SON DAKİKA
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Türk Dünyası

QHA - Kırım Haber Ajansı - Türk Dünyası haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Türk Dünyası haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Türkmenistan’ın daimi tarafsızlığı: Bölünmüş dünyada güven inşa etmek için aktif bir felsefe Haber

Türkmenistan’ın daimi tarafsızlığı: Bölünmüş dünyada güven inşa etmek için aktif bir felsefe

Dilara Dilşah KAYA / QHA Ankara Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulunun 21 Mart 2025 tarihli 79. oturumunda "Türkmenistan'ın Daimi Tarafsızlığı" başlıklı karar, kurul nezdinde üçüncü defa oy birliğiyle kabul edildi. Orta Asya- Avrupa Birliği Uzmanı, tarihçi Derya Soysal; daimi tarafsızlık statüsünün Türkmenistan için önemini, statünün Türkistan coğrafyası ve Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) için ne anlama geldiğini Kırım Haber Ajansına (QHA) değerlendirdi. “TÜRKMENİSTAN’IN TARAFSIZLIĞI, ÜLKENİN EN TEMEL DEĞERLERİNDEN BİRİDİR” Türkmenistan Anayasası’nın 1. maddesinde ülkenin daimi tarafsızlık statüsüne sahip olduğunu, bunun Türkmenistan'ın iç ve dış politikasının temelini oluşturduğunu kaydeden Uzman Derya Soysal; “Türkmenistan’ın tarafsızlığı, ülkenin en temel değerlerinden biridir ve anayasada yer alan bir ilkedir” ifadelerini kullandı. Soysal, söz konusu anayasal düzenleme hakkında ise şöyle konuştu: Bu anayasal düzenleme, Türkmenistan’ın tarafsızlık ilkesini devletin temel yapısına entegre ettiğini ve uluslararası ilişkilerde barışçıl, bağımsız bir duruş sergilemeyi taahhüt ettiğini göstermektedir. ÜLKE, DAİMİ TARAFSIZLIĞININ 30. YILINI KUTLUYOR Uzman Soysal, QHA’ya yaptığı değerlendirmede; Türkmenistan’ın daimi tarafsızlığının Birleşmiş Milletler tarafından ilk olarak 12 Aralık 1995 tarihinde kabul edildiğini belirtti. Uzman, "Türkmenistan, daimi tarafsızlık statüsünü her yıl 12 Aralık’ta coşkuyla kutlamakta ve bu günü ülkenin en önemli bayramlarından biri olarak kabul etmektedir. Bu yıl, Türkmenistan’ın daimi tarafsızlığının 30. yılı kutlanmaktadır"  ifadelerini kullandı. Soysal, statünün kabul edildiği günden bu yana Türkmenistan’ın hem bölgesel hem de küresel düzeyde barış mesajları verdiğinin ve barışı desteklediğinin altını çizdi. Uzman, aynı zamanda Türkmenistan hükûmetinin daimi tarafsızlığın 30. yılı vesilesiyle 2025 yılını “Barış ve Güven Yılı” ilan ettiğini ve dünya genelinde barışı teşvik eden etkinlikler düzenlemeye başlandığını belirtti. TÜRKMENİSTAN’IN TARAFSIZLIĞI, BÖLÜNMÜŞ BİR DÜNYADA GÜVEN İNŞA ETMEK İÇİN AKTİF BİR FELSEFE Değerlendirmesinde uluslararası organizasyonların toplumda barış ve güvenin önemine dikkat çekilmek için programlar düzenlediğini belirten Soysal; 26 Mart 2025’te Brüksel’deki Avrupa Parlamentosunda gerçekleşen, kendisinin de katılım sağladığı “Barış ve Güvenin Güçlendirilmesinde Tarafsızlığın Rolü” başlıklı özel oturuma da değindi. Oturumun Türkmenistan Meclisi ile Türkmenistan’ın Brüksel Büyükelçiliği tarafından düzenlendiğini aktaran uzman, toplantıya Türkmenistan Meclisinden temsilcilerin, Avrupa Parlamentosu üyelerinin ve birçok davetlinin katıldığını dile getirdi. Oturumda, Türkmenistan’ın tarafsızlık politikasının tarihsel gelişiminin yasal temelleri ve başarıyla uygulanan diplomatik girişimlerin ele alındığını kaydeden Soysal, Türkmenistan’ın Brüksel  Büyükelçisi Sapar Palvanov’un burada yaptığı konuşmaya da değindi. Büyükelçi Palvanov’un konuşmasında Türkmenistan’ın barış politikalarını Avrupa’nın önde gelen uzmanlarına, parlamenterlerine, diplomatlarına ve gazetecilerine aktardığını belirtti. Soysal, Büyükelçinin, Türkmenistan’ın tarafsızlık ilkesinin pasif bir duruş olmadığını, aksine devletler arasında bir köprü, barış için bir platform ve bölünmüş bir dünyada güven inşa etmek için aktif bir felsefe olduğunu vurguladığını aktardı. Uzman Soysal, kendisinin de Türkmenistan’ın barış ve güveni destekleyen bu girişimlerine Belçika’dan katkıda bulunmaya çalıştığını ifade etti. STATÜ, KOMŞU ÜLKELERLE DENGELİ VE BARIŞÇIL İLİŞKİLER KURMASINA OLANAK TANIYOR Türkmenistan’ın tarafsızlık politikasının Türkistan coğrafyası için önem taşıdığını belirten uzman, ülkenin bu statü sayesinde bölgedeki istikrarın sağlanmasına katkıda bulunduğunu belirtti. Soysal, durumu şu cümlelerle örneklendirdi: “Örneğin, Türkmenistan, Tacikistan iç savaşı sırasında tarafsız bir duruş sergileyerek, çatışmanın çözümünde önemli bir arabulucu rolü üstlenmiştir. Ayrıca, Afganistan’a insani yardım sağlayarak bölgedeki barış ve istikrara destek olmuştur. Türkmenistan’ın tarafsızlık statüsü, komşu ülkelerle dengeli ve barışçıl ilişkiler kurmasına olanak tanımaktadır. Bu yaklaşım, Türkistan coğrafyasında güven ve iş birliğini artırarak bölgesel istikrarın güçlenmesine katkı sağlamaktadır. Özellikle enerji kaynaklarının paylaşımı ve ticaret yollarının güvenliği konularında, tarafsızlık politikası yapıcı bir rol oynamaktadır.” "TÜRKMENİSTAN, TÜRKİSTAN COĞRAFYASININ GELİŞİMİ İÇİN ÖNEMLİ BİR ROLE SAHİP" Türkmenistan’ın Hazar Denizi’nde önemli bir limana sahip olduğunu vurgulayan Soysal, Türkmenbaşı Limanı aracılığıyla Avrupa Birliği ile ilişkilerin güçlendirildiğini belirtti. Uzman, “Daimi tarafsızlık statüsü sayesinde, AB ile ikili ilişkiler güven üzerine kurulmakta ve bu da bölgenin gelişimi için önemli bir rol oynamaktadır.” ifadelerini kullandı. Ayrıca Soysal, geçmişte Türkistan’da artan gerilimler göz önüne alındığında Türkmenistan’ın barışçıl politikaları ve diplomatik ilişkilerinin komşu ülkelere örnek teşkil ettiğini kaydetti. Soysal, “Türkmenistan’ın tarafsızlık politikası, bölgedeki barış ve istikrarın sağlanmasına önemli katkılarda bulunmaktadır.” şeklinde konuştu. “TÜRKMENİSTAN, TDT BÜNYESİNDE DİPLOMATİK İŞ BİRLİKLERİNİN ARTMASINA KATKI SAĞLAYABİLİR” Türkmenistan’ın sahip olduğu statüyü Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) bünyesinde de inceleyen uzman, ülkenin teşkilat içerisindeki gözlemci üye statüsünün daimi tarafsızlık ilkesinin bir yansıması olduğunu belirtti. Soysal, bu durumun TDT’ye olan ilgiyi azaltmadığını aksine Türkmenistan’ın tarafsızlık ilkesini koruyarak Türk dünyasıyla olan kültürel ve tarihi bağlarını güçlendirme arzusunu ortaya koyduğunu vurguladı. Soysal, değerlendirmesinde, “Bu çerçevede, TDT’ye gözlemci üye olarak katılması, hem tarafsızlık ilkesini muhafaza etme hem de Türk dünyasıyla ilişkilerini derinleştirme amacını yansıtmaktadır. Böyle bir statüye sahip bir ülkenin TDT’de gözlemci üye olması, teşkilat için zenginleştirici bir unsurdur. Dünyada daimi tarafsızlık statüsüne sahip az sayıda ülke bulunmaktadır ve bu ülkeler, diplomatik ilişkilerin geliştirilmesinde önemli roller üstlenmektedir. Dolayısıyla, Türkmenistan’ın deneyimleri ve tarafsızlık politikası, diğer Türk devletleri için örnek teşkil edebilir ve TDT bünyesinde diplomatik iş birliklerinin artmasına katkı sağlayabilir.” ifadelerini kullandı.

Kırgızistan ve AB yetkilileri Strazburg’da buluştu: İş birliği derinleşiyor! Haber

Kırgızistan ve AB yetkilileri Strazburg’da buluştu: İş birliği derinleşiyor!

Avrupa Birliği (AB) Parlamentosunun bulunduğu Strazburg şehrinde 1 Nisan 2025 tarihinde, Kırgızistan heyetinin katılımıyla bir yuvarlak masa toplantısı düzenlendi. Kırgız devlet haber ajansı Kabar’ın haberine göre; Kırgızistan heyetine Başbakan Yardımcısı Edil Baysalov başkanlık yaptı. Ayrıca toplantıya, İtalya Dışişleri Bakan Yardımcısı Edmondo Sirielli başkanlığındaki AB heyeti, AB Parlamentosu üyeleri, Avrupa kurumlarının temsilcileri, diplomatik temsilciler, medya ve uzman topluluğu katıldı. Toplantıda Kırgız Cumhuriyeti’nin son yıllarda sosyo-ekonomik kalkınma alanında elde ettiği önemli başarılar ele alındı ve AB ile yeni etkileşim biçimlerini tartışmaya açıldı. Ayrıca ticaret, sürdürülebilir kalkınma, su ve enerji gündemi ve iklim iş birliği konularına özel önem verildi. KIRGIZİSTAN-AB İLİŞKİLERİ DERİNLEŞİYOR Görüşme sırasında Başbakan Yardımcısı Baysalov, bölgesel projelerin uygulanması için ortak bir yatırım fonu veya banka da dâhil olmak üzere AB ile kalıcı koordinasyon mekanizmaları kurulması gerektiğini kaydetti.  Baysalov ayrıca, Kırgızistan'ın organize ettiği “Küresel Dağ Diyaloğu” adlı uluslararası konferans ve Nisan 2025'te Issık Göl'de düzenlenecek Dünya Gençlik Dağ Festivali de dâhil olmak üzere iklim girişimlerinin önemini vurguladı. Bunlara ek olarak toplantıda Kırgızistan heyeti, 3-4 Nisan tarihlerinde Özbekistan’ın Semerkant şehrinde düzenlenecek olan devlet başkanları düzeyindeki ilk “Avrupa Birliği-Orta Asya Zirvesi” öncesinde AB ile stratejik ve uzun vadeli bir ortaklığa olan bağlılığını bir kez daha teyit etti. Kırgızistan heyetinin, siyasî diyalogu genişletmek ve Kırgızistan ve Avrupa arasındaki iş birliğini derinleştirmek için somut adımlar üzerinde anlaşmaya varmak amacıyla üzere iki gün boyunca Avrupa Parlamentosu heyetleriyle toplantılar düzenleyeceği kaydedildi.

Kazakistan bayrağı ile skandal fotoğraf: Hapis ve para cezasına çarptırıldılar Haber

Kazakistan bayrağı ile skandal fotoğraf: Hapis ve para cezasına çarptırıldılar

Mart ayının sonlarında Kazakistan Cumhuriyeti'nin resmî bayrağının üzerinde Arapça “Kelime-i Tevhid” yazısının ve bir kılıcın bulunduğu bir görüntü sosyal medya ortamlarında yayıldı. Skandal fotoğrafta çarşaf ve peçe giyimli dört kız, “Allah bir” anlamına gelen el işaretini yaparak “çarpıtılmış” Kazakistan bayrağını tutuyor ve poz veriyor. Skandalın sosyal medya üzerinde patlak vermesinin ardından, Kazakistan Kolluk Kuvvetleri bir soruşturma başlattı. Atırav Emniyet Müdürlüğü, devlet sembollerinin kötüye kullanılmasına ilişkin madde kapsamında bir ceza davası başlatıldığını bildirdi. Polis şüphelilerin kimliklerini tespit ederek karakola götürdü. Tengrinews’in 31 Mart 2025 tarihinde gündeme getirdiği habere göre; Atırav İdari Suçlar İhtisas Mahkemesi, “çarpıtılmış” Kazakistan bayrağıyla skandal bir fotoğraf çekinen üç kıza karşı açılan davaları değerlendirdi. Resmî duyuru mahkemenin basın servisi tarafından yayımlandı. Açıklamada, “23 Mart 2025 tarihinde Atırav şehrinin Buz Sarayı binasında N., A. ve reşit olmayan H. isimli vatandaşların, Kazakistan Cumhuriyeti bayrağının arka planında Arapça yazı görüntüsüyle fotoğraf çektirdiklerini ve fotoğrafı sosyal ağlar aracılığıyla dağıtarak 'küçük holiganlık' suçu işlediklerini tespit edildi.” ifadelerine yer verildi. Açıklamaya göre; kızların suçluluğu, idari suç tutanağı, fotoğraf, rapor ve davanın diğer materyalleri ile tamamen doğrulandı. Sonrasında mahkemesi görülen sanıklar, Kazakistan Cumhuriyeti İdarî Suçlar Kanunu'nun 434(1) maddesi uyarınca “küçük holiganlık” suçundan suçlu buldular. HAPİS CEZASINA ÇAPTIRILDI Kazakistan Cumhuriyeti vatandaşı N., hakkında reşit olmayan bir kişinin idari bir suça karışması ve idari bir suçun bir grup kişi tarafından işlenmesi gibi unsurlar göz önünde bulundurularak 15 gün süreyle tutuklanmasına karar verildi. Suçlu A. ise, 78,640 tenge para cezasına çarptırıldı. Ayrıca, reşit olmayan H.'nin yasal temsilcisine idari para cezası olarak 39 bin 320 Kazak tengesi para cezası verildi.

Kırgızistan'dan 2030 hedefi: Gayrisafi millî hasıla 30 milyar dolara ulaşacak Haber

Kırgızistan'dan 2030 hedefi: Gayrisafi millî hasıla 30 milyar dolara ulaşacak

Kırgızistan, 2030 yılına kadar 30 milyar dolarlık bir gayrisafi millî hasıla (GSYH) hedefliyor. Kırgızistan Ekonomi ve Ticaret Bakanı Bakıt Sadıkov, Kırgızistan Cumhuriyeti’nin 2030 Millî Kalkınma Programı’na ilişkin olarak bir basın toplantısı düzenledi. 24.kg haber ajansının 31 Mart 2025 tarihinde gündeme getirdiği habere göre, Bakan Sadıkov düzenlediği basın toplantısında, Kırgızistan Bakanlar Kurulu ve devlet organlarının çalışmalarının sorunsuz bir şekilde devam etmesini sağlamak ve orta vadede bir kalkınma doğrultusu belirlemek üzere tasarlanan yeni 2030 Millî Kalkınma Programı'nı sundu. HEDEFTE 30 MİLYAR DOLAR VAR 2030 yılı için bir dizi kilit kilometre taşı belirleyen kalkınma programına göre; GSYİH'nin en az 30 milyar dolara yükseltilmesi hedefleniyor. Bununla birlikte 2025-2030 dönemi için belirlenen ekonomik hedefler arasında; kişi başına düşen GSYİH'nin 4,5 bin dolara yükseltilmesi, yıllık ortalama yüzde 8 büyüme oranının sağlanması, kamu dış borcunun GSYİH'nin yüzde 60'ı seviyesine indirilmesi, işsizlik oranının en fazla yüzde 5'e düşürülmesi ve sabit sermaye yatırımlarının 2030 yılında GSYİH'nin yüzde 20'sine çıkarılması yer alıyor. Ayrıca Kırgızistan'ın İnsani Gelişme Endeksi'nde (HDI) ilk 100 ülke arasına girmesi planlanıyor. Basın toplantısında konuşan Bakan Bakıt Sadıkov, programın yapısının Kırgızistan'ın rekabet avantajları ve küresel eğilimlerin kapsamlı bir analizine dayandığını belirtti. Öte yandan ekonomik büyümeye katkıda bulunan beş temel faktör ise, zengin doğal kaynaklar, jeopolitik konum, elverişli demografi, bölgedeki stratejik konum ve küresel eğilimlere ve tehditlere uyum şeklinde belirlendi. DÖRT ANA YÖNDE KARAR KILINDI Bu bakımdan ilgili kalkınma planı için dört ana gelişme yönü oluşturuldu. Bu bağlamda sanayileşmeyle yerli üretimi ve istihdamı artırmak için madencilik ve imalat sanayilerinin geliştirilecek.  Kırgızistan'ı bölgede bir lojistik, ticaret ve finans merkezi hâline getirilmesi için çalışmalar yürütülecek.  Kırgızistan’da tarım sektöründeki pozisyonların güçlendirilmesi ve üst düzey de dâhil olmak üzere çeşitli turizm türlerinin geliştirilmesi hedeflenecek. Yeşil enerjinin geliştirilmesi amacıyla, enerji güvenliği ve sürdürülebilir kalkınma için yenilenebilir enerji kaynaklarının devreye sokulacak.

Türk devletleri liderlerinden Ramazan Bayramı tebriği Haber

Türk devletleri liderlerinden Ramazan Bayramı tebriği

İslâm dünyasının her sene Hicri takvime göre bir ay boyunca oruç ibadetini yerine getirmesinin ardından kutladığı Ramazan Bayramı 3 gün boyunca kutlanacak. Bu sene 30 Mart’ta başlayan bayram, kabir ve ev ziyaretlerinin ardından 1 Nisan'da son bulacak.  Türk dünyası liderleri de tüm İslam aleminin Ramazan Bayramı'nı tebrik etti. Liderler, bayramın ilk günü tebrik mesajlarını yayımladı.  TÜRKİYE CUMHURİYETİ CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN’DAN BAYRAM TEBRİĞİ “Aziz Milletim, değerli kardeşlerim, sizleri en kalbi duygularımla, muhabbetle, saygıyla selamlıyorum. Başı rahmet, ortası mağfiret, sonu da azaptan kurtuluş olan bir Ramazan ayını daha tamamlayarak kavuştuğumuz mübarek Ramazan Bayramınızı can-ı gönülden tebrik ediyorum. Ramazan Bayramının; ülkemiz, milletimiz, İslam dünyası ve tüm insanlık için huzura, felaha, esenliğe, kardeşliğe vesile olmasını diliyorum. Rabbime, bizleri sağlık ve afiyet içerisinde bir Ramazan Bayramı’na daha eriştirdiği için hamd-ü senalar ediyorum. Maalesef, bu Ramazan ayını da, gönül coğrafyamızın farklı köşelerinde yaşanan zulümler, katliamlar, acılar sebebiyle yine buruk geçirdik. … Cumhurbaşkanı ve hükûmet olarak, Türkiye Yüzyılı vizyonumuz doğrultusunda ülkemizi her alanda hak ettiği seviyelere çıkarmak için kararlılıkla çalışmayı ve mücadele etmeyi sürdüreceğiz. Bir kez daha Ramazan Bayramının gönüllerimize sekinet, kalplerimize sevgi, ülkemize huzur, mazlum coğrafyalara barış getirmesini diliyorum. Vatandaşlarımın her birini tekrar muhabbetle selamlıyorum. Bayramınız mübarek olsun. Kalın sağlıcakla…” AZERBAYCAN CUMHURBAŞKANI İLHAM ALİYEV'DEN BAYRAM TEBRİĞİ “Değerli yurttaşlarım! Ramazan Bayramı'nızı en içten dileklerimle kutluyor, hepinize en iyi dileklerimi ve selamlarımı iletiyorum. Kutsal kitabımız Kur'an-ı Kerim'in indirilmeye başlandığı Ramazan ayı, insanları iyi niyet ve salih amel uğruna birleşmeye, barış ve eşitlik yoluna davet etmektedir. Müslümanlar bu ayda oruç tutarak, Allah'a ve dine karşı vicdani görev ve sorumluluklarını onurla yerine getirme, manevi ve ahlaki mükemmelliğe ulaşma imkânına kavuşurlar. Oruç merasimleri İslam dünyasının tamamında olduğu gibi Azerbaycan'da da büyük bir sevinç ve memnuniyetle kutlanıyor. Ülkemizde milli-manevi dayanışmanın, hümanizmin, şefkat ve merhametin kutlandığı bir ay haline gelen Ramazan ayında, devletimizin selameti ve bekası için dualar edilir, şehitlerimizin ölümsüz hatırası minnetle anılır. İnsanların gönüllerini ve ruhlarını ilahi hikmetlerle aydınlatan mübarek Ramazan günlerinde, dualarınızın, dileklerinizin ve temiz niyetlerinizin Allah katında kabul olacağına, Yüce Allah'ın rahmetini halkımızdan esirgemeyeceğine inanıyorum. Sevgili kardeşlerim! Bir kez daha Ramazan Bayramı'nızı en içten dileklerimle kutluyor, ailelerinize mutluluk, sofralarınıza bereket diliyorum. Allah oruçlarınızı ve ibadetlerinizi kabul etsin. Ramazan Bayramı'nız kutlu olsun!” ÖZBEKİSTAN CUMHURBAŞKANI ŞEVKET MİRZİYOYEV’DEN BAYRAM TEBRİĞİ “Değerli yurttaşlarım! Öncelikle siz değerli halkımızın, mübarek Ramazan Bayramı’nı en içten dileklerimle kutluyor, hepinize en derin saygılarımı ve en iyi dileklerimi iletiyorum. Bu mübarek zamanlarda, Ramazan ayını her yönüyle layıkıyla geçirmemizi ve Ramazan Bayramı’nı halkımızla birlikte böylesine sevinç ve coşkuyla karşılamamızı sağlayan Rabbimize sonsuz şükranlarımızı sunuyoruz. Elbette, hümanizm fikrini özünde barındıran kutsal din İslam'ın yüce değerlerinin, bugün Yeni Özbekistan'da hayata geçirilen reformlarla ne kadar uyumlu ve ahenkli olduğunu Ramazan ayının daha da belirgin hale getirdiğini söylersek aynı gerçeği söylemiş oluruz. … Özellikle bu mübarek ayın ‘Ramazan cömertlik, dayanışma ve hoşgörü ayıdır’ sloganıyla idrak edilmesi, toplumumuzda barış, dostluk, merhamet ve cömertlik atmosferinin daha da güçlenmesine vesile olmuştur. Hepinizin bildiği gibi İslam her şeyden önce insanlığı, bilimi, irfanı, aydınlığı ve yüce erdemleri yücelten bir doktrindir. Bu mübarek günde, vatanlarına olan bağlılık duygusuyla yurt dışında yaşayan soydaşlarımızın Ramazan Bayramı’nı en içten dileklerimizle kutluyor, kendilerine en iyi dileklerimizi iletiyoruz. Bu şerefli günde, dünyanın dört bir yanındaki Müslüman aleminin Ramazan Bayramı’nı en içten dileklerimizle kutluyor, halklarına ve ülkelerine dostluk selamlarımızı iletiyoruz. Sevgili dostlarım, Ramazan Bayramınızı bir kez daha en içten dileklerimle kutluyor, hepinize sağlık, mutluluk ve yuvalarınıza bereket diliyorum. Ramazan ayındaki tüm iyi niyetlerimizin ve dualarımızın kabul olması dileğiyle! Allah aziz vatanımızı ve milletimizi korusun! Hepimizin Ramazan Bayramı kutlu olsun!” KAZAKİSTAN CUMHURBAŞKANI KASIM CÖMERT TOKAYEV’DEN BAYRAM TEBRİĞİ “Değerli yurttaşlarım! Ramazan Bayramı’nızı kutluyorum! Birlik ve beraberliğin, iyiliğin ve yaratıcılığın kutlandığı bu kutsal bayram, tüm Müslümanlar için özel bir öneme sahiptir. Ramazan ayı boyunca manevi yönden gelişme ve arınma çabası içinde olan müminler, bugünde bereketli bir sofranın etrafında toplanır ve misafirleri davet ederler. İnsanlar birbirlerine sıcak dileklerini iletiyor, ilgi ve şefkat gösteriyor, ihtiyaç sahiplerine yardım ediyor. Bu sayede toplumumuzda yüksek hümanist idealler kök salmaktadır. Ramazan Bayramı, halkımızın kadim değerleriyle derinden örtüşmektedir. Hem dinimiz hem de geleneklerimiz vatandaşlarımızı birlik, beraberlik ve karşılıklı saygıya çağırır. Bu ilkelere uyarak adil, güvenli, temiz ve güçlü bir Kazakistan inşa etme hedefine ulaşacağımıza inanıyorum! Herkese mutluluk ve refah dilerim! Bayramınız kabul olsun!” KIRGIZİSTAN CUMHURBAŞKANI SADIR CAPAROV’DAN BAYRAM TEBRİĞİ "Sevgili yurttaşlar! Sevgili mütevazı Müslümanlar! Ramazan Bayramı vesilesiyle sizi içtenlikle tebrik ediyorum! Oruç ayında, imsak vaktinden gün batımına kadar bir şey yemeyerek, nefislerimiz kontrol altına alınır ve ruhlarımız arındırılır. Her şeye şükrettik, sabrımız arttı, gönüllerimiz huzurla doldu, zihinlerimiz aydınlandı. Bu günlerde Yaradan'a tövbe ederek yaptığımız tüm hayırlı işlerin kabul olmasını dilerim! ... Bu yıl Ramazan ayında, atalarımızdan kalma değerlerimize uygun olarak yardımseverliğin ve iyiliğin gücü daha da fazla hissedildi. Genç yaşlı demeden, bebeklerde görülen nadir bir hastalığın tedavisi olabilecek değerli bir ilaca ihtiyaç duyanlara yardım eli uzatarak, halkımızın dayanışmasını bir kez daha dünyaya gösterdiler. Atalarımızdan bize miras kalan bu asil vasıfları yaşatalım, onlara değer verelim. Çünkü toplumun huzuru ve birliği ülkemizin büyümesinin ve gelişmesinin temelidir! … Ramazan Bayramı vesilesiyle, ruhu iman, dürüstlük, sabır, merhamet ve umutla dolu her Kırgız vatandaşına aydınlık bir gelecek diliyorum. Hepinize sağlık, mutluluk, bereketli bir yaşam ve çalışmalarınızda başarılar dilerim. Her yuva huzur ve refahla dolsun, ülkemiz istikrarla büyüsün ve gelişsin! Bayramınız kutlu olsun sevgili yurttaşlarım!” TÜRKMENİSTAN CUMHURBAŞKANI SERDAR BERDİMUHAMMEDOV’DAN BAYRAM TEBRİĞİ “Saygıdeğer Halkımız! Değerli yurttaşlarım! İnsanlığın yüksek manevi değerlerini - hümanizm ve hayırseverlik, cömertlik ve ahlaki saflık - ilan eden kutsal Ramazan Bayramı’nızı en içten dileklerimle kutluyorum! Eminim ki, Uluslararası Barış ve Güven Yılı'nda gerçekleştirilecek olan Ramazan Bayramı kutlamaları birlik ve beraberliğimizi daha da güçlendirecek, bağımsız ve tarafsız Türkmenistan'ın otoritesini ve şanını artıracaktır! Kutsal Ramazan Bayramı, hümanizmi ve yardımseverliği simgeleyen, zamanların ve halkların birbirine bağlanmasını sağlayan en eski bayramlardan biridir. Bu güzel bayramın kadim kökleri ve ilkeleri, idealleri ve içeriği, insanlığın kültürel ve manevi gelişimine büyük katkı sağlayan Türkmen halkının inanç ve geleneklerini, örf ve adetlerini, eşsiz kültürel değerlerini yansıtmaktadır. Ramazan Bayramı’nın barış ve güvenin büyük geleneklerini yücelten, dostluğu ve karşılıklı anlayışı güçlendiren bir bayram olarak önemi giderek artmaktadır. Ülke ve toplum hayatında görkemli olaylarla zengin olan güçlü bir devletin yeni çağının Rönesans döneminde Ramazan Bayramı; yerli halkı yeni ve yüksek sınırlara ilham vermede, özellikle genç nesli vatanseverlik, dürüstlük, asalet, edep, saflık ve iyi ahlak ruhuyla eğitmede, ulusal değerlere bağlılıkta önemli bir rol oynamaktadır. Kökeni uzak geçmişe dayanan bu bayramın onuruna, anavatanımızın tüm kasaba ve köylerinde, kalplerimizin marşı olan bayramları geniş çapta kutluyor ve binlerce yıl öncesine dayanan ve iyi kalplilikle dolu ulusal ilkelerin, gelenek ve göreneklerin modern gelişimini sağlıyoruz. Bu da anavatanımıza, onun şanlı geçmişine, cesur insanlarına ve büyük modern çağına olan sevgimizdir. Dünya medeniyetinin önemli bir bileşeni haline gelen manevi ve ahlaki ilkelere, hayat tecrübesi temelinde şekillenen, insanlığı ve asaleti yücelten inancımıza, gelenek ve göreneklerimize olan saygımızdır. … Değerli yurttaşlarım! Mübarek Ramazan Bayramınızı bir kez daha en içten dileklerimle kutluyorum! Yüce Allah, mübarek Ramazan ayı günlerinde ve mübarek Kadir Gecesi'nde yaptığınız ibadet ve törenleri, okunan teravih-namazları, verilen sadaka-i cariyeleri, tarafsız devletimizin dünyadaki otoritesinin artması için edilen dua ve dilekleri kabul etsin! Size sağlık, refah ve mutlu bir yaşam, vatanınızın daha da refaha kavuşması için çalışmalarınızda büyük başarılar dilerim!” KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ CUMHURBAŞKANI ERSİN TATAR’DAN BAYRAM TEBRİĞİ Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, yayımladığı mesajda ülkedeki ve yurtdışındaki tüm vatandaşların, Türk milletinin ve İslam aleminin Ramazan Bayramı'nı kutladığını belirtti. Cumhurbaşkanı Tatar mesajında “Birlik ve beraberliğimizin pekişmesine vesile olan bayramlar, kardeşliğin, saygının ve sevginin öne çıktığı, sevinç ve kederlerin paylaşıldığı günlerdir.  Unutmayalım ki, hoşgörü ve anlayış, halkımızı her zaman daha güçlü kılmaktadır” ifadelerini kullandı. “Bayramlarda dargınlıklar unutulup, tartışmalar bir tarafa bırakılmalıdır” diyen Cumhurbaşkanı Tatar, son günlerde ülkede yaşanan gelişmelerin çeşitli tartışmalara yol açtığını da  üzüntüyle takip ettiğini belirtti. Kıbrıs Türk halkının tarihi boyunca büyük bir hoşgörüye, karşılıklı saygıya ve anlayışa sahip olduğunu söyleyen Tatar, “Toplumun birlik ve beraberliğini güçlendiren en önemli unsurlardan biri, farklı inanç ve düşüncelere saygı gösterilmesidir.” dedi. “Kıbrıs Türk halkı Atatürk ilkelerine bağlı, çağdaş bir halktır” diyen Cumhurbaşkanı Tatar, laiklikle inanç özgürlüğünün bir arada yaşayabileceğini, bu bağlamda, bireylerin dini inançlarını özgürce yaşama hakkının korunmasının, demokratik toplum anlayışının gereği olduğunu belirtti. “Bayram günlerinin ve birbirimizin kıymetini iyi bilelim. Bu günleri, olumsuzlukları sonlandırmak için bir fırsata çevirelim. KKTC’de farklı görüşte insanların kucaklaşabildiğini gösterebileceğimiz bir bayram geçirelim” dileğinde bulunan Cumhurbaşkanı Tatar, “Tüm vatandaşlarımızın, Türkiye’deki kardeşlerimizin ve İslam aleminin Ramazan Bayramı mübarek olsun." sözleriyle mesajını noktaladı.

Teknemizde çiçekler açıyor: Geleneksel ebru sanatı ustası Nurhan Tutum’dan QHA’ya özel röportaj Haber

Teknemizde çiçekler açıyor: Geleneksel ebru sanatı ustası Nurhan Tutum’dan QHA’ya özel röportaj

Geleneksel Türk el sanatları, geçmişten günümüze uzanan köklü bir miras olup, estetik ve kültürel değeriyle toplumun kimliğini yansıtan önemli unsurlar arasında yer alır. Öyle ki, Türk el sanatları; Türkistan’dan Anadolu’ya, Anadolu’dan ise tüm dünyaya kadim Türk kültürünü iletir. Bu yüzden Türk kültürünün ilmek ilmek işlenmesiyle icra edilen el sanatları, sadece estetik açıdan değil, aynı zamanda toplumsal ve kültürel kimliğin bir parçası olarak da büyük bir önem arz eder.  Geleneksel Türk el sanatlarından biri olan ebru sanatı ise, kendine has incelikleriyle el sanatları arasında farklı bir yere konumlanır. Ebru Ustası Nurhan Tutum, bu sanatın tarihini, geleneğini, icrasını ve inceliklerini Kırım Haber Ajansına (QHA) anlattı. UZUN BİR COĞRAFYADA “TÜRK KÂĞIDI” Ebru Ustası Tutum, sözlerine ebrunun Türk geleneksel sanatının süsleme sanatlarından biri olduğunu belirterek başladı. Tutum bu bağlamda ebrunun, ilk olarak Kur’an-ı Kerim’in kapaklarını süslemek için kullanıldığı kaydetti ve ebrunun ortaya çıkış hikâyesine şu şekilde aktardı: Çağataycada ‘ebre’ yani ‘damar’ anlamına gelir ve ilk defa orada duyulur. Daha sonrasında Türkmenistan’dan İran’a geçtiği söylenir. Farsçada ismi ‘abra’dır yani ‘su yüzü’dür. İran’dan ise ticaret yoluyla Osmanlı’ya geliyor; ebru adını alarak devam ediyor. Ondan sonra da esas olarak burada canlanıyor ve buradan Batı ülkelerine geçiyor. Hatta Batı’da ‘Türk kâğıdı’ olarak kullanılıyor. Osmanlı’da ilk olarak Şeyh Hatîb Mehmed Efendi tarafından yapıldığı biliniyor. Biz ‘Hatîb ebrusu’nu ilk olarak ondan duyuyoruz. Ondan sonra ebru gelişiyor. Ebrunun esası buradan geliyor. Suyun üzerine yapılan ebru sanatının çok ayrı bir dünya olduğunu vurgulayan Tutum, suyun ve boyanın insanı “başka bir dünyaya” götürdüğünü söyledi. Aynı zamanda bu sanatın insanın ruhunu rahatlattığını ve bu sebeple de ruhsal hastalıkları iyileştirmede kullanıldığını aktardı. ÇİÇEKLERLER SUYUN ÜZERİNE DOĞAL MALZEMELERLE YAPILIYOR Tutum sözlerine ebru sanatında kullanılan malzemelerin özelliklerini anlatarak devam etti. Tutum, geven otunun köklerinden elde edilen suyun kurutularak toz hâline getirildiğini daha sonrasında su ile uzun süre karıştırılarak ebru suyunun elde edildiğini kaydetti. Öte yandan Tutum, elde edilen yoğunlaşmış suyun ebru sanatının icrasından önce hazırlanması gerektiğine, bir gün bekletilmesinin uygun olduğuna vurgu yaptı ve böylece ebru boyasının su yüzeyinde kaldığını aktardı. Bununla birlikte Tutum, elde edilen ebru suyuna su değil “kitre”; kullanılan kaba ise “tekne” adının verildiğini ifade etti. “GEVEN VE ÖD YOKSA EBRU OLMAZ” Ebru boyalarının kök boya başka bir deyişle doğal boyalar olduğunu söyleyen Ebru Ustası, toz hâldeki boyaların, düzgün bir mermer üstünde “dest-i seng” (el taşı) ile sekiz şeklindeki hareketlerle ezilerek hazırlandığını, boyaların açılması ve yüzeyde kalması için “öd” (sığırın safra sıvısı) kullanıldığını belirtti.  Tutum bu bağlamda, “Öd ile damıtılan boya suyun yüzeyine yayılır ve orada kalır. Geven ve öd yoksa ebru olmaz. Hakikisi budur.” şeklinde konuştu. Tutum, ifadelerine ebru sanatında kullanılan fırçaların özelliklerini anlatarak devam etti. Bu çerçevede kullanılan fırçaların da tamamen doğal malzemelerden elde edildiğini kaydetti ve “Fırçalar at kılığından, sapı ise gül ağacının dalından yapılır. Gül ağacının antiseptik özelliği vardır. Boyanın mikrop almasını, küflenmesini önler ve de hafiftir. Yaşlı atların kıllarından elde edilen kılın içinde ise oluklar vardır. Ve bu boyalı suya batırıp çıkardığımız zaman sıkarız onu, fazla suyunu atar ama elinizle vurduğunuz zaman yavaş yavaş içindeki o oluklardan da gelmeye başlar. At kılığın özelliği budur.” cümlelerini sarf etti. Bununla birlikte fırçaların sadece boyaları suyun üzerine atmak için kullanıldığını belirten Tutum, ebru motiflerinin çeşitli kalınlarda ve yapılarda bulunan “bizlerle” ve değişik diş aralıkları olan “taraklarla” yapıldığını kaydetti.  BİR USTANIN EBRUYU BULMA HİKÂYESİ Ebru Ustası Tutum, ebru sanatıyla hayatının kesişme noktasını ise şu şekilde aktardı: O zamanlar Kırıkkale’de oturuyordum. Arkadaşımın bir sergisi için Ankara’ya geldim. Ebruyu ilk gördüğüm anda, hani öyle âşık olursunuz ya, gözümün önünden hiç gitmedi. Tabii o zamanlar böyle dersler, kurslar falan yok. Bir zaman sonra İstanbul’a gitmeye ve Caferağa Medresesi’nde Tüzin Tiryakî Hoca’dan ders almaya başladım. Sonra Ankara’da Kültür ve Turizm Bakanlığında birçok hocadan ders aldım. Ama en sonunda bu dersleri birleştirip tekrar İstanbul'a gittim. Yani bütün birikimlerimle tekrar Tüzün Tiryakî'ye gittim. Orada epey bir çalışma yaptık. O çalışmanın ardından sergi açma kararı aldık. İlk sergimi hocamın Ankara’da ilk sergisini açtığı yerde, Ankara Üniversitesi Sürekli Eğitim Merkezinde (ANKÜSEM) açtım. Ve ondan sonra başladı hayatım. “EBRU ADANMIŞLIK İSTER” Sanatın öğrenilme sürecinin nasıl geliştiğinden bahseden Tutum bu çerçevede ebru sanatının öğrenilmesi için asla “ben yaptım oldu” zihniyetine girilmemesi gerektiğinin altını çizdi. Ebru sanatının bir kimyası, matematiği ve aşkı olduğunu bildiren Ebru Ustası, ebrunun adanmışlık istediğini söyledi ve şu şekilde devam etti: Bitse de gitsek havasına girdiğimizde olmuyor zaten. O zaman yaptığınız işten verim alamıyorsunuz. Kendinizi vermeli ve istemelisiniz. Bir çırak olarak ustan ile iletişimin olması bu yüzden çok önemli. Usta ile çırak aynı frekansta olmalıdır, bu şekilde verim alınır. Çok şükür benim çalıştıklarımın çoğuyla ruhen anlaştık; anlaşamadığımızla ara verdik. Alan alıyor. Alanı benim için çok keyifli… Alan insanlarla çalışmak, aynı şeyden zevk almak. Saatlerce çalışsam ben hiç yorulmuyorum onlarla. Aynı zamanda bu sanatın dokunarak ve hissederek öğrenildiğine vurgu yapan Ebru Ustası, “Ona dokunmanız, onu hissetmeniz, kitleyi hissetmeniz lazım. Elinizle hissetmeniz lazım, eldiven falan değil. Yani onunla ten temasınızın uyuşması gerekiyor. Ve bu ten temasında da ellerinizin temiz olması lazım. Dikkatli ve temiz olmak lazım.” ifadelerini kullandı. “EBRU HAYATIN OLUŞUMU GİBİ SU İLE BAŞLIYOR” Tutum, ebrunun başlangıcının hayatının oluşumu gibi su damlası ile başladığını ve o suyun ise, icrayı yönlendirdiğini söyledi. Bir şekilde ebrunun icracısıyla iletişimde olduğunu belirten Tutum, eğer canı istemezse teknelerin açılmadığını ve ebru yapmaya izin vermediğini ifade etti.  Bazen ise ebrunun çok güzel renkler verdiğini söyleyen Ebru Ustası, “O zaman çalışabildiğiniz kadar çalışın. Geleneksel sanatlar kabiliyet değil, çalışma ister. İllaki çalışma… Elinizin alışması gerekiyor. Fırçayı tuttuğunuz zaman birleşmeniz lazım, bütün olmanız lazım. Ve ne istediğinizi, sevginizi, her şeyinizi orada hallediyorsunuz. Bütün düşüncelerden arınıyorsunuz. Kötülükten arınıyorsunuz; fesatlık aklınıza gelmiyor. Bütün o boyalarla hemhâl oluyorsunuz çünkü... İşte o zaman güzel şeyler çıkıyor. Bir bakıyorsunuz ki bir anda çıkmış. Anlamıyorsunuz nasıl olduğunu. Evinizi asıyorsunuz ve sürekli bakıyorsunuz. Baktığınız zaman hep gerilere gidersiniz. Yani başa dönersiniz. O başa döndüğünüz heyecanı tekrar yakalarsınız. Zaten o heyecan bittiği zaman ebru artık ebru değil. Bütün geleneksel sanatlar da budur. Heyecan olması lazım içinizde. Sonradan böyle olmuyor. Onu yaşamanız lazım. Onunla yaşamanız lazım.” cümlelerini kullandı. AHENK VE ORAN TEKNEDE ÇİÇEKLER AÇTIRIYOR Aynı zamanda Tutum, ebru sanatının insanı sakinleştiren bir sanat olduğunu ifade etti. Tutum, bu sanatın acele isteklere cevap vermediğini yineledi ve ebrunun hayat gibi ahenkli ve orantılı olması gerektiğini ifadelerine ekledi. Ayrıca Tutum, “O kadar diyorum ya, biz onunla birleştik ki yani birbirimize. Bazen kızıyorum. Niye yapmıyorsun? Niye vermiyorsun? Ama çok seviyorum. Yani bendeki bir ebru aşkı. Aşk diyorum.” şeklinde konuştu. Tutum ifadelerinin devamında ebru sanatının insandan benlik duygusunu aldığını ve bu “farklı dünyanın” paylaşımı öğrettiğini belirterek, “Herkesin teknelerinde çiçekler açsın.” temennisiyle sözlerini noktalandırdı.

Kazakistan, Türkistan girişim pazarındaki liderliğini koruyor Haber

Kazakistan, Türkistan girişim pazarındaki liderliğini koruyor

Kazakistan, Türkistan girişim pazarında liderliğini sürdürüyor. Pazar istihbaratı ve danışmanlık şirketi RISE Research, “Türkistan’da Girişim Sermayesi” başlıklı raporda, Türkistan ülkelerinin girişim pazarını analiz etti. Rapor EA Group, MA7 Ventures, BGlobal Ventures (Qazaqstan Investment Corporation'ın bir iştiraki), KPMG ve Dealroom.co iş birliği içerisinde hazırlandı. 200’den fazla girişimden ve 40 yatırımcıdan alınan verilerle hazırlanan rapora göre Kazakistan, Türkistan’ın önde gelen risk sermayesi merkezi olarak konumunu güçlendirmeye devam ediyor. İlgili rapora göre Kazakistan, 2024 yılında 71 milyon dolar yatırım alarak tüm bölgesel anlaşmaların yüzde 74’ünü oluşturdu. Öte yandan Türkistan’ın toplam girişim anlaşması hacmi, 2024 yılında 95 milyon dolara ulaşarak 2023 yılına göre yüzde 7 oranında artış gösterdi. Kazakistan ise, 2018'den bu yana yıllık olarak yüzde 35'lik yatırım büyüme oranıyla bölgedeki en dinamik ülke olarak kaydedildi. Ayrıca ülkedeki aktif yatırımcı sayısı üç kat arttı ve 60'ı aştı. Kazakistan’da 2024 yılı boyunca 80'in üzerinde girişim anlaşması kaydedildi. 157 MİLYON DOLAR YÖNETİLDİ Bununla beraber Kazakistan'ın 12 girişim fonu, 2024 yılında toplam 157 milyon dolar yönetti ve bunların yüzde 32'si hâlihazırda olan girişimlere yatırım yaptı. İlgili raporda; Kazakistan’da özel yatırımcıların girişim sermayesinin yüzde 44'üne katkıda bulunduğu kaydedildi. Öte yandan; yaklaşan hükûmet girişimlerinin, 2025 yılında fon kaynaklarını önemli ölçüde değiştirmesi bekleniyor.

Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
logo
QHA - Kırım Haber Ajansı En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.