SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Soykırım

QHA - Kırım Haber Ajansı - Soykırım haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Soykırım haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Norveç, 1944 Kırım Tatar Sürgünü'nün soykırım olarak tanınmasını değerlendirecek Haber

Norveç, 1944 Kırım Tatar Sürgünü'nün soykırım olarak tanınmasını değerlendirecek

Kırım Tatar Milli Meclisi (KTMM) Başkanı Refat Çubarov, Norveç’in, Rus işgali altındaki Kırım'da Rus işgal yönetiminin Kırım Tatarlarına uyguladığı baskılar hakkında ayrıntılı bir rapor hazırlayacağını ve Ukrayna Parlamentosunun 18 Mayıs 1944 Kırım Tatar Sürgünü'nü soykırım olarak tanıma çağrısını değerlendireceğini dile getirdi. KTMM Başkanı Refat Çubarov, 27 Mart 2025 tarihinde yaptığı açıklamada; Ukrayna Dışişleri Bakanı Andriy Sıbiha’nın daveti üzerine, 26 Mart’ta Norveç Dışişleri Bakanı Espen Barth Eide ve Norveç Çalışma ve Sosyal Entegrasyon Bakanı Tonje Brenna ile yapılan toplantıya katıldığını bildirdi. NORVEÇ PARLAMENTOSUNA KIRIM’DAKİ BASKILARLA İLGİLİ RAPOR SUNULACAK Çubarov’un açıklamasına göre; toplantıda Kırım’daki durum ve Kırım Tatar halkının karşılaştığı zorluklar ele alındı. Bu kapsamda; Norveç Dışişleri Bakanı Eide'nin, Ukrayna ziyareti kapsamında elde edilen bilgileri parlamentoya sunulacak bir rapora dönüştüreceğini ve özellikle Kırım Tatarlarına yönelik baskıların detaylı bir şekilde ele alınacağını vurguladı. Ayrıca, Ukrayna Parlamentosu ve KTMM’nin, 18 Mayıs 1944 Kırım Tatar Sürgünü'nün soykırım olarak tanınması çağrısının da bu raporda değerlendirileceğini belirtti. Görüşme sırasında Norveçli bakanlara, Kırım Tatar halkının temsil organları olan Kırım Tatar Milli Meclisi ve Kırım Tatar Milli KuruItayı hakkında bilgi verdiğini belirten Çubarov, “Kırım Tatar halkının öz yönetim kurumlarının oluşumu, Ukrayna devletiyle etkileşimi hakkında konuşurken, Norveç'teki Sami Parlamentosu ile paralellik kurdum” ifadelerini kullandı. Görüşmenin sonunda Çubarov, Norveç’e Ukrayna’nın toprak bütünlüğüne verdiği destek ve sağladığı askeri yardımlar için teşekkür etti. YEDİ DEVLET KIRIM TATAR SÜRGÜNÜ'NÜ SOYKIRIM OLARAK TANIDI Çekya Parlamentosunun üst kanadı olan Senato, 18 Aralık 2024 tarihli genel kurulunda, 18 Mayıs 1944 Kırım Tatar Sürgünü'nü soykırım olarak tanıyan kararı kabul etti. Böylece Çekya, 18 Mayıs 1944 Kırım Tatar Sürgünü'nü soykırım olarak tanıyan 7. ülke oldu. Kırım Tatar Sürgünü’nün 2015 yılında Ukrayna Parlamentosu tarafından soykırım olarak kabul edilmesi sonrasında; 2019 yılında Letonya ve Litvanya parlamentoları, 2022’de ise Kanada Parlamentosunun alt kanadı olan Avam Kamarası, 2024'ün temmuz ayında Polonya Parlamentosunun alt kanadı olan Sejm ve 2024'ün ekim ayında Estonya Parlamentosu (Riigikogu), 18 Mayıs 1944 Kırım Tatar Sürgünü'nü soykırım olarak tanımıştı. 18 MAYIS 1944 KIRIM TATAR SÜRGÜNÜ VE SOYKIRIMI ???? 80 yıldır dinmeyen acı: 18 Mayıs 1944 Kırım Tatar Sürgün ve Soykırımı pic.twitter.com/YcZoYflQPH — QHA - Kırım Haber Ajansı (@qha_kirimhaber) May 16, 2024 Sovyet hükûmeti, Stalin’in emriyle 18 Mayıs 1944’te Kırım’daki tüm Kırım Tatarlarını sürgün etti. Sürgün sırasında Kırım Tatar erkeklerin büyük bir çoğunluğu Kızılordu’da Alman Nazi ordusuna karşı savaşıyordu. Çoğunlukla kadınlar, çocuklar, yaşlılar olmak üzere hayvan vagonlarına doldurulan Kırım Tatarları; Türkistan, Urallar ve Sibirya’ya sürgün edildi. Kırım’dan sürgün edilen 420 bini aşkın Kırım Tatarının yüzde 46’sı sürgün yolunda veya gittikleri yerlerde açlık, susuzluk ve hastalık gibi çeşitli sebeplerden dolayı hayatını kaybetti. Sovyet yönetimi, Vatan Kırım’ın demografik yapısını değiştirmeyi amaçladı ancak Kırım Tatarları, bağrından koparıldıkları o aziz vatanı, Kırım’ı hiçbir zaman unutmadı. Sürgün yıllarında, sürgün edildikleri yerlerde vatana dönmek için çaba gösterdi. Nihayet, yıl 1989’u gösterdiğinde Kırım Tatarları, yavaş yavaş ata topraklarına dönmeye başladı. O tarihten itibaren Kırım Tatarları yaşadıkları yokluklara rağmen vatanda kalma mücadelesini sürdürdü. Kırım Tatarları, 1989’un sonuna kadar sürgün yerlerinde zorla tutuluyordu. Anavatan Kırım’a geri dönme teşebbüsleri, hapisle ve yeni sürgünle cezalandırılıyordu. Sovyetler Birliği’nin dağılmasıyla birlikte Kırım Tatarları vatana dönmeye başladı. Ancak yaklaşık 150 bin Kırım Tatarı maddi yetersizlik ve yasal engeller nedeniyle Türkistan’da kaldı. 2015 yılında Ukrayna Parlamentosu, Kırım Tatar Sürgünü’nü soykırım olarak kabul etti ve 18 Mayıs tarihini “Kırım Tatar Soykırım Kurbanlarını Anma Günü” olarak ilan etti.

Erzurum'da Doğu Türkistan için sessiz yürüyüş Haber

Erzurum'da Doğu Türkistan için sessiz yürüyüş

Erzurum’da sağlık çalışanları, 15 Mart 2025 tarihinde Çin’in Uygur Türklerine karşı uyguladığı soykırım politikalarını protesto etmek amacıyla sessiz yürüyüş gerçekleştirdi. Erzurum kent merkezindeki Lalapaşa Camii’nin önünde bir araya gelen sağlık çalışanları, Türkiye, Doğu Türkistan bayrakları ve pankartlar eşliğinde Yakutiye Medresesi’ne kadar yürüdü. Atatürk Üniversitesi Eczacılık Fakültesi 3. sınıf öğrencisi Ahmet Talha Yer, grup adına yaptığı açıklamada; ümmetin en mazlum coğrafyası olan, tek başına direnmeye çalışan, dünyanın görmezden geldiği, çoğu ülkenin siyasi çıkarları uğruna feda edilen ata yurdu Doğu Türkistan için bir araya geldiklerini ifade etti. 10 MİLYON UYGUR TÜRKÜ TOPLAMA KAMPINDA! Yer, yaptığı açıklamada Doğu Türkistan'ın yok edildiğine dikkat çekerek "Bugün resmi belgelere göre 10 milyon insan toplama kamplarında ve akıl almaz işkencelerle karşı karşıya. 2014’te kurulan bu toplama kamplarında yapılanlar kimsenin duymak bile istemeyeceği cinsten. Toplu tecavüzler, domuz eti yedirmeye çalışma, kısırlaştırma, köle işçi olarak çalıştırma, organ ticareti ve daha tahmin bile edemediğimiz neler, neler." ifadelerini kullandı. "KALANLAR ÖZGÜR MÜ?" Doğu Türkistan'ın bir açık hava hapishanesine çevrildiğini vurgulayan Yer,  açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "Toplama kamplarındakiler dört duvar arasında işkence altındalar, peki ya kalanlar özgür mü? Kardeş Aile Projesi adı altında Çin rejim elemanları, Uygur Türklerini yatak odasına kadar 24 saat gözetliyor, yapay zeka sistemiyle Uygurlar her yerde takip ediliyor, aile üyelerinin hayatıyla tehdit edilerek Uygur kızları zorla Çinlilerle evlendiriliyor. Anne babası toplama kamplarına alınan çocuklar ise çocuk toplama kampına alınarak birer Çinli olarak yetiştiriliyor. Etnik yıkım, asimilasyon çalışmaları, insan haklarının hiçe sayıldığı uygulamalar her aşamada yapılmaya çalışılıyor. Türkler, Müslümanlar ve birer insan olarak bize düşen önce dua etmek, ardından kardeşlerimizin yanında olmak. Filistin davamız gibi Doğu Türkistan haklı davamızı da etrafımıza duyurmak. Müslüman kardeşlerimizin çalınan alın teriyle hatta kanıyla üretilen Çin ürünlerini boykot etmek, bunun için de üretim ağımızda Çin'e muhtaç olmayacağımız sistemler geliştirmek boynumuzun borcudur."

26 Şubat 1992: Hocalı Soykırımı Haber

26 Şubat 1992: Hocalı Soykırımı

Türk yurdu Hocalı’da 33 yıl önce bugün dünyanın gözü önünde Azerbaycan Türklerine yönelik insanlık tarihinin en korkunç soykırımlarından biri gerçekleştirildi. İnsanlık tarihinin kara lekesi Hocalı Soykırımı'nın 33. yıl dönümü, Azerbaycan başta olmak üzere birçok ülkede anılıyor. ERMENİLERİN İNSANLIK SUÇU: HOCALI SOYKIRIMI Sovyet Kızıl Ordusunun 366. Motorize Alayının güdümündeki Ermeni kuvvetleri, 1992 yılında 25 Şubat’ı 26 Şubat’a bağlayan gece, Azerbaycan’ın Dağlık Karabağ bölgesindeki Hocalı şehrinde yaşayan Azerbaycan Türklerine yönelik soykırım başlattı. Ermeniler, 25 Şubat 1992 gecesinden itibaren 936 kilometrekarelik alana sahip, 2 bin 605 aile ile toplam 11 bin 356 kişinin yaşadığı bir Hocalı kasabasına üç koldan saldırdı. Saldırıdan sonraki gün, hafızalardan yıllarca silinmeyecek görüntüler ortaya çıktı. Hocalı kuşatmasından kaçamayan Azerbaycan Türkleri yakın tarihin gördüğü en acımasız, en vahşi zulmüne maruz kaldı. ÇOK SAYIDA SAVUNMASIZ SİVİL KATLEDİLDİ Resmi verilere göre, Hocalı Soykırımı’nda savunmasız durumdaki 106’sı kadın, 70’i yaşlı, 63’ü çocuk olmak üzere 613 Azerbaycan vatandaşı hayatını kaybetti. Vahşi soykırımdan 487 kişi ağır yaralı kurtuldu. Ermeni güçleri bin 275 kişiyi esir aldı, bunların 150’sinden bugüne kadar haber alınamadı. AKILALMAZ İŞKENCE VE ERMENİ VAHŞETİ Eski Ermenistan Devlet Başkanı Serj Sarkisyan, Hocalı Katliamındaki birliklerin başındaki iki komutandan biriydi. Katil Sarkisyan, “Biz bunu Azerbaycanlılara şaka yapmadığımızı göstermek amacıyla ibret olsun diye yaptık” itirafında bulundu. Ermeni doktor Zori Balayan, katliamda pencereye çivilediği 13 yaşındaki bir kız çocuğu üzerinde akıl almaz işkenceyle vahşi bir deney gerçekleştirdi. SORUMLULARI HALEN CEZALANDIRILMADI BM İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’nin 2, 3, 5, 9 ve 17. Maddelerini ihlal eden “Hocalı Soykırımı’nın sorumluları” ise halen cezalandırılmadı.

Çeçen ve İnguş Sürgünleri 81. yıl dönümünde anılıyor Haber

Çeçen ve İnguş Sürgünleri 81. yıl dönümünde anılıyor

Bugün, 23 Şubat 1944 Çeçen-İnguş Sürgünü ve Soykırımının 81. yıl dönümü kaydediliyor. Sovyet Rusya tarafından 23 Şubat 1944’te Çeçen ve İnguş halkalarının sürgün edilmesi, tarihin kara sayfalarından biri olarak hatırlanmaya devam ediyor. Kanlı sürgünlerin mimarı olan Stalin’in emri ile bütün Çeçenler ve İnguşların, Çeçen-İnguş Özerk Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti ve Dağıstan Özerk Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti’nden Orta Asya’ya sürgünü başladı. Bazı verilere göre Çeçen ve İnguş Sürgünü sırasında komünistler tarafından 650 binden fazla kişi sürgün edildi. Avrupa Parlamentosu 2004’te Çeçen ve İnguş halkalarının sürgününü soykırım olarak tanıdı. SÜRGÜN ANMALARI Çeçenistan’da 23 Şubat uzun zamandır Anma ve Matem Günü olarak kaydediliyordu ancak 2011 yılından sonra, Çeçenistan’da Rusya genelinde kutlanan resmi bayramların da kutlanması gerektiği gerekçesiyle (Rusya’da 23 Şubat “Vatan Savunucuları Günü” kaydediliyor) anma gününün 23 Şubat’ta kaydedilmesi yasaklandı. 2012 yılında Kremlin kuklası Çeçenistan Başkanı Ramazan Kadırov, Anma ve Matem gününün babasının, eski Çeçenistan Başkanı Ahmat Kadırov’un ölüm günü olan 10 Mayıs tarihinde yapılmasına karar verdi. Rusya’ya bağlı İnguşetya Cumhuriyetinde 23 Şubat 2018’de Çeçen ve İnguş halkalarının sürgün edilmesinin 74. yıl dönümünde sürgün kurbanları anılmıştı. Rusya Federasyonu’nda İnguşetya Cumhuriyeti’ndeki Nazran şehrinde matem mitingi düzenlenmiş, camilerde ise sürgünün 74. yıl dönümü dolayısıyla dualar okunmuştu. Bununla birlikte anma etkinliklerin çoğu, Avrupa ve ABD şehrinde yapılmıştı. Çeçenler Paris, Strazburg, Nantes, Nice ve Toulouse’da, ayrıca Lahey, Berlin, Viyana, Oslo, Stockholm, Helsinki, Tiflis, İstanbul ve New York’ta bir araya gelerek Stalin’in baskılarının kurbanlarını anmıştı.

Çin'in Münih Başkonsolosluğu önünde Gulca Katliamı anılacak Haber

Çin'in Münih Başkonsolosluğu önünde Gulca Katliamı anılacak

Avrupa'daki Uygur Türkleri, Gulca Katliamı'nı 28. yılında anmak için Çin'in Münih Başkonsolosluğu önünde toplanacak ve hala devam etmekte olan Uygur Soykırımı'na dikkat çekecek. GULCA KATLİAMI'NIN 28. YILI Avrupa Uygur Topluluğu tarafından yapılan çağrıda, "5 Şubat 1997’de Gulca’da gerçekleşen katliamın yıl dönümü vesilesiyle ve Çin hükûmetinin Uygurlara yönelik devam eden acımasız soykırım politikalarına karşı sesimizi yükseltmek için bir araya geliyoruz. Çin hükûmeti Uygurlara karşı bir soykırım yürütmektedir. Tarih tekerrür ediyor ve 'bir daha asla' yaşanmaması gereken şey, şu anda vatanımız Doğu Türkistan’da yaşanıyor. Hep birlikte durmalı, sesimizi yükseltmeli ve Çin hükûmetine net bir mesaj vermeliyiz: Bu vahşeti durdurun! Bize katıl, orada ol ve Çin’in soykırım rejimine HAYIR de!” ifadeleri kullanıldı.  Uygur Haber'in paylaşımına göre protestonun saat 15.00'te başlayacağı aktarıldı.  GULCA KATLİAMI Çin yönetimi, Doğu Türkistan'da 5 Şubat 1997 tarihinde Ramazan ayının son günlerinde, Gulca'da kanlı bir katliam gerçekleştirdi. Doğu Türkistanlılar, aradan geçen 28 yıla rağmen yaşanan vahşeti unutmuyor. 4 Şubat 1997 tarihi Ramazan ayının Kadir Gecesi, Gulca’da düzenlenen bir geleneksel toplantıya katıldıkları gerekçesiyle Uygur Türkü kadınlar Çin polisi tarafından gözaltına alınmıştı. Çin yönetimi, Doğu Türkistan'da 5 Şubat 1997 tarihinde Ramazan ayının son günlerinde, Gulca'da kanlı bir katliam gerçekleştirdi. Doğu Türkistanlılar, aradan geçen 27 yıla rağmen yaşanan vahşeti unutmuyor pic.twitter.com/hAWWspe63j — QHA - Kırım Haber Ajansı (@qha_kirimhaber) February 5, 2024 ÇİN POLİSİ AĞIR SİLAHLARLA HALKA ATEŞ AÇTI Bu kadınların salıverilmesini talep eden halk, ertesi gün (5 Şubat) sokaklara döküldü. Barışçıl bir şekilde başlayan gösteriler, ellerinde ağır silahlar olan Çinli askerler tarafından kalabalığın üzerine rastgele ateş açılmasının ardından katliama dönüştü. TARİHİN EN CİDDİ AYAKLANMALARINDAN BİRİ Uygur Türklerinin taleplerine karşı Çinli askerlerin takındığı tutum, olayların büyümesine sebep oldu ve 1949 Doğu Türkistan işgalinden bu yana, bölgede yaşanan tarihin en ciddi ayaklanmalardan biri meydana geldi. -30 DERECEDE BEKLETİLEN UYGUR TÜRKÜ GENÇLER 5 Şubat ve ilerleyen günlerde devam eden protestolar sırasında yüzlerce Uygur Türkü şehit edildi, binlercesi yaralandı ve gösterilerin akabinde 4 binden fazla Uygur Türkü gözaltına alındı. Bağımsız kaynaklar, Çin polisi tarafından tutuklanan 300’den fazla Uygur Türkü gencin -30 derece soğukta, üzerlerine soğuk su sıkılmış bir vaziyette bekletilerek katledildiğini kaydetti. Gözaltına alınanların çoğundan ise aradan geçen yıllara rağmen hiçbir haber alınamadı. 28 YILDIR HAFIZALARDA  Gulca’da yaşanan katliamın üzerinden 28 yıl geçmesine rağmen, Çin hükûmeti Gulca Katliamı'nın bağımsız kişi ya da kurumlar tarafından incelenmesine bugün hâlâ izin vermiyor.

Ukrayna Cumhurbaşkanı Zelenskıy, Holokost Anma Günü nedeniyle Polonya'da Haber

Ukrayna Cumhurbaşkanı Zelenskıy, Holokost Anma Günü nedeniyle Polonya'da

Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodımır Zelenskıy (Volodimir Zelenski), 27 Ocak 2025 tarihinde Holokost Anma Günü sebebiyle Polonya'ya gitti. Zelenskıy, Nazilerin uyguladığı soykırımda hayatını kaybeden Yahudileri andığı bir paylaşım yaptı. Paylaşımında şu ifadeleri kullandı: "27 Ocak'ta dünya Holokost kurbanlarının anısını onurlandırıyor. Bu, Nazilerin bütün bir ulusu kasıtlı olarak silme girişimiydi: tüm halkı öldürmek ve dünyaya Yahudi ulusunu hatırlatan her şeyi yok etmek. Altı milyon kurban. Holokost suçu asla tekrarlanmamalıdır, ancak ne yazık ki Holokost'un anısı giderek azalmaktadır. Ve tüm ulusların yaşamlarını yok etmeye çalışan kötülük bugün hala dünyada varlığını sürdürmektedir. Hepimiz yaşam uğruna mücadele etmeli ve kayıtsızlığın kötülüğün üreme alanı olduğunu unutmamalıyız. Zulüm ve cinayete yol açan nefretin üstesinden gelmeliyiz. Unutkanlığın kök salmasına izin vermemeliyiz. Kötülüğün galip gelmemesi için mümkün olan her şeyi yapmak hepimizin görevidir. Bu günün arifesinde, hahamlar, diplomatik temsilciler ve devletimizin ekibiyle birlikte, Holokost'ta öldürülen milyonlarca kadın ve erkeğin, yetişkin ve çocuğun anısını onurlandırdık." On January 27, the world honors the memory of the victims of the Holocaust. It was the Nazis' deliberate attempt to erase an entire nation—to kill all its people and destroy everything that reminded the world of the Jewish nation. Six million victims. The crime of the Holocaust… pic.twitter.com/CQC14lvvpF — Volodymyr Zelenskyy / Володимир Зеленський (@ZelenskyyUa) January 27, 2025 HOLOKOST ANMA GÜNÜ Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, 1 Kasım 2005 tarihli kararıyla, 27 Ocak gününü “Uluslararası Holokost Anma Günü” olarak kabul etti. 2. Dünya Savaşı’nda milyonlarca Yahudi, Nazi orduları tarafından öldürürken, 1941 yılında Alman askerlerince işgal edilen Ukrayna’nın başkenti Kıyiv’de 33 bin 771 Yahudi iki gün içerisinde Babiy Yar vadisinde katledilmişti. Aynı zamanda 27 Ocak 2025 tarihi, Polonya'daki Auschwitz toplama kampının kurtarılışının 80. yıl dönümü olma niteliği de taşımakta.  AUSCHWİTZ TOPLAMA KAMPI Auschwitz toplama kampı kompleksi kendi türünde Nazi rejimi tarafından oluşturulan en büyük kamplardan biriydi. Kampların hepsinde zorunlu çalıştırılmak için getirilmiş ve hapsedilmiş esirler vardı. Kamplar savaş öncesi Almanya-Polonya sınırında yer alan Yukarı Silesia yakınına, Krakow'un  batısına kuruldu. Yukarı Silesia bölgesi Polonya'nın işgal edilmesinin ardından 1939 yılında Nazi Almanyası'na katıldı. Almanya'nın ve Alman işgali altındaki Avrupa'nın en önemli güvenlik, gözetim ve terör organı olan Schutzstaffel (SS) subayları, Polonya'daki Oswiecim şehrinin yakınına üç tane ana kamp kurdu. Bu kamplar: Mayıs 1940'ta Auschwitz I, 1942'nin başında Auschwitz II (Auschwitz-Birkenau) ve Ekim 1942'de Auschwitz III (Auschwitz-Monowitz) kamplarıdır. Auschwitz kampları, Nazi rejiminin ve Polonya'daki Alman işgalci birliklerin gerçek düşmanlarının ve düşman olduğu düşünülen kişilerin hapsedilmesini amaçlıyordu. Ayrıca Nazi Almanyası'nın güvenliği için, SS subayları ve polis tarafından ölüm emri verilen küçük, hedef grupların fiziksel olarak ortadan kaldırılabileceği bir alan sağlıyordu. 1942'den 1944 yazının sonuna kadar Avrupa'da Almanya tarafından işgal edilmiş ya da Almanya'nın müttefiki olan hemen hemen bütün ülkelerden trenler, Auschwitz-Birkenau kampına Yahudi taşımaya devam etti. 7 Ekim 1944'te, Auschwitz-Birkenau'da Krematoryum IV'e götürülecek yüzlerce esir, öldürüleceklerini öğrendiğinde ayaklanma çıkardı. Ayaklanma sırasında, esirler 3 gardiyanı öldürdü ve krematoryumu ve yanındaki gaz odasını yaktı. Esirler, yakınlardaki silah fabrikasında zorla çalışan Yahudi kadınlar tarafından kampa kaçak olarak sokulan patlayıcıları kullandı. Almanlar ayaklanmayı bastırdı ve ayaklanmaya katılan esirlerin neredeyse hepsini öldürdü. Patlayıcıları kampa getiren Yahudi kadınlar ise, Ocak 1945'in başında herkesin gözü önünde asılarak idam edildi. Auschwitz toplama kampında tutulanlar, 27 Ocak 1945'te serbest kalabildi. Auschwitz, yaklaşık 6 milyon insanın toplama kamplarında öldürüldüğü Yahudi soykırımı için simge niteliği taşıyor. Sadece Auschwitz kampında yaklaşık 1 milyondan fazla kişinin öldürüldüğü tahmin ediliyor.

KTMM Başkanı: Ukrayna, Çerkes halkının haklarının iadesi adına çok önemli bir adım attı Haber

KTMM Başkanı: Ukrayna, Çerkes halkının haklarının iadesi adına çok önemli bir adım attı

Ukrayna Parlamentosu (Verhovna Rada), bugün Rus İmparatorluğu tarafından Çerkes halkına yönelik gerçekleştirilen sürgünü, soykırım olarak tanıyan kararı kabul etti. Kırım Tatar Milli Meclisi (KTMM) Başkanı Refat Çubarov, Ukrayna Parlamentosunun bu önemli kararı kabul ederek; Çerkes halkının haklarının iadesi yönünde dünyanın daha fazla ilerlemesini sağlamak adına çok önemli bir adım attığını ifade etti. Kırım Haber Ajansına konuşan KTMM Başkanı Refat Çubarov, "Rus İmparatorluğu tarafından Çerkes halkına yönelik gerçekleştirilen soykırımın tanınması, Ukrayna Parlamentosunun Rusya’nın köleleştirilmiş halkları destekleme yönündeki sistematik faaliyetlerinin bir devamıdır" dedi. Çubarov, Ukrayna Parlamentosunun; 2022-2024 yılları arasında Çeçen ve İnguş halklarına destek olmak amacıyla benzer kararları aldığını vurguladı. Ayrıca, uluslararası topluma ve yabancı devletlerin yönetimlerine; Rusya’nın köleleştirilen halklarının kendi topraklarında kendi kaderini tayin etme hakkına destek verme çağrısını içeren bir kararı da kabul ettiğini hatırlattı. KTMM Başkanı Çubarov, Ukrayna Parlamentosunun Çerkes halkının soykırımını tanımasıyla Rusya Federasyonunun Çarlık Rusyası'nın devamı olduğunu bir kez daha gösterdiğine dikkat çekti. Şu anda Rusya Federasyonu sınırları içinde yaşayan Kabardeyler, Çerkesler, Adıgeler ve Şapsığlar'ı ataları soykırıma uğramış ve yapay idari sınırlarla bölünmüş tarihi Çerkesya'nın mirasçısı olan tek bir Çerkes veya Adige halkı olarak tanıyan karar hakkında Çubarov, şu ifadeleri kullandı: Böylece Ukrayna devleti; Kabardeyler, Çerkesler, Adigeler ve Şapsığların tek bir Çerkes-Adige halkının etnik toplulukları olduğunu, kendi tarihi topraklarına geri dönme haklarını çok açık bir şekilde ortaya koymaktadır. Bu kararın siyasi olduğunu söyleyebiliriz ve bu doğru. Ancak bu karar tarihi adaletin yeniden sağlanmasına yöneliktir ve Çerkes halkına kendi topraklarında bağımsız bir Çerkes devleti kurma fırsatını sağlayacak kararların kanunlar düzeyinde alınacağı zaman da kesinlikle gelecektir. Ukrayna devleti bugün Çerkes halkının haklarının iadesi yönünde dünyanın daha fazla ilerlemesini sağlamak adına çok önemli bir adım attı.” UKRAYNA ÇERKES HALKININ SOYKIRIMINI TANIDI Ukrayna Parlamentosu (Verhovna Rada), Rus İmparatorluğu tarafından Çerkes halkına yönelik gerçekleştirilen sürgünü soykırım olarak tanıyan kararı kabul etti. “Rusya İmparatorluğu Tarafından Çerkes Halkına Yönelik Gerçekleştirilen Soykırımın Tanınmasına İlişkin Karar”, 1763-1864 Rus-Kafkas Savaşı sırasında Çerkeslerin kitlesel imhasının ve tarihi anavatanlarından Osmanlı Devleti'ne zorla sürülmelerinin soykırımın tüm belirtilerini taşıdığını kabul ediyor. Bununla birlikte belgede ayrıca, tüm ülkelere ve uluslararası örgütlere bu soykırımı tanıma, Rusya Federasyonu'na işlediği soykırım suçunu resmen kabul etme ve bunun için özür dileme çağrıları yer alıyor.

ABD Kongresine Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik eylemlerinin soykırım olarak tanınmasını öngören tasarı sunuldu Haber

ABD Kongresine Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik eylemlerinin soykırım olarak tanınmasını öngören tasarı sunuldu

ABD Temsilciler Meclisine, Rusya'nın Ukrayna'ya karşı yürüttüğü geniş çaplı savaş sırasında gerçekleştirdiği eylemlerin soykırım olarak tanınmasını öneren yeni bir karar tasarısı sunuldu. İKİ PARTİDEN DESTEK Ukrayna'nın Vaşington (Washington) Büyükelçisi Oksana Markarova, 7 Ocak’ta sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada ABD Temsilciler Meclisine, Rusya'nın Ukrayna'ya karşı yürüttüğü savaş sırasında gerçekleştirdiği eylemlerin soykırım olarak tanınmasını öneren yeni bir karar tasarısı sunulduğunu duyurarak ilgili tasarının, yeni Kongreye Ukrayna ile ilgili sunulan ilk belge olduğunu belirtti. Karar tasarısının Temsilciler Meclisi üyelerinden oluşan iki partili bir grup tarafından sunulduğu belirtildi. Tasarıda yer alan önsöz kısmında, Rusya'nın geniş çaplı savaş sırasında gerçekleştirdiği; sivil halka yönelik saldırılar, doğumhaneler ve sağlık kuruluşlarının bombalanması, çocuklar dahil yüzbinlerce Ukraynalıyı Rusya'ya ve işgal altındaki bölgelere zorla nakletme gibi eylemlerinin Birleşmiş Milletler Soykırımın Önlenmesi ve Cezalandırılması Sözleşmesi'nin 2. maddesinde belirtilen soykırım suçları kriterlerine uyduğu ifade edildi. Belgenin karar kısmında ise Rusya, Ukrayna halkına karşı soykırım eylemleri gerçekleştirmesi nedeniyle kınanıyor ve ABD'nin NATO ve AB ülkeleriyle iş birliği yaparak Ukrayna'ya destek olmaya devam etmesi gerektiği vurgulanıyor. Ayrıca, Rusya'nın siyasi liderleri ve askeri personelinin savaş suçları, insanlığa karşı suçlar ve soykırım suçları nedeniyle uluslararası mahkemelerde yargılanmasına destek veriliyor. Benzer tasarı daha önce 2023 yılının başlarında, önceki dönem Kongreye de sunulmuştu. AKPM: RUSYA UKRAYNA'YA YÖNELİK SOYKIRIM POLİTİKASINI SÜRDÜRÜYOR  Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi, 3 Ekim 2024 tarihinde “Holodomor’un 90. yıl dönümünün anılması: Ukrayna bir kez daha soykırım tehdidiyle karşı karşıya" başlıklı bir kararı kabul etmişti. Kararda, Rusya’nın Ukrayna’ya karşı yürüttüğü saldırgan savaşın, Ukrayna milletini yok etmeye yönelik önceki girişim bağlamında değerlendirilmesi ve bunun Rusya'nın soykırım politikasının yeni bir aşaması olarak görülmesi gerektiği vurgulanmıştı.

Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
logo
QHA - Kırım Haber Ajansı En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.