SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Savaş

QHA - Kırım Haber Ajansı - Savaş haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Savaş haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Alman istihbaratı: Putin, NATO ile savaşa hazırlanıyor Haber

Alman istihbaratı: Putin, NATO ile savaşa hazırlanıyor

Almanya Federal İstihbarat Teşkilatı (BND) ve Almanya Silahlı Kuvvetleri (Bundeswehr), Rusya'nın Batı'yı bir düşman olarak gördüğünü; askeri gücünü artırdığını ve NATO ile büyük çaplı bir çatışmaya hazırlandığını öngördü. İstihbarat raporu, Batı Alman Radyo Televizyon Kurumu ve Kuzey Alman Radyo Televizyon Kurumu ile Süddeutsche gazetesi tarafından dünya kamuoyu ile paylaşıldı. Raporda; Putin'in imparatorluğunun, emperyalist hedeflerini gerçekleştirmek için askeri güç kullanmaya hazır olduğu dile getirildi. Putin'in yalnızca Ukrayna ile yetinmeyeceği belirtildi. Rusya'nın "büyük ölçekli konvansiyonel bir savaş" yürütebilmek için gerekli tüm koşulları hazırladığı kaydedildi. Bu saldırı ile Kremlin'in, NATO Anlaşması'nın 5. maddesi olan acil durumlarda tüm üye ülkelerin yardım sağlama yükümlülüğünü test etmek istediği ifade edildi. Öte taraftan; istihbarat analizinde Rus ordusunun, Ukrayna'daki işgal girişimi ve saldırıları kapsamında ciddi bir tecrübe elde ettiği kaydedildi. Putin Rusyası'nın, Ukrayna'daki eylemlerinin uzlaşmadan çok uzak olduğu ve savaşı devam ettirmek istediği belirtildi. Raporda, Rusya'nın orta vadede NATO'ya karşı büyük çaplı bir konvansiyonel savaş yürütecek potansiyelde olmadığını ancak bir veya daha fazla NATO ülkesine karşı sınırlı bir askeri saldırganlığın mümkün olabileceği belirtildi. Bu hususta, Baltık ülkelerine işaret edildi. BND: UKRAYNA'DAKİ SAVAŞ BİTERSE, RUS ORDUSU BALTIK'A KONUŞLANACAK BND raporu, Baltık sınır bölgelerindeki Rus askerlerinin ve teçhizatının dörtte üçünün şu anda Ukrayna'da olduğunu, hava kuvvetleri ve donanmanın tam alarma geçirildiğini gösterdi. BND raporuna göre; eğer Ukrayna'daki topyekun savaş sona ererse, Rus birlikleri Baltık bölgesine konuşlandırılacak. Bilindiği üzere; ağır kayıplara ve Batı yaptırımlarına rağmen Putin Rusyası silahlanmaya devam ediyor. Kremlin'in askeri harcamalarını, baş döndürücü bir hızla artırdığı belirtiliyor. Bundeswehr ve BND; Rus askeri endüstrisinin, Ukrayna'daki savaş için ihtiyaç duyulandan çok fazlasını ürettiğini açıkladı. RUS ORDUSU, 2026 YILINA KADAR 1.5 MİLYONA ÇIKARILACAK  Rusya Federasyonu, askeri bütçesini 2021'e kıyasla neredeyse dört katına çıkardı. 2025'e kadar askeri harcamaların tutarı, yaklaşık 120 milyar avroya ulaşacak. Bu da Rusya'nın gayrisafi yurt içi hasılasının (GSYİH) yüzde 6'sından fazlasına karşılık geliyor. 2026 yılına kadar Rusya Silahlı Kuvvetlerinin personel sayısının, 1,5 milyon askere çıkarılması planlanıyor. Ayrıca Almanya'nın raporunda Kremlin'in, 2022 yılında gerçekleştirdiği stratejik plana yer verildi. Buna göre; Rusya Federasyonu'nun NATO sınırındaki personel, silah ve askeri teçhizat sayısının yüzde 30-50 oranında artırılması gerekiyor.

Macar lider Orban, savaş söylemleriyle Rusya'yı kışkırtıyor! Haber

Macar lider Orban, savaş söylemleriyle Rusya'yı kışkırtıyor!

Macaristan Başbakanı Viktor Orban, katıldığı bir programda Rusya'yı Avrupa ülkelerinin üzerine kışkırtarak; bölgenin savaşa hazırlandığını ileri sürdü. Bilindiği üzere; Avrupa Birliği, üye ülkelerden kritik ekipman stoklarını artırmalarını ve vatandaşları acil durumlara karşı en az 72 saat yetecek temel malzeme bulundurmaya teşvik etmelerini istedi. Bu konuyu diline dolayan Rus yanlısı Orban, "Bunun arkasına bakarsanız, bu insanların akıllarından geçenleri görünce dehşete düşersiniz, bir şeye mi hazırlanıyorlar?" diyerek; Avrupa ülkelerinin savaşa hazırlandığını iddia etti. AVRUPA'NIN SAVAŞ TEHDİDİ ALTINDA OLMADIĞINI İDDİA ETTİ Avrupa'nın savaş tehdidi altında olmadığını savunan Orban, NATO üyesi bir ülkeye "saldırılamayacağını" öne sürdü. Rus yanlısı Başbakan Orban, aksine Avrupa'nın savaş istediğini, bununla birlikte var olan savaşı da körüklemeyi amaçladıklarını iddia ederek kamuoyunu dehşete düşürdü. Macaristan'ın muhtemel bir savaşta asla yer almayacağını söyleyen Orban, "Savaş tehdidi yok, Macaristan kimseyle savaşa girmeyecek, barışın yanında yer alacağız, Avrupa savaşa girerse biz kesinlikle savaşa girmeyeceğiz" ifadelerini kullandı.  Diğer yandan Amerika Birleşik Devletleri'nin (ABD) de ateşkes için çabaladığını belirten Orban, "Barış istiyorsanız, Amerikalılara destek verin!" dedi.

ABD ve Ukrayna, Karadeniz'de seyrüsefer güvenliği konusunda anlaştı Haber

ABD ve Ukrayna, Karadeniz'de seyrüsefer güvenliği konusunda anlaştı

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve Ukrayna; Karadeniz'de seyrüsefer güvenliğinin sağlanması, kuvvet kullanımının ortadan kaldırılması ve ticari gemilerin askeri amaçlı kullanılmasının önlenmesi konusunda anlaştı. "ENERJİ ATEŞKESİ BUGÜN BAŞLAYABİLİR" Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodımır Zelenskıy, bugün Riyad'da gerçekleşen görüşmeler hakkında açıklama yaptı. Cumhurbaşkanı Zelenskıy, ABD ile görüşmelere liderlik yapan Ukrayna Savunma Bakanı Rüstem Umerov ile gün boyu irtibatta olduğunu belirtti. Zelenskıy, görüşmelerin olumlu geçtiğini dile getirdi. Ukrayna Cumhurbaşkanı, enerjiyle ilgili ateşkesin bugün başlaması konusunda ABD tarafıyla mutabakata varıldığını duyurdu. Ukrayna lideri, "Anlaşmalar var ve bunlar oldukça spesifik. Enerji sektörümüzle ilgili olarak bugün ateşkesin başlayabileceği konusunda Amerikan tarafıyla mutabakata varıldı" açıklamasını yaptı. Görüşmede; tarafların, Karadeniz'de güvenliğin nasıl daha fazla sağlanacağı ve normal deniz taşımacılığının nasıl sağlanacağı konusunda da görüş alışverişinde bulunduğu öğrenildi. Zelenskıy, "Ukrayna için halkımızın Rus esaretinden kurtarılması temel öneme sahiptir: Askerlerimiz, sivillerimiz ve Rus işgalciler tarafından zorla götürülen çocuklarımız. ABD'nin bu insani konularda yardıma istekli olmasından dolayı minnettarım ve bu durum Amerikan tarafıyla yaptığımız açıklamada da kayıt altına alınmıştır" dedi. "RUSYA, TÜM DÜNYAYI ALDATMAYA ÇALIŞIYOR" Rusya'nın ateşkes ve anlaşmalar hususundaki yalanlarını da ifşa eden Zelenskıy şöyle konuştu: "Ukrayna, savaşı sona erdirmek için mümkün olan en kısa sürede ve tamamen şeffaf bir şekilde çalışmaya hazırdır. Ama maalesef daha şimdiden, müzakerelerin başladığı gün, Rusların nasıl manipüle etmeye başladığını görüyoruz. Zaten anlaşmaları çarpıtmaya, hem arabulucularımızı hem de tüm dünyayı aldatmaya çalışıyorlar. Beyaz Saray'ın yayınladığı çok net açıklamalar var. Orada ne yazdığını herkes görebiliyor. Ve Kremlin'in yine yalan söylediği bir şey var: Karadeniz'deki sessizliğin yaptırımlar meselesine bağlı olduğu ve enerji konusundaki sessizliğin başlangıç ​​tarihinin 18 Mart olduğu iddiası. Moskova her zaman yalan söyler. Ve Moskova'nın tekrar yalan söylemesine izin verip vermeyecekleri, dünyaya, gerçekten barışa ihtiyacı olan herkese bağlı." "BU SAVAŞI UZATAN RUSYA'NIN TUTUMUDUR" "Biz Ukrayna olarak anlaşmaların işlerliğini sağlamak için elimizden geleni yapacağız. Ancak Ruslar şunu bilmeli ve anlamalıdır: Eğer saldırırlarsa, güçlü bir karşılık alacaklardır. Ve sorumluluk onların üzerinde olacak. Ve eğer Ruslar daha sonra saldırıların enerji veya sivil altyapıya yönelik olmadığına dair hikayeler anlatırlarsa, herkes her şeyi görecek. Hatırlatmak isterim ki, 11 Mart'tan bu yana Amerika'nın tam ve koşulsuz ateşkes önerisi her yerde masada; sadece enerji konusunda ve Karadeniz'de değil. Buna razı olmayan Rusya oldu. Bu savaşı uzatan Rusya'nın tutumudur." Rusya'nın enerji tesisleri ve Karadeniz'deki ateşkesi kabul etmiş gözüktüğünü ancak saldırılara devam ettiğini vurgulayan Zelenskıy, böylece Batı'nın ve ABD'nin yaptırımlarından kaçmaya çalıştığını vurguladı. BEYAZ SARAY'DAN ATEŞKES VURGUSU Beyaz Saray, 25 Mart 2025 tarihinde Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad şehrinde düzenlenen görüşmenin sonrasında taraflar arasında varılan anlaşmayı duyurdu. ABD ile Ukrayna, ayrıca Rusya ve Ukrayna'nın enerji tesislerine yönelik saldırıları yasaklama anlaşmasının uygulanmasına ilişkin tedbirler geliştirme konusunda da müzakereye vardı. Ayrıca Beyaz Saray'dan yapılan açıklamada, "ABD ve Ukrayna, ABD'nin savaş esirlerinin değişimi, sivil tutukluların serbest bırakılması ve zorla nakledilen Ukraynalı çocukların geri gönderilmesi konularında yardımcı olmaya kararlı olduğu konusunda mutabakata vardı." ifadelerine yer verildi. Taraflar, enerji ve denizcilik anlaşmalarının uygulanmasını desteklemek amacıyla üçüncü ülkelerin iyi niyetli girişimlerini de memnuniyetle karşıladı. Açıklamada ayrıca, "ABD, Rusya-Ukrayna çatışmasında her iki taraftaki ölümlerin durdurulması gerektiği yönündeki Başkan Trump'ın ısrarını, kalıcı bir barış anlaşmasına varılması yolunda gerekli bir adım olarak her iki tarafa da yineledi." ifadelerine yer verildi. Bu amaçla ABD; Riyad'da varılan anlaşmalar doğrultusunda, barışçıl bir çözüme ulaşmak amacıyla iki taraf arasındaki müzakereleri kolaylaştırmaya devam edeceğini dile getirdi. UKRAYNA SAVUNMA BAKANI UMEROV, 25 MART'TAKİ GÖRÜŞMELERİN SONUÇLARINI AÇIKLADI Ukrayna ve ABD, Riyad'da gerçekleşen görüşmede; Karadeniz'de seyrüsefer güvenliğinin sağlanması ve Rusya ile Ukrayna'daki enerji altyapılarına yönelik saldırıların yasaklanması da dahil olmak üzere beş temel anlaşmaya vardı. Umerov, sosyal medya üzerinden anlaşmalar hakkında bilgi verdi. RİYAD GÖRÜŞMELERİ Ukrayna ve ABD heyetleri arasında, 23 Mart 2025 tarihinde Suudi Arabistan'ın Riyad kentinde bir görüşme gerçekleşti. Ukrayna heyetine başkanlık eden Ukrayna Savunma Bakanı Rüstem Umerov, yaptığı yazılı açıklamada görüşmenin sonuçlarını açıkladı. Görüşmelerin yapıcı ve anlamlı geçtiğini belirten Umerov, özellikle enerji sektöründeki önemli konuların ele alındığını aktardı.  Avrupa için onurlu ve kalıcı bir barışı sağlamak adına uğraştıklarını vurguladı. Ukrayna ve ABD heyetleri, 23 Mart'ta Ukrayna-ABD görüşmeleri ve 24 Mart'ta ABD-Rusya görüşmelerinin ardından 25 Mart Salı günü Riyad'da bir toplantı daha gerçekleştirdi. UKRAYNA HEYETİNDE KİMLER VARDI? Yapılan açıklamalara göre Riyad'da görüşme gerçekleştiren heyete Ukrayna Savunma Bakanı Rüstem Umerov başkanlık etti. Aynı zamanda heyette;  Ukrayna Dışişleri Bakanlığı Devlet Sekreteri Oleksandr Karaseviç,  Cumhurbaşkanlığı Ofisi Başkan Yardımcıları Pavlo Palis ve Ihor Jovkva ile Enerji Bakan Yardımcısı Mıkola Kolisnık yer aldı.

TBMM Başkanı: Rusya-Ukrayna arasındaki savaşın bitirilmesiyle güvensizlik meselesi ortadan kalkacak Haber

TBMM Başkanı: Rusya-Ukrayna arasındaki savaşın bitirilmesiyle güvensizlik meselesi ortadan kalkacak

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Numan Kurtulmuş, 16 Mart 2025 tarihinde İstanbul Göztepe'deki TBMM Filizi Köşk Sosyal Tesisinde sivil toplum kuruluşu (STK) temsilcileriyle iftar programında bir araya geldi. Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA), Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı (YTB), Yunus Emre Enstitüsü ve Türk Maarif Vakfının yanı sıra pek çok STK temsilcisinin yer aldığı programda, TBMM Başkanı Kurtulmuş davetlilere hitap etti. Türkiye Cumhuriyeti'nin sınır güvenliği, Suriye'deki yeni yönetim ve İsrail-Filistin meselelerine değinen Kurtulmuş, işgalci Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik saldırganlığına da vurgu yaptı.  "SAVAŞIN BİTİRİLMESİYLE AVRUPA'NIN GÜVENSİZLİK MESELESİ ORTADAN KALKACAK" Kurtulmuş, Türkiye'nin Ukrayna-Rusya Savaşı'ndaki rolüne işaret ettiği konuşmasında bölgede daha fazla kan ve gözyaşının yaşanmamasını istediğini belirtti. Ayrıca Ukrayna ve Rusya arasında adil, hakkaniyetli ve iki tarafın da kabul edeceği bir barışın sağlanması için Türkiye'nin olağanüstü gayret gösterdiğini ifade eden Kurtulmuş, "Rusya-Ukrayna arasındaki savaşın bitirilmesiyle özellikle Avrupa'nın bütününü etkisini altına alan güvensizlik meselesi ortadan kalkacak ve böylece savaşın Rusya-Ukrayna arasında olmaktan öte Rusya ile topyekûn Batı arasında bir savaş haline dönmesi önlenecektir." dedi.

Bakan Sıbiha: Putin savaşı sürdürmek istiyor Haber

Bakan Sıbiha: Putin savaşı sürdürmek istiyor

Ukrayna Dışişleri Bakanı  Andriy Sıbiha (Andrii Sybiha), 15 Mart 2025 tarihinde Japonya merkezli bir devlet kamu yayıncılığı kuruluşu olan NHK'ya bir röportaj verdi. Bakan Sıbiha, röportajında Ukrayna'nın bu yıl savaşı bitirmek istediğini vurgularken, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in de savaş istediğini ve dünyanın Moskova'dan 30 günlük geçici ateşkes teklifine gelecek yanıtı beklediğini kaydetti. CEPHE HATTINI İZLEMEK İÇİN BİR YOL HARİTASI HAZIRLANACAK Sıbiha, Moskova'nın Vaşington'un ateşkes önerisini reddetmesi halinde Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Donald Trump yönetiminin Rusya'ya baskı yapması gerektiğini vurguladı. Öte yandan Bakan, Ukraynalı millî bir grubun bin 300 kilometreden uzun cephe hattını izlemek için bir yol haritası hazırlamaya başlayacağını ifade etti. Sıbiha, Ukrayna'nın ateşkesi izlemek için uluslararası personelin katılımına ihtiyaç duyabileceği için ABD ve diğer ülkelere de danışacağını aktardı. JAPONYA UKRAYNA'NIN ASYA'DAKİ EN YAKIN ORTAĞI Japonya'yı “Asya'daki en yakın ortak” olarak nitelendiren Bakan Sıbiha, Japonya'nın Ukrayna'ya “Rusya'nın acımasız saldırganlığının ilk dakikalarından itibaren sürekli ve tereddütsüz destek” sağladığı için teşekkür etti. JAPON ŞİRKETLERE UKRAYNA'NIN YENİDEN İNŞASI İÇİN ÇAĞRI Kendisine yöneltilen Ukrayna'nın Japonya'dan en çok ne tür bir destek beklediği sorusuna ise Bakan, ülkesinin yeniden inşa konusunda yardıma ihtiyacı olduğuna dikkat çekti. Sıbiha, yeniden inşa sürecinin Japon şirketleri için de fırsatlar sunduğunu sözlerine ekledi.

Zelenskıy: Putin ateşkes istemiyor, savaşa devam etmek istiyor! Haber

Zelenskıy: Putin ateşkes istemiyor, savaşa devam etmek istiyor!

Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodımır Zelenskıy, Cidde'deki görüşmelerin ardından önerilen 30 günlük ateşkesin uygulanmasının; Rusya'nın süreci uzatma girişimlerine ABD'nin güçlü bir yanıt vermesine bağlı olacağını söyledi. Cumhurbaşkanı Zelenskıy, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, "Putin bu savaştan çekilemez, çünkü aksi takdirde elinde hiçbir şey kalmaz" dedi. "PUTİN KENDİ İSTEĞİYLE SAVAŞI BİTİREMEYECEK ANCAK ABD'NİN ETKİSİ ONU BUNA ZORLAYABİLİR" Topyekun savaşın sona ermesi için önemli bir adım olan geçici ateşkesi kabul ettiklerini bildiren Zelenskıy, bu teklife karşı savaş suçlusu Rusya'nın bazı ön koşullar ile karşılık verdiğini kaydetti. Ukrayna Cumhurbaşkanı, "(Putin) Ateşkes istemiyor, savaşa devam etme niyetinde. Bu, her zaman biliniyordu şimdi de apaçık ortada" şeklinde konuştu. ABD'nin Rusya Federasyonu üzerinde baskı kurması gerektiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı, "Putin kendi isteğiyle savaşı bitiremeyecek, ancak ABD'nin etkisi onu buna zorlayabilir." değerlendirmesini yaptı. Putin'in sunduğu ön koşulların diplomasiyi engelleme amacı taşıdığını belirten Zelenskıy, "Putin'in sunduğu her koşul, diplomatik çabaları engelleme girişiminden ibaret. Rusya böyle çalışıyor... Putin bu savaştan çekilemez, çünkü aksi halde elinde hiçbir şey kalmaz." dedi. Ukrayna-Rusya Savaşı'nda ateşkesin sağlanabilmesi için ABD ile etkili ve hızlı bir iş birliğine hazır olduklarını belirten Ukrayna lideri, "Biz savaş oyunlarıyla vakit kaybetmek istemiyoruz. Savaşın her günü, halkımız için bir can kaybı demek ve bu bizim en değerli varlığımızdır." değerlendirmesini yaptı.

ABD, Avrupa ve Ukrayna: Adil bir barış sağlanabilecek mi? Haber

ABD, Avrupa ve Ukrayna: Adil bir barış sağlanabilecek mi?

Dilara Dilşah KAYA / QHA Ankara Rusya’nın Ukrayna’ya karşı 24 Şubat 2022 tarihinde başlattığı topyekûn işgal girişimi ve saldırılar üçüncü yılını geride bırakırken, adil bir barışın sağlanması için de çalışmalar devam ediyor. Son zamanlarda barışın sağlanması hususunda gerçekleştirilen zirveler, Amerika Birleşik Devletleri (ABD), Fransa, Birleşik Krallık ve Avrupa Birliğinin (AB) açıklamaları da gündemden düşmüyor. Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Füsun Özerdem; 2 Mart’ta Londra'da gerçekleşen zirveyi, ABD Başkanı Donald Trump’ın söylemlerinin ardından değişen Avrupa Birliği (AB) politikalarını Kırım Haber Ajansına (QHA) değerlendirdi. Prof. Dr. Füsun Özerdem; Londra’da “Geleceğimizi Güvence Altına Alıyoruz” başlığıyla gerçekleşen zirve ile Avrupalı liderlerin, Kanada, Türkiye, Avrupa Komisyonu Başkanı, Avrupa Konseyi Başkanı ve NATO Genel Sekreterinin Ukrayna’ya askeri desteği sürdürme sözü verdiğini kaydetti. Toplantının zamanlamasının önemli olduğuna dikkat çeken Özerdem, “Toplantının zamanlaması da önemli idi zira Oval Ofis’te Trump ve Başkan Yardımcısı JD Vance’in Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodımır Zelenskıy ile ABD’ye yeterince minnettar olmadığı iddiasıyla tartıştığı ve diplomasi derslerinde en kötü örneklerden biri olarak gösterilecek olan ikili görüşmeden iki gün sonra gerçekleşti” ifadelerini kullandı. “AVRUPA, GELECEĞİ GÜVENSİZ OLARAK HİSSEDİYOR” Bu toplantıyı ve toplantı sonrası yapılan açıklamaları birlikte değerlendiren Özerdem, şu ifadeleri kullandı: “Birleşik Krallık Başbakanı Keir Starmer, savunma çabalarını güçlendirmek ve Ukrayna’da barışı ve kıta genelinde istikrarı sağlamak için nelerin yapılabileceği konusunda anlaştıklarını ifade etti ama burada öne çıkan ifade ise planın işleyebilmesi için ABD’nin desteğinin ve katılımının şart olduğu idi. Toplantı sonrası açıklama yapan Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen’in AB’nin ‘acilen’ yeniden silahlandırılması ve yeni jeopolitik durumu karşılayabilecek bir savunma harcaması ‘dalgası’ başlatılması gerektiğinden bahsetmesi ise yeni ve kapsamlı bir savunma planının onaylanacağını hissettirmiş oldu. Zaten toplantının adından da anlıyoruz ki geleceği güvensiz olarak hissediyorlar.” BLOK TARİHİNDEKİ EN BÜYÜK ZORLUKLARDAN BİRİYLE KARŞI KARŞIYA Son zamanlarda Trump’ın yaptığı açıklamaların Avrupa güvenlik sistemini nasıl etkilediğine ve şekillendirdiğine değinen Özerdem, Avrupalıların değişken ve tutarsız bir ABD politikasının nüanslarını anlamaya çalışarak zaman ve kaynak harcamak yerine kendi pozisyonlarına odaklanmaya karar verdiğini vurguladı.   Uzman, AB liderlerinin saldırgan bir Rusya’nın doğuda belirmesi ve Amerikan desteğinin batıdan sarsılmasıyla, bloğun tarihindeki en büyük zorluklardan biriyle karşı karşıya olduğuna dikkat çekti. 6 Mart’ta Brüksel’de gerçekleştirilen AB toplantısında bu zorluğun üstesinden gelme sözü verildiğini kaydeden Özerdem, “Bu toplantıda hem Avrupa’nın kendi savunmasını hem de Ukrayna’ya desteğini, son derece yüksek riskler arasında nasıl güçlendireceklerini görüştüler. Vaşington’daki müttefiklerini daha fazla yabancılaştırmadan bu hedeflere nasıl ulaşacaklarını bulmak durumundalar.” değerlendirmesini yaptı. AVRUPA ÇAPINDA NET BİR FİKİR BİRLİĞİ YOK Avrupalı liderlerin aynı zamanda, kendi üye ülkeleri arasında bile birleşik bir cepheyi korumak için mücadele ettiklerini belirten Özerdem, Birleşik Krallık Başbakanı Starmer’ın “gönüllüler koalisyonu” söyleminin açılması gerektiğini kaydetti. Uzman, konuyla ilgili olarak “Sorun şu ki, Avrupa’nın Ukrayna’nın güvenliğine ne gibi katkılarda bulunabileceği konusunda ‘gönüllüler koalisyonu’ arasında bile net bir fikir birliği yok. Örneğin Macaristan, daha önce yayımlanan Ukrayna’ya sarsılmaz destegini teyit eden bildiriye imza atmadı. Yetkililer, Ukrayna için güçlü bir barış anlaşması ve Avrupa savunması için daha bağımsız bir gelecek için çabalama sözü verirken sürekli bunun aciliyetine dem vuruyorlar. Ama bunu ABD olmadan yapamayacaklarını düşündükleri için Trump’ın Rusya yerine AB’nin yanında olmasını bekliyorlar. Hatta Ukrayna’ya finansal desteklerini sağlamak için bu dönüşü beklediklerini de ifade ettiler. Bu gidişat AB’ye, müttefikleri arasındaki bile bir anlaşmazlık veya çatışma olması halinde dünyada üstleneceği rolü düşündürtüyor zira Trump küresel düzeni alt üst etmeye niyetli.” ifadelerini kullandı. “TRUMP’IN PUTİN İLE DOĞRUDAN DİPLOMASİSİ NATO MÜTTEFİKLERİNİ ŞAŞIRTIYOR” Trump’ın Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile doğrudan kurduğu iletişime de dikkat çeken Özerdem, “Trump’ın Putin ile doğrudan diplomasisi NATO müttefiklerini şaşırtıyor çünkü Batı, Rusya’nın Şubat 2022’de Ukrayna’yı tam ölçekli işgalinden bu yana Moskova ile temaslardan kaçınmıştı. Ancak Macaristan Başbakanı Viktor Orban, Trump’ı överken ve Ukrayna konusunda Avrupalı ​​meslektaşlarıyla aynı fikirde olmadığını deklare ederken AB oy birliği ile nasıl karar alacak bu konu net değil.” şeklinde konuştu. Öte yandan Özerdem, değerlendirmesinde son zamanlarda Fransa ve Birleşik Krallık’ın Ukrayna’da adil bir barışın sağlanması hususunda ön plana çıkmasına da değindi. Uzman, daha önce Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un Rusya’dan gelen tehditlerin ardından kıtayı korumak için Fransa’nın nükleer caydırıcılığını kullanma olasılığı hakkında Avrupa müttefikleriyle görüşeceğini söylediğini hatırlattı. Uzman, tarihsel olarak Fransa’nın AB’nin ilk ortaya çıktığı dönemden bu yana sürekli AB’yi domine etmeye çalıştığını belirtti. Aynı zamanda Birleşik Krallık ve Fransa’nın bir anlaşmaya varılırsa barışı koruma gücü olarak asker göndermeye açık olduklarını belirttiğini aktaran Özerdem, “Birleşik Krallık Başbakanı Keir Starmer, gönüllüler koalisyonuna da destek çağrısında bulundu. Ancak Rusya, Ukrayna’da Avrupa barış gücü fikrini reddediyor. Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, bu konuda ‘uzlaşmaya yer olmadığını’ ve Rusya’nın buna izin vermeyeceğini söyledi. Trump da Putin gibi davranmaya başlayınca açıkçası adil bir barış, şu an için pek ufukta görünmüyor.” şeklinde konuştu. Özerdem, değerlendirmesinin devamında adil bir barışın sağlanması olasılığı konusundaki düşüncelerini de detaylandırdı. “TARAFLARIN İSTEKLERİNDE UYUŞMAZLIK SÖZ KONUSU” Ülkelerin anlaşmaya varmaktan hâlâ çok uzak olduğunu belirten Özerdem, tarafların çıkarlarının birbiriyle çatıştığının altını çizdi. Değerlendirmesinde, “Rusya’nın isteği, hala Ukrayna’ya hükmetmek, büyük miktarda toprak ele geçirmek ve Kıyiv'in NATO’ya katılmamasını sağlamak. Ukrayna’nın isteği ise, hayatta kalmak ve sonunda Batı küresinde güvenli ve bağımsız bir gelecek kurmak. Tarafların isteklerinde uyuşmazlık söz konusu. Uyum ise feragatlerle gelecek. Ukrayna, daha ağır şartları kabul etmeyecek ve savaşmaya devam etmek isteyecektir.” ifadelerini kullandı. “RUS EGEMENLİĞİNE DİRENME ARZUSU UKRAYNA TOPLUMUNDA ZATEN MEVCUT” Ukrayna halkının Rus egemenliğine direnme arzusunun bulunduğunu vurgulayan Özerdem, “Rus egemenliğine direnme arzusu Ukrayna toplumunda zaten mevcut. Rusya’nın da Ukrayna’ya ilerlemesi 2024’te oldukça yavaş ilerledi. Yani Rusya meseleyi, arzu ettiği toprağı alarak çözmek istiyor ve bu olduğu taktirde bir barışın olacağı sinyalini veriyor.” şeklinde konuştu. Cumhurbaşkanı Zelenskıy’ın anlaşmanın bir parçası olarak Kıyiv için kesin güvenlik garantileri talep ettiğini ve Trump’ın da bunu, ‘işin kolay kısmı’ olarak nitelendirdiğini belirten Özerdem, Trump’ın böyle bir güvenlik garantisinin daha sonra görüşülebileceğini ifade ettiğini belirtti: “Adil olup olmadığı oldukça tartışmalı bir barış ihtimali şu an için bu çerçeveden görüşülüyor. AB, ‘acilen’ öngördüğü düzenlemeleri ‘yeteri kadar gönüllü koalisyona’ açamadığı taktirde AB’nin, ‘geriye kalan’ Ukrayna’yı tam üye olarak almaktan başka yapabileceği bir şey de kalmıyor.”

Azerbaycan'daki sivil kayıpları ve ölümlere ilişkin veriler güncellendi Haber

Azerbaycan'daki sivil kayıpları ve ölümlere ilişkin veriler güncellendi

Uluslararası Kayıp Şahıslar Komisyonu (ICMP) ile Savaş Esirleri, Rehineler ve Kayıp Şahıslar Devlet Komisyonu tarafından düzenlenen; "Azerbaycan Cuhuriyeti'nde Kayıp Şahısların Aranmasına İlişkin Değerlendirme Raporu'nda" işgalci Ermeni güçlerinin sivil halka yönelik olarak uyguladığı saldırılardaki güncel veriler kaydedildi. "BİN 702 KİŞİ ESARETTEN KURTULABİLMİŞ" Rapora göre söz konusu saldırıların neticesinde 3 bin 983 Azerbaycanlının kayıp olduğu tespit edildi. Azerbaycan Cumhuriyeti Savaş Esirleri, Rehineler ve Kayıp Şahıslar Devlet Komisyonu Sekreteri Gazanfar Ahmadov kayıpların; 3 bin 209'unun askerî personel, 774'ünün ise sivil olduğunu aktardığı açıklamasında, "3 bin 983 kişiden 285'i kadın. Ermenistan'ın Azerbaycan'a yönelik askerî saldırısı sonucunda, Komisyon tarafından bin 702 kişi esaretten veya rehin olmaktan kurtulmuş kişiler olarak kaydedildi. Bunların arasında 419'u askerî personel. Görüldüğü gibi, daha fazla sivil esir alınmış" bilgisini verdi. Gazanfar Ahmedov, 1 Mart 2025 itibarıyla 688 kayıp kişinin kalıntılarının bulunduğunu, kimliklerin belirlenmesi üzerine 165 kişinin naaşının ailelerine teslim edildiğini dile getirdi. KAYIP KİŞİLERİN GÖMÜLDÜĞÜ YERLERİN TESPİTİ İÇİN ARABULUCULUK ÇAĞRISI Devlet Güvenlik Servisi Başkan Yardımcısı Tümgeneral Şerafat Hasanov ise ICMP'nin Ermenistan önünde kayıp şahısların gömüldüğü yerlerin tespiti için arabuluculuk yapmasını temenni ettiklerini kaydetti. Raporun sunumu sırasında Hasanov, Ermenistan'ın toprak iddiaları üzerine 1988'de başlayan vahşi eylemlerinde 19 binden fazla Azerbaycanlının öldüğünü veya kaybolduğunu, 65 bin kişiden fazlasının ise yarlanmaya maruz kaldığını vurguladı.  "900'DEN FAZLA YERLEŞİM YERİ TAMAMEN YOK EDİLDİ" Hasanov açıklamasında şu ifadeleri kullandı: "900'den fazla yerleşim yeri tamamen yok edildi, bölgelerin altyapısı ve ekolojisi milyarlarca dolar değerinde hasar gördü ve on binlerce hektarlık arazi mayınlar ve patlamamış mühimmatlarla kirlendi. Çatışma döneminde Ermenistan'ın silahlı kuvvetleri etnik temizlik ve soykırım suçları işledi, sivil Azerbaycan nüfusu topluca katledildi ve esir veya rehine olarak yakalandıktan sonra insanlık dışı koşullarda tutuldular, korkunç işkencelere, yoksunluklara ve insani ilkeleri ihlal eden muamelelere maruz kaldılar. Tüm bu koşullar vatandaşlarımızın kaybolmasına ve kaderlerinin bugüne kadar belirsiz kalmasına yol açtı." 170 AZERBAYCANLI İŞKENCEYLE ÖLDÜRÜLDÜ Söz konusu rapor kapsamında 170 Azerbaycanlının ise işkenceyle öldürüldüğünü kaydetti.

Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
logo
QHA - Kırım Haber Ajansı En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.