Almanya'daki Türklerin gururu Münih Türkgücü 3. Lig'de sahaya çıkıyor!

18 Eylül 2020, 19:42
Aydın TaşKırım Haber Ajansı Türkçe Yayın Yönetmeniaydintas@qha.com.tr

Almanya’da yaşayan gurbetçi Türklerin gururu Münih Türkgücü veya resmi adıyla Türkgücü München, 45 yıllık hayalini gerçekleştirerek profesyonel lige çıktı. Almanya’da kurulan ilk yabancı kökenli kulüp olma özelliğini taşıyan Türkgücü, bir ilki başararak profesyonel lige çıkan ilk yabancı kökenli kulüp de oldu. Yakalanan bu başarıyı, bu sezonu ve gelecek hedeflerini kulübün ikinci başkanı olan Taşkın Akkay ile konuştuk.

Münih Türkgücü, ambleminde Türk bayrağı ve Bavyera bayrağı bulunan, Almanya’da yaşayan gurbetçilerin kurduğu ilk futbol kulübü. Berlin Türkiyemspor ile beraber üst ligleri zorlayan iki takımdan bir tanesi olarak hafızalarımızda hep yer edindi. QHA olarak geçen sezon İran’da 1. liginde mücadele eden Traktör Tebriz (Tractor, Traxtor) ve Bulgaristan 1. Liginde mücadele eden Arda Kırcaali ile birlikte müsabakalarını, başarılarını duyurduğumuz üçüncü takım Almanya’da gurbetçilerin gururu Münih Türkgücü’ydü. Ve gurbetçi Türklerin takımı tarih yazarak, profesyonel lige çıkmayı başardı.

Türkgücü, ilk profesyonel maçına 19 Eylül 2020 tarihinde Bayern Münih’in ikinci takımına karşı sahaya çıkıyor. Bu karşılaşma öncesinde kulübün ikinci başkanı Taşkın Akkay ile derinlemesine bir Türkgücü sohbeti gerçekleştirdik.

TÜRKGÜCÜ KÜLLERİNDEN YENİDEN DOĞUYOR

Münih’te misafir işçi Türkler tarafından 1975 yılında kurulan kulüp 1988 yılında Bavyera Ligine (Bayern Liga, o yıllarda Almanya’da 3. Lig ve profesyonel değil) çıkarak en büyük başarısını yakaladı ve 90’lı yıllarda adından sık sık söz ettirmişti. Ancak ilerleyen yıllarda peş peşe yaşanan mali sorunlar, kulübü alt liglere kadar itmişti. Bütün sorunlarından sıyrılarak küllerinden yeniden doğan Türkgücü, yeni bir yapılanmayla peş peşe şampiyonluklar yaşayarak, Almanya’da 4. Lig seviyesi olan Regional Liga Süd’e (Güney Bölgesel Ligi, Bavyera) çıktı. Muhteşem ilerledikleri sezonda en yakın rakiplerinden 9 puan farkla öndeyken, liglere koronavirüs pandemisi nedeniyle ara verildi. Ve nihayet 2020 Mayıs ayında şampiyon olarak ilan edilmeden birinci olarak 3. lige yükseldiği ilan edildi.

Türkgücü 2. Başkanı Taşkın Akkay

“GEÇMİŞTEN DERS ALDIK”

Yakalanan bu başarıyı, Türgücü İkinci Başkanı Taşkın Akkay ile konuştuk. Türkgücü’nün bu noktaya gelmesinde Başkan Hasan Kıvran’ın vizyonunun büyük pay sahibi olduğunun altını çizen Akkay, “Geçmişteki hatalardan ders alarak, futbolun içinden gelen yöneticilerin uyumlu çalışmasıyla başarıyı yakaladık.” sözleriyle başarının nasıl geldiğini izah ediyor. Akkay ile mülakatımızda, Almanya’da son bir haftada en çok konuşulan konulardan biri olan Almanya Kupasında Türkgücü’nün hak gaspı ve mahkeme kararıyla oynanamayan birinci tur 1. FC Schweinfurt – Schalke 04 karşılaşmasının ayrıntılarını da konuştuk.

Bir çok ünlü futbolcunun yolu Türkgücü’nden geçti. Bunlar arasında Türk Milli Futbol Takımında yer almış futbolcularda bulunuyor. Beşiktaş’tan tanıdığımız Kırım Tatar asıllı İlhan Mansız, Galatasaray’da tanınan Erhan Önal, Savaş Koç, Volkan Yaman ve Gençlerbirliği’nden Engin Özdemir en tanınan isimler. Ayrıca Alman Milli Futbol Takımında oynamış olan Brezilya asıllı Cacau yer alıyor.

Münih Türkgücü, Almanya’da Türklerin gururu. Nihayet bir Türk takımı Almanya 3. Ligine yükseldi. Yıllardır arzulanan bir beklentiydi. Bu sebeple sizleri tebrik ederiz. Bu başarı size neler hissettiriyor?

-Ben de eski bir futbolcusu olduğum için Türkgücü’nün 3. Lige yükselmesi hem şahsi, hem de kulüp yöneticisi olarak bizi son derece memnun etti. Gurur verici bir durum söz konusu. Sadece Almanya’da değil Avrupa’da ilk defa bir Türk kulübün ve hatta yabancı kökenli bir kulübün profesyonel lige çıkması yaşanıyor ve bu çok büyük bir yankı yarattı. Tabii bu başarıyı Türkgücü’nün sağlamış olması bizim için çok daha önemli.

Münih Türkgücü 1990’lı yıllarda adından söz ettiriyordu, profesyonel olmasa da Bavyera (Bayern) Liginde mücadele ediyordu. Fakat mali sıkıntılar yaşandı ve kulüp Türk SV 1975 (SV: Sport Verein, Spor Kulubü) 1975 olarak yoluna devam etti ama yine aynı sorunlar baş gösterdi. Daha sonra Ataspor Münih ile birleşmeye gidildi ve Münih Türkgücü-Ataspor olarak liglerde yer alındı ve geçen sezon şampiyonluk yaşandı. Üst üste mali sıkıntılar yaşanan o dönemden bu profesyonel seviyeye nasıl gelindi?

-Türkgücü 90’lı yıllarda Bavyera (Bayern) Liginde yer alıyordu, bu o zaman Almanya’nın 3. Ligiydi. Eyalet ligleri profesyonel değildi. Biz o yıllarda 15 bin seyirciyle maçlara çıkıyorduk. Başarılıydık. Ancak daha sonra ekonomik sıkıntılar krizler yaşandı, bütçelerimizin doğru yönetilmemesi kulübü mali sıkıntıya soktu. Daha sonra kulüp Türk SV olarak devam etti. Ataspor da 80’li yıllarda Türkgücü’ne paralel bir yapı olarak kuruldu. Biz bunu 2009 yılında birleştirme kararı aldık, yani Türk SV 1975 ve Ataspor tek başlarına belirli bir seviyeye kadar başarılı olabilir ya da başarısız olacak. Başka bir alternatifi yoktu bunun. Biz de 2009 yılında iki kulübü birleştirelim, yeni bir yapılanma yapalım ve ondan sonra başarıya ulaşalım dedik ve bunu da başardık.

-İki kulübün birleştiği 2009 senesinden sonra önce Landesliga’ya çıktık (Almanya’da 5. Lig seviyesi). Burada 3 sene kaldık. Elimizdeki bütçelerle burada bir başarı elde ettik. Daha sonra Türkgücü-Ataspor’un vizyonunu çizerken şu andaki başkanımız Hasan Kıvran ile yollarımız kesişti. Konuyla ilgili proje ürettik, onun fikirleri, bizim fikirlerimizle örtüştü. Hasan Bey, vizyoner bir başkan. O zaman Hasan Kıvrak başkan oldu ve biz yönetim olarak kendisini destekledik. Ondan sonra hedeflerimiz hızlıca ligleri aşarak Bölgesel Lige (Regional Liga) çıkmak ve ondan sonra nasipse onu da planlamak. Hakikatten 3 sene arka arkaya şampiyon olduk. Bu sezon 9 puan farkla Regional Liga’da ilk devreyi kapattık. Ondan sonra zaten koronavirüs salgını başladı.

Bu aşamada, geçmişteki hataların yapılmaması için, dernek ile kulübü birbirinden ayırdık. Yani takımı, Türkgücü München GmbH (Ltd. Şti) adı altında bir şirket yaptık. Regional Liga’ya çıktığımızda, profesyonelliğe geçtiğimiz için bunları teknik olarak yapmamız gerekiyordu. İleride bir sıkıntı olduğunda derneğin bunun içinde yer almaması için kulübü ayrı, derneği ayrı yönetme kararı aldık.

Kulüp hisseleri derneğe mi ait? Hisse dağılımı nasıl?

-Kulüp hisselerinin çoğunluğu yatırımcı olarak Hasan Başkan’a (Kıvran) ait. Ancak Almanya’da 50+1 kuralı var, bu nedenle kulübün söz hakkı dernekte.

Kulüp başkanı Hasan Kıvran ve Genel Müdür
Maximilian Kothny
Bu arada kulübün ismi tekrar Münih Türkgücü oldu, doğru mu?

-İsim olarak Türkgücü-Ataspor’un hem pazarlama, hem dile getirilmesinin biraz zor olduğu için tekrar Türkgücü München adıyla yani bizim bildiğimiz Münih Türkgücü olarak kesin karar aldık.

Ancak geçen sezon ligde yine Türkgücü-Ataspor München olarak ligde yer almadı mı?

-Genel Kurulumuz, Regional Liga başladıktan sonra oldu, sezon bu sırada devam ediyordu. Sezon devam ederken değiştirdiğimiz için basın yanlışlıkla Türkgücü-Ataspor olarak kullanmaya devam etti. Ama artık herkes Türkgücü olarak biliyor.

Peki kulübün yapılanmasından bahsedelim biraz. Şu an bir Alman ismi görüyoruz Genel Müdür olarak, yönetimde Almanlar da yer alıyor. Nasıl bir yapılanma modeli oluşturdunuz?

-Alman Futbol Federasyonunun belirlemiş olduğu bir yapılanma sistemi var. Dernek ve şirketi ayrı tuttuğunuzda şirket yönetim kurulunun ve aynı zamanda icra kurulunun, derneğin söz hakkının yüzde 51 saklamak kaydıyla yönetimi var. İki tarafta iyi bir iletişimle birbirini kontrol ediyor.

Almanların yer alması dikkat çekiyor bir Türk kulübünde. Onların yerinde Türk kökenli vatandaşlar da olabilirdi… Bu bir kişisel beceri meselesi. Yönetimde ağırlıklı olarak Türk arkadaşlar var, Alman arkadaşlar var. Bizim Türkgücü olarak, hedefimiz sadece Türklerden oluşan bir kulüp yaratmak değil, ağırlıklı olarak tabii ki gurbetçiler ama Almanya’da yaşadığımız için diğer yabancı kökenli üyeler ve yöneticiler, Almanlar var.

Genel Müdürümüz zaten kulübün içinde olan biriydi. Yabancı biri olarak dışarıdan getirilmedi. Teknik ekibimize baktığınızda da teknik direktör ve antrenörler de Alman. Genel Müdürümüz de kendi içimizden olan, işinin ehli ve o pozisyona uygun görülen biri ve böyle seçildi.

Peki, 3. Lige yükselmenizi sağlayan şampiyonluğunuzu, geçen sezonu konuşalım. Ciddi bir puan farkıyla liderlik vardı, daha sonra bu pandemi süreci başladı ve ligler tatil edildi. Bavyere Bölgesel Ligi hariç, diğer bölgesel liglerde maçlar oynandı. Türkgücü’nün şampiyon ilan edildiğine dair Türk basınına da bir haber yansımadı.

-Almanya’da 4 tane Regional Lig var. Doğu, Batı, Kuzey ve Güney (Bavyera) ligleri. Bir Regional Lige dört senede bir, play-off müsabakalarında oynamadan direkt çıkma hakkı doğuyor. Bu sezonda Regional Liga Bayern takımına bu hak doğdu. Bu sene zaten pandemi olmasaydı da birinci olan takım direkt çıkacaktı. Biz bunu biliyorduk, buna göre bir planlama yaptık, birinci olalım, direkt 3. Lige çıkmayı düşündük, play-off oynamadan. İlk devreyi biz 9 puan önde tamamladık. Devre arasında da bir-iki takviye de yaptık. Biz şampiyonluğa kilitlendik. Tabii dünyanın beklemediği bir pandemi geldi, her şeyi kilitledi.

Şampiyonluk ne zaman ilan edildi?

-Mayıs ayında federasyonlar nasıl bir yol çizelim diye bir araya geldiler. En üst ligden en alt lige kadar, amatör liglerle, kulüplerle iletişim kurarak kararlar aldılar. Regional Liga Süd (Bavyera, Bayern) zaten direkt çıkma hakkına sahip olduğu için şu andaki lig durumunu tescil edelim, birincinin direkt çıkma hakkını elinden almayalım. Çünkü şu anda birinci o. Dolayısıyla bizim 3. Lige çıktığımızı tescil ettiler. Çünkü, Eylül’de 3. Lig oynanacak, bizim de hazırlık yapmamız gerekiyor. Transfer yapmamız lazım, stadyum ayarlamamız lazım, lisans başvurumuzu yapmamız lazım. Böyle bir süreç var, bu yüzden Mayıs ayında bizim 3. Lige yükseldiğimizi tescil ettiler. Zaten bizim hakkımızda, pandemiden dolayı lig dursa da biz 9 puan açık ara öndeydik.

Bu sezon, Almanya 3. Liginde Türkgücü ne hedefliyor?

-Bu sezon çok karışık bir sezon. Transferler, pandemi, sezon öncesi hazırlık… Seyirci olacak mı? Bütçeler, her şey sarsıldı, kaymalar yaşandı.

.

-Fakat biz bütün bu olumsuzluklara rağmen çok iyi bir kadro oluşturduk. Öncelikli hedefimiz kendimizi 3. Lig’de sağlama almak, pozisyonumuzu korumak, hiç bir zaman düşme hattın bulunmayıp, orta sıralarda ama hafif de başımızı yukarı kaldırarak bakmak.

Hasan Kıvran, Türkgücü 2. Başkanı

.

Yani 3. Ligde rahat pozisyonda olalım ve çıkabiliyorsak 2. Bundesliga’ya çıkalım… Hedefinizi böyle anlıyorum.

-Almanya 3. Ligi, ekonomik olarak en dezavantajlı lig. Çünkü hep açık bütçeyle oynuyorsunuz. Bütçelerin tutturulması için çok ciddi çalışmalar yapmanız lazım ve tutmuyor. Dolayısıyla burada yatırımcıların bütçeye katkısı gerekiyor. 3. Ligden sonraki 2. Bundesliga ise iyi yönetilirse, bütenin artı eksi dengesi daha rahat tutturuluyor. Amacımız 3. Ligden hızlıca tabii ki çıkmak ama öncelik amacımız 3. Ligde kalmak. Üst lige çıkmak bu sene olur, gelen sene olur artık nasip kısmet.

Almanya’da bir çok Türk firması da var. Gurbetçiler orada artık holdingler kurdular. Tanınmış Türk markaları da var. Sponsorluk anlaşmalarınız ne durumda?

-Pandemiyle birlikte ekonomik anlamda dünya ciddi bir şekilde sarsıldı. Planlamalar ona göre değiştirildi, sponsorluk bütçeleri çok daraldı. Dünya devleri firmalar bile sponsorluk bütçelerini yüzde 30-40 seviyesine kadar düşürdü. Bu bizi de etkiliyor.

-Biz, çok şükür Yayla firmasıyla hem onların iyi bir marka olması, hem bizim Türkgücü kitlesine uyan, birbirini tamamlayan bir marka ve onlarla sponsorluk anlaşması yaptık. Bir kaç sponsorluk anlaşmamız daha var ama pandemi bu konuda bizi ciddi etkiledi.

.

Genç ve istikbali olan Türk, Alman ve yabancı kökenli karma bir takımımız var. Multi kültürel bir kadro oluşturduk.

Taşkın Akkay

.

Ekonomik olarak bu kadar etkilenmeniz, Türkgücü’nün transfer politikasını da etkilemiştir. 3. Lig için nasıl bir transfer politikası izlediniz?

-Transflerimizi tamamladık. Bu hafta ilk maçımıza çıkacağız Bayern Münih ikinci takımıyla (Bayern Münih Amatörler, Bayern München Amateure).

-Nasıl bir transfer politikası izledik? Bir kere 17 tane yeni transfer yaptık. Çünkü 3. Lige uygun futbolcular olması lazım, kalite olarak, performans olarak. İyi bir politika izledik. Genç ve istikbali olan Türk, Alman ve yabancı kökenli karma bir takımımız var. Multi kültürel bir kadro oluşturduk. Sürprizlere açık bir kadro. Hayırlısı bakalım.

Transfer sezonu kapandı mı? Başka transfer olacak mı?

-Transfer sezonu kapanmadı ama biz transferlerimizi yaptık. Transfer penceresi daha açık ama bizim takımımız 6 haftadır hazırlık döneminde. 2 kamp yaptık. Şimdi yapılacak bir transfer, çok olağanüstü bir transfer olması lazım.

Tanınmış bir isim görebilir miyiz peki? Böyle bir transfer söz konusu olabilir mi?

-Tanınmış olmasından ziyade bize uyan bir isim olabilir, hücum hattında belki ama aslında onu da tamamladık. Çok çok ilginç ve bütçemize uyan bir şey olursa, tüm kulüpler gibi son dakikaya kadar transfer yapabiliriz.

Kadronuza baktığımda tanınmış isimlerden Sercan Sararer’i görüyorum. Sercan kadronuza ne zaman dahil oldu.

-Sercan geçen sezon geldi. Fiziki açığı geçen sezon kapattı ve bu sezon inşallah daha da iyi olacak. Takımı taşıyan isimlerden biri olma adayı. Kadromuzda bunun için başka iyi futbolcu adaylarımız da var. Kadromuz şu an çok uyumlu. Genç ve yetenekli futbolcularımız var ve kadromuz geniş, dinamik bir kadro.

Sercan Sararer, Türk Milli Takım formasıyla
Almanya 3. Ligi’nde tarihi Münih Olimpiyat Stadı’nda oynayacağınız açıklandı. Önceki stadınıza göre bu çok büyük bir stadyum, kapasitesi oldukça yüksek. Elbette pandemiden dolayı Almanya’da maçlarda seyirci kısıtlama kararı var, fakat kısıtlamalar kalktığında bu yüksek kapasite Münih Türkgücü için bir dezavantaj olur mu?

-Bizim iki tane stadyumumuz var. Bir tanesi Münih Olimpiyat Stadyumu, bir tanesi de 1860 Münih ve Bayern Münih’in ikinci takımıyla paylaştığımız Grünwalder Stadyumu. Olimpiyat Stayumu 65 bin kapasiteli ve Grünwalder Stadyumu 18 bin kişilik bir kapasiteye sahip. Olimpiyat stadyumu aslında bir avantaj, çünkü pandemiden dolayı stadyumların yüzde 20 kapasitesinin kullanımına izin veriliyor.

-Olimpiyat Stadyumunda biz ilk etapta 8 maç oynayacağız, belki daha sonra daha fazla olacak. Bu bize bir avantaj sağlayacak, dezavantaj değil. Diğer maçlarımızı da Grünwalder Stadyumunda yapacağız. Pandemi kalktıktan sonra bu stadyumu 10-12 bin seyirci geldiğinde atmosferi çok güzel oluyor.

Münih Olimpiyat Stadı
Grünwalder Stadı
Gurbetçilerin maçlara ilgisini nasıl bekliyorsunuz. Röportajımızın başında demiştiniz ki biz 90’lı yıllarda 15 bin seyirciyle maçlara çıkıyorduk. 3. Lige yükselmeniz gurbetçilerde bir heyecan yarattığı açık…

-Planlamalara göre bu sezon seyirci sayısı yüzde 20’de tutulacak. 2021 ortalarına kadar kalkması beklenmiyor.

-Pandemiden sonraki hedefimiz tribünleri hareketlendirmek. Deplasmanda daha çok taraftar alacağımızı düşünüyoruz, çünkü diğer 3. Lig takımlarının olduğu yerlerde çok sayıda Türk gurbetçi vatandaşlarımız bulunuyor. Mesela Münih bölgesindeki Türk sayısı, Ruhr bölgesindeki (Almanya’nın Kuzey Batısı; Köln, Duisburg, Dortmund, Essen, GelsenKirchen, Bochum) Türk sayısından daha az. Yeni nesilin, yani Türkgücü’nün tarihini bilmeyen gençlere ulaşmak, onları taraftarımız olarak katmak için sosyal medyayı çok ciddi şekilde kullanmayı planlıyoruz. Ciddi bir taraftarla maç oynarsak medyada da ciddi şekilde öne çıkarız. 7-8 bin taraftarla maçlara çıkarsak taraftarlarımızı alnından öperiz. (Gülüyor)

Ürün pazarlama gelir konusunda önemli bir kalem. Bu konuda nasıl bir yol izliyorsunuz?

-Türkgücü başarıları çok hızlı yakaladı ve dikkat çekti. Ürün satışı da buna paralel seyretti. Ürün pazarlama konusunda internet kanalıyla şu anda formalarımız satılıyor, deplasman formamız, iç saha formamız, atkılar vs… Bu çok çok hızlı gelişecek ve çok hızlı şekilde iyi bir uygulamaya geçeceğiz. Çok ilgi var ve bu bizi çok mutlu ediyor. Forma ilgisi bizi heyecanlandırıyor.

Türkiye’den de forma siparişi verebiliyor muyuz?

-Tabii, internet üzerinden tüm dünyaya paket gönderebiliyoruz. Hakikatten şu an talep beklediğimizden hızlı bir şekilde ilerliyor. Elbette aynı zamanda üreticinin de bir zaman planlaması var. İstenilen talebi karşılayabileceğiz inşallah gelen dönemlerde.

Türk futbolunda her zaman bir alt yapı sorunu var. Bu sorun 90’lı yıllardan bu yana sürekli söylenir durur ama ciddi bir yol da kat edilmez. Şu örnek hep öne konuşur, Almanya’da 5 milyon Türkten ne kadar iyi futbolcular çıkıyor ama 80 milyonluk Türkiye’de aynı sayıda futbolcu çıkmıyor. Türkgücü’nün altyapısı nasıl?

-Alman Futbol Federasyonu altyapı konusunda dünyadaki en iyi futbol federasyonlarından bir tanesi. Mesela 2. Bundesliga’ya çıktığımızda biz Spor Akademisi (Alm.: Sportleistunzentrum) kurmak zorundayız, bu bir kural. Bu bir şart, 2. Bundesliga’da lisans alabilmeniz için en önemli şartlardan biri bu. Gelecek hedeflerimiz için biz bunun planlamasını yapmaya başladık, Spor Akademisi projemizi geliştirmemiz gerekiyor.

-Almanya 1. Bundesliga ve 2. Bundesliga takımlarının alt yapısında oynayan çocuklar artık futbolcu olmaya yüksek adaylar olarak kabul ediliyor. Yani bu onların mesleği olacak. 19 yaş altı takım mesela, bu çocuklar aynı zamanda okula gitmesi gerekiyor, eğitim alması gerekiyor ama aynı zaman da günde iki antrenman yapan çocuk bunu nasıl yapabilir? İşte bu akademilerde antrenman saatleri ve eğitim saatleri düzenleniyor, özel okullar oluyor. Yani bunun gibi bir çok şeyi sağlamanız gerekiyor. Ailesinden uzak, Hamburg’tan, Berlin’den, İstanbul’dan gelen çocuklar oluyor. Onlara bir konaklama, ev, psikolojik destek vermek gerekiyor. Bu Spor Akademilerinde A’dan Z’ye kadar her şey bulunuyor. Bu şartları yerine getirmeden 2. Bundesliga’da lisans alamazsınız.

Peki şuan Türkgücü altyapısında nasıl bir yapılanma var?

-3. Lig’de bulunan kulüpler bu Spor Akademisin altından şu an kalkamaz, ancak 2. Bundesliga’ya çıktıklarında kalkabilirler.

Şu an bizim Münih Türkgücü’nde 7 yaş altı grubundan 19 yaş altı grubuna kadar takımları liglerde oynuyor. 3. Lige çıkma hedefimize paralel olarak geçen sene alt yapı takımlarımızı da 3 yıl içinde en üst seviyeye çekmek için bir planımız var. 3 yıl içinde lig atlatarak en üst seviyeye çıkmak istiyoruz.

Türkgücü futbolcuları ve taraftarları
Türkgücü kardeş kulüp veya pilot kulüp edinmeyi de düşünüyor mu? Örnek olarak Bayern Münih’in kardeş kulübü olup onların futbolcularından istifade etmek gibi…

-3. Lig enteresan bir lig. Türkiye’de büyük kulüplerimiz var. Bir iletişim içinde böyle bir şey olabilir. Örnek verdiğiniz Bayern Münih’in Unterhaching ile bunu uyguluyor. As kadrosuna hazır olmayan ama elimizin altında kalsın, gözümüzün önünde kalsın dedikleri futbolcuları buraya gönderip, tecrübe kazandırdıktan sonra kadrolarına alıyorlar. Biz de gerek Türkiye, gerek buradan bir kulüple böyle bir düşüncemiz var ama henüz atılmış bir adım yok.

Son olarak Almanya Kupasını (DFB Pokal) sormak istiyorum. Türkgücü, kupanın gündem maddesi oldu. Almanya Kupasında ortaya çıkan durum tam olarak nedir?

-Almanya’da geçen Cuma gününden beri olağanüstü bir durum var. Türkgücü Regional Liga Bayern birincisi olduğu için Almanya Kupasına katılması gerekiyor. Çünkü kural gereği Regional Liglerin birincileri bu kupaya katılıyor. Bu çok net. Geçen senenin lideri bizdik. Bu yüzden kupaya bizim katılmamız gerekiyor. Ancak Bavyera Futbol Federasyonu buna ters hareket ederek bizi değil ikinci sırada bulunan 1. FC Schweinfurt takımını bildirdi. Biz de buna itiraz ettik ve geçen Cuma günü eyalet mahkemesi bizim lehimize karar vererek yürütmeyi durdurdu ve fikstürde açıklanan Schweinfurt-Schalke 04 maçı oynanamaz. Bütün takımlar 1. tur maçını, 30 kadar takım oynadı bir tek bu iki takım oynayamadı. Çünkü mahkeme dedi ki Schalke 04’ün rakibi Schweinfurt değildir, Türkgücü’dür.

-Fakat Bavyera Futbol Federasyonu buna olumsuz bakarak, mahkeme kararına itirazda bulundu. Hakkımızı sonuna kadar aramaya devam edeceğiz ve hukuksal anlamda her türlü girişimde bulunarak hakkımızı yedirmemeyi düşünmüyoruz.

Federasyon neden sizi değil de diğer takımı kupaya bildirdi?

-Pandemiden dolayı lig tatil edilince, Schweinfurt matematiksel olarak şampiyonluk şansının sürdüğünü ileri sürdü, yani haklarının gasp edildiğini ileri sürdüler. Biz bu arada 9 puan farkla lideriz. Federasyon da bunu değerlendirerek, iki tarafı da mutlu etmek için böyle bir karar almak istediğini bildirdi. Biz de iki tarafın mutluluğu önemli değil, hak kiminse onu bildirin. Federasyonda, hukuki bir sıkıntı yaşanmaması için Mayıs ayında koronavirüs nedeniyle yönetmeliğine geçici bir madde ekledi. Orada eklenen bir cümlede, “Almanya Kupasına katılacak olan takım, müsabakaların oynandığı dönemdeki liderdir.” dedi. Burada beklenti şuydu Federasyon tarafında, pandemi biter Temmuz-Ağustos aylarında kalan maçlar oynanır, Münih Türkgücü 3. Lige tescillendiği için kalan takım Schweinfurt ligi birinci tamamlar ve kupaya o katılır. Kalan 11 maç oynanacak diye bekleniyordu. bzi bu ligde zaten olmayacağız, kalan sezonda. Fakat pandemi devam etti ve maçlar oynanamadı. Dolayısıyla onların yaptığı bu eklemenin bir hükmü kalmadı. Bu durumda kimi lider olarak tescil edip 3. Lige çıkmasını onayladıysan onu bildirmen gerekir.

-Federasyon daha sonra, Almanya Kupasının oynanmasına bir hafta kala ekledikleri bu cümleyi tekrar çıkardılar, onun yerine birinci katılır diye yazdılar. Şu an tamamlanmayan Regional Liga Bayern’de birinci kim? Türkgücü değil, Schweinfurt. Çünkü biz artık 3. Lig’e yükseldik, Regional Ligin takımı değiliz artık. Lig bizsiz devam edecek. Bu durumda yine onları birinci gösteriyorlar.

-Biz de bunun yanlış bir hareket olduğunu söyledik ve mahkemeye sunduk. Mahkemede inceledikten sonra bu son değişikliğin hukuka aykırı olduğunu belirterek hakkın Türkgücü’nün olduğunu ilan etti.

Mahkeme kesin kararı verdiğinde o zaman Türkgücü, Almanya Kupasında 1. turda Schalke 04’ün rakibi olacak, doğru mu?

-Evet ama bu mahkemelerin üst mahkemeleri var ve 3-4 mahkeme daha olabilir.

O zaman Almanya Kupası karışır…

-Evet, karışacak. Karıştı zaten. Şu an Almanya’da en önemli konulardan biri bu basında.

-Hayatta iki tarafı da memnun etmek diye bir şey yok. Hak kiminse ona verilecek. Haksızlığa da tahammül etmediğimiz için hakkımızı aradık.

Son olarak neler ilave etmek istersiniz? Türklere, gurbetçilere mesajınız nedir?

-İlginiz için Kırım Haber Ajansına ve size teşekkür ediyorum. Bizim nacizane beklentimiz, Türk basınından şudur… Kulübümüzün amblemini gördünüz. Türk bayrağı ve Bavyera bayrağı var. Türkiye’de basın maalesef dar açıdan baktığı için, çok fazla yaşananlar, şampiyonluklar bilinmiyor. İlginin artmasını bekliyoruz.

-Taraftarlarımızı, gurbetçilerimizi de yanımızda görmeyi arzuluyoruz.

QHA olarak, Almanya 3. Liginde sizlere başarılar diliyoruz. İnşallah Almanya 2. Bundesliga’ya yükselişinizi de buradan duyururuz.

Almanya
Taşkın Akkay
Türkgücü
Bunlara da bakın: