SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Ukrayna-Rusya Savaşı

QHA - Kırım Haber Ajansı - Ukrayna-Rusya Savaşı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ukrayna-Rusya Savaşı haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

KTMM Başkanı Çubarov: Trump'ın, Kırım'ı Rus toprağı olarak tanıyabileceğini sanmıyorum Haber

KTMM Başkanı Çubarov: Trump'ın, Kırım'ı Rus toprağı olarak tanıyabileceğini sanmıyorum

Kırım Tatar Millî Meclisi (KTMM) Başkanı Refat Çubarov, Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Donald Trump’ın, geçici Rus işgali altında olan Kırım’ı Rus toprağı olarak tanımayacağını söyledi. Radio Svoboda'da yayınlanan programa konuk olan Çubarov, ABD Başkanı Trump’ın Kırım’ı resmen Rus toprağı olarak tanıyabileceğine dair uluslararası basında çıkan haberlere yanıt verdi. Başkan Çubarov, Trump'ın ilk başkanlığı döneminde ABD'nin Rusya'nın Kırım'ı işgal etme girişimini kınadığını ve Ukrayna'nın toprak bütünlüğü sağlanana kadar bu politikayı sürdürme sözü verdiğini belirtti. Çubarov, Radio Liberty'ye yaptığı açıklamada, ABD'nin Rusya'nın Kırım'ı ilhak girişimini kınadığını ve Ukrayna'nın toprak bütünlüğü sağlanana kadar bu politikayı sürdürmeyi taahhüt ettiğini belirten "Kırım Bildirgesi"ni Trump'ın ilk başkanlık döneminde kabul ettiğini hatırlattı. “TRUMP’IN BU TÜR ADIMLAR ATACAĞINI DÜŞÜNMÜYORUM” ABD'nin şimdiye kadar izlediği politikanın net olduğunu belirten Çubarov, “Ancak bu tür yaklaşımlar olabileceğini varsaysak bile, bu başta Kongre olmak üzere ABD’nin devlet kurumları tarafından değerlendirilecektir. Dolayısıyla ABD Başkanı’nın bu tür adımlar atabileceğini düşünmüyorum. Bunu ihtimal dışı bırakıyorum.” ifadelerini kullandı. TRUMP’IN SAVAŞI SONA ERDİRMEK İÇİN KIRIM'I "RUS TOPRAĞI" OLARAK TANIMAYI DEĞERLENDİRDİĞİ İDDİASI ABD’nin Ukrayna'daki topyekûn savaşı sona erdirme amaçlı olası bir anlaşmanın parçası olarak işgal altındaki Kırım'ı Rus toprağı olarak tanımayı değerlendirdiği öne sürülmüştü. Semafor’un konuyla ilgili iki üst düzey yetkiliye atıfta bulunarak gündeme getirdiği 17 Mart 2025 tarihli haberde; Trump yönetiminin, Moskova'nın Kıyiv'e yönelik savaşını sona erdirmek için yapılacak olan anlaşmada Kırım'ı Rus toprağı olarak tanımaya hazırlandığı belirtildi. Aynı zamanda yetkililer; Ukrayna'ya ait fakat 11 yıldır işgal altında olan Kırım'ın Rus toprağı olarak tanınması için Birleşmiş Milletlerin (BM) de müdahil edilebileceğini ifade etti. Beyaz Saray ise bu konu hakkında yorum yapmayı reddetti. ABD Millî Güvenlik Konseyi Sözcüsü Brian Hughes, söz konusu haberin yayımlanmasının ardından Semafor'a yaptığı açıklamada, "Böyle bir taahhütte bulunmadıklarını ve bu anlaşmayı medya aracılığıyla müzakere etmeyeceklerini" söyledi. Beyaz Saray'ın açıklamasında, "Sadece iki hafta önce, hem Ukrayna hem de Rusya ateşkes anlaşması konusunda birbirlerinden kilometrelerce uzaktaydı ve şimdi Başkan Trump'ın liderliği sayesinde bir anlaşmaya daha yakınız. Hedef aynı: öldürmeyi durdurmak ve bu çatışmaya barışçıl bir çözüm bulmak." ifadeleri yer aldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve ABD Başkanı Trump görüştü: Gündemde Ukrayna vardı Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve ABD Başkanı Trump görüştü: Gündemde Ukrayna vardı

Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Donald Trump, 16 Mart 2025 tarihinde bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. İkili arasında gerçekleşen görüşmede Türkiye ile ABD ikili ilişkileri, bölgesel ve küresel konular ele alındı. Görüşmenin gündeminde Ukrayna-Rusya Savaşı da yerini aldı. TÜRKİYE ABD'NİN UKRAYNA-RUSYA SAVAŞI'NI SONA ERDİRME KONUSUNDAKİ ADIMLARINI DESTEKLİYOR Cumhurbaşkanı Erdoğan, Trump ile görüşmesinde; bölgesel ve küresel gelişmelerin Türkiye ile ABD arasındaki istişareleri her konuda artırmayı gerekli kıldığını, ABD Başkanı Trump’ın Rusya ile Ukrayna arasındaki savaşın sona erdirilmesi için kararlı ve doğrudan inisiyatif alan adımlarını desteklediklerini, Türkiye’nin savaşın en başından beri adil ve kalıcı barış için gayret gösterdiğini ve buna devam edeceğini belirtti. SURİYE'DE İSTİKRARIN SAĞLANMASI ELE ALINDI Aynı zamanda ikili, gerçekleşen görüşmede Suriye'deki gelişmeleri de ele aldı. Erdoğan, Suriye’de istikrarın yeniden sağlanması, yeni yönetimin işlevsel kılınması ve normalleşme için Suriye’ye yönelik yaptırımların kaldırılmasına birlikte katkı sunmalarının önemli olduğunu, bunun Suriyelilerin yeniden yurtlarına geri dönmelerine imkan sağlayacağını ifade etti. Öte yandan Erdoğan, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ABD’den yeni dönemde terörle mücadele konusunda, Türkiye’nin çıkarlarını gözeten bir anlayışla adımlar beklendiğini kaydetti. Savunma sanayii alanında iki ülkenin iş birliğini geliştirmek için ABD'nin Düşmanlarına Yaptırımlarla Karşı Koyma Yasası (CAATSA) yaptırımlarının sonlandırılması, F-16 tedarik sürecinin neticelendirilmesi ve F-35 programına Türkiye’nin yeniden katılımı konularının sonuçlandırılmasının gerekli olduğunu vurguladı. 

ABD, Ukrayna'nın toprak bütünlüğü konusundaki politikasını değiştirmedi Haber

ABD, Ukrayna'nın toprak bütünlüğü konusundaki politikasını değiştirmedi

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Ukrayna'nın toprak bütünlüğü konusundaki politikasının değişmediğini ileri sürdü. Rubio, 14 Mart 2025 tarihinde Kanada'da düzenlenen G7 toplantısının ardından basına açıklamalarda bulundu. Toplantının ardından yapılan ortak açıklamada, G7 üyelerinin Ukrayna'nın toprak bütünlüğünün korunması konusunda kararlı desteklerini yinelediği belirtildi. Başkan Donald Trump yönetimi daha önce benzer açıklamalar yapmadığı için gazeteciler Rubio'ya ABD'yi bu kez böyle bir belgeye imza atmaya iten şeyin ne olduğunu sordu. Rubio, "(ABD) Devlet politikasında bir değişiklik olduğunu düşünmüyorum" açıklamasını yaptı. "BU SAVAŞI SONA ERDİRMENİN TEK YOLU, MÜZAKERE SÜRECİDİR" Rubio, "ABD hiçbir zaman Rusya'nın Ukrayna'nın tamamını ele geçirme ve orada istediğini yapma hakkına sahip olduğunu söylemedi, Başkan Trump'ın da böyle bir şey söylediğini duymadım" dedi. Marco Rubio, basın açıklamasındaki demecinde, "Bu savaşı sona erdirmenin tek yolu, ister ticari ilişkilerde isterse de jeopolitik alanda olsun müzakere sürecidir. Her iki tarafın da bir şeyler vermesi, her iki tarafın da taviz vermesi varsayılıyor. Savaşları sona erdirmeye dair her türlü konuşmanın gerçekliği, belli bir düzeyde taviz vermeyi gerektirir. Bu tavizlerin nelerden oluştuğu ise henüz belli değil" sözlerini ifade etti. Öte yandan, G7 Dışişleri Bakanları Toplantısı'nın ardından yayımlanan ortak bildiride, "Ukrayna'nın uzun vadeli refahı ve güvenliği" başlıklı bir kısım yer aldı. Bu kısımda şu ifadeler kullanıldı: "G7 üyeleri, Ukrayna'nın toprak bütünlüğünü ve var olma hakkını, ayrıca özgürlüğünü, egemenliğini ve bağımsızlığını savunmasında Ukrayna'ya olan sarsılmaz desteklerini bir kez daha teyit ettiler."

Trump'tan Putin'e gözdağı: Ateşkes olmazsa "yıkıcı" sonuçları olur! Haber

Trump'tan Putin'e gözdağı: Ateşkes olmazsa "yıkıcı" sonuçları olur!

ABD Başkanı Donald Trump, bugün Aziz Patrick Günü dolayısıyla Beyaz Saray'ı ziyaret eden İrlanda Başbakanı Micheal Martin ile görüştü. Yapılan toplantıda, Ukrayna ve Rusya arasındaki ateşkes süreci, ABD-İrlanda ticari ilişkileri ve NATO'nun geleceği konuşuldu. "RUSYA'NIN DA ATEŞKESİ KABUL ETMESİNİ SAĞLAMAMIZ GEREKİYOR" ABD Başkanı Trump, Ukrayna'nın geçici 30 günlük acil ateşkesi kabul ettiğini anımsatarak, "Barış için önemli bir aşamadayız. Rusya'nın da ateşkesi kabul etmesini sağlamak zorundayız. Bunu başarırsak, bu korkunç çatışmanın sona ermesine giden yolun yüzde 80'ini kat etmiş olacağız" dedi. Savaş suçlusu Rusya ile açıktan müzakere yolunu seçerek eleştiri oklarının hedefinde olan Trump, yakın gelecekte Putin ile görüşmeyi planlayıp planlamadığı sorusuna ise "Bu konuda yorum yapmayacağım" sözlerini sarf etti. Suudi Arabistan'da Amerika Birleşik Devletleri ile Ukrayna heyetleri arasında gerçekleşen görüşmeler hakkında ise "büyük başarı" ifadelerini kullanan Trump, bir sonraki hamlenin Moskova'dan gelmesini beklediğini sözlerine ekledi. Trump ayrıca ABD temsilcileri ve Rus yetkililer arasında konuyla ilgili müzakerelerin olacağını duyururken; "Aslında her iki tarafla da iyi ilişkilerimiz var, göreceğiz" dedi. Rusya'nın da ateşkes önerisini kabul etmesini umduğunu belirten Trump, kabul edilmemesi halinde ise Moskova'nın savaşı sürdürmeyi seçeceğini dile getirdi. Trump, bu durumda Rusya'nın "yıkıcı" sonuçlarla karşı karşıya kalacağını söyleyerek ekonomik yaptırımların sinyalini verdi. ABD Başkanı, "Mali açıdan hoş olmayacak şeyler yapabiliriz. Mali açıdan bazı şeyler olabilir" dedi. Bu olasılığın gerçekleşmesinin Rusya için çok kötü sonuçlar doğuracağını belirten Trump, bunu hiç istemediğini vurguladı ve savaş suçlusu Putin'e gözdağı verdi. Öte yandan, Rus yanlısı tavırlarını gizlemeyen ABD Başkan Yardımcısı James David Vance ise ABD'nin bu süreçteki rolüne vurgu yaparak, "Önümüzdeki günlerde Ukrayna ve Rusya yetkilileriyle hem telefon hem de yüz yüze görüşmeler gerçekleştireceğiz. Rusya'nın ne tepki vereceğini göreceğiz" dedi. ZELENSKIY: UKRAYNA'YA KARŞI İŞLENEN BU SUÇU KİMSEYE UNUTTURMAYACAĞIZ Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodımır Zelenskıy, gündemdeki ateşkes meselesi hakkında bugün başkent Kıyiv'de bir basın toplantısı düzenledi. Basın toplantısında, Suudi Arabistan'ın Cidde kentinde gerçekleşen ABD-Ukrayna görüşmesi ele alındı. Cumhurbaşkanı Zelenskıy, ABD'nin ortaya attığı 30 günlük geçici ateşkes önerisi Rusya tarafından kabul edilmediği takdirde, Beyaz Saray'dan buna çok güçlü bir şekilde tepki verileceğini dile getirdi. Ayrıca, Cidde toplantısına vurgu yapan Zelenskıy, bu görüşmelerin Ukrayna'ya yönlendirilecek olan yardımların yenilenmesi ve savaşın sona ermesi için önemli bir adım olduğunu ifade etti. Cumhurbaşkanı Zelenskıy, "Suudi Arabistan'daki bu toplantının, Rusya'nın Ukrayna ile ABD arasındaki ilişkiyi tamamen tırmandırma planlarını boşa çıkardığını düşünüyorum." dedi. "HİÇBİRİMİZ RUSLARA GÜVENMİYORUZ, BUNU BİZZAT TECRÜBE ETTİK" Moskova'nın, sunulan "30 günlük acil ateşkes" teklifini reddetmesi durumunda ABD'nin güçlü adımlarını bekleyeceğini dile getiren Zelenskıy, "Rusya'ya yaptırım uygulanması veya başka baskı unsurlarının devreye sokulması ise Amerikan tarafının vereceği karara bağlı olacak. Bu, Rus tarafıyla yapılacak görüşmelere göre şekillenecek." açıklamasını yaptı. Zelenskıy, ABD ve Avrupa'nın bu savaşı bitirmek adına gerekli kararlılığı göstermesi gerektiğini belirterek, "Bunu defalarca dile getirdim. (Ukrayna'da) Hiçbirimiz Ruslara güvenmiyoruz, bunu bizzat tecrübe ettik. Çok ciddiyim, savaşın bitmesi benim için çok önemli. Bugün önemli olan Rusya'nın ateşkes ve 'sessizlik' isteyip istemediği" dedi. Ayrıca Zelenskıy, olası geçici bir ateşkes sonrasında savaşın sona erdirilmesi için kapsamlı bir plan hazırlanabileceğini söyledi. UKRAYNA 30 GÜNLÜK ATEŞKESE HAZIR ABD ve Ukrayna arasında gerilen ilişkiler, 11 Mart 2025 tarihinde Suudi Arabistan'daki görüşmenin ardından yeniden yapılandırma sürecine girdi. Ukrayna Savunma Bakanı Rüstem Umerov, Suudi Arabistan'da ABD ile yapılan görüşmelerde, 30 günlük geçici ateşkesin Rusya tarafından da kabul edilmesi halinde yürürlüğe girebileceğini açıkladı. Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodımır Zelenskıy da Suudi Arabistan'da düzenlenen toplantı hakkında yaptığı kapsamlı değerlendirmesinde; ABD'nin sadece Karadeniz'de değil aynı zamanda tüm cephe hattında füzeler ve SİHA'lar da dahil olmak üzere 30 günlük tam ateşkes önerdiğini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Rusya ve Ukrayna müzakere masasına dönerse görüşmelere ev sahipliğine hazırız Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Rusya ve Ukrayna müzakere masasına dönerse görüşmelere ev sahipliğine hazırız

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 12 Mart 2025 tarihinde Polonya Başbakanı Donald Tusk'ı başkent Ankara'da resmi törenle karşıladı. Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ndeki tören esnasında Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Başbakan Tusk bir süre sohbet etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, dizlerinde bir sağlık sorunu yaşayan Polonya Başbakanı'na merdivenleri çıkarken yardım etti. Öte yandan; liderler Türkiye Cumhuriyeti ve Polonya bayrakları önünde poz verdi. Baş başa ve heyetler arası görüşmelere sahne olan Polonya'nın ziyaretinde iki ülke arasındaki ilişkilerin geliştirilmesi gündeme geldi. Sonrasında Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Polonya Başbakanı Donald Tusk ortak basın toplantısında konuştu. "AVRUPA BİRLİĞİ, GÜÇ VE İRTİFA KAYBINI TERSİNE ÇEVİRMEK İSTİYORSA BUNU TÜRKİYE'NİN TAM ÜYELİĞİ İLE BAŞARABİLİR" Basın toplantısında Polonya ve Türkiye arasındaki tarihi ilişkilere değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, tarafların karşılıklı ilişkileri geliştirmek için irade beyanında bulunduğunu vurguladı. Erdoğan konuyla ilgili şöyle konuştu: "Ticaret, yatırımlar, savunma alanında işbirliği ve beşeri ilişkiler başlıklarında, güçlü potansiyele sahibiz. Bugün bunları, kapsamlı bir şekilde mütalaa ettik. Ukrayna'daki savaşın sona erdirilmesine yönelik atılabilecek adımları görüşme fırsatı bulduk... Türkiye ve Polonya NATO'nun Avrupa'daki en büyük iki kara ordusuna komuta eden, ittifakın doğu ve güney kanatlarında konumlanan iki kilit müttefiktir. Avrupa Birliği'ne (AB) tam üyeliğin stratejik hedefimiz olduğunu her vesileyle vurguluyoruz. Avrupa Birliği ile iş birliğimizi karşılıklı fayda ve saygı temelinde ilerletme arzusunda olduğumuzu muhataplarımızla sık sık paylaşıyoruz. Şunu bugün bir kez daha açıkça söylemek isterim. Avrupa Birliği, güç ve irtifa kaybının önüne geçmek hatta tersine çevirmek istiyorsa bunu ancak Türkiye'nin tam üyeliği ile başarabilir." "RUSYA VE UKRAYNA MÜZAKERE MASASINA DÖNERSE GÖRÜŞMELERE EV SAHİPLİĞİ YAPMAK DAHİL HER TÜRLÜ KATKIYI SUNMAYA HAZIRIZ" Diğer taraftan, Polonya'nın AB'ye üyelik sürecinde Türkiye'nin yanında olduğunu belirten Erdoğan gündemdeki Ukrayna-Rusya Savaşı'nın adil bir şekilde sona erdirilmesi hususunda ise şunları ifade etti: "Rusya-Ukrayna Savaşı'ndaki son durum da gündemimizin en ön sıralarında yer aldı. Dün Amerika ile Ukrayna arasındaki görüşmelerde Ukrayna'nın ateşkesi kabul etmesini olumlu ve önemli buluyoruz. Şimdi Rusya'nın da bu adıma yapıcı şekilde mukabele etmesini temenni ediyoruz. Türkiye'nin bu savaşla ilgili tutumu ilk günden beri gayet sarihtir. Daha fazla kan akmamasını, her iki komşumuzun adil bir barışla savaşı sonlandırmasını istiyoruz. Son gelişme Rusya ve Ukrayna'nın müzakere masasına dönüşünü sağlarsa, biz görüşmelere ev sahipliği yapmak da dahil, adil ve kalıcı bir barışın tesisi için her türlü katkıyı sunmaya hazırız. Daha önce de ifade ettiğim gibi bölgemiz savaşa, çatışmaya ve gözyaşına doymuştur. Ümidimiz bölgemizin uzun bir süredir içinde bulunduğu cendereden bir an önce çıkması, huzura ve istikrara kavuşmasıdır. Türkiye olarak bunun için çalışmaya inşallah devam edeceğiz. Başbakan Sayın Tusk'un ziyaretinin ikili ve çok taraflı iş birliğimize katkıda bulunmasını diliyorum."

Dışişleri Bakanı Fidan: Ukrayna'nın NATO üyeliğine karşı değiliz ama gerçekçi olmalıyız Haber

Dışişleri Bakanı Fidan: Ukrayna'nın NATO üyeliğine karşı değiliz ama gerçekçi olmalıyız

Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, 24 Şubat 2025 tarihinde ABD merkezli Bloomberg televizyonuna Ukrayna-Rusya Savaşı ve müzakere sürecine ilişkin değerlendirme yaptı. Bakan Fidan; Ukrayna'nın NATO üyeliği, Rusya'nın saldırganlığına karşı Ukrayna'nın istediği güvenlik garantileri, Ukrayna-Rusya Savaşı'nın yarattığı yıkım ve Trump yönetimi ile beraber ABD'nin topyekun savaş hakkındaki paradigma değişimini ele aldı. "UKRAYNA'NIN NATO ÜYELİĞİ TÜRKİYE'NİN RESMİ YAKLAŞIMI" Bakan Fidan, Türkiye'nin Ukrayna'nın muhtemel NATO üyeliğine dair tutumuyla ilgili soruya, "NATO üyesi olmak istemelerine bir şey demeyiz ama gerçekçi olmak zorundayız. Çünkü Ukrayna'nın NATO üyeliğini desteklediğimizi açıkça belirttik. Cumhurbaşkanımızın (Recep Tayyip Erdoğan) da ifade ettiği resmi yaklaşımımız budur" sözleriyle yanıt verdi. Fidan, ABD Başkanı Trump'ın, Ukrayna'nın NATO'ya katılım sürecine yönelik tutumu hakkında ise "Önceki hükumetin Ukrayna'nın NATO'ya katılmasını destekleyip desteklemediğinden emin değilim. Bu nedenle yeni bir politika olduğunu sanmıyorum" ifadelerini kullandı. "UKRAYNALILAR, NATO ÜYELİĞİNİ GÜVENLİK GARANTİSİ İÇİN İSTİYORLAR" Dışişleri Bakanı Fidan'ın Ukrayna'nın istediği güvenlik garantileri konusundaki görüşleri ise şu şekilde: "Önemli bir gerçeği anlamamız gerekiyor. Ukraynalılar NATO üyeliğini istiyorlar. Ama bunu yalnızca üyelik için değil ülkeleri için garantiler sağlamak için istiyorlar. Ateşkes veya barış anlaşması yaparlarsa, bir tür güvenlik garantisinin gerekli olduğuna inanıyorlar. Savaş yeniden ortaya çıkarsa, güvenlik garantileri ne olacak? Aradıkları şey bu. Savaşın yeniden ortaya çıkmasını önlemek için güvenlik garantisinin müzakerelerimizdeki temel sorulardan biri olduğunu düşünüyorum. Ukraynalılar NATO üyeliği veya bu mümkün değilse, temas hatları boyunca konuşlanacak büyük bir uluslararası koalisyon istiyor, Rusların ise garantiler ve güvenlik konusunda farklı fikirleri olabilir. Bunlar, alternatif senaryoları göz önünde bulundurarak tartıştığımız konular." "ABD'YE BAĞIMLILIĞIN AZALTILMASI, HEPİMİZİ KRİZLERE KARŞI DAHA DAYANIKLI HALE GETİRİR" Bakan Fidan ayrıca, Avrupa ülkeleri ile Trump yönetimindeki ABD arasında iplerin gerilmesi konusunda ise "Çok stratejik alanlarda ABD'ye bağımlılığın azaltılması, hepimizi ekonomik ve jeopolitik krizlere karşı çok daha dayanıklı hale getireceğini düşünüyorum." dedi. Dışişleri Bakanı, Ukrayna'nın NATO üyeliği hususunda Avrupalı müttefikler ve Ukraynalı yetkililerle konuştuklarını, Ukrayna'nın yalnızca NATO üyesi olmak için değil aynı zamanda milli güvenliğini sağlamak amacıyla talepte bulunduğunun anlaşılmasının önemli olduğunu ifade etti. Fidan, hem Ukrayna hem de Rusya tarafının şu anda kendi perspektiflerini ortaya koyarak birtakım planlar kurduklarını dile getirdi. Fidan, konu hakkında şöyle konuştu: "Taraflarca şu anda bir plan yapılıyor ve biz de Türkiye olarak bu tartışmaya kendi katkımızı yapmaya çalışıyoruz, tıpkı birkaç yıl önce yaptığımız gibi. Yine de bekliyoruz ve tüm bu tartışmalardan sonra nasıl bir plan ortaya çıkacak onu göreceğiz." "UKRAYNA'DA YAŞANANLAR TÜM DÜNYA İÇİN AHLAKİ BİR SORUN HALİNE GELDİ" Bakan Fidan, Rusya'nın Ukrayna'da başlattığı topyekun savaş ve saldırılar hakkında ise şunları söyledi: "...Yıkım ve ölüm miktarı dayanılmaz düzeyde ve Ukrayna'da yaşananlar tüm dünya için ahlaki bir sorun haline geldi. Jeostratejik bir sorun olarak başladı ama şimdi büyük bir ahlaki sorun haline geliyor. Modern zamanlarda insanlık bu ölçekte can kaybına ve yıkıma izin veriyor."

Cephede ölüme şahit olmak: Ukraynalı askerî ilk yardım görevlisi, yaşadığı zor günleri QHA'ya anlattı Haber

Cephede ölüme şahit olmak: Ukraynalı askerî ilk yardım görevlisi, yaşadığı zor günleri QHA'ya anlattı

Yağmur Filiz Şahin/QHA Ankara Ukrayna Silahlı Kuvvetleri 47. Ayrı Mekanize Tugayı Magura’da askerî ilk yardım görevlisi olarak çalışan Olena Rıj, Türkiye’deki temasları kapsamında Kırım Haber Ajansının (QHA) sorularına yanıt verdi. Aralık 2022’den bu yana Ukrayna Silahlı Kuvvetlerinde görev yaptığını kaydeden Rıj, daha önce bir restoran işletmesinde çeşitli pozisyonlarda çalıştığını belirtti. UKRAYNA SİLAHLI KUVVETLERİNDE GÖREV YAPMASI GEREKTİĞİNİ FARK ETTİ Zaporijjya, Çasiv Yar, Avdiyivka ve Harkiv başta olmak üzere Ukrayna’nın birçok cephesinde bulunduğunu aktaran Rıj, tam kapsamlı saldırı başladığında gönüllü olarak faaliyet yürüttüğünü ancak bir gün Ukrayna Silahlı Kuvvetlerine girmesi gerektiğini fark ettiğini söyledi. Ukraynalı askerî ilk yardım görevlisi, o günü şöyle anlattı: “Tam kapsamlı saldırılar başladığında Ukrayna’da savaş yokmuş, insanlar ölmüyormuş gibi işletmeciliğe devam edemezdim. Kendime bir yol çizmeliydim. Bir gün kız arkadaşlarımla birlikte Kıyiv’deki Aziz Volodımır Kilisesi’nin duvarında 2014’ten 2022’ye kadar düşman saldırılarında hayatını kaybeden Ukrayna kahramanlarının fotoğraflarını gördüm. O gün demiştim ki, ‘Aslında 2014’teki savaşı pek hissetmemişim çünkü bu insanlar beni savunmuş, güvenliğim için can vermiş. Ben yurt dışında eğitim alırken ve yurt içinde eğitim verirken bu savaşın dışında kalmışım.’ Hayatını kaybeden kahramanlarımıza borçlu hissetmeye başladım. Nerede, ne yapabilirim diye düşündüm ve Ukrayna Silahlı Kuvvetlerine katılma kararı aldım.” CEPHEDE YAŞADIĞI ZOR GÜNLERİ ANLATTI Ön cephede askerî ilk yardım görevlisi olarak çok sayıda ölüme tanıklık ettiğini vurgulayan Rıj, uzuvları kopmuş, vücudu parçalanmış cesetlerle de karşılaştıklarını aktardı. Rıj, ilk yardım sağlayarak tahliye ettiği insanların daha sonra yaşamını yitirdiği haberini aldığını da belirterek yaşadığı en kötü iki günü anlattı. Ukraynalı ilk yardım görevlisi, 17 Haziran 2023’te çok fazla silah arkadaşını kaybettiğini ifade etti. Çatışmadan önce vakit geçirdiği Dmıtro isimli yakın arkadaşının üç uzvunu kaybettiğini ve kendisini cephe hattından 100 metre taşıdığını ancak tüm tıbbi müdahaleye rağmen kurtarılamadığını dile getirdi. Rıj, “Son nefesinde yanında değildim ama buna şahit olmuştum. Bu beni derinden yaralamıştı. Yine o çatışmada aylarca eğitim gören birçok arkadaşımızı, kardeşimizi kaybettik" dedi. Olena Rıj, 19 Ekim 2023 tarihinde ise askerî olarak görevlendirildikleri üç grupla beraber intikale gittiklerini ancak yalnızca kendi gruplarının geri dönebildiğini aktardı. Savaşın ölüm anlamına geldiğini vurgulayan askerî ilk yardım görevlisi, 17 Haziran ve 19 Ekim tarihlerinin artık cephede yaşadığı zor zamanlarda hayatta kalabilmesi nedeniyle doğum günü olduğunu belirtti. SAVAŞ BİTTİKTEN SONRA UKRAYNA ORDUSUNDA KALMAYA DEVAM EDECEK Rıj, QHA’nın “Bundan sonraki süreçte ne yapmayı planlıyorsunuz?” sorusuna yanıt verdi. Yakın bir zamanda cepheye geri döneceğini belirten Rıj, savaş bittiğinde de Ukrayna ordusuna hizmet etmeye devam etmek ve subay olmak istediğini kaydetti. Rıj bunun sebebini, “Komşumuz haritadan buharlaşmayacak. Her zaman yanı başımızda olacak, bu yüzden savaşa her zaman hazırlıklı olmalıyız. Bu yüzden orduda kalma kararı aldım” ifadeleriyle açıkladı. "ÜLKELER UKRAYNA'NIN YAŞADIĞI ACIDAN DERS ÇIKARMALI" Olena Rıj, Rusya'daki Putin iktidarının dünya için büyük bir tehlike olduğu konusunda uyarıda bulundu. Ön cephede Ruslara karşı mücadele veren ilk yardım yetkilisi bu konuda şöyle konuştu: “Rusya diktatörlük ve tiranlıkla dünyaya şiddet yayıyor. Güçlü mü? Evet. Büyük bir coğrafya mı? Evet. Savaş nedeniyle gücü azalmış olabilir ama esas olan kötü niyet. Bu emperyal emeller devam edecek. Işığa ilerleme ve barışa odaklanmalıyız ve inşa etmeliyiz. Bu sadece Ukrayna’yı değil bütün dünyayı ilgilendiren bir konu. Demokrasiyi inşa etme, aydınlık bir gelecek inşa etmede geride kalmamalıyız. Ama bunun yanında güçlü olmayı öğrenmeliyiz. Çünkü güçlü olana saldırmıyorlar. Güçlü olanın topraklarını işgal etmeye yeltenmiyorlar. Her şeye hazırlıklı olmalıyız. Ruslar yüzyıllarca kardeş olduklarını iddia ettiler. Oysa evimize hançer ve tüfekle geldiler. Bunca acıdan sonra Ruslar bizim için sonsuza dek düşman olarak kalacaktır, kalmak zorundadır. Diğer ülkelerin de Ukrayna’nın yaşadığı bu acıdan ders çıkarmaları gerekmektedir. Güçlü ve hazırlıklı olmaları konusunda bir uyarı verebilirim. Çünkü Rusya diye bir faktör var, haritadalar, görüyorsunuz. Niyetleri ortada. Buna önlem alınmazsa kötü şeyler yaşanmaya devam eder.”

Ödüllü savaş fotoğrafçısı: Çektiğim fotoğrafların mezar taşında olması ağır bir yük Haber

Ödüllü savaş fotoğrafçısı: Çektiğim fotoğrafların mezar taşında olması ağır bir yük

Yağmur Filiz Şahin/QHA Ankara İşgalci Rusya’nın Ukrayna’nın tamamına karşı 24 Şubat 2022’de başlattığı topyekûn işgal girişiminin 3 yılı geride kaldı. Birçok Ukraynalı, Rus işgalcilerin saldırılarına karşı yaptığı işi cepheye taşıyarak büyük direnişe destek sağlıyor. "SAVAŞ BAŞLADIĞINDA CEPHEDE FOTOĞRAF ÇEKMEYE BAŞLADIM" Savaş Fotoğrafçısı Vlada Liberova da Ukrayna'nın mücadelesine destek veren isimlerden birisi. Daha önce düğün fotoğrafçılığı yapan ancak topyekûn Rus saldırıları başlayınca cepheye giden Liberova, Kırım Haber Ajansının (QHA) sorularına yanıt verdi. 24 Şubat 2022’den bu yana Ukrayna cephelerinde fotoğraf çeken Liberova, “Düşman evinde geldiğinde, yapacağın şey sınırlıdır. Ya orduya katılacaksın ya da ülkenin savunmasına katkı sağlayacak şekilde mesleğini sürdüreceksin. Elimde kameram vardı artık düğünler hakkında değil savaş hakkında fotoğraflar çekecektim” diyerek bu işe başladığını belirtti. Liberova, savaşın başladığı ilk anlarda ekipman ihtiyacını karşıladıktan sonra Mariupol dışındaki tüm cephe hattında ve sıcak çatışma olan her yerde fotoğraf çekimi yaptığını kaydetti. "SAVAŞI FOTOĞRAFLAMAK ZORUNDA KALMAK AĞIR BİR YÜK" QHA’nın “Cephe hattında fotoğrafını çektiğiniz ve unutamadığınız bir an oldu mu?” sorusuna Liberova, bu işin tamamının acı verici olduğunu vurguladı. Liberova, “Bu durumun bir de sivil boyutu var. Ülkenin günahsız sivilleri molozlar altında kalıyor. Bu molozların altından çıkarılan çocuk cesetleri de korkunç. Bu nedenle hiçbir şekilde provoke etmediğimiz bu savaşta böyle kayıplar veriyor olmak ve bunu fotoğraflamak zorunda kalmak benim için çok ağır bir yük” ifadelerini kullandı. "ÇEKTİĞİM FOTOĞRAFIN MEZAR TAŞINDA OLMASI AĞIR BİR YÜK" Eşiyle cephede fotoğraf çektiklerini aktaran Liberova, cephede tanıdığı herkesin yakını sayıldığını, bir saldırı esnasında Ukrayna kahramanı Da Vinci’nin (Dmıtro Kotsyubaylo) yanında hayatını kaybettiğini de sözlerine ekledi. Liberova, “Ukrayna için önemli olan bu kahramanı fotoğraflamış olmak beni rahatlatıyor mu bilmiyorum. Çünkü fotoğrafını çektiğim askerlerin çoğunun vefatından sonra bunları mezar taşlarında kullanılıyor. Bu insanların hatırasının yaşatılması için önemli bir iş. 'Bunu yapmaya devam etmeliyim' diyorum ama bir insanın yaşarken çektiğim fotoğrafının mezar taşında olması da yine ağır bir yük” dedi. ZLEENSKIY'DAN "KURTARILAN HAYATLAR" ÖDÜLÜ ALDI Savaş Fotoğrafçısı Vlada Liberova, QHA’nın sorusu üzerine Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodımır Zelenskıy’ın (Volodimir Zelenski) elinden aldığı “Kurtarılan Hayatlar” ödülünden söz etti. Ödülü alırken onurlandığını ancak yaptığının kahramanlık olmadığını belirten Liberova, bunu bir avans olarak gördüğünü söyledi. Liberova, daha fazla çalışmaları gerektiğini de sözlerine ekledi. "OLAYLAR SAHAYA DEĞİL, TARİHE DE KAZINMALI" Liberova savaşın devam etmesi halinde işini yapmayı sürdüreceğini belirttiği açıklamasında şu ifadelere yer verdi: “Çok fazla arşiv birikti, bu nedenle paralel olarak kitap çalışması yapmak istiyorum. Savaş fotoğrafçılığı alanında çalışmamın temel motivasyonlarından biri de ülkemize karşı sürdürülen vahşi savaşta işlenen suçları kayda almak. Biz Ukraynalılar olarak ilahi adalete çok inanıyoruz. Ukrayna için bir gün mutlaka adalet sağlanacaktır. Umuyorum ki benim bu çalışmalarım, belgelerim, görsellerim Rusya tarafından işlenen suçların kanıtlanması için faydalı olacaktır. Olaylar sadece sahaya değil tarihe de kazınmalı.” Ödüllü savaş fotoğrafçısı Liberova ayrıca Türkiye Cumhuriyeti’ne desteklerinden dolayı teşekkür etti. Liberova, Ukrayna’nın düşmesi halinde Vladimir Putin yönetimindeki Rusya’nın farklı coğrafyalarda daha kanlı bir savaş yaşatacağının da altını çizerek, Ukrayna’nın desteklenmesi için çağrıda bulundu.

Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
logo
QHA - Kırım Haber Ajansı En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.