SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Ab

QHA - Kırım Haber Ajansı - Ab haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ab haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Rusya, yaptırımları aşarak gübre şirketlerinden kimyasal madde temin ediyor Haber

Rusya, yaptırımları aşarak gübre şirketlerinden kimyasal madde temin ediyor

Rusya’nın yaptırımlardan kaçınmak için gübre şirketlerinden kimyasal madde ithal ettiği ortaya çıktı. Bloomberg'in 26 Mart 2025 tarihli haberine göre Rusya, uluslararası yaptırım listelerinden kaçınan gübre şirketlerinden ürün satın alarak patlayıcı üretimi için büyük miktarlarda kimyasal madde ithal ediyor. Batılı ülkeler, Rusya'nın Ukrayna'ya karşı 24 Şubat 2022 tarihinden bu yana sürdürdüğü topyekûn işgal girişimi ve saldırıları ardından Rus savunma sanayisine geniş kapsamlı kısıtlamalar ve yaptırımlar uyguladı. Buna karşın Rusya, yaptırımlardan kaçınma planları yoluyla silah üretimi için kilit bileşenleri ve malzemeleri ithal etmeye devam ediyor. RUSYA ASKERÎ TEÇHİZAT İÇİN YAPTIRIMLARI DELMEYE ÇALIŞIYOR Bloomberg tarafından görülen belgelere göre Rus patlayıcı üreticisi JSC Spetskhimiya, on binlerce ton nitrik asit ve nitrik-sülfürik asit karışımı için sipariş verdi. Bu kimyasalların Rus ordusunun Ukrayna'ya karşı yürüttüğü topyekûn işgal girişimi ve saldırılarında kullandığı TNT, barut ve diğer patlayıcıların üretimi için gerekli olduğu biliniyor. Bununla birlikte ilgili habere göre JSC Spetskhimiya kimyasalları, küresel gıda güvenliği açısından önemleri nedeniyle Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve Avrupa Birliği'nin (AB) katı yaptırımlarına tabi olmayan gübre şirketleri İsviçreli gübre üreticisi EuroChem Group AG ve Rus gübre üreticisi UralChem JSC'den sipariş etti.   Öte yandan kimyasal malzeme alması planlanan 11 Rus tesisinin birçoğunun Moskova'nın saldırganlığı sebebiyle yaptırımlara maruz kaldığı biliniyor.  AB, Haziran 2024'te JSC Spetskhimiya'ya yaptırım uygulamıştı. Bloomberg tarafından incelenen belgeler, kimyasal siparişlerinin onayladığını ve 2025 yılı boyunca Rusya'ya iletileceğini gösteriyor. Sevk edilen nitrik asit hacmi, Rusya'nın günde en az 6 bin 500 adet 152 mm top mermisi üretmesine olanak sağlayacak. ŞİRKET YALANLADI Öte yandan EuroChem Group tarafından Bloomberg'e yapılan açıklamada “Ürünlerimiz tarım ve sivil sanayide kullanılmak üzere tasarlanmıştır. Şirket, Rus ekonomisinin savunma sektörünün bir parçası değildir.” ifadelerine yer verildi. Buna karşın hem EuroChem Group’un hem de UralChem JSB’nin yaptırım uygulanan Rus milyarderlerle bağları olduğu biliniyor.  Öyle ki Belaruslu-Rus oligark Dmitry Mazepin'in ailesi UralChem'i kontrol ediyor. EuroChem ise, Rus milyarder Andrey Melnichenko tarafından kuruldu.  Melnichenko, ABD, Birleşik Krallık ve AB tarafından yaptırıma tabi tutulduktan sonra EuroChem tekelinden lehtar olarak çekilmişti. AB Komisyonu verilerine göre Rusya, Avrupa'nın gübre ihtiyacının yaklaşık yüzde 25'ini karşılıyor ve 2022'de topyekûn işgalinin başlamasından bu yana bu ticaret, 5,4 milyar dolara ulaştı.

Rusya'nın küstah taleplerine AB ve ABD'den cevap Haber

Rusya'nın küstah taleplerine AB ve ABD'den cevap

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Jamaika ziyareti sırasında gazetecilere yaptığı açıklamada, Kremlin hükûmetinin Karadeniz'de güvenli seyrüsefer, Rusya'nın dünya pazarına erişimi, saldırıların durdurulması ve kalıcı barışın sağlanması hususlarında anlaşmaya varılan konuların yerine getirilmesi için bir dizi koşulu ayrıntılı olarak açıkladıklarını bildirdi ve taleplerin değerlendirileceğini söyledi. Rubio, Rusya'nın taleplerinin bazı Avrupa Birliği (AB) yaptırımlarının kaldırılmasını da içerdiğini belirtti.  KREMLİN YAPTIRIMLARIN KALKMASINI İSTİYOR Birleşik Krallık merkezli Reuters haber ajansına göre Rusya, daha önceki tahıl koridoru mutabakatının Rusya’nın ekonomik çıkarlarını göz ardı ettiğini iddia ederek, yeni bir girişime ancak belirli şartların sağlanması durumunda yanaşacağını duyurdu.  Ayrıca, Rusya'ya tarım makineleri ve yedek parça tedarikinin yeniden başlatılmasını; Rus gemileri ve kargoları için sigorta ve limanlara erişim üzerindeki kısıtlamaların kaldırılmasını ve Rus gübre şirketlerinin hesapları ve finansal faaliyetleri üzerindeki blokajın kaldırılması talep edildi. Bununla birlikte Rusya, tarım bankasının (Rosselkhozbank) güvenli finansal mesajlaşmayı kolaylaştıran SWITF uluslararası ödeme sistemine erişimlerinin yeniden sağlanmasını istedi. Banka Haziran 2022'de AB tarafından SWIFT'ten çıkarılmıştı. Rusya'nın gıda ve gübre ihracatı Batı'nın yaptırımlarına tâbi değil. Buna karşın Moskova ödemeler, lojistik ve sigorta konularındaki kısıtlamaların sevkiyatların önünde bir engel teşkil ettiğini ileri sürdü. İlgili habere göre Rusya tarafından; tarım bankasının SWIFT’e erişimi, gıda ve gübre ihracatçıları ve Rus gemileri üzerindeki kısıtlama ve yaptırımların kaldırılması da dâhil olmak üzere sıralanan bu talepler, ilk olarak Temmuz 2022'de kabul edilen Karadeniz Anlaşması'nın uzatılmasına yönelik görüşmeler sırasında ortaya koyduğu talepleri büyük ölçüde yansıtıyor. “ABD TALEPLERİ DEĞERLENDİRECEK” Bu bağlamda Rubio, “Ruslar bunu yapmak için yerine getirilmesini istedikleri bir dizi koşulu ayrıntılı olarak açıkladılar, dolayısıyla bunu değerlendireceğiz.” ifadelerini kullandı. Rubio ABD'li yetkililerin Rusya'nın pozisyonunun ne olduğunu ya da karşılığında ne istediklerini daha iyi anlamak için çalışacaklarını ve ardından bunu ABD Başkanı Donald Trump’a sunacaklarını ve bir sonraki adım hakkında bir karar vereceklerini söyledi. AB’DEN CEVAP: O ZAMAN SAVAŞI BİTİR AB’nin Rusya’ya cevabı ise, AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Sözcüsü Anitta Hipper tarafından verildi. Hipper, tüm Rus güçlerinin Ukrayna'dan çekilmesinin AB yaptırımlarının kaldırılması ya da değiştirilmesi için ana koşullardan biri olacağını bildirdi. Hipper yaptığı açıklamada, “Rusya'nın Ukrayna'daki haksız saldırganlığının sona ermesi ve tüm Rus askeri güçlerinin Ukrayna topraklarının tamamından koşulsuz olarak çekilmesi, yaptırımların değiştirilmesi ya da kaldırılması için temel ön koşullardan biri olacaktır.” dedi. Ayrıca Hipper, “Rusya şimdi yasa dışı ve saldırganlık savaşını sona erdirmek için gerçek bir siyasî irade göstermelidir.” şeklinde ekledi. Bununla birlikte Hipper, “Deneyimler göstermiştir ki, Rusya sözleriyle değil eylemleriyle değerlendirilmelidir.” vurgusunu yaptı. YENİ TARİFELER DÜŞÜNÜLÜYORDU Reuters'a konuşan diplomatlar, Kremlin hükûmeti tarafından sıralanan kısıtlamaların çoğunun AB yaptırımları ve kısıtlamalarıyla ilgili olduğunu söylediler. Ayrıca diplomatlar, bloğun tarım ürünlerini hedef alan yaptırımları olmadığını ancak Rusya ve Belarus'tan ithal edilen tahıl ürünlerine yönelik 1 Temmuz'da yürürlüğe giren “yasaklayıcı tarifeleri” olduğunu ekledi. Bununla birlikte daha fazla tarım ürününün yanı sıra bazı gübrelere yönelik ilave tarifeler AB tarafından hâlen görüşülmekteydi.

AB Komisyonu: Rusya’nın silah zoruyla yaptığı "referandumlar" tamamen sahtedir Haber

AB Komisyonu: Rusya’nın silah zoruyla yaptığı "referandumlar" tamamen sahtedir

Avrupa Birliği (AB) Komisyonu, Ukrayna’nın toprak bütünlüğüne olan sarsılmaz desteğini yineleyerek; Rusya’nın işgal altındaki Ukrayna topraklarında düzenlediği sözde “referandumların” tamamen sahte olduğunu vurguladı. AB Komisyonu Sözcüsü Anita Hipper; Brüksel’de 24 Mart 2025 tarihinde düzenlediği basın toplantısında, ABD Başkanı Donald Trump'ın Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff’un, Ukrayna'nın işgal edilen topraklarında Kremlin'in gerçekleştirdiği sözde referandumların meşruiyet taşıdığını ima eden açıklamalarını değerlendirdi. AB’nin Ukrayna’nın egemenliği ve toprak bütünlüğüne desteğinin tam olduğunu belirterek; Rusya’nın düzenlediği sözde referandumların sahtekârlık olduğunu ifade eden Sözcü, “Avrupa Konseyinin 21 Mart’ta aldığı kararı hatırlatmak isterim. Bu kararda, Ukrayna’nın bağımsızlığına, egemenliğine ve toprak bütünlüğüne olan sarsılmaz desteğimizi bir kez daha teyit ettik” dedi. Ayrıca Hipper, “Bu referandumlar tam bir sahtekarlıktır ve silah zoruyla yapıldılar.” ifadelerini kullandı. AB’NİN BARIŞ MÜZAKERELERİ TUTUMU AB’nin barış müzakereleri konusundaki tutumuna da değinen Sözcü Hipper, “Tutumumuz çok net: Barışın şartlarını belirleyecek olan Ukrayna’dır. Ayrıca, Ukrayna ile ilgili hiçbir karar, Ukrayna olmadan alınamaz.” dedi. Rusya’nın süregelen saldırılarının bu ülkeye güvenilemeyeceğini gösterdiğini belirten Hipper, “Geçtiğimiz hafta sonu Kıyiv’e düzenlenen saldırılar da dahil olmak üzere, Rusya’nın saldırılarını gördük. Bu saldırılarda biri beş yaşında biri çocuk olmak üzere üç kişi hayatını kaybetti. Rusya’nın yasa dışı saldırganlığını durdurmak için gerçek bir siyasi irade göstermesi gerekiyor.” ifadelerini kullandı. AB’nin Ukrayna’ya desteğinin güçlü şekilde devam ettiğini belirten Hipper, “Askeri, mali ve insani yardımlarla destek olmaya devam ediyoruz. 16 yaptırım paketi hayata geçirildi, 17. paket hazırlık aşamasında. Ayrıca, askeri destek planlarımız da sürüyor. Ukrayna’yı her zamankinden daha fazla desteklememiz gerekiyor ve bunu yapacağız.” şeklinde konuştu. ABD YETKİLİSİ, RUS PROPAGANDASI AĞZIYLA KONUŞUYOR! ABD Başkanı Donald Trump'ın Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff, geçen hafta ABD'li televizyon sunucusu Tucker Carlson'a verdiği röportajda; Ukrayna'nın Lugansk, Donetsk, Zaporijjya, Herson ve Kırım bölgelerinde halkın, sözde referandumlarla Rus yönetimine girmeyi kendilerinin tercih ettiğini ileri sürdü. 

Hakan Fidan'dan Ukrayna'da ateşkes yorumu: Destekliyoruz Haber

Hakan Fidan'dan Ukrayna'da ateşkes yorumu: Destekliyoruz

Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, 21 Mart 2025 tarihinde Macaristan Dışişleri ve Dış Ticaret Bakanı Peter Szijjarto ile bir görüşme gerçekleştirdi. Ankara'da bir araya gelen iki bakan daha sonra ortak basın toplantısı düzenledi. "UMARIZ EN KISA SÜREDE KALICI ATEŞKESE ULAŞIRLAR" Bakan Fidan, konuşmasında Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik olarak 24 Şubat 2022 tarihinden bu yana devam eden topyekûn işgal girişimi ve saldırıları ile olası ateşkes konularına da değindi. Ukrayna-Rusya barış görüşmelerine ilişkin "Amerika'nın öncülüğünde devam eden barış ve ateşkes görüşmelerini biz baştan beri destekliyoruz" diyen Fidan, Türkiye'nin ilk günden beri barış kampında olduğunu kaydetti. Hakan Fidan, savaşta çok fazla ölüm ve yıkımın olduğunu belirterek, bunun durması yolunda başta NATO olmak üzere uluslararası platformlarda pozisyonlarının bu olduğunu söyledi. "Bugün geldiğimiz noktada yeni Amerikan yönetiminin bu gündemi ilerletiyor olmasını görmek tabii ki bölgemiz açısından, insanlık açısından sevindirici bir gelişme. Umarız en kısa sürede kalıcı ateşkese ulaşırlar" şeklinde konuşan Fidan, şu anda ateşkese öncü olabileceğini değerlendirdikleri birkaç konuda anlaşma olduğunu aktardı. "UMARIM RUSYA DA GEÇİCİ ATEŞKESİ KABUL ETTİĞİ YÖNÜNDE AÇIKLAMAYI YAPAR" Fidan konuşmasında ayrıca şu ifadeleri kullandı: Umarım en kısa sürede Rusya da 30 gün de olsa geçici ateşkesi kabul ettiği yönünde açıklamayı yapar. Bir an önce diğer görüşmelere geçeriz. Diğer taraftan tabii barış nasıl vuku bulacak, buradaki güvenlik garantileri nedir? Barışı gözetleme gücü, güvenlik garantileriyle oluşturulacak yapı, buna yönelik tartışmalar, çalışmalar, arayışlar devam ediyor. Özellikle Cumhurbaşkanımızın da katıldığı düzenli görüşmeler var. Bunların birçoğu online oluyor. Bugün de yine bir çevrim içi görüşme olacak Avrupalı liderlerle, Cumhurbaşkanı'mızın da katılacağı. Buradaki arayış devam ediyor. Biz Türkiye olarak, hem ateşkese hem kapsamlı barış görüşmelerine her türlü desteği vermeye devam edeceğiz. Yani bu konuda Cumhurbaşkanımızın görüşleri ve politikası çok net. "AVRUPA'NIN GÜVENLİĞİ SÖZ KONUSU OLDUĞUNDA TÜRKİYE-AB İLİŞKİLERİNİN NE DENLİ ÖNEMLİ OLDUĞU GÖRÜLMEKTEDİR" Türkiye'nin sahip olduğu imkan ve kabiliyetlerle Avrupa'nın güvenliğine, istikrarına ve refahına önemli katkılarda bulunabileceğini, katıldıkları toplantılarda sürekli olarak dile getirdiklerini vurgulayan Bakan Fidan, "Bugün geldiğimiz noktada AB'nin de artık stratejik pusulasını kalibre etmesini bekliyoruz. Türkiye-AB ilişkilerinin bazı üyelerin dar çıkarlarına hapsedilmemesi gerektiğini düşünüyoruz. Avrupa'nın güvenliği söz konusu olduğunda Türkiye-AB ilişkilerinin ne denli önemli olduğu görülmektedir. Avrupa güvenliğine dair atılacak tüm adımların Türkiye ile birlikte planlanmasının ortak menfaatimiz için elzem olduğuna inanıyoruz." dedi. Türkiye ve Macaristan'ın Ukrayna'daki savaşın etkilerini yakından hisseden iki ülke olduklarına dikkati çeken Fidan, iki ülkenin, ihtilafın çözümü için diyalog ve diplomasiden yana olduğunu, tarafların ateşkese yönelik adımlarını memnuniyetle karşıladıklarını ve bu sürecin desteklenmesi gerektiğini düşündüklerini aktardı. Fidan, "Ümidimiz tam ve kapsamlı bir ateşkesin tesis edilmesi ve kalıcı barışa yönelik sürecin başlamasıdır. Bu yöndeki çabalarımızı ve taraflarla olan temaslarımızı sürdürmeye devam edeceğiz." diye konuştu.

Dünya liderleri, Putin Rusyası'nın Ukrayna'ya saldırılara devam etmesi nedeniyle barış istemediğine dikkat çekti Haber

Dünya liderleri, Putin Rusyası'nın Ukrayna'ya saldırılara devam etmesi nedeniyle barış istemediğine dikkat çekti

20 Mart'ı 21 Mart'a bağlayan gece savaş suçlusu Rusya, Ukrayna'nın şehirlerine yoğun saldırılar gerçekleştirdi. Fransa Cumhurbaşkanı Macron, Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik sivilleri hedef alan saldırılarını devam ettirdiğini ve Putin'in barış istemediğini vurguladı. AB Kıyiv Büyükelçisi Maternova ise bu saldırılar ile Rusya'nın savaş suçu işlediğine dikkat çekti. Moldova Cumhurbaşkanı Sandu, Putin'in durdurulması çağrısında bulundu. Rusya'nın Odesa'daki saldırısı sırasında şehirde bulunan Çekya Cumhurbaşkanı Pavel ise Moskova'nın ateşkes için hazır olmadığını belirtti. MACRON: RUSYA, BİR KEZ DAHA BARIŞ İSTEMEDİĞİNİ GÖSTERDİ Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Rusya'nın Ukrayna'ya düzenlediği saldırılar ile barış yapma konusundaki isteksizliğini bir kez daha ortaya koyduğunu söyledi. Macron konu hakkında, "Rusya dün gece bir kez daha barışı samimiyetle istemediğini gösterdi" açıklamasını yaptı. Fransız lider, Rus saldırganlığının hedefi olan Ukrayna halkına destek mesajı verdi. MATERNOVA: PUTİN UKRAYNA'YI VE HALKINI AMANSIZCA YOK EDİYOR  Avrupa Birliğinin (AB) Kıyiv Büyükelçisi Katarina Mathernova, saldırılar hakkında yaptığı açıklamada, Rusya'nın savaş suçlarına dikkat çekti ve Putin'in ABD Başkanı Donald Trump’a sözde bir barış sunduğunu söyledi. Maternova, Rusya'nın 20 Mart'ı 21 Mart'a bağlayan gece, Ukrayna şehirlerine düzenlediği saldırıları hatırlattı. Büyükelçi, Rus saldırılarını kınayarak, "Neyin tehlikede olduğunu anlamamız gerekiyor. Putin Ukrayna'yı ve halkını amansızca yok ediyor" diye vurguladı. SANDU: PUTİN DURDURULMALI  Moldova Cumhurbaşkanı Maia Sandu ise, Rusya'nın Ukrayna'ya düzenlediği gece saldırısına ilişkin yaptığı açıklamada, Rus diktatör Vladimir Putin'in durdurulması çağrısında bulundu. Sandu, "Rusya'nın Ukrayna'ya gece saldırısı - 200'den fazla İHA, bombalar ve Odesa, Zaporijjya, Kıyiv ve diğer bölgelere saldırılar vahşi bir terör eylemidir" değerlendirmesini yaptı. PAVEL: MOSKOVA, ATEŞKESE HAZIR GÖRÜNMÜYOR Öte yandan, Çekya Cumhurbaşkanı Petr Pavel'in, Rus birliklerinin Odesa'ya büyük çaplı silahlı insansız hava aracı saldırısı düzenlediği gün şehri ziyaret ettiği bildirildi. Pavel, saldırılar hakkında, "Moskova, ateşkese hazır görünmüyor" dedi. Çekya lideri, Rusya’ya bu yöndeki uluslararası baskının artırılması icin çağrı yaptı. RUSYA'DAN ODESA'YA YOĞUN HAVA SALDIRISI İşgalci Rusya, 20 Mart’ı 21 Mart’a bağlayan gece Ukrayna’nın Odesa bölgesine geniş çaplı hava saldırısı gerçekleştirdi. Saldırıda Ukraynalı siviller ve altyapı zarar gördü. Odesa Bölgesi Askeri İdaresi Başkanı Oleg Kiper, işgalci Rus ordusunun gece saatlerinde Odesa bölgesine çok sayıda silahlı insansız hava araçlarıyla (SİHA) saldırdığını aktardı. Saldırılar sonucunda sivil altyapı zarar görürken, bir apartman binası, bir alışveriş merkezi ve mağazalar hasar aldı. ÇEKYA CUMHURBAŞKANI SALDIRI SIRASINDA ODESA’DAYDI Ukrayna’nın Yeniden İmarından Sorumlu Başbakan Yardımcısı ve Topluluklar ve Bölgeleri Kalkındırma Bakanı Oleksiy Kuleba (Oleksi Kuleba), işgalci Rusya’nın düzenlediği yoğun SİHA saldırısı sırasında Çekya Cumhurbaşkanı Petr Pavel’in Odesa’da bulunduğunu duyurdu. Kuleba, Pavel ile Odesa’da bir araya geldiğini belirterek, “Tam da toplantımız sırasında Rusya, şehre Şâhid SİHA'larıyla saldırdı. Tüm medenî dünya, Rusya'nın Ukrayna'ya karşı işlediği suçları görmeli.” ifadelerini kullandı.

Fransa ve İtalya, Ukrayna'ya 5 milyar avroluk askeri yardımı engelledi Haber

Fransa ve İtalya, Ukrayna'ya 5 milyar avroluk askeri yardımı engelledi

Avrupa Birliği (AB) liderlerinin bu yıl Ukrayna'ya mühimmat sağlamak için 5 milyar avro sağlama çabaları, Fransa ve İtalya tarafından engellendi. Bloomberg haber ajansının Avrupa diplomatik kaynaklarına dayandırdığı haberine göre, 20 Mart’ta Brüksel’de bir araya gelen 27 AB üyesi ülkenin çoğunluğu Kıyiv’e askeri yardım sağlanması konusunda uzlaşırken; Fransa ve İtalya süreci yavaşlatma kararı aldı. İtalyan diplomatlara göre; Roma yönetimi, teknik ve finansal detayların netleştirilmesini talep ediyor ve yardım girişiminin hâlâ geliştirilme aşamasında olduğunu savunuyor. Fransız yetkililer ise bu girişimin amaçlarını desteklediklerini ancak önceliklerinin, Ukrayna’ya yönelik 18 milyar dolarlık G7 kredisi paketinin uygulanması olduğunu belirtiyor. Öte yandan; Macaristan yönetimi, Ukrayna’ya yardım konusundaki engelleyici tutumunu sürdürmeye devam ediyor. Ancak AB liderleri, Budapeşte olmadan da Kıyiv’e destek vermeye kararlı görünüyor. Habere göre, perşembe günü Brüksel'de yapılan tartışmalar, 2 milyon top mermisinin satın alınması için 5 milyar avronun tahsis edilmesinin kolay bir görev olmayacağını gösterdi. Diğer yandan; AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, Avrupa liderlerinin en azından yardım planının bir kısmını onaylayacağı yönündeki umudunu dile getirdi.

ABD'li yetkililer, AB'nin barış anlaşmalarına dahil olması gerektiğini düşünüyor Haber

ABD'li yetkililer, AB'nin barış anlaşmalarına dahil olması gerektiğini düşünüyor

Ukrayna-Rusya Savaşı üçüncü yılını geride bıraktı. Savaşın adil bir barışla sonlanması için görüşmeler devam ediyor. Konuya yakın olan kaynakların verdiği bilgilere göre Amerika Birleşik Devletleri'nden (ABD) yetkililer, Rusya'nın Ukrayna ile yapılacak herhangi bir barış anlaşmasına Avrupa Birliği'nin (AB) dahil olması gerektiğini, zira anlaşmanın bir parçası olarak blok tarafından uygulanan yaptırımların hafifletilmesini istediğini söyledi. SÜRECE AB DE DAHİL EDİLECEK İsimlerinin açıklanmaması şartıyla konuşan yetkililer, ABD'nin yakın zamanda Avrupalılara, çatışmaların durdurulması ve ardından Ukrayna için olası güvenlik düzenlemeleri gibi konuların görüşülmesinin öncelik olduğu mesajını ilettiğini aktardı. Bloomberg'in aktardığına göre, ABD yakın zamanda Avrupalılara önceliğin çatışmaları durdurmak olduğunu açıkça belirterek, bundan sonra Ukrayna'ya yönelik olası güvenlik önlemleri gibi konuların görüşülebileceğini kaydetti. Yapılan bu tür açıklamalar, ABD'nin Avrupa liderlerinin katılımı olmadan bir anlaşma yapmaya çalışacağından ve bunun Ukrayna veya Avrupa'nın güvenliğini zayıflatabileceğinden endişe eden müttefik ülkelere bir miktar güvence hissettiriyor.  RUBİO, VAŞİNGTON'UN TUTUMUNUN YUMUŞAYACAĞI MESAJINI VERİYOR Kanada'daki G7 zirvesinde konuşan ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, "Avrupa Birliği, Rusya Federasyonu'na ve Rusya'daki bireylere önemli yaptırımlar uyguladı. Dolayısıyla onlara danışılması, onların da bu sürece dahil edilmesi gerekecektir. Bu yüzden önyargılı olmayalım ya da aceleci davranmayalım.” ifadeleriyle Vaşington'un bu konu üzerindeki pozisyonunun biraz daha yumuşayacağı mesajını verdi. AB Konseyi Başkanı Antonio Costa da daha önce yaptığı bir açıklamada, AB'nin Ukrayna'daki savaşı sona erdirmek için müzakerelere katılması gerektiğini vurgulamıştı. Costa, "Ukrayna'daki savaş sadece Ukrayna ile ilgili değil, Avrupa'nın güvenliği ile ilgilidir" şeklinde konuşmuştu.

Litvanya'dan AB’nin Ukrayna’ya askerî yardımını artırma planına destek Haber

Litvanya'dan AB’nin Ukrayna’ya askerî yardımını artırma planına destek

Litvanya, Avrupa Birliği'nin (AB) Ukrayna'ya yönelik askerî yardımını iki katına çıkarma planını destekliyor. Birleşik Krallık merkezli Reuters haber ajansının 17 Mart 2025 tarihli haberine göre; Litvanya Dışişleri Bakanı Kestutis Budrys, 17 Mart 2025 günü Brüksel'de yapılacak AB Dışişleri Bakanları Toplantısı öncesinde Reuters’a bir demeç verdi.  Burdrys, AB Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas tarafından öne sürülen ve Ukrayna'ya 40 milyar avroya kadar yeni askerî destek sağlanmasını öngören planı destekledi ve gelecekteki herhangi bir Rus saldırısını caydırmak için gelecek yıllarda da benzer bir miktara ihtiyaç duyulacağını söyledi. Bu bağlamda Burdrys, “Eğer bu miktarı daha uzun bir süre sürdürebilirsek, bu miktar Ukraynalıların silahlı kuvvetlerini mevcut güçlerinde tutmalarını sağlayacak miktar olacaktır.” ifadelerini kullandı. “ASKERÎ GÜÇ CAYDIRICI OLACAKTIR” Budrys, Ukrayna'ya uzun vadeli askerî desteğin herhangi bir barış görüşmesinin sonucuna bağlı olmaması gerektiğini belirtti ve Ukrayna’nın güçlü silahlı kuvvet bulundurmasının önemli olduğunu vurguladı. Budrys, “Ukrayna'nın silahlı kuvvetleri, Rusların geri dönmemesi için ana caydırıcı güç olacaktır.” dedi. Litvanya, Rusya'nın Ukrayna'ya karşı 24 Şubat 2022 tarihinden bu yana sürdürdüğü topyekûn işgal girişimi ve saldırılarından bu yana Ukrayna'nın en sadık müttefikleri arasında yer aldı. Bununla birlikte Litvanya, gayrisafi millî hasılaya oranla Avrupa'nın en çok savunma harcaması yapan ülkeler arasında yer alıyor. NATO tahminlerine göre Baltık ülkesi, 2024 yılında GSYH'sinin yüzde 2,85'ini savunmaya harcadı ve bu rakamı, 2026-2030 yılları arasında yüzde 5 ila yüzde 6'ya çıkarmayı taahhüt etti. “KALLAS GİRİŞİMİ” AB Yüksek Temsilcisi Kallas, Ukrayna'ya 40 milyar avroya kadar yeni askeri destek sağlanmasını öngören iddialı bir plan ortaya koydu. Euronews’in 14 Mart 2025 tarihli haberine göre; Kallas tarafından önerilen bu plan, Brüksel’de “Kallas Girişimi” olarak adlandırılıyor. Ayrıca plan; topçu mühimmatı, hava savunma sistemleri, füzeler, insansız hava araçları ve savaş uçakları başta olmak üzere Ukrayna'nın, Rusya'nın saldırganlık savaşına karşı öncelikli ihtiyaçlarını karşılamayı amaçlıyor. İlgili habere göre bu planın gerçekleşmesi hâlinde AB’nin Ukrayna’ya 2024 yılında sağladığı savunma yardımı, iki katına çıkmış olacak. Kallas, askerî katkının “bir kısmının” her ülkenin “ekonomik ağırlığı” ile “uyumlu” olarak yapılmasını ve en büyük ülkelerin en büyük bağışları yapmasını sağlamak için GSMH’nin başlıca gösterge olarak kullanılmasını önerdi. Öte yandan askerî katkılar, doğrudan donanım teslimatı ya da son üç yılda hızla büyüyen Ukrayna savunma sanayisinden alımları teşvik etmek için ideal olarak tasarlanmış mali katkılar yoluyla yapılabilecek. “Kallas Girişimi”, bugün gerçekleşecek olan AB Dışişleri Bakanları Toplantısı'nda ve 20 Mart 2025 tarihinde AB liderleri zirvesinde yeniden tartışılacak.

Yaptırımları delmek isteyen Rusya, petrol ticaretinde kripto para kullanıyor! Haber

Yaptırımları delmek isteyen Rusya, petrol ticaretinde kripto para kullanıyor!

Rusya, Batı yaptırımlarını delmek için Çin ve Hindistan ile petrol ticaretinde kripto para birimlerini kullanıyor. Birleşik Krallık merkezli Reuters haber ajansının gündeme taşıdığı habere göre; konuyla ilgili doğrudan bilgi sahibi dört kaynak, Avrupa Birliği (AB) ve Amerika Birleşik Devletleri (ABD) tarafından geniş çaplı yaptırımlara uğrayan Rusya’nın, Çin ve Hindistan ile yaptığı petrol ticaretinde kripto para birimlerine yöneldiğini açıkladı. İlgili habere göre; Rusya kripto para kullanımını alenen teşvik etmiş ve 2024 yılında uluslararası ticarette dijital para ödemelerine izin veren bir yasa çıkarmıştı. Buna karşın, ülkenin petrol ticaretinde kripto para kullandığı daha öncesinde rapor edilmemişti. Konuyla ilgili dört kaynak, bazı Rus petrol şirketlerinin Çin yuanı ve Hint rupisinin Rus rublesine dönüşümünü kolaylaştırmak için Bitcoin, Eter ve Tether gibi kripto para birimlerini kullandığını bildirdi. RUSYA YAPTIRIMLARI DELMEYE ÇALIŞIYOR Kaynaklar, Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) verilerine atıf yaparak, geçen yıl 192 milyar dolar değerindeki Rusya'nın genel petrol ticaretinin küçük ama büyüyen bir parçasının kripto para ile gerçekleşen petrol ticareti olduğunu belirtti. İlgili habere göre yaptırımların delinmesi için kripto para birimlerinin kullanımını takip eden bir araştırma şirketinde çalışan ve gizlilik anlaşması nedeniyle isminin açıklanmasını istemeyen kaynak, Rusya'nın çeşitli sistemler kurduğunu ve bir kripto para birimi olan USDT'nin (Tether) bunlardan sadece biri olduğunu söyledi.  Buna karşın Rusya Merkez Bankası, yorum talebine yanıt vermedi. Kaynakların belirttiğine göre kripto paraların sunduğu hız ve verimlilik avantajları nedeniyle, bu yöntem yaptırımlar kalkması olasılığında bile kullanılmaya devam edecek. Bir kaynak, "Bu kullanışlı bir araç ve operasyonları daha hızlı yürütmeye yardımcı oluyor." ifadesini kullandı. PEKİ NASIL İŞLİYOR? İlgili habere göre iki kaynak, ticaretin nasıl işlediğine dair bir örnekte, Rus petrolünün Çinli bir alıcısının aracı olarak hareket eden bir ticaret şirketine Çin yuanı cinsinden denizaşırı (offshore) bir hesaba ödeme yaptığını söyledi. Aracı bunu kriptoya dönüştürerek başka bir hesaba aktarıyor ve oradan da Rusya'daki üçüncü bir hesaba gönderilerek Rus rublesine dönüştürülüyor. Öyle ki kaynaklardan birine göre, bir Rus petrol tüccarının Çin'e yaptığı satışlarda kripto işlemleri ayda on milyonlarca doları buluyor. Öte yandan ilgili habere göre analistler, Rusya'nın petrol işlemlerinin büyük bir kısmını hâlâ geleneksel para birimlerinin oluşturduğunu ve örneğin Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) dirheminin kullanımı gibi diğer geçici çözümlerin de bulunduğunu söyledi.

Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
logo
QHA - Kırım Haber Ajansı En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.