SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Tepki

QHA - Kırım Haber Ajansı - Tepki haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tepki haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

KKTC Cumhuriyet Meclisi Başkanı: Türk askeri kırmızı çizgimizdir! Haber

KKTC Cumhuriyet Meclisi Başkanı: Türk askeri kırmızı çizgimizdir!

Yunanistan Deniz Komutanlığına bağlı subayların 25 Mart 2025 tarihinde Bağımsızlık Günü münasebetiyle gerçekleştirdiği askerî geçit töreni, tarihî bir skandala sahne oldu. Yunan askerlerinin halkın önünde geçerken, "Kıbrıs Yunan'dır, Türkiye s... git" şeklindeki hadsiz sloganı tepkilerin hedefi oldu.  Anadolu Ajansının (AA) Türkiye Dışişleri Bakanlığındaki kaynaklara dayandırdığı haberine göre; Türkiye, söz konusu sloganı küstahça bulmuş ve Yunanistan'dan izahat istemişti. Türkiye'nin ardından Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) de tepki göstermekte gecikmedi.  "KIBRIS HİÇBİR ZAMAN YUNAN OLMADI, İZİN VERMEYECEĞİZ!" KKTC Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler, "Kıbrıs'ta Sabah" programında Atina'daki küstah söylemlere dikkat çekti. Rumların Enosis hayallerinin hala devam ettiğine vurgu yapan Öztürkler, “Kıbrıs hiçbir zaman Yunan olmadı, Yunan olmasına da izin vermeyeceğiz. Türk askerinin olmadığı ve Türkiye’nin garantörlüğünün bulunmadığı bir anlaşma hayalinden vazgeçsinler. Türkiye’nin garantörlüğü ve Türk askeri bizim kırmızı çizgimizdir." ifadelerini kullandı.  Ayrıca Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin (GKRY) silahlanma girişimlerini de eleştiren Öztürkler, "Bir yandan Türk askerinin Ada'dan gitmesini isterken, diğer yandan hem Yunanistan hem de Güney Kıbrıs silahlanmaya devam ediyor ve dış güçleri Ada'ya getiriyor. Bu gerçekler ortadayken Türk askerinin Ada'dan gitmesini istemek kimsenin haddi değildir." dedi.

Kırım Vakfından Ankara HBVÜ ve Rus Evi ortaklığındaki "Türk-Rus İlişkileri" sempozyumuna tepki! Haber

Kırım Vakfından Ankara HBVÜ ve Rus Evi ortaklığındaki "Türk-Rus İlişkileri" sempozyumuna tepki!

Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi (HBVÜ) Asya Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi, Türkiye ve dünyada Kremlin tarafından kurgulanan propaganda mekanizmasının sözcülüğünü yapan Rus Evi ortaklığında skandal bir etkinliğe imza atacak. 17 Şubat 2025 tarihinde üniversitede tertip edilmesi planlanan "II. Dünya Savaşı'nda Türk-Rus İlişkileri Uluslararası Sempozyum ve Sergisi" Türkiye'deki Kırım Tatar diasporasının tepkisini çekti. Bilindiği üzere; Azerbaycan'daki Rus Evi, ülkede casusluk faaliyetleri yürütmesi nedeniyle kapatılmıştı. Azerbaycan Dışişleri Bakanlığı, 6 Şubat 2025 tarihinde yapılan bir açıklama ile Rus Evinin kapatıldığını ilan etmişti. Başkent Ankara'daki Rus Evi de hayata geçirdiği benzer faaliyetlerle Türkiye'de Rus propagandası yürütüyor ve dezenformasyon yayıyor. KIRIM VAKFI BAŞKANI KALKAY'DAN SERT TEPKİ! Kırım Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Vakfı Başkanı Tuncer Kalkay, Rusya'nın Ankara Büyükelçisinin de katılacağı programı sert bir dille eleştirdi. Vakıf Başkanı Kalkay, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: Casusluk faaliyetleri yürüttüğü tespit edilen Rus Evi adlı kuruluş bazı ülkelerde yasaklanırken; Türkiye’nin başkentinde hem de bir devlet üniversitesi ile sempozyum düzenleyebilecek kapasiteye erişebilmesi şaşkınlık veriyor. Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesinde düzenlenecek sempozyumun adı da “II. Dünya Savaşı’nda Türk -Rus İlişkileri” Öyleyse bu döneme yönelik hep beraber aydınlanalım. Bu sempozyum kapsamında olan II. Dünya Savaşı’nda Sovyet Rusyası tarafından Türklere karşı yapılan soykırımlara yer verilecek mi? 1 Kasım 1943 Karaçay Türklerinin Sürgün ve Soykırımına bakılacak mı? 8 Mart 1944 Malkar Türklerinin Sürgünü ve Soykırımı sorulacak mı? 18 Mayıs 1944 Kırım Tatar Sürgün ve Soykırımı anlatılacak mı? 14 Kasım 1944 Ahıska Türklerinin Sürgün ve Soykırımı aydınlatılacak mı? Soykırıma uğrayan bu Türk halkları Türk olarak değerlendirilecek mi? Bu konulara yer verilmemesi bilimselliği ve tarafsızlığı sorgulatacak mı? Ya da aman ilişkilerimiz zarar görmesin diye bu konulara girilmeyecek mi? Dünya Kırım Tatar Kongresi (DQTK) Genel Sekreteri, Kırım Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği Genel Başkan Vekili Av. Namık Kemal Bayar da "Rusya lehine casusluk faaliyeti yaptığı ispat edilerek Azerbaycan'da yasaklanan Rus Evi adlı kuruluş Türkiye'de at oynatıyor" açıklamasını yaptı.

Türk Dışişlerinden Kıbrıs Adası'ndaki BM kararına tepki! Haber

Türk Dışişlerinden Kıbrıs Adası'ndaki BM kararına tepki!

Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı, Kıbrıs Adası'nda konuşlandırılan Birleşmiş Milletler (BM) Barış Gücü'nün görev süresinin 1 yıl uzatılmasıyla ilgili karara tepki gösterdi. Bakanlık, BM Güvenlik Konseyinin kararı hakkında yazılı açıklama yayımladı. "KKTC TARAFININ ATACAĞI ADIMLARA TAM DESTEK VERECEĞİMİZİN ALTINI ÇİZİYORUZ" Türk Dışişleri, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Dışişleri Bakanlığının karar kapsamındaki açıklamalarını desteklediklerinin altını çizdi. Açıklamada şu ifadeler kullanıldı: BM Barış Gücü’nün görev süresi uzatılırken, yerleşik BM uygulamalarının hilafına, Kıbrıs Türk tarafının onayı bu defa da alınmamıştır. BM Barış Gücü’nün KKTC topraklarındaki faaliyetlerinin münhasıran KKTC makamlarının iyi niyeti çerçevesinde yürütülebildiğini hatırlatıyor, anılan faaliyetlerin devamı için hukuki bir zeminin süratle tesisinin elzem olduğunu vurguluyoruz. KKTC tarafının bu çerçevede atacağı adımlara tam destek vereceğimizin altını çiziyoruz. Diğer yandan, BM Güvenlik Konseyi’nin, Barış Gücü’nün görev süresini uzatan bu yılki kararında da raf ömrü tükenmiş ve olası bir çözüm bağlamında gündemden düşmüş olan çözüm modellerine atıfta bulunma ısrarını sürdürmesinden derin hayal kırıklığı duyuyoruz. Kıbrıs meselesine adil, kalıcı ve sürdürülebilir bir çözüm ancak sahadaki gerçekler temelinde bulunabilir. BM Güvenlik Konseyi’ni bu gerçeği kabul etmeye ve Kıbrıs Türk halkının özden gelen hakları olan egemen eşitliğini ve eşit uluslararası statüsünü tescil etmeye çağırıyoruz. KKTC'NİN ONAYI ALINMADAN VERİLEN KARARA TEPKİ GÖSTERİLMİŞTİ KKTC Dışişleri Bakanlığı, BM Güvenlik Konseyinin kararına ilşikin olarak 31 Ocak 2025 tarihinde yazılı açıklama yayımlamıştı. Bakanlık, BM Barış Gücü'nün Ada'daki görev süresinin 31 Ocak 2026'ya kadar uzatılma kararının KKTC tarafının onayı alınmadan alınmış bir karar olduğunu ifade etmişti. Açıklamada, "BMBG’nin görev yönergesinin uzatılmasına dair sözde 'Kıbrıs Hükûmeti'nden alınan rızaya yapılan atıf kabul edilemezdir. Kıbrıs Türk tarafının iradesini ve varlığını yok sayan bu yaklaşımı kesinlikle reddediyoruz. Kuzey Kıbrıs’ta egemenlik, Kıbrıs Türk halkına ve onun devleti olan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne aittir. Barış Gücü’nün ülkemizdeki faaliyetlerini yalnızca meşru bir temele dayandırarak sürdürmesi gerektiğini ise bu vesileyle bir kez daha hatırlatmak isteriz." ifadeleri kullanılmıştı.

Yeni atanan Çin büyükelçisine Doğu Türkistan tepkisi! Haber

Yeni atanan Çin büyükelçisine Doğu Türkistan tepkisi!

Çin’in Türkiye’ye yeni atadığı Büyükelçi Ciang Şuebin, göreve başlar başlamaz sosyal medya üzerinden Türkçe bir mesaj paylaştı. Çin-Türkiye stratejik iş birliğinin daha da güçlendirilmesi için Türkiye’de toplumun her kesiminden insanlarla derinlemesine görüş alışverişi yapmaya ve iş birliği yapmaya hazır olduğunu belirtti. SOSYAL MEDYADA DOĞU TÜRKİSTAN TEPKİSİ Birçok kullanıcı Büyükelçi’nin paylaşımının altına, Doğu Türkistan’daki Uygur Türklerine uygulanan baskılar ve Çin’in bölgedeki politikalarına karşı sert eleştirilerde bulundu. Tepkilerde, Çin'in Doğu Türkistan’daki Uygur Türklerine yönelik insan hakları ihlalleri ve soykırım iddialarına dikkat çekildi.  İşte bazı dikkat çeken yorumlar: •“Türk toplumunun her kesiminden insanlarla derinlemesine fikir alışverişine hazır olduğunuzu söylüyorsunuz. O halde biz Türkler Doğu Türkistan’daki soydaşlarımıza yapılan zulmü kabul etmiyoruz.”  •“Doğu Türkistan’da Müslüman Türklere on yıllardır uyguladığınız zulme son verin, sonra oturup konuşuruz.”  •“Merhaba’nın anlamı barış ve esenliktir. Şayet samimiyseniz, Doğu Türkistan’daki insanlık dışı politikaları durdurun.” “DOĞU TÜRKİSTAN’I SİZDEN KURTARACAĞIZ” Sosyal medya kullanıcıları, Çin yönetiminin Uygur Türklerine yönelik soykırım ve asimilasyon politikalarına dikkat çekerek, Büyükelçi Şuebin’in mesajını samimiyetsiz buldu. Bazı kullanıcılar, “Doğu Türkistan’ı sizden kurtaracağız” diyerek tepkilerini daha sert bir şekilde dile getirdi. ÇİN-TÜRKİYE İLİŞKİLERİ GERİLİYOR MU? Büyükelçinin mesajı, iki ülke arasındaki stratejik iş birliği vurgusu taşısa da Doğu Türkistan konusunda Türk toplumunun taşıdığı hassasiyeti bir kez daha ortaya çıkardı. Uzmanlar, bu tepkilerin Türkiye-Çin ilişkilerinde yeni bir gerilim yaratabileceğine dikkat çekiyor. Çin’in Doğu Türkistan’daki uygulamaları, özellikle Türk kamuoyunda uzun süredir tepkiyle karşılanıyor.

Yeni Kerkük yönetiminden Türkmenlerin eğitimine engel! Haber

Yeni Kerkük yönetiminden Türkmenlerin eğitimine engel!

Tarihi Türk kenti Kerkük'te 10 Ağustos 2024 tarihinde Türkmenlerin yok sayıldığı Vali ve İl Meclis Başkanı seçimleri neticesinde başa geçen Kerkük yönetimi Türkmen okullarını hedef aldı. Yeni Kerkük yönetimi, Türkmenlerin eğitim gördüğü Telafer İlkokulunun boşaltılmasına karar verdi. "TÜRKMENLERE YÖNELİK HAK İHLÂLİNİ HİÇBİR ZAMAN KABUL ETMEYECEĞİZ" Okul idarecileri ve veliler ise söz konusu karara tepki gösterdi. Kerkük İl Meclisi Üyesi Sevsen Cedu ve Kerkük Türkmence Eğitim Müdürü İmat Muhammed, okul idarecileri ve veliler ile bir araya gelerek eğitim engeline ilişkin kararı ele aldı. Türkmeneli Tv'ye konuşan Meclis Üyesi Cedu, diğer Türkmen okullarının da dolaylı yoldan hedef alındığını belirttiği konuşmasında, "Eğitimimize karşı siyaset engeli var. Türkmenlerin hak ihlâlini hiçbir zaman kabul etmeyeceğiz." diyerek Irak hükûmetine çağrıda bulundu.  Öte yandan okulun boşaltılması kararının siyasî olduğunu ifade eden İmat Muhammed ise "Türkmen okullarıyla siyaset yapılmamalı." dedi. KERKÜK'TEKİ SEÇİM SKANDALI Toplamda 16 üyesi bulunan Kerkük İl Meclisi, 10 Ağustos 2024'te 9 üye ile gerçekleştiridiği sözde seçimle Kürdistan Yurtseverler Birliği (KYB) partisine mensup Rebvar Taha'yı Valilik görevine getirdi. Öte yandan Arap Koalisyonundan Muhammed Hafız ise İl Meclis Başkanı seçildi. Türkmenlerin saf dışı bırakılarak yapıldığı oylama tartışma yaratırken, kentteki etnik gruplar arasındaki gerginlik yükseldi. Ayrıca seçime Kürdistan Demokrat Partisi (KDP) üyeleri ve 3 Arap üye de seçime katılım sağlamadı. Irak Türkmen Cephesi (ITC) bir otel odasında gerçekleştirilen sözde seçimin yasal olmadığını belirterek, seçimin iptali için Yüksek Federal Mahkemeye başvuruda bulunmuştu. 

15 Batı ülkesinden çağrı: Uygurları serbest bırakın! Haber

15 Batı ülkesinden çağrı: Uygurları serbest bırakın!

Doğu Türkistan'da cereyan eden Çin'in soykırım, baskı ve asimilasyon politikalarının görmezden gelindiği bir dönemde 15 Batı ülkesi, Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Komisyonu Toplantısı'nda Çin'e çağrıda bulunarak, ülkede keyfî tutuklanan Uygur Türklerinin derhâl serbest bırakılmasını talep etti. 15 BATI DEVLETİNDEN ÇİN'E ÇAĞRI Avustralya'nın BM Büyükelçisi James Larsen, Genel Kurul İnsan Hakları Komitesi Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, "Şeffaflık ve açıklık, endişeleri gidermenin anahtarıdır" diyerek, Pekin yönetiminin Doğu Türkistan'daki sözde "yeniden eğitim kamplarında" bir milyona yakın Uygur Türkünün keyfi olarak tuttuğunu bildirdi. Larsen, insan hakları uzmanlarının Doğu Türkistan'daki tutuklamalar, zorla kürtaj ve zorla çalıştırma konusundaki endişelerini dile getirdiğini belirtti.  Larsen ayrıca ABD, Kanada, Almanya ve Japonya'nın da aralarında bulunduğu 15 ülke adına açıklama yaparak, "Çin'i, Birleşmiş Milletler de dahil olmak üzere bağımsız gözlemcilerin Doğu Türkistan ve Tibet'e sınırsız ve engelsiz erişimine izin vermeye çağırıyoruz" ifadelerini kullandı. ÇİN'İN BM'DEKİ OTORİTESİ SORGULANMAYA DEVAM EDİYOR Öte yandan Çin'in BM'deki hegemon gücünü kullanmaya devam ettiğine işaret eden Larsen, "Çin, Birleşmiş Milletler'in meşru endişelerini ele almak için birçok fırsata sahip. Fakat Çin yönetimi temmuz ayında evrensel periyodik incelemeye sunulduğunda  İnsan Hakları Yüksek Komiserliği Ofisinin değerlendirmesini 'yasa dışı ve geçersiz' olarak nitelendirdi" dedi. "HİÇBİR ÜLKE MUAF DEĞİLDİR" Uygur Türklerinin siyasi görüşlerini barışçıl bir şekilde ifade etmeleri nedeniyle Çin tarafından hedef alındığını kaydeden Larsen, "Hiçbir ülkenin insan hakları sicili mükemmel değildir ancak hiçbir ülke insan hakları yükümlülüklerinin adil bir şekilde incelenmesinden de muaf değildir" dedi. Çin'in BM Büyükelçisi Fu Cong ise Batılı grupları çatışmayı kışkırtmak için insan haklarını "sömürmekle" suçlayarak söz konusu suçlamaları reddetti.

MSB'den Yunanistan'a sert tepki: Şiddetle kınıyoruz! Haber

MSB'den Yunanistan'a sert tepki: Şiddetle kınıyoruz!

Türkiye Cumhuriyeti Millî Savunma Bakanlığı (MSB), Yunanistan Savunma Bakanı Nikolaos Kıbrıs Türklerini ve Türk ordusunu hedef alan düzeysiz, yalan ve iftira dolu açıklamasına sert tepki gösterdi. Yunanistan'ın Kıbrıs'taki Mari limanında deniz üssü kararı alınması sonrası Yunan Savunma Bakanı Dendias, “Mari’de deniz üssü inşa edilmesi önceliklerimiz arasında” açıklamasında bulunmuştu. Dendias açıklamasında EOKA terör örgütüne "en derin saygılarını ve vatansever şükranlarını" sunmuş, Türk askerini Kıbrıs'ta bir kez daha "işgalci" olarak nitelemişti. "KIBRIS TÜRK HALKINI BİR SOYKIRIM GİRİŞİMİNDEN KURTARMIŞTIR" Baknlık konuya ilişkin 17 Temmuz 2024 tarihinde yaptığı yazılı açıklamasında, "Yunanistan Savunma Bakanı Dendias'ın, Kıbrıs Türklerini ve kahraman Türk ordusunu hedef alan düzeysiz, yalan ve iftira dolu açıklamasını şiddetle kınıyoruz. Kahraman Türk ordusu, Türkiye'nin uluslararası anlaşmalardan kaynaklanan garantörlük hakkı uyarınca harekete geçmiş ve 1963 - 1974 yılları arasında Rum tarafınca her türlü zulme maruz bırakılmış olan Kıbrıs Türk halkını bir soykırım girişiminden kurtarmıştır" ifadeleri kullanldı. "MEHMETÇİK KIBRIS'TA BARIŞ VE HUZURUN TEMİNATI OLACAKTIR" Türk askerinin dün ve bugün olduğu gibi yarın da Kıbrıs'ta barış ve huzurun teminatı olacağının altı çizilen açıklamada, "Türk askerinin cesareti ve varlığı sayesinde 1974 yılından bu yana Kıbrıs'ta kan dökülmemiş, Yunanistan'ın Kıbrıs Rum halkı üzerindeki cuntacı baskısı ortadan kalkmış ve Yunanistan'daki askerî rejim yıkılarak demokrasiye dönüş mümkün hâle gelmiştir. Mehmetçik, dün ve bugün olduğu gibi yarın da Kıbrıs'ta barış ve huzurun teminatı olacaktır" denildi. "SİYASİ KARİYER YAPMA ÇABALARI SONUÇ VERMEYECEKTİR" Bakanlık ayrıca Yunan bakanın siyasi kariyer yapma çabaları sonuç vermeyeceğine dikkat çekerek, "Yunanistan Savunma Bakanı'nı, iki ülkenin liderleri tarafından ortaya konan ve Türkiye ile Yunanistan arasındaki ilişkileri yapıcı bir yaklaşımla ilerletmeyi hedefleyen ortak tutumu baltalamaya çalışmaktan vazgeçmeye çağırıyoruz. Dendias'ın, Türk ve Yunan halkları arasına fitne sokmak suretiyle siyasi kariyer yapma çabaları sonuç vermeyecektir" ifadelerini kullandı.

Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
logo
QHA - Kırım Haber Ajansı En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.