Kırım Tatar müziğinin gelişimine adanan bir ömür: Bestekâr Cemil Karikov

09 Mayıs 2020, 04:02

Asif Aliyev / QHA Kıyiv

Cemil Karikov, Kırım Tatar müzisyen, folklor uzmanı ve besteci. Özbekistan’ın Taşkent şehrinde doğdu. Uzun bir zaman boyunca Kafkasya’da yaşadı.

Cemil Karikov, efsanevi “Haytarma” topluluğu ve Kırım Tatar devlet akademik müzik ve dramatik tiyatrosunun müzik direktörü olarak çalıştı. Koro ve senfoni orkestraları için Kırım Tatar milli marşını düzenledi. Karikov, Akmescit’teki Çaykovskiy Müzik Okulunda okutmanlık yaptı. Kırım Tatar tiyatrosu için çeşitli gösteriler ve “Haytarma” filminin müziklerini yaptı. 

Cemil Karikov, her zaman milletinin müziğini canlandırmaya çalıştı. Karikov, Kırım Hanlığı zamanının müziklerini icra eden “Makam” adlı geleneksel Kırım Tatar müzik topluluğunu kurdu.

Kırım Haber Ajansına (QHA) konuşan Cemil Karikov, Kırım Tatarlarının müzik kültürünü nasıl etkilediğini, halkının müzik mirasını koruma konusunda gerçekleştirdiği faaliyetleri anlattı.


Cemil ağa, ulusal müzik bir halkın tarihi ile sıkı sıkıya bağlıdır. Kırım Hanlığı’nın büyüklüğü, sonra onun Rusya Çariçesi II. Katerina (Yekaterina) tarafından ele geçirilmesi, Kırım Tatarlarının sürgün edilmesi ve 2014 yılında Kırım’ın Rusya tarafından işgal edilmesi… Tüm bu olaylar Kırım Tatar geleneksel müziğini nasıl etkiledi?

Her tarihi olay ve tarihi dönem, doğal olarak kültürü ve müziği etkiliyor. Kırım Tatarlarının tarihi olaylarla ilgili birçok  şarkısı var. Bunlardan biri örneğin “Port Artur” şarkısı. Bu şarkıda Rusya- Japonya savaşından bahsediliyor. O dönemde, binlerce Kırım Tatar genç Rus Çarlarının emriyle savaşa gönderildi. Sürgünde, Kırım Tatarları arasında çok ünlü olan “Şompol” şarkısı. Bu şarkı da 1917 yılında Rusların, Hansaray’da Kırım Tatarlarına ramrodlarla (tüfek namlusunu temizlemeye yarayan demir çubuk) saldırmasından bahsediliyor. 1853-1856 yılları arasındaki Kırım Harbi’ne dair bir çok şarkı var.

Daha önce Kırım Haber Ajansına konuşan gazeteci Şevket Namatullayev, Kırım Tatar dilinin yok olması tehlikesinden bahsetti. Kırım Tatarlarının müzik kültürü ne durumda?

Tabii ki, risk var. Bunun nedeni Kırım Tatar müziği hakkında yeterli çalışmanın olmaması. Kırım Tatar müzik aletleri ve teorisi ile ilgili ciddi çalışmaların olmaması sorunları var. Bunun için; ilk aşamada müzik okullarında Kırım Tatar müzik sınıfları açmalıyız. Milli müzik kültürü inceliklerini anlayan uzmanlar yetiştirmeliyiz. 

1944 yılından sonra müzik de dahil olmak üzere kültürümüze dair hiçbir öge geliştirilmedi… Müzik okulları, tiyatrolar yoktu. Bu durum, 1957 yılında “Haytarma” topluluğunun faaliyetlerinin yeniden başlamasına kadar devam etti. Burada bir sorun daha var. Sık sık, Kırım Tatar halkının yaşadığı Romanya ve Türkiye’ye gittim. Maalesef, oralarda da çoğu müzik türümüz unutulmuş vaziyette.

Cemil Karikov

Kırım Tatarlarının vatanından sınır dışı edilmesi nedeniyle Kırım Tatar müziğinde “muhacir türkü” ve “göç havası” gibi şarkılar meydana geldi… 

Evet. Söylediğim gibi, insanların vatanlarından koparılmasıyla bağlantılı birçok şarkı yaratıldı. Kırım’ı terk etmek zorunda kalan insanların büyük kısmı yolda hayatını kaybediyordu. Halkımız da bunu anlatan şarkılar yarattı. Türkiye ve Romanya’da çok şey kaydettim. Bu sene yayınlanacak kitabımda “Köç sürgün yırları” (Göç sürgün şarkıları) adlı bölüm var. “Ural dağı” diyen şarkımız var. Bu şarkıda yüzlerce Kırım Tatar ailesinin mülksüzleştirilip, Kırım’dan Ural’a gönderilmesi gösteriliyor. Yani her bir tarihi olay şarkılarda ifade edilmiştir…

Cemil ağa, Kırım Tatar müziğinin ve sanatının Türk kültürü ile çok benzerliği var. Kırım Tatarları kültür açısından en çok Türkler ile bağlantılı diyebilir miyiz?

Evet, aynı halk. Bize en yakın olan kültür, Türk müzik kültürüdür. Ayrıca, ortak şarkılarımız, kutsal (dini) müziklerimiz var…

Türkiye, Kırım Tatarlarının müzik sektörünü destekliyor mu?

Tabii ki. Mesela, TİKA (Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı) yardımıyla çoğu Kırım Tatarı Türkiye’de eğitim aldı. “Makam” topluluğumuz da orayı ziyaret etti. Türkiye’deki TRT Avaz kanalındaki programlara davet edildik. 

Sürgünlük yılları, Kafkasya ve Müzik


18 Mayıs’ta Kırım Tatarlarının sürgün edilmesinin 76. yıl dönümü olacak. Siz Özbekistan’da doğdunuz. Ailenizin Kırım’dan sürülme hikayesini anlatabilir misiniz? 

1944 yılında atalarım, Kırım’dan sürgün edildikten sonra Özbekistan’daki Bekabad şehrine gönderildi. Ben de orada doğdum. 

1964 yılında Abhazya’daki Sohum şehrine taşındık. Özbekistan’da pamuk üretiminde kullanılan ilaçlar yüzünden babamın alerjisi vardı. Nefes alamıyordu. Doktorlar da Özbekistan’dan gitmesinin tavsiye etti. Kırım’a gidemiyorduk, bu nedenle Karadeniz’in başka tarafında yerleşen ve birazcık Kırım’a benzeyen Sohum şehrini seçtik. Lise ve müzik okulunu da orada tamamladım. 

1975 yılında okul bittikten sonra, konservatuara girmek için Taşkent’te gittim. O zamanlar, Taşkent Kırım Tatar müzik kültürünün merkeziydi. Orada  “Haytarma” topluluğu çalışıyordu, Kırım Tatar bestecileri ve başka sanatçılarımız yaşıyordu.

Neden müzik sektörünü seçtiniz?

Rahmetli babam biraz akordeon çalıyordu. Bizi de çocukluktan müzik okuluna verdi. Ben de müziği sevdim. Müzik okuluna girdikten sonra vokal müziğiyle ilgilendim, üflemeli çalgılar çalmaya başladım. Orduda görev yaparken de bu işe devam ettim. Ondan sonra Taşkent Kültür Enstitüsünün  Koro şefliği bölümüne girdim. Orada bir yıl eğitim gördükten sonra, Taşkent Konservatuarı’nın bestecilik bölümüne geçtim. 

Bunca zamandır Kırım Tatar müziğine yönelik mi çalıştınız?

Kırım Tatarıysam, kendi müziğimiz ile ilgilenmem gerektiğini düşünüyorum. Kültürümüzü kendimiz geliştirmezsek, bunu başka kimse yapmaz. Tabii ki, Kırım Tatar müzikleri başka milletlerin temsilcilerinin de ilgisini çekiyor. Mesela, Mihail Glinka (Rusya’da geniş olarak tanınan ilk Rus asıllı klasik müzik bestecisidir ve Rus klasik batı müziğinin babası sayılmaktadır) Ruslan ve Lyudmila uvertüründe (operasında) Kırım Tatar folklor motiflerini kullandı. Müziğimiz Nikolay Rimskiy-Korsakov (Rus müzisyen, besteci ve müzik eğitimcisi), Aleksandr Spendiarov ve başkaları… Kültürümüz çok orijinal. Bizim kültürümüzde hem doğu, hem batı gelenekleri birleşiyor. Bu bizim en önemli noktamız.

Sizi en çok etkileyen müzisyenlerin isimlerini söyleyebilir misiniz?

Macar besteci Bela Bartok. Onun yanı sıra Azerbaycan profesyonel müziğinin kurucusu Uzeyir Hajibeyov. Besteciler Aram Haçaturyan ve İgor Stravinskiy de beni çok etkiledi.


Kırım Tatar müziğinin gelişimine adanan bir ömür: Cemil Karikov

Geçmişten gelen/kalan müzik 


Cemil ağa, geleneksel Kırım Tatar müziği konusunda çok dikkatlisiniz. Kırım Tatarlarının neredeyse unutulmuş çok sayıda halk müziklerini ve müzik aletini canlandırmayı nasıl başardınız?

Müzik enstrümanlarımızı Kırım’da canlandırmaya başladık. 40 yaşıma girdikten sonra saz, bağlama, zurna, ud gibi çeşitli müzik aletlerini çalmayı öğrendim. Böylece folklorumuzda olan müzik geleneklerimizi korumak istiyorum. ATR kanalında başka müzisyenlerle birlikte “Kadimi çalgı aletleri” ve “Yırla sazım” programlarını başlattık. Bu programlar çerçevesinde yaklaşık bin geleneksel şarkımızı yeniden canlandırdık ve kayıt yaptık. 

Geleneksel ve çağdaş müziğin sentezi hakkında ne düşünüyorsunuz?

Eğer bu müzik ustalıkla, yetkin bir şekilde ve geleneksel müziklerimize saygı ile yapılırsa, böyle bir şey olabilir. Bu çok hassas bir konu.


Kırım Tatar müziğinin gelişimine adanan bir ömür: Cemil Karikov

Cemil Karikov, 2015 yılının Kasım ayında Ukrayna’da televizyon, radyo yayıncılığı ve iletişimin geliştirilmesine katkıda bulunduğu ve uzun yıllar boyunca müziğe önem verdiği için Ukrayna Onur Sanatçısı unvanını aldı. 

İşgal edilen Kırım’da kültürün durumu


Siz bir süre “Haytarma” topluluğunun müzik yöneticisiydiniz. Şimdi işgal edilen Kırım’da bu topluluk ne durumda? 

Bir süre önce Haytarma’nın sanat yöneticisi değişti. Topluluğa yıllarca Kırım doğumlu Tacikistan’ın ulusal sanatçısı Remziye Bakkal başkanlık etti. Şimdi topluluk Kezlev’de (Yevpatoriya) çalışıyor. “Haytarma” her şeye rağmen faaliyetlerine devam etmeli. 

Ukrayna: Canlanma umudu


Daha önce verdiğiniz röportajda, 2018 yılında Kıyiv’e taşınan Sergey Prokofyev adını taşıyan Donetsk konservatuarından iş teklifi aldığınızı söylemiştiniz. Bu teklifi kabul ettiniz mi? 

Evet, kabul ettim. Bölüm başkanı olmayı teklif ettiler. Ancak bizim müziğimizi tanıyan öğrenciler çok az. Konservatuarımız Tavriya Milli Üniversitesi bünyesinde çalışacak. Ukrayna’da ilk kez doğu şubesi açılacak. Faaliyetimizi yürütürken Türkiye, Orta Asya, Azerbaycan ülkelerinde yaşayan uzmanların yardımına ihtiyacımız olacak. Şimdilik müzik aletlerimiz de yok bu çalgı aletlerini bilen uzmanlarımız da. Her şeyi sıfırdan kurmalıyız. 

Kırım Tatar müziğinin gelişimine adanan bir ömür: Cemil Karikov

Bu konuda başka ülkeler de dahil olmak üzere, önce Ukrayna yardım etmeli değil mi?

Ukrayna ilk adımını attı. Bu konuda da Ukrayna kendini geliştirmeye başladı. Ukrayna, Kırım Tatarları da dahil olmak üzere yerli halkların kültürüne daha çok dikkat etmeli. 

Cemil Karikov
Kırım Tatar müziği
Bunlara da bakın: