Emel Kırım Vakfı Numan Çelebı̇ Cihan’ı andı
Emel Kırım Vakfı tarafından, 22 Şubat 2025 tarihinde; Fı̇kı̇r - Kültür Konferansı ve Anma programları kapsamında Numan Çelebı̇ Cı̇han'ın doğumunun 140. şehit edilişinin 107. yılına atıfla "Numan Çelebı̇ Cı̇han ve Bıraktığı Mı̇ras" başlıklı çevrim içi bir program gerçekleştirildi.
Saat 19.00’da başlayan programı, oturum yöneticisi olarak Emel dergisi yazıişleri müdürü Özgür Karahan antlı şehit Numan Çelebi Cihan’ın Ant Etkenmen’ şiirinin Kırım Tatar millî marşı olarak söylenen şu dizelerini okumasıyla açıldı:
“Ant etkenmen, söz bergenmen millet içün ölmege
Bilip, körüp, milletimniñ köz yaşını silmege.
Bilmey körmey, biñ yaşasam, qurultaylı han bolsam,
Kene bir kün mezarcılar kelir meni kömmege.”
NUMAN ÇELEBİ CİHAN VE TÜM ŞEHİTLER İÇİN DUA OKUNDU
Program; Emel Kırım Vakfı Denetleme Kurulu Üyesi Eskişehir Osmangazi Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Erşahin Ayhün’ün antlı şehit Numan Çelebi Cihan ve tüm şehitler için dua okumasıyla başladı.
Ardından EMEL Dergisi editörü yazar-çevirmen Bülent Tanatar, Numan Çelebi Cihan’ın hayatı hakkında bilgilendirme yaptı.
NUMAN ÇELEBİ CİHAN, KISA HAYATINA ÇOK FAZLA ŞEY SIĞDIRDI
Numan Çelebi Cihan’ın Kırım Tatar millî hareketi içerisinde yer alan en önemli şahsiyetlerden biri olduğunu belirten Tanatar, Çelebi Cihan’ın çok genç yaşta, henüz yapacaklarının başındayken menfur bir şekilde öldürüldüğünü belirtti. Bu önemli şahsiyetin naaşının dahi bulunamadığını belirten Tanatar, Çelebi Cihan’ın kısa ama çok şey sığdırdığı hayatını anlattı.
Numan Çelebi Cihan’ın hayatının ilk dönemlerinin çeşitli tanıklıklara dayanarak anlatıldığını belirten Tanatar, hayatına dair kimi detayların ise çok kesin olarak bilinmediğini aktardı.
KIRIMLI ÖĞRENCİLER İÇERİSİNDE ÖNE ÇIKAN ŞAHSİYET: NUMAN ÇELEBİ CİHAN
Tanatar; Çelebi Cihan’ın 1885 senesinde, Kırım’da bir uyanış devrinin yaşandığı ve kültürel simaların ön plana çıktığı bir dönemde hayata gözlerini açtığını belirtti. Bu önemli şahsiyetin hayatı hakkındaki kaynaklarda, okuduğu okulların arasında birden fazla okulun geçtiğini belirten Tanatar, Çelebi Cihan’ın okumasına amcalarının destek olduğunu belirtti. Çelebi Cihan’ın eğitim hayatı hakkında ise Tanatar; Çelebi Cihan’ın okumak için İstanbul’a geldiğini ve buradaki siyasî hareketlilikten etkilendiğini aktardı. Çelebi Cihan’ın 1908-1912 yılları arasında hukuk eğitimi aldığını ve Türkiye’de okuyan Kırımlı öğrenciler içerisinde öne çıkan bir şahsiyet olduğunu vurguladı.
Konuşmacı; İstanbul’da bulunduğu yıllarda siyasete ilgi duyan Numan Çelebi Cihan’ın daha sonradan Kırım’a döndüğünü aktardı. Arkadaşlarıyla İstanbul’da Kırım Talebe Cemiyetini kurduğunu belirten Tanatar, daha sonra onun önderliğinde gizli ve dar kapsamlı bir cemiyet olan “Vatan Cemiyeti”nin kurulduğunu belirtti. Bu dönemde Rusya’da yaşanan 1905 devriminin de Kırım’daki halk üzerinde etki gösterdiğini belirtti.
Aynı zamanda konuşmacı, 1906-1908 yılları arasında Kırım Tatar aydın Abdüreşit Mehdi ve yol arkadaşları tarafından çıkarılan “Vetan Hadimi” gazetesine de değindi. Tanatar, Çelebi Cihan’ın her ne kadar bu yıllar içerisinde İstanbul’da bulunsa da Vetan Hadimi gazetesini sıkı bir şekilde takip ettiğini aktardı.
KIRIM TATAR MÜSLÜMANLARI İCRA KOMİTESİNDEN HÜKÛMETE GİDEN YOL
Birinci Dünya Savaşı’nın yaşandığı yıllarda Rusya’nın merkezinde patlayan 1917 liberal Şubat ihtilalinin peşi sıra Kırım’da büyük katılımlı bir kongre düzenlendiğini ve Kırım’da bir hürriyet havası estiğini belirten Tanatar; ardından geçici olarak bir Kırım Müslümanları İcra Komitesi oluşturulduğunu ve üyeleri arasında birçok Vatan Cemiyeti üyesinin de bulunduğu bu komitenin başına Numan Çelebi Cihan’ın seçildiğini vurguladı.
Tanatar; ardından 9 Aralık 1917 tarihinde Kırım Tatar Milli Kurultayının açıldığını ve bu kurultayın sonradan meclise dönüştüğünü, buradan da bir Kırım Tatar hükûmeti doğduğunu ele aldı. Yaşanan tüm bu olayların içerisinde Numan Çelebi Cihan’ın baş rolde bulunduğunu vurguladı.
Kırım’da nisbî çoğunluğun Kırım Tatarlarında olduğunu belirten Tanatar, dönem içerisinde diğer unsurlarla bazı uyuşmazlıkların yaşandığını da belirtti. Kırım Tatarların hükûmet kurduğu dönemde Bolşeviklerin Petrograd’da ihtilalci bir darbe gerçekleştirdiğini kaydeden Tanatar; Bolşevikler tarafından Kırım’a bir askerî müdahale gerçekleştirildiğini ve Kırım Tatarlarının Bolşeviklerle yaptığı çatışmayı kaybettiğini aktardı.
NUMAN ÇELEBİ CİHAN’IN NAAŞI DAHİ BULUNAMADI
Bu süreç içerisinde Numan Çelebi Cihan’ın yardım aramak amacıyla başka yerlere gitmeye çalıştığını kaydeden Tanatar, Çelebi Cihan’ın devriye atan polisler tarafından yakalandığını ve hapse atıldığını anlattı. Tanatar, Numan Çelebi Cihan’ın 23 Şubat 1918 tarihinde hapisteyken kurşuna dizildiğini ve parçalanarak Karadeniz’e atılan naaşının dahi bulunamadığını belirterek, antlı şehidin kısa fakat büyük hayat hikayesini anlattı.
ANTLI ŞEHİT NUMAN ÇELEBİ CİHAN EŞSİZ BİR KİŞİLİĞE SAHİPTİ
Tanatar, programın devamında kendisinin Numan Çelebi Cihan’ı tanımladığını düşündüğü üç noktayı ele aldı. Şevki Bektöre’nin bir yazısına atıfta bulunan Tanatar, “Onun bütün arkadaşlar arasında göze çarpacak kadar ayırt edici özellikleri vardı. Temiz giyinir, tertibi severdi. İyi ahlaklı ve tutumluydu. Sigara ve içki kullanmazdı. Vaktini boş geçirmezdi. Çok okur ve çok çalışırdı. Hayatta lüks saydığı şeylere ne düşünce ne enerji ne vakti sarf etmezdi. Çok ciddi ve gerçekçiydi. Korkusuz, çalışkan, sabırlı, temkinli, derin ve ileri görüşlüydü.” cümlelerini sarf etti. Ardından bizzat Çelebi Cihan’ın yazdığı “Karılgaçlar Duası” hikâyesinde geçen bir pasajı aktardı. Burada okulunun kapısına kilit vurulan öğrencinin öfke saçan tepkisi anlatılıyordu.
Numan Çelebi Cihan’ın Kırım Tatar millî hareketi içindeki yerine de değinen Tanatar, Cafer Seydahmet Kırımer’in “Nurlu Kabirler” eserinde Numan Çelebi Cihan için yazdığı kısımda; “Gaspıralı İsmail Bey ile Kırım Tatarlarının ilim yolunun, Abdüreşit Mehdiyev ile hak yolunun, Numan Çelebi Cihan ile de istiklal davasının canlandığının” belirtildiğini kaydetti. Bu meyanda Nariman Abdülvaap’ın Çelebi Cihan’ın hunharca katlinin 100.yılında Emel dergisinde çıkan yazısına değinerek Çelebi Cihan ve arkadaşlarının kısa ömürlü de olsa yarattıkları eserin izleyen Kırım Muhtar Cumhuriyeti dönemine başarıyla aktarıldığını belirtti.
Son olarak Tanatar, kendisiyle bir anısını anlatan Halil Beşev’in aktarımıyla Çelebi Cihan’ın 1917 yılında bütün Kırım sathında Tatar komiteleri kurulurken Alma boyundaki Beşev’de Hüseyin adlı bir yedek subayın ordu mensubu olarak bu hareket içinde yer alırken tereddüt yaşayıp tezkere alabilmesini teminen kendisine yardımcı olması ricasına verdiği anlamlı yanıta yer verdi. “Millî vazife tezkere ile değil, milletin arzusu ile yapılır… Bu faal mücadele günlerinde millet sana mesul bir vazife teklif ediyorsa, sen de milletin için bütün fedakârlığı göze aldı isen, ucunda ölüm tehlikesi dahi olsa, tezkere falan beklemeden hemen vazifeye başlamalısın... Haydi, kaybedecek vaktimiz yok: vazife başına!”
Gerçekleşen programda, Numan Çelebi Cihan’ın edebî kişiliğine de değinildi. Konuşmacı Tanatar; Çelebi Cihan’ın yazdığı şiirlerin genel anlamda romantik olduğunu ve bu romantizm içerisinde millî duyguların, vatan sevgisinin de bulunduğunu kaydetti. Ardından birkaç eseri hakkında kısa bilgiler verdi.
BASTIRIQ ŞİİRİ OKUNDU
Programda Emel Dergisi yazarlarından Özge Kandemir Temizel, Numan Çelebi Cihan’ın “Bastırıq” şiirini okudu.
KTMM ÜYESİ BEKİROVA: BÜTÜN KIRIM TATARLARI, VATAN İÇİN BİRLEŞELİM
Programa katılım sağlayan Kırım Tatar Milli Meclisi (KTMM) Üyesi Gülnara Bekirova da söz hakkı aldı. Bekirova, yaptığı konuşmada Kırım’ın 2014 yılının şubat ayında Ruslar tarafından işgal edildiğini ve bu sene işgalin 11. senesine girildiğini ifade etti. 11 seneden beri işgal ve baskıların devam ettiğini belirten Bekirova, “Bütün Kırım Tatarları, vatan için birleşelim. Vatanımızda yaşamayı Allah nasip eylesin” ifadelerini kullandı.
KIRIM TATAR AYDINLARIN HAYATLARINDAN ÇIKARILMASI GEREKEN DERSLER VAR
Programın kapanış konuşması, Emel Kırım Vakfı Başkanı Zafer Karatay tarafından gerçekleştirildi. Zafer Karatay, konuşmasında, Kırım Tatar aydınların daha çok okunması ve tanınması gerektiğine dikkat çekti. Hem gençlerin hem de işgal altında olan Kırım’ın dışında yaşayan binlerce Kırım Tatarının bu hayat hikayelerinden çıkarması gereken dersler olduğunu vurguladı. Numan Çelebi Cihan, Cafer Seydahmet Kırımer ve arkadaşlarının zamanın zor şartlarında, kimseden emir almadan milli mücadeleye atıldıklarını, Hansarayı’nın üzerine gök bayrağı dalgalandırıp, Kırım Halk Cumhuriyeti'ni kurduklarında ve şehit edildiğinde Numan Çelebi Cihan’ın 33 yaşında olduğunu vurguladı. Ayrıca Karatay, o devirde yaşayan ve büyük çoğunluğu Stalin rejiminin yok ettiği vatansever halkın yarısının günümüzde yaşıyor olsaydı, Kırım davasının bambaşka olabileceğini kaydetti. Karatay, Kırım’da yaşayan Kırım Tatarlarının Rus işgaline direndiğini, birçok Kırım Tatarının suçsuz yere hapiste olduğunu ifade etti. Aynı zamanda Karatay, Kırım dışında yaşayan bütün Kırım Tatarlarını gidişata seyirci kalmamaya, aktif olarak mücadeleye katılmaya davet etti.