Taha Kermani: Zindaşti olayında söylenilenden fazlası var

Güvenlik
Ömer Cihad Kaya
15 Aralık 2020, 22:37
Ömer Cihad Kaya
15 Aralık 2020, 22:37

Ömer Cihad KAYA
QHA Ankara

Türkiye’de İran istihbaratına çalıştığı tespit edilen bir gruba, dün Millî İstihbarat Teşkilâtı (MİT) tarafından çok önemli bir operasyon gerçekleştirildi. İran istihbaratına ağır darbe vurulan operasyon, Türkiye ve dünyada geniş yankı uyandırdı. İstanbul’da bir rejim muhalifini kaçırdığının tespit edilmesi üzerine, İran istihbaratına çalışan uyuşturucu kaçakçısı lideri Zindaşti ile irtibatlı 11 kişi yakalandı. Türkiye-İran ilişkilerinde krizi derinleştiren olaya ilişkin gazeteci Taha Kermani, Kırım Haber Ajansına (QHA) verdiği mülakatta, operasyonun iç yüzünü anlattı.

Türkiye’de Habib Chaab isimli İranlı muhalifin kaçırılmasına karışan İran istihbaratıyla iltisaklı olan hücre, dün Türk istihbaratının operasyonuyla çökertildi. Chaab’ın Türkiye’de ortadan kaybolması olayına karışan suç örgütü lideri, İranlı uyuşturucu baronu Naci Zindaşti’nin 11 çalışanı, MİT’in 4 ilde düzenlediği eş zamanlı operasyonla yakalandı. 9 şüpheli çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Türkiye-İran krizini derinleştiren kritik operasyona ilişkin gazeteci Taha Kermani, “İran istihbaratı, uzun yıllardan beri muhaliflere yönelik suikast ve kaçırma operasyonları yapıyor. Türkiye’de İran rejiminin işine yarayan yüzeysel bir bakış oluşmuş durumda. Zindaşti olayında, söylenilenlerden daha fazlası var.” dedi.

“KAÇIRILAN SAHIŞ CHAAB VE ZİNDAŞTİ OPERASYONUNUN ZAMANLAMASI ÇOK ÖNEMLİ”

İran’da rejimin, özellikle 2015’ten sonra bu tür kontra espiyonaj ve istihbari operasyonlar ile ülkelerde muhaliflere karşı bir kötü imaj oluşturmak üzere çalıştığını bildiren Kermani, önceki gün eski bir haber sitesinin müdürüne yönelik idam kararı ve 2019’da aynı çete eliyle başka bir muhalifin kaçılması ile son olarak Habib Chaab olayının birbiriyle bağlantılı olduğunu aktardı. Dolayısıyla gazeteci Taha Kermani, Zindaşti olayına daha geniş perspektifte bakmak gerektiğini dile getirdi. Kermani’nin değerlendirmesi şu şekilde:

“Kaçırılan şahıs çok önemli. İran, geçen hafta bir haber kanalının müdürünü (Ruhullah Zem) idam etti. O da aynı şekilde Irak üzerinden kaçırıldı. Habib Chaab, olayına bakıldığında, kendisi Arap asıllı ve 14 yıldır İsveç’te yaşıyordu. Kaçırıldıktan sonra İran televizyonuna çıkarılıp bir takım itiraflarda bulundu. İran sürekli tutukladığı siyasi muhaliflerini bu tip itiraflarla bir çeşit propaganda yürütmeye çalışıyor. Ayrıca, bazı önemli saldırıları da bunlara yıkmaya çalıştı. 2018’de askeri geçiş töreni sırasında gerçekleşen saldırıyı bunlara yıkmaya çalıştı. Oysa o saldırıyı DAEŞ üstlenmişti. Buradan, meseleyi radikal göstermeye çalışarak, bir karşı propaganda yürütüyor”

Bu sürecin en önemli kurbanlarından birisi de Güney Azerbaycan Özgürlük Hareketi ve Güney Azerbaycan Türkleridir. Geçen yıllardan beri Türkiye’de, İran’daki Türk aktivistlere ve siyasi tutsaklara yönelik insan hakları ihlalleri ne yazık ki görmezden geliniyor veya dile getirilmiyor. Bu herhangi bir siyasi tavırdan ziyade medyada bile yer bulmuyor. İran, bu durumu kendi lehine bir algı operasyonu olarak görüyor.

“CHAAB’IN KAÇIRILMASINDA AMAÇ, TÜRKİYE’NİN İRAN MUHALİFLERİ İÇİN GÜVENSİZ OLDUĞU ALGISINI OLUŞTURMAKTI”

Gazeteci Taha Kermani, Habib Chaab’ın Türkiye’den kaçırılmasının da benzeri bir propaganda operasyonu olduğunu belirtti. Kermani, İran rejiminin amacının, Türkiye’nin İran muhalifleri için tehlikeli olduğu imajını oluşturmak olduğunu vurguladı. Özellikle 2015 yılından bu yana gerçekleşen olaylara bakıldığında, bu imajın yerleştirilmesi amaçlandı.

Millî İstihbarat Teşkilâtı (MİT) tarafından İran’ın Türkiye’deki uyuşturucu ve kaçakçılık gibi faaliyetlerde bulunan istihbarat ağına darbe indirildi. Haberin detayları için:
MİT’ten İran’ın Türkiye’deki istihbarat ağına ağır darbe

“İRAN REJİMİNİN ALGI OPERASYONUNUN KURBANI İRAN TÜRKLERİ OLUYOR”

Uzun yıllardan bu yana Türkiye’de İran’la ilgili yüzeysel ve yanlış bir bakış olduğunu söyleyen Kermani, bu bakışın en önemli kurbanlarından birinin de İran’ın olmazsa olmaz bir gerçeği olan Türk nüfusu olduğunu dile getirdi.

İran Uzmanı gazeteci, “Türkiye’de İran’daki on milyonlara varan Türk nüfusun görmezden gelinmesi veya yok sayılması, İran rejiminin işine yarıyor. Bu sürecin en önemli kurbanlarından birisi de Güney Azerbaycan Özgürlük Hareketi ve Güney Azerbaycan Türkleridir. Geçen yıllardan beri Türkiye’de, İran’daki Türk aktivistlere ve siyasi tutsaklara yönelik insan hakları ihlalleri ne yazık ki görmezden geliniyor ve ya dile getirilmiyor. Bu herhangi bir siyasi tavırdan ziyade medyada bile yer bulmuyor. İran, bu durumu kendi lehine bir algı operasyonu olarak görüyor. İran Türklerinin haberleri yanı başındaki Türkiye’de anlaşılmıyor bunun yanında İran içerde de Güney Azerbaycan halkına, ‘Sizin çok güvendiğiniz Türkiye’nin medyası bile sizi görmüyor ben istediğimi yaparım’ diyor.” değerlendirmesini yaptı.

ZİNDAŞTİ OPERASYONU TÜRKİYE- İRAN İLİŞKİLERİNİ NASIL ETKİLER?

İran Uzmanı-gazeteci Taha Kermani, Zindaşti operasyonunun zamanlamasının da manidar olduğunu ifade ederek şöyle konuştu:

“Bu operasyonun şimdi gerçekleşmesi manidar. Erdoğan’ın Azerbaycan’da okuduğu şiir ile ilgili İran’da Türkiye’ye karşı müthiş bir öfke patlaması yaşandı. Bunu neden söylüyorum? Karşılıklı açıklamalara bakınca bu görünüyor. İran bu tarz operasyonları yapmış ve o zemini bulmuştur ve muhakkak bunun kurbanı her zaman İran’daki Türkler olmuştur.”

İRANLI SUÇ ÖRGÜTÜ LİDERİ NACİ ŞERİFİ ZİNDAŞTİ KİMDİR?
İran istihbaratına çalışan uyuşturucu baronu Naci Şerifi Zindaşti’nin çok sayıda suça karışmış, karanlık bir isim olduğu biliniyor. 2007’de cinayet suçlamasıyla Türkiye’de yargılandı. FETÖ soruşturması kapsamında aranan FETÖ’cü firari savcı Zekeriya Öz, Zindaşti’yi Ergenekon Davası’nda “terazi” kod adıyla gizli tanık yaptı. Zindaşti’nin ifadeleriyle balyoz ve Hrant Dink davalarının hakimleri görevden alındı. Öte yandan, uyuşturucu baronu Zindaşti’nin FETÖ tutuklusu ABD başkonsolosluğu irtibat görevlisi Metin Topuz ile görüştüğü de tespit edildi. Daha sonraki yıllarda uyuşturucu kaçakçılığı, silahlı suç örgütü kurma, adam kaçırma ve öldürme suçlarından İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hakkında iddianame hazırlandı. 6 Nisan 2018’de düzenlenen operasyonla Zindaşti ve adamları yakalandı. Biri başkomiser iki polis ile Zindaşti tutuklandı. Daha sonra, avukatının itirazı üzerine Zindaşti serbest bırakıldı. Başsavcılık itiraz etti, tutuklama kararı çıkarıldı.

İran istihbaratına çalışan uyuşturucu baronu Naci Şerifi Zindaşti

TÜRKİYE’DE MÜEBBET ALDI, İRAN’DA ORTAYA ÇIKTI

Türkiye’de 4 kez ağırlaştırılmış müebbet ve 24 yıl hapis cezası istenen Zindaşti, 2018 yılında kayıplara karıştı. Daha sonra da İran’da ortaya çıktı. Türkiye’nin aradığı Zindaşti’nin suç faaliyetlerini İran’da sürdürdüğü öğrenildi. Son olarak İsveç’ten Türkiye’ye geldikten sonra kaybolan İranlı muhalif Habib Chaap’ın, İran İstihbaratına çalışan Naci Şerif Zindaşti’nin adamlarınca kaçırıldığı ortaya çıktı. MİT ve İstanbul Organize Şube ekipleri Zindaşti ile irtibatlı 11 İran ajanını yakaladı.

İran istihbaratının kaçırdığı muhalif Habib Caab

HABİB CAAB KİMDİR?

İranlı muhalif Habib Farajollah Chaab, İran’daki Arap muhalif azınlığın bağımsızlığını savunuyordu. Arap Mücadele Hareketi’nin İsveç kolunu yönetiyordu. Chaab, İran’ın son dönemde kaçırdığı muhalif isimlerden sadece biriydi.
MİT, İranlı muhalif Chaab’ın, İran istihbaratının kontrolündeki uyuşturucu kaçakçısı Zindaşti tarafından eski eşi kullanılarak tuzağa düşürüldüğünü ortaya çıkardı.