SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Atatürk

QHA - Kırım Haber Ajansı - Atatürk haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Atatürk haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Atatürk'ün Türk Ordusuna Son Mesajı Haber

Atatürk'ün Türk Ordusuna Son Mesajı

Türkiye Cumhuriyeti'nin ebedi lideri ve unutulmaz kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk, bugün vefatının 86. yılında saygı ve rahmetle anılıyor.  Anıtkabir'de gerçekleşen törenin ardından Türk vatandaşları Atatürk'ün ebedi istirahatgâhını ziyaret etmeye devam ediyor. Cumhuriyetin kuruluşunun 15. yılında, Gazi Mustafa Kemal Atatürk, 29 Ekim 1938 tarihinde "Türk Ordusuna Son Mesajı'nı" vermişti. Bu nutuk bugün de halen Anıtkabir'de yer alıyor. "ATATÜRK'ÜN TÜRK ORDUSUNA SON MESAJI"  Zaferleri ve mazisi insanlık tarihi ile başlayan, her zaman zaferle beraber medeniyet nurları taşıyan kahraman Türk ordusu! Memleketini en buhranlı ve müşkül anlarda zulümden, felaket ve musibetlerden ve düşman istilasından nasıl korumuş ve kurtarmış isen, Cumhuriyet'in bugünkü feyizli devrinde de, askerlik tekniğinin bütün modern silah ve vasıtalarıyla mücehhez olduğun hâlde, vazifeni aynı bağlılıkla yapacağına hiç şüphem yoktur. Bugün, Cumhuriyet'in on beşinci yılını mütemadiyen artan büyük bir refah ve kudret içinde idrak eden büyük Türk milletinin huzurunda kahraman ordu, sana kalbi şükranlarımı beyan ve ifade ederken büyük ulusumuzun iftihar hislerine de tercüman oluyorum. Türk vatanının ve Türk camiasının şan ve şerefini, dâhilî ve harici her türlü tehlikelere karşı korumaktan ibaret olan vazifeni her an ifaya hazır ve amade olduğuna benim ve büyük ulusumuzun tam inanç ve itimadımız vardır. Büyük ulusumuzun orduya bahşettiği en son sistem fabrikalar ve silahlar ile bir kat daha kuvvetlenerek büyük bir feragati nefs ve istihkarî hayat ile her türlü vazifeyi ifaya muhayya olduğuna eminim. Bu kanaatle Kara, Deniz ve Hava ordularımızın kahraman ve tecrübeli komutanları ile subay ve eratını selamlar ve takdirlerimi bütün ulus muvacehesinde beyan ederim. Cumhuriyet Bayramı'nın on beşinci yıl dönümü hakkınızda kutlu olsun! Mustafa Kemal ATATÜRK

10 Kasım: Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Türk milletinin kalbinde yaşamaya devam ediyor Haber

10 Kasım: Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Türk milletinin kalbinde yaşamaya devam ediyor

Türk Millî Kurtuluş Savaşı'nın önderi, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu ve ilk Cumhurbaşkanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk, tarihler 10 Kasım 1938’i gösterdiğinde saat 09.05’te hayata gözlerini yumdu. Tüm ülkeyi yasa boğan vedanın ardından 86 yıl geçmesine rağmen Büyük Önder Atatürk, Türk milletinin kalbinde yaşamaya devam ediyor. Türkiye, 10 Kasım 1938’de hayata gözlerini yuman Atatürk’ü ebediyete intikalinin 86. yılında saygıyla anıyor. Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu ve unutulmaz lideri Mustafa Kemal Atatürk, 57 yıllık yaşamında milletinin ve vatanının bağımsızlığı için girdiği her mücadelede askeri ve siyasi dehasıyla ve milletinin yardımıyla zafere ulaşmıştı. Başbuğlar ölmez ölümsüzleşir! ???????? Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü vefatının 86. yılında özlem, minnet ve saygıyla anıyoruz pic.twitter.com/KkKtM2MxrO — QHA - Kırım Haber Ajansı (@qha_kirimhaber) November 9, 2024 TARİHİN AKIŞINI DEĞİŞTİREN BİR BAŞKOMUTAN: GAZİ MUSTAFA KEMAL ATATÜRK Atatürk, 1881’de Selanik’te dünyaya geldi. Annesi Zübeyde Hanım’ın arzusu doğrultusunda ilköğrenimine Hafız Mehmet Efendi’nin mahalle mektebinde başlayan Atatürk, daha sonra babası Ali Rıza Efendi’nin isteği ile geçtiği Şemsi Efendi Mektebinde ilkokulu bitirdi. Yalnızca Türk milletinin Kurtuluş Savaşı’nı başarıyla yöneten bir komutan olarak değil aynı zamanda gerçekleştirdiği devrimlerle de dahi bir devlet adamı olarak tarihe geçen Mustafa Kemal Atatürk, 57 yıl süren yaşamında, milletinin ve vatanının bağımsızlığı için yılmadan çalıştı ve girdiği her mücadeleden zaferle çıktı. Askeri ve siyasi dehasıyla Türk ve dünya tarihine adını altın harflerle yazdıran Mustafa Kemal Atatürk, 10 Kasım 1938’de Dolmabahçe Sarayı’nda saat 9’u 5 geçe hayata gözlerini yumdu. Hayli sancılı geçen son zamanları hakkında Atatürk'ün, yattığı yerde başını sağa çevirip doktoru Prof. Dr. Neşet Ömer İrdelp’e dikkatle bakarak “Aleykümesselam” dediği rivayet olunur. Atatürk’ün vefatı sadece Türkiye’de değil bütün dünyada büyük üzüntüyle karşılanırken, yabancı devlet adamları birçok açıklama yaptı ve mesaj yayımladı. Atatürk’ün Türk bayrağına sarılı tabutu, Dolmabahçe Sarayı büyük tören salonunda bir katafalk üzerine yerleştirilerek 3 gün süreyle milletin ziyaretine bırakıldı. Cenaze, daha sonra 20 Kasım 1938’de Ankara’ya getirildi ve 21 Kasım 1938’de büyük törenle Etnografya Müzesi’ndeki geçici kabrine konuldu. Cenaze törenine bütün dünya devletleri özel temsilciler gönderdi. Törende, Çanakkale’de ve diğer muharebelerde Atatürk’e karşı savaşmış yabancı generaller de yer aldı. Atatürk’ün naaşı, ölümünün 15’inci yılı olan 10 Kasım 1953’te Anıtkabir’e nakledildi. QHA olarak Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü vefatının 86. yılında özlem, minnet ve saygıyla anıyoruz. ???????? Türk Millî Kurtuluş Savaşı'nın önderi, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu ve ilk Cumhurbaşkanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk, ömrünü adadığı Türk milletinin kalbinde anılmaya ve dahası yaşamaya devam ediyor pic.twitter.com/TvUW6zxQJi — QHA - Kırım Haber Ajansı (@qha_kirimhaber) November 10, 2024

Çin, Atatürk’ü ders kitaplarına koyan Uygur akademisyene 15 yıl hapis cezası verdi! Haber

Çin, Atatürk’ü ders kitaplarına koyan Uygur akademisyene 15 yıl hapis cezası verdi!

Çin’in Uygur Türklerine baskı politikalarının bir parçası olarak ünlü Uygur akademisyen Prof. Dr. Yalkun Ruzi'ye, Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü ortaokul ders kitaplarına eklediği için 15 yıl hapis cezası verildi. Ruzi’ye yöneltilen suçlamalar, Çin’in Uygur kültürüne ve tarihi milli kimliğine yönelik baskılarını bir kez daha gündeme taşıdı. Yalkun Ruzi, Uygur toplumunda büyük saygı gören bir eğitimci ve yazar olarak biliniyor. Çin makamlarının, Uygur Türklerinin milli kimliğini silmeye yönelik baskıcı politikalarına karşı direnen Ruzi, genç nesillere Uygur kültürünün zengin tarihini aktarmayı hedefliyordu. Ancak, ders kitaplarına Atatürk’ü eklemesi "milli duyguları kışkırtmak" olarak nitelendirildi ve bu karar ona ağır bir hapis cezası getirdi. Ayrıca, Yalkun Ruzi'nin bir oğlunun adının da Kemal Türk olduğu biliniyordu. UYGUR TÜRKLERİNE YÖNELİK BASKILAR ARTIYOR Ruzi’nin davası, Çin’in Uygur Türklerine artan baskıcı politikalarını yeniden gözler önüne serdi. Son yıllarda, Uygur Türklerinin dini, kültürel ve milli kimliklerini hedef alan uygulamalar, dünya kamuoyunda büyük tepki topladı. Ancak; Çin’in bu politikalarındaki ısrarı, Uygur Türklerinin kimlik mücadelesini daha da zorlaştırdı. Doğu Türkistanlı akademisyenin hapse atılmasına sebep olan söz konusu ders kitabı: TÜRK DÜNYASININ DEĞERLERİNE YAPILAN BİR SALDIRI Ruzi’nin yaşadığı bu durum, sadece Uygur Türklerinin değil tüm Türk dünyasının değerlerine yapılan bir saldırı olarak nitelendiriliyor. Çin yönetiminin, Gazi Mustafa Kemal Atatürk gibi bir liderin eğitim müfredatına eklenmesinden rahatsız olması ise dikkatlerden kaçmayan bir başka ayrıntı olarak görülüyor. YALKUN RUZİ KİMDİR? Çin tarafından toplama kamplarında ve cezaevlerinde tutulan milyonlarca Doğu Türkistanlı arasında önde gelen akademisyenler, sanatçılar ve aydınlar da var. Yalkun Ruzi de bu aydınlardan birisidir. 15 yıl boyunca Uygur Türklerine klasik şiirler ve halk hikayelerini öğreten ders kitaplarını yayımlatmak için Çin bürokrasisini ustaca idare etti. 2016'da Çin’de iktidardaki Komünist Parti, Doğu Türkistan’da “etnik ayrılıkçılığa ve dini aşırılığa karşı” kampanya başlattığını ilan edince Ruzi de toplama kampına atıldı. 57 yaşındaki Yalkun Ruzi, 2016’da polis tarafından götürülmesi sonrası “devlet gücünü yıkmaya teşvik” suçlamasıyla 10 yıldan uzun süreli hapis cezasına çarptırıldı. Gözaltına alınan ilk önde gelen isim olan Ruzi’nin hikayesi, zamanında yönetim tarafından kabul edilen Uygurların bile Doğu Türkistan’da süregelen gözetim ve tutuklama kampanyası altında nasıl “düşman” ilan edildiklerini gösteriyor. Gözaltına alınmasının ardından kitapları toplatılan Ruzi'nin Sincan Education Press’teki meslektaşları, çalışmalarını derleyen yetkililer gibi ortadan kaybolmaya başladı. Üniversitelerde düzenlenen siyasi toplantılarda Ruzi ve diğer arkadaşlarının çalışmaları “sorunlu ders kitapları” olarak kınandı ve yazarlarına “hain”, “Uygurları Çin’i bölme fikirleri ile zehirleyen” damgası yapıştırıldı. Uygur akademisyenin oğlu Kemal Türk Ruzi, babasının eserlerinden Uygur Türkü olmaktan gurur duyulması gerektiğini savunan ifadeler yer aldığını; tutuklanmasının nedeninin bu olduğunu bildirdi. Babasına adadığı bir İnternet sitesi kuran Kemal Türk, Ruzi’nin neden dünyanın en önemli Uygur aydınlarından birisi olduğu göstermek için çalışmalarını İngilizceye çeviriyor.

Anafartalar Zaferi 109 yaşında! Haber

Anafartalar Zaferi 109 yaşında!

Çanakkale Kara Savaşları’nın dönüm noktası olarak kabul edilen tarihlerden 10 Ağustos 1915'te Anafartalar Zaferi kazanıldı. Türk milleti her yıl olduğu gibi, 109. yılında da Anafartalar Zaferi'ni çoşku ve gururla kutlarken, Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere, ebediyete intikal eden kahraman askerleri anıyor. ANAFARTALAR MUHAREBESİ'NDE NELER YAŞANDI? Anafartalar Muharebesi, Çanakkale Savaşı esnasında 7 Ağustos-21 Ağustos 1915 tarihleri arasında Türk ve İngiliz kuvvetleri arasında gerçekleşti. İtilaf Devletleri’nin Gelibolu Harekâtı, Osmanlı Devleti’nin başkenti İstanbul’a donanma ile ulaşarak Osmanlı Devleti'ni savaş dışı bırakmak amacını taşıyordu. Bununla birlikte 1915 yılının mart ayında, bu görev için organize edilen Birleşik Donanma’nın, Osmanlı kıyı topçusu tarafından püskürtülmesi üzerine Gelibolu Yarımadası’nın bir kara harekâtıyla işgal edilmesi, bu yolla Osmanlı topçu bataryalarının etkisiz hale getirilerek donanmaya yol açılmasını amaçlayan bir işgal planı uygulamaya konulmuştu. Gelibolu Yarımadası'nın işgaliyle görevli Müttefik Kuvvetler Komutanı General Sır Ian Hamilton, kilitlenen cepheleri açmak için takviye gönderilen birliklerin bir bölümüyle Suvla Koyu’nda bir çıkarma yapmak, bir kısmıyla takviye ettiği 2. Anzak Tümeni ile taarruz etmeyi planlamıştı. MEHMETÇİK KRİTİK SIRTLARI ELDE TUTMAYI BAŞARDI Anzak 2. Tümeni’ne verilen görev, Kocaçimen Tepesi-Besim Tepe-Conk Bayırı-Düztepe hattının işgal edilmesiydi. Tümen, bu sırtlara iki kola ayrılarak taarruz edecektir. 6 Ağustos akşamı ilerleyen Anzak kolları, Osmanlı gözcü postaları tarafından yer yer ateş altına alınmıştı. Bu silah sesleri Osmanlı karargâhlarını harekete geçirmişti. Hızla bölgeye akan takviye birlikleri gün doğarken, zaten gece boyu Osmanlı direnişi karşısında yıpranan Anzak ileri hareketini bütün bütün durdurdu. 8 Ağustos 1915 akşamına kadar özellikle Conk Bayırı sırtlarında sert ve kanlı çatışmalar olmuş, Osmanlı savunması bu sırtları elde tutmayı başardı. Osmanlı kuvvetleri ve İngiliz kuvvetleri, 9 Ağustos 1915 sabahı ileri harekâta başladı. Anafartalar Müfrezesi komutanı Yarbay Vilmer’e de Saros’dan iki tümenin gelişine kadar, İngilizlerin ilerleyişine engel olunması emredilir. MUSTAFA KEMAL'İN HÜCUM EMRİ Anafartalar Grup Komutanı Kurbay Albay Mustafa Kemal, 9 Ağustos sabahı, 12. Tümen ile 9. İngiliz Kolordusuna. 7.Tümen ile de Anzak Kolordusu ile iş birliği yapmasına engel olmak amacıyla, Damakçılık Bayırı yönünde saldırıya geçer. Her iki tümenin saldırıları da başarılı olur. İngiliz Birlikleri, beklemedikleri bu karşı Türk taarruzu ile şaşkına dönmüş, ağır kayıplar verirler. Birinci Anafartalar Muharebeleri olarak adlandırılan bu harekat sonunda, durum değerlendirmesi yapan Mustafa Kemal şöyle demiştir: “...Gerçekte, düşmanın bir kolordusunu zayıf bir tümenimle Kireçtepe-Azmak arasında yenmiş, Tuzla Gölüne kadar takip ederek orada tesbit etmiştim.” Grup Komutanı Mustafa Kemal, takviyeli 8. Tümeni 10 Ağustos sabahı karanlıkta, sadece süngü kullanarak hücuma geçirir. İngilizlere çok ağır kayıplar verdirilerek harekat başarılı olur. Daha sonra, savunma yapılabilecek ek arazinin ele geçirilmesi üzerine, ulaşılan bu ileri çizgide de destek ve güçlendirmeler yapılarak savunmaya geçilir. Böylece, diğer bölgelerde olduğu gibi Anafartalar bölgesinde de savaş, boşaltmaya kadar, siper ve mevzi savaşına dönüşmüş olur. Diğer bir deyişle, General Hamilton’un ikinci planı da başarısız olmuş, hedefine ulaşmamıştır. Geri püskürtülerek Anafartalar Düzlüğü'nde sıkışan İngilizler, 21 Ağustos'ta son ve şiddetli bir saldırıya geçtilerse de, özellikle 12. Tümenin direnişiyle bir kez daha püskürtüldüler ve bir daha saldırmayı göze alamayarak, 19-20 Aralık 1915 gecesi Anafartalar'ı ve Arıburnu'nu boşaltarak geri çekilmek zorunda kaldı.

Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
logo
QHA - Kırım Haber Ajansı En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.