçısı unvanı verildi. Sürgünden önceki tiyatronun ustaları Ayşe Dittanova ve Meryem İbraimova genç yeteneklere yol gösterdiler.

Ayşe Dittanova’nın 1938 yılında evlendiği eşi Mecit Asanov da onunla beraber Kırım Tatar tiyatrosunda çalıştı. Beraber iki kız ve bir erkek çocuğu büyüttüler. Kızları Zulfira Asanova  da anne-baba mesleğini seçti ve oyuncu oldu. Tacikistan Emektar Sanatçısı unvanına nail oldu. Torunu Evelina da hayatını sanatla bağladı.


Ayşe Dittanova ve eşi Mecit Asanov

1996 yılında Ayşe Dittanova ailesi ile birlikte ABD’nin New York şehrine taşındı ama Vatanı Kırım’la bağını hiç koparmadı, Kırım’ı defalarca ziyaret edip halkının önemli etkinliklerine iştirak etti.

Ayşe Dittanova ve ailesi

2008 yılında Kırım Tatar Milli Tiyatrosu Ayşe Dittanova’nın 90. doğum günü dolayısıyla büyük bir program düzenledi. 2014 yılının Mayıs ayında Ayşe Dittanova, Birleşmiş Milletler ofisinde Kırım Tatar sürgününün 70. yıl dönümü dolayısıyla düzenlenen etkinlikte konuşma yaptı.

Kırım Tatar tiyatrosu sanatçısı Ayşe Dittanova, 15 Kasım 2015 tarihinde 97 yaşında yaşama veda etti.

Ayşe Dittanova
Kırım Tatar tiyatrosu
SANATÇI
Bunlara da bakın: