SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Yaptırım

QHA - Kırım Haber Ajansı - Yaptırım haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yaptırım haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

ABD senatörlerinden ateşkesi reddetmesi halinde Rusya’ya yeni yaptırım teklifi Haber

ABD senatörlerinden ateşkesi reddetmesi halinde Rusya’ya yeni yaptırım teklifi

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Senatosuna, Cumhuriyetçi Lindsey Graham ve Demokrat Richard Blumenthal liderliğinde iki partili bir yasa tasarısı sunuldu. Tasarı, Kremlin'in ABD Başkanı Donald Trump'ın Ukrayna konusundaki barış çabalarını baltalaması halinde Rusya'ya yaptırım uygulanmasını öngörüyor. Bloomberg’in haberine göre; söz konusu tasarı, Vladimir Putin’in Ukrayna’da ateşkes konusunda dürüst müzakerelere yanaşmaması veya olası barış anlaşmalarını ihlal etmesi durumunda devreye girecek. Yeni yaptırımlar kapsamında Rus petrolü, petrol ürünleri, doğal gaz veya uranyum satın alan ülkelere yönelik ithalat tarifelerinin yüzde 500’e çıkarılması öngörülüyor. Ayrıca, ABD vatandaşlarının Rus devlet tahvili satın alması yasaklanacak. "BARIŞ, UKRAYNA İÇİN ADİL OLMALI" Tasarı, ABD finans kuruluşlarının Rus hükumetiyle bağlantılı şirketlere yatırım yapmasını engelleyen ek kısıtlamalar da içeriyor. Tasarıyı hazırlayan Senatör Richard Blumenthal, “Barış istiyoruz ama bu barış Ukrayna için adil olmalı. Putin, cephede başarı elde edebileceğini düşünerek zamanı boşa harcıyor ve Başkan Trump ile ABD halkını oyalamaya çalışıyor.” dedi. Cumhuriyetçi Lindsey Graham ve Demokrat Blumenthal, tasarının 50 senatör tarafından desteklendiğini belirtti. Ayrıca, ABD Temsilciler Meclisine de benzer bir yasa tasarısının sunulacağı ifade edildi. Tasarı, milli güvenlik çıkarlarına uygun olduğu takdirde ABD Başkanı’nın yaptırımlara geçici muafiyet getirmesine de olanak tanıyor.

AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi: Rusya oyun oynuyor, yaptırımlar artırılmalı Haber

AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi: Rusya oyun oynuyor, yaptırımlar artırılmalı

Fransa, Almanya, Polonya, İtalya, İspanya ve Birleşik Krallık dâhil olmak üzere birçok Avrupa ülkesinden üst düzey diplomatlar ve dışişleri bakanları, Avrupa güvenliğini artırmayı amaçlayan “Weimar+ Grubu” formatındaki görüşmeler için 31 Mart 2025 tarihinde İspanya’nın başkenti Madrid'de bir araya geldi. Görüşmeler öncesinde gazetecilere konuşan Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, bir dizi acil konuya değinerek Ukrayna'ya desteğin sürdürülmesinin ve devam eden savaşın durdurulması için Rusya üzerindeki baskının arttırılmasının önemini vurguladı. KALLAS: RUSYA ÜÇ HAFTADIR ORTADA YOK Kallas, “Weimar+” toplantısının konuları arasında Ukrayna'ya ve barış sürecine yardımcı olmak için yapılabilecekler ve Avrupa'nın bu sürece olan katkısının yer aldığını belirtti. Kallas cümlelerine, “Gördüğümüz kadarıyla Ukrayna'nın koşulsuz ateşkesi kabul etmesinin üzerinden üç hafta geçti ve üç hafta sonra hâlâ Rusya ortada yok.” şeklinde devam etti ve “Rusya oyun oynuyor ve gerçekten barış istemiyor.” vurgusunu yaptı. “Dolayısıyla sorumuz şu: Rusya'ya nasıl daha fazla baskı yapabiliriz?” ifadelerini kullanan Kallas, toplantıda gündeminde Avrupa’nın güvenliğinin de olduğunu bildirdi. Bununla birlikte Kallas, Avrupa’yı daha güçlü kılmak için hâlihazırda var olan araçları kullanmak üzere daha fazla ne yapılabileceğinin tartışılacağını söyledi. Buna ek olarak Kallas, “Sahip olduğumuz en güçlü araç birliğimizdir, dolayısıyla Avrupa olarak üzerimize gelen tüm bu tehditlerle yüzleşirken bunun için çalışmalıyız.” dedi. AVRUPA’DAN ORTAK DEKLARASYON “Weimar+” zirvesi sonrasında AB bürokratları Ukrayna’ya desteğin sürdürüleceğini, Rusya’ya karşı baskının artacağını ve Avrupa’nın güvenlik alanında daha fazla inisiyatif alacağını ifade eden ortak bir deklarasyon yayımladı: Buça Katliamı’nın yıl dönümünden üç gün sonra, 19 Kasım tarihli Varşova Deklarasyonumuz, 12 Aralık tarihli Berlin Deklarasyonumuz ve 12 Şubat tarihli Paris Deklarasyonumuz temelinde, Ukrayna'nın bağımsızlığı, egemenliği ve toprak bütünlüğü ile Birleşmiş Milletler (BM) Şartı ve uluslararası hukuk ilkelerine dayalı kapsamlı, adil ve kalıcı bir barışa yönelik sarsılmaz desteğimizi bir kez daha yineliyoruz. Ukrayna, önkoşulsuz tam bir ateşkesi kabul ederek de barışa olan güçlü bağlılığını göstermiştir. Ancak Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik saldırganlığı sona ermemiştir. Rusya yeni koşullar dayatmak ve Ukrayna şehirleri ile altyapısına yönelik saldırılarını sürdürerek daha fazla insanın hayatını kaybetmesine neden olmak yerine, savaşı sona erdirme konusunda ciddi olduğunu göstermelidir.  Rusya'yı oyalama taktiklerine son vermeye ve Ukrayna'nın yaptığı gibi gecikmeksizin eşit koşullarda derhal koşulsuz bir ateşkesi kabul ederek ve bunu tam olarak uygulayarak karşılık vermeye çağırıyoruz. Net bir zaman dilimi içerisinde ilerleme kaydedildiğini görmemiz gerekiyor. Paris ve Londra'da gerçekleştirilen son toplantıları temel alarak, Ukrayna, Avrupa ve tüm uluslararası toplum için hayati önem taşıyan Ukrayna'da kapsamlı, adil ve kalıcı bir barışın en iyi nasıl desteklenebileceğine ilişkin tartışmayı ileriye taşıdık. Uluslararası ortaklarımızla birlikte Ukrayna'ya daha fazla siyasi, mali, ekonomik, insani, askeri ve diplomatik destek verme kararlılığımızı sürdürüyoruz. Bu amaçla, Yetenek Koalisyonları ve bir sonraki toplantısını 11 Nisan'da yapacak olan Ukrayna Savunma Temas Grubu (Ramstein Formatı) çerçevesinde de Ukrayna'yı kısa ve uzun vadeli önemli askeri desteklerle güçlendireceğiz. Bu grubun üyeleri de dâhil olmak üzere birçok Avrupalı ortak Ukrayna'yı askerî açıdan desteklemek üzere önemli ilave taahhütlerde bulunmuş olup gelecekte de benzer taahhütlerde bulunmayı planlamaktadır. Ayrıca, saldırganlık savaşını sürdürme kabiliyetini engellemek ve Ukrayna'nın adil ve kalıcı bir barışı güvence altına almak için mümkün olan en iyi konuma gelmesini sağlamak üzere yeni yaptırımlar da dâhil olmak üzere mevcut tüm araçları kullanarak Rusya üzerinde daha fazla baskı uygulamaya hazırız. Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik saldırganlık savaşına son verene ve neden olduğu zararı tazmin edene kadar Rusya'nın varlıklarının hareketsiz kalması gerektiğini yineliyoruz. Rusya'nın Ukrayna'ya karşı yürüttüğü saldırı savaşıyla bağlantılı olarak işlenen savaş suçları ve diğer en ciddi suçlar için tam hesap verebilirliğin sağlanması konusunda da kararlıyız. AB Konseyi çerçevesinde Ukrayna'ya yönelik Saldırı Suçu için bir Özel Mahkeme kurulması yönünde kaydedilen ilerleme önemli bir adımdır. Barışa giden inandırıcı bir yol, insani yardım çabalarını, özellikle de savaş esirlerinin takasını, sivillerin serbest bırakılmasını ve hukuka aykırı bir şekilde sınır dışı edilerek Rusya ve Belarus'a nakledilen tüm Ukraynalı çocukların ve diğer sivillerin geri dönmesini içermelidir. Adil ve kalıcı bir barışın tesis edilmesine yol açabilecek bir ateşkes için sarf edilen çabaları destekliyoruz. İzleme ve doğrulamaya ilişkin net bir çerçeve de dâhil olmak üzere, uygulanabilir ve sürdürülebilir bir ateşkes için gerekli unsurların tanımlanmasına yönelik son dönemde kaydedilen ilerlemeyi memnuniyetle karşılıyoruz. Barış sürdürülebilir olmalı ve yeni saldırganlık eylemlerini önleyecek etkili garantilerle desteklenmelidir. Ukrayna için gerçek, sağlam ve inandırıcı güvenlik garantileri, Ukrayna'nın ortaklarıyla güvenlik ilişkilerini belirleme egemenlik hakkına ve uluslararası toplumun gelecekteki Rus saldırganlığını önleme görevine dayanan adil ve kalıcı bir barışın vazgeçilmez unsurudur. Bu konuda öncü bir rol oynamaya hazırız. Barış adil olmalıdır ve Rusya'nın saldırganlık savaşı, saldırganın ödüllendirilmesiyle sona erdirilemez. Avrupa-Atlantik güvenliğinden ve Ukrayna'nın bağımsızlığından, egemenliğinden ve toprak bütünlüğünden ödün veren hiçbir anlaşma olamaz. Ukrayna'nın askeri ve savunma sanayisini ya da ortak ülkelerin Ukrayna'daki askeri varlığını kısıtlayan hiçbir anlaşmayı kabul etmeyeceğiz. Bu barışın sağlanması için üzerimize düşeni yapmaya hazırız. Avrupa şu anda Ukrayna'ya verilen tüm desteğin neredeyse üçte ikisini ve askeri yardımın yüzde 60'ını sağlamaktadır. Avrupa-Atlantik güvenliğinin temel taşı olarak NATO'ya olan sarsılmaz bağlılığımızı yineliyor ve Lahey'deki zirvede önemli bir sonuç elde etmek amacıyla Avrupa kıtasının güvenlik ve savunmasının geleceği için daha fazla sorumluluk üstlenmeyi taahhüt ediyoruz. Ukrayna'nın kendi kaderini tayin etme ve demokrasisini savunma konusundaki doğal hakkını yineliyoruz. Ukrayna'nın geleceği Avrupa'da ve AB’dedir ve Ukrayna'nın geleceği Avrupa'nın güvenliği için hayati önem taşımaktadır. Avrupa müzakerelere tam anlamıyla dâhil olmalıdır ve kendi kararlarını kendisi verecektir.   Uluslararası ortaklarımızla koordinasyon içerisinde Ukrayna'nın onarım, toparlanma ve yeniden inşasını destekleme kararlılığımızı sürdürüyoruz. Demokratik değerlerimize olan bağlılığımızı bir kez daha teyit ediyor ve BM Şartı'nın evrensel ilkeleri temelinde Ukrayna'da adil ve kalıcı bir barışı birlikte teşvik etmek için küresel ortaklarımızla daha fazla temas hâlinde olacağımızı belirtiyoruz. Avrupa'nın kendi güvenliği için daha fazla sorumluluk üstlenmesi ve mevcut ve gelecekteki zorluklarla başa çıkabilmek için daha donanımlı hale gelmesi gerektiğini bir kez daha teyit ediyoruz. AB Ortakları, Avrupa'nın daha egemen, kendi savunmasından daha sorumlu ve 360 derecelik bir yaklaşımla mevcut ve gelecekteki zorluk ve tehditlere karşı özerk bir şekilde hareket etmek ve bunlarla başa çıkmak için daha donanımlı hâle gelmesi gerektiğini vurgulamaktadır. Avrupa Savunmasının Geleceğine ilişkin Beyaz Kitap ışığında, tüm alanlardaki çalışmaların hızlandırılması çağrısında bulunuyoruz. AB ayrıca Ukrayna'da adil ve kalıcı bir barışa doğru ilerlemek için atılacak adımların desteklenmesinde de üzerine düşen tüm rolü oynamalıdır.  

Rusya'nın küstah taleplerine AB ve ABD'den cevap Haber

Rusya'nın küstah taleplerine AB ve ABD'den cevap

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Jamaika ziyareti sırasında gazetecilere yaptığı açıklamada, Kremlin hükûmetinin Karadeniz'de güvenli seyrüsefer, Rusya'nın dünya pazarına erişimi, saldırıların durdurulması ve kalıcı barışın sağlanması hususlarında anlaşmaya varılan konuların yerine getirilmesi için bir dizi koşulu ayrıntılı olarak açıkladıklarını bildirdi ve taleplerin değerlendirileceğini söyledi. Rubio, Rusya'nın taleplerinin bazı Avrupa Birliği (AB) yaptırımlarının kaldırılmasını da içerdiğini belirtti.  KREMLİN YAPTIRIMLARIN KALKMASINI İSTİYOR Birleşik Krallık merkezli Reuters haber ajansına göre Rusya, daha önceki tahıl koridoru mutabakatının Rusya’nın ekonomik çıkarlarını göz ardı ettiğini iddia ederek, yeni bir girişime ancak belirli şartların sağlanması durumunda yanaşacağını duyurdu.  Ayrıca, Rusya'ya tarım makineleri ve yedek parça tedarikinin yeniden başlatılmasını; Rus gemileri ve kargoları için sigorta ve limanlara erişim üzerindeki kısıtlamaların kaldırılmasını ve Rus gübre şirketlerinin hesapları ve finansal faaliyetleri üzerindeki blokajın kaldırılması talep edildi. Bununla birlikte Rusya, tarım bankasının (Rosselkhozbank) güvenli finansal mesajlaşmayı kolaylaştıran SWITF uluslararası ödeme sistemine erişimlerinin yeniden sağlanmasını istedi. Banka Haziran 2022'de AB tarafından SWIFT'ten çıkarılmıştı. Rusya'nın gıda ve gübre ihracatı Batı'nın yaptırımlarına tâbi değil. Buna karşın Moskova ödemeler, lojistik ve sigorta konularındaki kısıtlamaların sevkiyatların önünde bir engel teşkil ettiğini ileri sürdü. İlgili habere göre Rusya tarafından; tarım bankasının SWIFT’e erişimi, gıda ve gübre ihracatçıları ve Rus gemileri üzerindeki kısıtlama ve yaptırımların kaldırılması da dâhil olmak üzere sıralanan bu talepler, ilk olarak Temmuz 2022'de kabul edilen Karadeniz Anlaşması'nın uzatılmasına yönelik görüşmeler sırasında ortaya koyduğu talepleri büyük ölçüde yansıtıyor. “ABD TALEPLERİ DEĞERLENDİRECEK” Bu bağlamda Rubio, “Ruslar bunu yapmak için yerine getirilmesini istedikleri bir dizi koşulu ayrıntılı olarak açıkladılar, dolayısıyla bunu değerlendireceğiz.” ifadelerini kullandı. Rubio ABD'li yetkililerin Rusya'nın pozisyonunun ne olduğunu ya da karşılığında ne istediklerini daha iyi anlamak için çalışacaklarını ve ardından bunu ABD Başkanı Donald Trump’a sunacaklarını ve bir sonraki adım hakkında bir karar vereceklerini söyledi. AB’DEN CEVAP: O ZAMAN SAVAŞI BİTİR AB’nin Rusya’ya cevabı ise, AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Sözcüsü Anitta Hipper tarafından verildi. Hipper, tüm Rus güçlerinin Ukrayna'dan çekilmesinin AB yaptırımlarının kaldırılması ya da değiştirilmesi için ana koşullardan biri olacağını bildirdi. Hipper yaptığı açıklamada, “Rusya'nın Ukrayna'daki haksız saldırganlığının sona ermesi ve tüm Rus askeri güçlerinin Ukrayna topraklarının tamamından koşulsuz olarak çekilmesi, yaptırımların değiştirilmesi ya da kaldırılması için temel ön koşullardan biri olacaktır.” dedi. Ayrıca Hipper, “Rusya şimdi yasa dışı ve saldırganlık savaşını sona erdirmek için gerçek bir siyasî irade göstermelidir.” şeklinde ekledi. Bununla birlikte Hipper, “Deneyimler göstermiştir ki, Rusya sözleriyle değil eylemleriyle değerlendirilmelidir.” vurgusunu yaptı. YENİ TARİFELER DÜŞÜNÜLÜYORDU Reuters'a konuşan diplomatlar, Kremlin hükûmeti tarafından sıralanan kısıtlamaların çoğunun AB yaptırımları ve kısıtlamalarıyla ilgili olduğunu söylediler. Ayrıca diplomatlar, bloğun tarım ürünlerini hedef alan yaptırımları olmadığını ancak Rusya ve Belarus'tan ithal edilen tahıl ürünlerine yönelik 1 Temmuz'da yürürlüğe giren “yasaklayıcı tarifeleri” olduğunu ekledi. Bununla birlikte daha fazla tarım ürününün yanı sıra bazı gübrelere yönelik ilave tarifeler AB tarafından hâlen görüşülmekteydi.

Rusya'ya yeni gümrük vergisi yolda: Trump, 2 Nisan'ı işaret etti! Haber

Rusya'ya yeni gümrük vergisi yolda: Trump, 2 Nisan'ı işaret etti!

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Donald Trump yönetimi, aralarında Rusya'nın da bulunduğu 15 ülkeye gümrük vergisi uygulamaya hazırlanıyor. Başkan Trump, ikinci döneminin ilk basın toplantısında, Rus Devlet Başkanı Vladimir Putin’e tehdit niteliğinde bir uyarı yaparak ateşkes görüşmeleri için müzakere masasına gelmemesi hâlinde Rusya'ya ilave yaptırımlar uygulayacağını dile getirdi.  Ayrıca Trump, 7 Mart 2025 tarihinde yaptığı açıklamada, “Rusya'nın şu anda savaş alanında Ukrayna'yı tam anlamıyla 'darbelediği' gerçeğine dayanarak, Ateşkes ve barış için nihai çözüm anlaşmasına varılıncaya kadar Rusya'ya geniş çaplı bankacılık yaptırımları, yaptırımlar ve vergiler uygulamayı ciddi şekilde düşünüyorum” ifadelerini kullandı. Bununla birlikte Trump, Avrupa Birliği (AB) ve Kanada da dâhil olmak üzere kilit ticaret ortaklarıyla olan ekonomik ilişkileri, “adil olmayan ekonomik ilişkiler olarak” tanımlayarak; yeni gümrük vergisi uygulamalarını gündeme getirdi. TRUMP, 2 NİSAN’I İŞARET ETTİ Wall Street Journal’ın 23 Mart 2025 tarihli haberine göre; Başkan Trump, acil durum ekonomik yetkilerini kullanarak yeni gümrük tarifelerini 2 Nisan'da derhâl yürürlüğe koyabilir. İlgili habere göre tarife uygulanacak olan ülkeler; ABD Hazine Bakanı Scott Bessent'in “Kirli 15” olarak adlandırdığı ve ticaret uygulamalarında ABD'ye ısrarla adaletsiz davrandığını söylediği, Avustralya, Brezilya, Kanada, Çin, AB, Hindistan, Japonya, Güney Kore, Meksika, Rusya ve Vietnam olmak üzere 15 ülke olarak kaydedildi. Trump, 25 Mart 2025 tarihinde Beyaz Saray’da düzenlediği kabine toplantısında, 2 Nisan 2025 tarihinde karşılıklı tarifelerin açıklanacağını belirtti. Trump, "2 Nisan 'Kurtuluş Günü' olacak. Bu büyük bir gün. Bugüne kadar bizden alınan paraların bir kısmını geri alacağız. Alınan diyorum, çünkü daha sert bir kelime kullanmak istemiyorum. Ama bu oldu." ifadelerini kullandı.

Rus hava yolu şirketleri, yaptırımlar ve kazalar nedeniyle bir yılda onlarca uçağını kaybetti Haber

Rus hava yolu şirketleri, yaptırımlar ve kazalar nedeniyle bir yılda onlarca uçağını kaybetti

Batı ülkelerinin, Ukrayna’ya saldıran Rusya’ya karşı uyguladığı yaptırımlar etkisini gösteriyor. Birçok parça yurt dışından temin edildiği için yaptırımlardan en çok etkilenen alanlardan birisi de sivil havacılık oldu. Yedek parça ve ekipman eksikliği nedeniyle Rusya’da yeni uçaklar üretilemiyor ve mevcut uçaklar uluslararası standartlara göre tamir edilemiyor.  Rusya Federal Havacılık Ajansı Başkanı Dmitri Yadrov, 2024 yılında Rusya’nın 58 yolcu uçağını hizmet dışı bırakmak zorunda kaldığını açıkladı. Yadrov, uçakların kazalar ve onarımlarının yapılamaması nedeniyle hizmet dışı kaldığını belirtti. Şu anda Rus hava yolu şirketlerinin elinde bin 138 uçak ve 920 helikopterin bulunduğu ifade edildi. RUS HAVA YOLLARI, YAPTIRIMLAR VE KAZALAR NEDENİYLE BİR YILDA ONLARCA UÇAĞINI KAYBETTİ Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik geniş çaplı işgalinin ardından, Rus sivil havacılığı ciddi yaptırımlarla karşı karşıya kaldı. ABD, AB ve diğer ülkeler, Rusya'ya yedek parça ve uçak teslimatını yasakladı. Ayrıca Boeing ve Airbus, mevcut uçaklar için teknik destek sağlamayı durdurdu. Bu durum, uçakların düzenli kontrolleri olan C Check ve daha derinlemesine D Check'lerin yapılmasını imkansız hale getirdi. Sonuç olarak; Rus hava yolu şirketleri, Batılı uçakları kendi başlarına tamir etmek için bazı uçakları parçalara ayırıp diğerlerini tamir etti. Rusya'daki sivil uçak filosunun üçte ikisi yabancı menşeli uçaklardan oluşuyor ve bu uçaklar, ülke içindeki yolcu taşımacılığının yüzde 90'ını sağlıyor. Diğer 150 uçak ise SSJ-100 modeli olup, bunlar da Batılı şirketlere ait yedek parça tedariğine büyük ölçüde bağımlı.

AB, Rus kişi ve kuruluşlarına yönelik yaptırımları uzattı Haber

AB, Rus kişi ve kuruluşlarına yönelik yaptırımları uzattı

Avrupa Birliği (AB), Rusya'nın Ukrayna'ya karşı 24 Şubat 2022 tarihinden bu yana sürdürdüğü topyekûn işgal girişimi ve saldırıları sebebiyle 2 bin 400'den fazla kişiye ve kuruluşa yönelik yaptırımlarını uzattı. AB, 14 Mart 2025 tarihinde 2 bin 400’den fazla Rus kişi ve kuruluşlarına yönelik yaptırımları yenilemeyi kabul etti. AB yaptırımlarının her altı ayda bir 27 üye ülkenin Brüksel'deki büyükelçileri tarafından oy birliğiyle yenilenmesi gerekiyor. Yenileme için son tarih 16 Mart 2025 olarak kaydediliyor. AB tarafından alınan karara göre yaptırım listesi,15 Eylül'e kadar yenilendi. MACARİSTAN ENGEL OLDU Öte yandan; Rus yanlısı Macaristan, bazı kişilerin listeden çıkarılmaması hâlinde yenilemeyi engelleme tehdidini savurdu. Macaristan, başlangıçta Rus iş adamı Mikhail Fridman da dâhil olmak üzere dokuz ismin listeden çıkarılmasını istedi. Macaristan'ın baskısına rağmen, Fridman listeden çıkarılmadı. Öte yandan Macaristan’ın baskısı üzerine tanınmış iş adamı Alişer Usmanov'un kız kardeşi Gulbahor Ismailova, iş adamı Vyaçeslav Moshe Kantor ve Rusya Spor Bakanı Mihail Degtyarev’in ismi yaptırım listesinden çıkarıldı. Bu isimlere ek olarak; Rus iş adamı Vladimir Rashevsky de zayıf bir hukuki dava nedeniyle liste dışında kaldı. Yaptırım listesinden çıkarılan diğer isimlerin ise hayatlarını kaybettiği belirtildi. "UKRAYNA'YI DESTEKLEME KARARIMIZ BELİRLEYİCİDİR" Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen yaptırımların uzatılmasının kabul edilmesinin ardından yaptığı açıklamada, “Ukrayna'yı destekleme kararlılığımız belirleyicidir.” ifadelerini kullandı. The EU increases pressure on Russia. We extend our sanctions on nearly 2400 individuals & entities over Russia’s ongoing aggression against Ukraine, including: - Travel bans - Asset freezes - Ban on funding/resources Our determination to support Ukraine is decisive. — Ursula von der Leyen (@vonderleyen) March 14, 2025

Yaptırımları delmek isteyen Rusya, petrol ticaretinde kripto para kullanıyor! Haber

Yaptırımları delmek isteyen Rusya, petrol ticaretinde kripto para kullanıyor!

Rusya, Batı yaptırımlarını delmek için Çin ve Hindistan ile petrol ticaretinde kripto para birimlerini kullanıyor. Birleşik Krallık merkezli Reuters haber ajansının gündeme taşıdığı habere göre; konuyla ilgili doğrudan bilgi sahibi dört kaynak, Avrupa Birliği (AB) ve Amerika Birleşik Devletleri (ABD) tarafından geniş çaplı yaptırımlara uğrayan Rusya’nın, Çin ve Hindistan ile yaptığı petrol ticaretinde kripto para birimlerine yöneldiğini açıkladı. İlgili habere göre; Rusya kripto para kullanımını alenen teşvik etmiş ve 2024 yılında uluslararası ticarette dijital para ödemelerine izin veren bir yasa çıkarmıştı. Buna karşın, ülkenin petrol ticaretinde kripto para kullandığı daha öncesinde rapor edilmemişti. Konuyla ilgili dört kaynak, bazı Rus petrol şirketlerinin Çin yuanı ve Hint rupisinin Rus rublesine dönüşümünü kolaylaştırmak için Bitcoin, Eter ve Tether gibi kripto para birimlerini kullandığını bildirdi. RUSYA YAPTIRIMLARI DELMEYE ÇALIŞIYOR Kaynaklar, Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) verilerine atıf yaparak, geçen yıl 192 milyar dolar değerindeki Rusya'nın genel petrol ticaretinin küçük ama büyüyen bir parçasının kripto para ile gerçekleşen petrol ticareti olduğunu belirtti. İlgili habere göre yaptırımların delinmesi için kripto para birimlerinin kullanımını takip eden bir araştırma şirketinde çalışan ve gizlilik anlaşması nedeniyle isminin açıklanmasını istemeyen kaynak, Rusya'nın çeşitli sistemler kurduğunu ve bir kripto para birimi olan USDT'nin (Tether) bunlardan sadece biri olduğunu söyledi.  Buna karşın Rusya Merkez Bankası, yorum talebine yanıt vermedi. Kaynakların belirttiğine göre kripto paraların sunduğu hız ve verimlilik avantajları nedeniyle, bu yöntem yaptırımlar kalkması olasılığında bile kullanılmaya devam edecek. Bir kaynak, "Bu kullanışlı bir araç ve operasyonları daha hızlı yürütmeye yardımcı oluyor." ifadesini kullandı. PEKİ NASIL İŞLİYOR? İlgili habere göre iki kaynak, ticaretin nasıl işlediğine dair bir örnekte, Rus petrolünün Çinli bir alıcısının aracı olarak hareket eden bir ticaret şirketine Çin yuanı cinsinden denizaşırı (offshore) bir hesaba ödeme yaptığını söyledi. Aracı bunu kriptoya dönüştürerek başka bir hesaba aktarıyor ve oradan da Rusya'daki üçüncü bir hesaba gönderilerek Rus rublesine dönüştürülüyor. Öyle ki kaynaklardan birine göre, bir Rus petrol tüccarının Çin'e yaptığı satışlarda kripto işlemleri ayda on milyonlarca doları buluyor. Öte yandan ilgili habere göre analistler, Rusya'nın petrol işlemlerinin büyük bir kısmını hâlâ geleneksel para birimlerinin oluşturduğunu ve örneğin Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) dirheminin kullanımı gibi diğer geçici çözümlerin de bulunduğunu söyledi.

Kanada Rusya'ya yönelik yaptırımlarını genişletiyor Haber

Kanada Rusya'ya yönelik yaptırımlarını genişletiyor

Kanada Başbakanı Justin Trudeau, 2 Mart 2025 tarihinde Londra'da düzenlenen Ukrayna konulu "Geleceğimizi Güvence Altına Alıyoruz" (Securing Our Future) zirvesinde  Rusya'ya yeni yaptırımlar getirileceğini duyurdu. Trudeau, Ukrayna'ya desteklerin devam edeceğini ve gerçekleştirilen zirvenin de bu bakımdan önemli olduğunu vurgulayarak, "Ukrayna'nın egemenlik mücadelesi, dünya çapında özgürlük ve demokrasi mücadelesidir. Bugün yaptığımız önemli tartışmalar ortak kararlılığımızı güçlendirdi: İttifak üyeleri olarak, Ukrayna'ya desteğimizde kararlı kalacağız." dedi. KANADA'DAN 10 KİŞİ VE 21 KURULUŞA KARŞI YENİ YAPTIRIM Başbakanlığın resmî internet sayfasında, alınan karara ilişkin şu açıklama yapıldı: Geleceğimizi Güvence Altına Almak Zirvesi sırasında Başbakan, Rusya'nın Ukrayna'daki siyasi ve askeri hedeflerini ilerletmek için üçüncü taraf kuruluşlara ve ülkelere güvenmesine karşı koymaya yardımcı olmak amacıyla paramiliter örgütler ve liderleri de dahil olmak üzere 10 kişi ve 21 kuruluşa karşı yeni yaptırımlar açıkladı. Kanada bugüne kadar Rusya'nın saldırganlığına iştirak eden 3 binden fazla kişi ve kuruluşa yaptırım uygulamıştır. Rusya üzerindeki ekonomik baskıyı artırmak için ortaklarımızla birlikte çalışmaya devam edeceğiz. ZİRVEDE UKRAYNA'DA BARIŞIN NASIL SAĞLANACAĞI KONUSUNDA MUTABIK KALINDI Aynı zamanda yapılan açıklamada; Başbakan Trudeau'nun gerçekleşen zirve boyunca mevkidaşlarıyla Ukrayna'ya yönelik uluslararası desteğin geleceği konusunda görüş alışverişinde bulunduğu, artan küresel istikrarsızlık ve belirsizlik karşısında sürekli ve eşgüdümlü eyleme duyulan acil ihtiyaca dikkat çektiği kaydedildi. Açıklamada, liderlerin Ukrayna'nın güvenliği sağlanmadan Avrupa'da sürdürülebilir bir barış olamayacağı, çatışmanın barışçıl bir şekilde sona erdirilmesi için Ukrayna'nın da müzakere masasına dahil edilmesi ve herhangi bir barış anlaşmasının sağlam güvenlik garantileri içermesi gerektiği konusunda mutabık kaldığı belirtildi. Öte yandan Başbakan Trudeau, gerçekleşen zirvede Ukrayna ve Avrupa-Atlantik bölgesinde güvenlik ve istikrarın güçlendirilmesinin, Kanada'nın 2025 yılı G7 Dönem Başkanlığı da dâhil olmak üzere, Kanada için en önemli öncelik olmaya devam edeceğinin altını çizdi.  Başbakanlığın resmî internet sayfasından yapılan açıklamada son olarak Kanada'nın Ukrayna'ya olan bağlılığının sarsılmaz olduğu vurgulandı. "Ukrayna'nın yanında durmaya ve Rus saldırganlığına karşı gerekli askeri, ekonomik ve insani desteği sağlamak üzere Müttefiklerimizle yakın bir şekilde çalışmaya devam edeceğiz. Birlikte çalıştığımızda daha güçlü oluruz. Ve birlikte, Ukrayna'nın kendini savunabilmesini, yeniden inşa edebilmesini ve adil ve kalıcı bir barışı güvence altına alabilmesini sağlayabiliriz." ifadelerine yer verildi. GELECEĞİMİZİ GÜVENCE ALTINA ALIYORUZ ZİRVESİ Birleşik Krallık'ın başkenti Londra, 2 Mart 2025 tarihinde Ukrayna konulu liderler zirvesine ev sahipliği yaptı. "Geleceğimizi Güvence Altına Alıyoruz" (Securing Our Future) başlığı altında toplanan liderler, Lancaster House'ta bir araya geldi. Zirvede, Ukrayna'da adil ve kalıcı barışın sağlanması konuları üzerine yoğunlaşıldı.  Zirveye ev sahipliği yapan Birleşik Krallık Başbakanı Keir Starmer, dünya liderlerinin Avrupa güvenlik tarihinde "nesiller boyu bir kez yaşanacak bir an" ile karşı karşıya olduğunu vurgulayarak; açılış konuşmasında, “Bugün burada toplanıyoruz çünkü bu, Avrupa'nın güvenliği için nesilde bir kez yaşanacak bir an ve hepimizin adım atması gerekiyor.” ifadelerini kullandı. Başbakan Starmer, masada oturan herkesin Ukrayna halkının yanında olduğunun altını çizdi. İngiliz Başbakan, gerçekleşen zirvede mutabık kalınan konuları şu ifadelerle açıkladı: "İlk olarak, Ukrayna'yı güçlendirmek için askeri yardım akışını sürdürecek ve Rusya üzerindeki ekonomik baskıyı arttırmaya devam edeceğiz. İkinci olarak, kalıcı bir barışın Ukrayna'nın egemenliğini ve güvenliğini sağlaması gerektiği konusunda mutabık kaldık. Ve Ukrayna masada olmalıdır. Üçüncüsü, bir barış anlaşması durumunda, gelecekteki herhangi bir işgali caydırmak için Ukrayna'nın kendi savunma kapasitesini artırmaya devam edeceğiz. Dördüncü olarak, Ukrayna'da bir anlaşmayı savunmak ve barışı garanti altına almak için bir 'gönüllüler koalisyonu' geliştirmeye devam edeceğiz. Her millet kendini katkıda bulunabilecek durumda hissetmeyecektir. Ancak bu geri çekileceğimiz anlamına gelmemelidir. Bunun yerine, gönüllü olanlar planlamalarını şimdi gerçek bir aciliyetle yoğunlaştıracaklardır. Birleşik Krallık, diğerleriyle birlikte bunu karada botlarla ve havada uçaklarla desteklemeye hazırdır."

Birleşik Krallık, Rusya'ya karşı en büyük yaptırım paketini açıkladı Haber

Birleşik Krallık, Rusya'ya karşı en büyük yaptırım paketini açıkladı

Birleşik Krallık, Rusya'nın Ukrayna'ya karşı topyekûn savaş başlattığı 24 Şubat 2022'den bu yana Rusya'ya karşı uygulamış olduğu en büyük yaptırım paketini duyurdu. RUSYA, 100'DEN FAZLA YENİ YAPTIRIMLA KARŞI KARŞIYA Birleşik Krallık Dışişleri Bakanlığı tarafından 24 Şubat 2025 tarihinde yapılan açıklama, uygulanacak olan yeni yaptırımların Rusya'nın savaş ekonomisini destekleyen finansal kaynakları, Kremlin yanlısı oligarkları ve Rus ordusunun tedarik zincirlerini hedef aldığı kaydedildi. Alınan yaptırım kararı ile Rusya'ya yönelik 100'den fazla yeni yaptırımın ülkenin askerî gücünü zayıflatmanın ve Ukrayna'yı barışa en güçlü konuma ulaştırmanın amaçlandığı belirtildi. BİRLEŞİK KRALLIK'TAN RUSYA'NIN GÖLGE FİLOSUNA YAPTIRIM KARARI Aynı zamanda Birleşik Krallık'ın uygulayacağı yaptırımlar kapsamında; Rus ordusuna elektronik ve çift kullanımlı (askeri ve sivil amaçlı) malzeme sağlayan üçüncü ülkelerdeki şirketler, Kuzey Kore'den Rusya'ya asker gönderdiği iddia edilen üst düzey isimler ve Avrupa teknolojisini Rusya'ya aktardığı öne sürülen 13 Rus kuruluşun yer aldığı kaydedildi. Açıklamada, alınan yaptırım kararında Rusya'nın en önemli finansal kaynağı olan enerji gelirlerinin de hedef alındığı vurgulandı. Birleşik Krallık, Rus petrolünü taşıyan 40 gemilik gölge filoyu daha yaptırım listesine ekleyerek toplam 133 Rus petrol tankerini yaptırımla karşı karşıya bıraktı. KREMLİN'E YAKIN 14 OLİGARK HEDEFTE Ayrıca, Birleşik Krallık'ın aldığı yaptırım kararının içerisinde Kremlin'e yakınlığıyla bilinen 14 oligark da yer alıyor. Bu kişiler arasında, yaklaşık 2,2 milyar sterlinlik servetiyle Rusya'nın en zengin iş insanlarından biri olan Roman Trotsenko'nun da bulunduğu belirtildi. Öte yandan, Dışişleri Bakanlığının açıklamasında; ilk kez yeni yetkiler kullanılarak, Rusya'nın savaş ekonomisini destekleyen yabancı finans kuruluşlarının da yaptırımlara dahil edildiği bilgisi yer aldı. Bu gelişme ile, Kırgızistan merkezli OJSC Keremet Bank'ın da Birleşik Krallık tarafından uygulanan yaptırım listesinde yer aldığı kaydedildi. "UKRAYNA'YA SIRTIMIZI DÖNEMEYİZ VE DÖNMEYECEĞİZ" Yaptırımların yer verildiği açıklamada Birleşik Krallık'ın Ukrayna'yı desteklemeye devam edeceğinin altı çizildi. Kararı alınan bu yaptırımların Rusya'nın savaş kapasitesini zayıflatmayı ve Avrupa'nın güvenliğini artırmayı amaçladığı vurgulandı. Ayrıca açıklamada, Birleşik Krallık Dışişleri Bakanı David Lammy'nin de değerlendirmelerine yer verildi. Bakan Lammy, "Son 3 yılın en büyük yaptırım paketiyle Ukrayna'ya olan bağlılığımızı vurguluyoruz. Kesilen her askeri tedarik hattı, bloke edilen her ruble ve Putin'in saldırganlığının açığa çıkmasını sağlayan her unsur, adil ve kalıcı barışa, İngiltere'de güvenlik ve refaha doğru atılmış bir adımdır." ifadelerini kullandı. Kalıcı barışın ancak güçle elde edilebileceğini vurgulayan Lammy, "İşte bu nedenle Ukrayna'yı mümkün olan en güçlü konuma getirmeye odaklanmış durumdayız. Dünya, Putin'in tam ölçekli işgalinin dördüncü yılına girdiği korkunç dönüm noktasına işaret ederken, ortak güvenliğimiz için verdikleri mücadelede Ukrayna'ya sırtımızı dönemeyiz ve dönmeyeceğiz." ifadelerini kullandı.

Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
logo
QHA - Kırım Haber Ajansı En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.