Türk Dünyası Yörük Türkmen Birliğinden Suriye ziyareti: Türkmenlerin akıbeti ne olacak?
Muhaliflerin operasyonu ile Suriye’nin devrik diktatörü Beşşar Esed’in 8 Aralık 2024 tarihinde ülkeden kaçarak; Rusya’ya sığınmasının ardından 61 yıllık Baas rejimi son buldu ve tüm dünya gözlerini Şam’a çevirdi. 13 yıl boyunca iç savaşın içinde olan Suriye'de yeni yönetimin ortaya koyacağı eylemler merakla bekleniyor. Ahmet Şara’nın yönetimindeki yeni Şam hükûmeti; nüfus, eğitim, sosyal yaşam, ekonomi ve askerî düzenlemeleri gözden geçiriyor.
SURİYE VE TÜRKİYE GÜNDEMİ NASIL DEĞİŞECEK?
Peki, bu aşamada desteğini arkasına alan Türkiye’nin nüfus politikasında ne gibi değişiklikler olacak? Türkiye geri gönderme programı ile neyi hedefliyor? Suriye’deki Türkmenlerin son durumu ne?
Türk Dünyası Yörük Türkmen Birliği, tüm bunların cevabını aramak için Suriye’de kapsamlı bir saha çalışması yaptı. Türk Dünyası Yörük Türkmen Birliği Genel Sekreteri Cemal Akkuş, Türkmenlerden kısaca bahsettiği yazısında saha çalışması ve hayata geçirilmesi için önerilen projelerden bahsetti. Osmanlı döneminde Suriye’nin Halep, Hama, Humus gibi kentlerine yerleşen Türkmenlerin iç savaş döneminde (2011-2024) ciddi zorluklarla karşı karşıya kaldığını vurgulayan Akkuş, savaş nedeniyle coğrafî kaynaklı olarak Türkiye’ye yönelik olarak büyük bir göç yaşandığını kaydetti.
TÜRK DÜNYASI YÖRÜK TÜRKMEN BİRLİĞİNDEN SAHA ÇALIŞMASI
Türkiye’nin aynı zamanda sınır emniyeti nedeniyle güvenlik sorunu yaşadığını belirten Akkuş, Türkiye Cumhuriyeti İçişleri Bakanlığının ilgili kurum ve kuruluşlarla gerçekleştirdiği iş birliği kapsamında, “Geriye Dönük Göç Programı” başlattığını anımsattı. Akkuş, bu çerçevede Türk Dünyası Yörük Türkmen Birliği Genel Başkanı İrfan Tatlıoğlu ve Türk Dünyası Yörük Türkmen Birliği Dış İlişkiler Başkanı İsmail Mansur Özdemir’in Suriye’de saha çalışması yaptığını ifade etti.
Akkuş saha çalışması hakkında, “9 gün süren saha çalışmasında; rejimin Suriye’de var ettiği despotik etkileri, iç savaşın yarattığı yıkım ve sosyal etki, 14 yıllık süreç içinde Suriye’de oluşan yapı, uluslararası güçlerin bölgesel çalışmalarının etkileri ve zafer sonrasında oluşan hava ve yeniden yapılanma sürecinin etkileri yerinde gözlemlendi.” bilgisini verdi.
"YENİ SURİYE'DE TÜRKMEN VARLIĞI KRİTİK ÖNEM TAŞIYOR"
Türkmenlerin bölge güvenliği, altyapı eksikliği ve ekonomik zorluklar yaşadığının altını çizen Akkuş, bu sorunların Türkmenlerin yerinden edilmesine yol açtığını belirtti. Akkuş buna bağlı olarak, “Bu anlamda yeni kurulacak siyasal sistemde Türkmen varlığı Suriye’nin geleceği için çok kritik bir önem taşımaktadır.” değerlendirmesinde bulundu.
NELER YAPILMALI?
“Neler Yapılmalı?” başlığıyla çeşitli öneriler sunan Akkuş şu maddeleri sıraladı:
Şehirlerin alt ve üst yapısı çok zarar gördüğü için yerine getirmek çok uzun zaman alacaktır. Bu konuda Suriye toplumuna kalkınmanın ancak Suriye halkının gayreti ile olacağının anlatılması gerekmektedir. Suriye ve Türkiye’nin ortak bir kampanya ile halkın geriye göç konusundaki algı, bilinç ve farkındalığını artırması gereklidir.
Az katlı evler bazı bölgelerde küçük müdahalelerle ve bireysel dayanışmalarla devlet gücü gerektirmeden hızla onarılabilir.
Türk ve Türkiye sevgisi, algısı bir imkân olarak kamu diplomasisi faaliyetleri ile beslenmeli ve ihmal edilmemelidir.
Özellikle Türkiye’den Suriye sahasına yönelen insanî yardımın planlı, bütüncül bir sosyal kalkınma programına yönelmesinde fayda bulunmaktadır.
Türkmenlerin siyasî ve sosyal olarak yeni yönetim döngüsünde vazife almasında büyük faydalar vardır.
Suriye’de insanî yardım çalışmaları, etnik ve mezhepsel kimliği aşan bir çerçevede tüm meşru gruplara yönelik yapılırken, soydaş toplulukların desteklenmesi de önemli bir millî misyon olarak asla ihmal edilmemelidir.
PKK ile mücadele edecek Suriye Milli Ordusunun özel bir statü ile varlığını sürdürmesi sağlanmalıdır.
Türkiye’de doğan, ilk ve orta öğretimini Türkiye’de tamamlamış olan gençlerin Türkiye ile akademik bağı kopmamalıdır. Özellikle Türk Kültür merkezleri yaygınlaştırılmalıdır.
Türkmen bölgelerinde katılımcı toplumun bir gereği olan Sivil Toplum Bilinci artırılmalıdır.
Türkiyat, Türkmen ve Osmanlı bölgesel araştırma merkezlerinin kurulması ve bazı üniversitelerimizin enstitü iş birlikleri ile Suriye’den başlayacak bir akademik etkileşimi değerli olacaktır. Yükseköğretim Kurumu bu süreçle alakalı hızlı bir mesai ortaya koymalıdır.
Kaybolan Türklerin izinin bulunması bir ülke politikasına dönüştürülmeli ve bu çalışmaların Suriye’den başlatılması gereklidir.
"GERİYE DÖNÜK GÖÇÜN DESTEKLENMESİ SURİYE TÜRKMENLERİ AÇISINDAN KRİTİK ÖNEM TAŞIYOR"
Akkuş ayrıca yazısında, “Suriye Türkmenlerinin, iç savaşın etkilerinden kurtulması, geri dönüş sürecinin sağlıklı bir şekilde tamamlanması için büyük bir çaba gerekmektedir. Türkiye'nin bu süreçteki rolü, Türkmenlerin tarihsel bağları ve kültürel kimliklerini korumak, eğitim, ekonomik kalkınma ve siyasî temsili güçlendirmek adına çok büyük bir öneme sahiptir. Türk Dünyası Yörük Türkmen Birliğinin gerçekleştirdiği saha çalışmaları, bu sürecin doğru bir şekilde yönlendirilmesi için önemli bir kaynak sunmaktadır. Geriye göçün desteklenmesi, Türkmenlerin kimliklerini koruyarak Suriye'nin demokratikleşme sürecine katkı sağlamaları için kritik bir fırsat sunmaktadır.” yorumunu yaptı.