Polonya Büyükelçisi Kumoch: Kırım Platformu üzerinde Ukrayna ile birlikte çalışacağız

Haberler
E. K.
22 Mart 2021, 16:38
E. K.
22 Mart 2021, 16:38

Kırım’ın Rusya tarafından işgalinin 7. yılı doldu. Avrupa Birliği ülkeleri, ABD ve dünyanın birçok ülkesi, Kırım’ın işgalini tanımadı ve yaptırım uygulamaya başladı. Ukrayna’nın egemenliğini ve toprak bütünlüğünü her platformda savunan Polonya, Ukrayna’nın Kırım’ı işgalden kurtarma çabalarına da kararlı bir şekilde destek veriyor.

Kırım’ın işgalinin 7. yıl dönümü dolayısıyla 26 Şubat 2021 tarihinde Polonya’nın Ankara Büyükelçiliğinin ev sahipliğinde bir etkinlik düzenlendi. Etkinliğin açılış konuşmasını yapan Polonya’nın Ankara Büyükelçisi Jakub Kumoch, ülkesinin Kırım’ın işgalini asla tanımayacağını, yarımaya gönderilen Rus askerlerinin veya “yeşil adamların” sayısı ne olursa olsun Kırım’ın her zaman Ukrayna toprağı olduğunu ve böyle kalacağını vurguladı. Etkinlik sonrasında Kırım Haber Ajansı’na mülakat veren Büyükelçi Kumoch, “Kırım, Ukrayna’nın bir parçasıdır ve öyle kalacaktır” ifadelerini kullandı.

Polonya Büyükelçisi, Kırımlılara hitaben Türkçe yaptığı konuşmada, “Sevgili Kırımlı dostlarım! Sizler bizim kardeşlerimizsiniz. Biz Polonyalılar, vatanından mahrum kalmanın nasıl bir şey olduğunu çok iyi biliyoruz, çünkü sizin gibi biz de ülkemizi kaybetmiştik. Soykırım kurbanı olmanın da nasıl bir şey olduğunu biliyoruz, sizin gibi biz de Orta Asya bozkırlarından geçtik. Polonyalılar olarak sizin için umudumuz var. Biz ülkemizi kurtardık, siz de topraklarınızı geri alacaksınız. Sizi temin ederim ki, Polonya ülkenizin yasa dışı işgalini asla tanımayacaktır.” ifadelerini kullandı.

Polonya Ankara Büyükelçisi Jakub Kumoch, QHA’ya verdiği mülakatta; Polonya’nın Kırım’ın Rusya tarafından işgali konusundaki tutumundan uluslararası Kırım Platformu’na, 1944 Kırım Tatar Sürgününden Polonya’daki Tatarlara, Ukrayna ve Türkiye’nin AB üyeliği sürecinden Rusya’nın tartışmalı Kuzey Akım-2 doğal gaz boru hattı projesine kadar pek çok konuda açıklamalarda bulundu.

Polonya’nın Kırım Platformu üzerinde Ukrayna ile birlikte çalışacağını ifade eden Kumoch, Kırım’ın işgalinin sona ermesi adına uluslararası aktörleri ve beraberinde birçok ülkeyi bu alana çekmek ve Ukrayna’nın yakın batı komşularıyla ilişkilerini olumlu bir şekilde kullanması gerektiğini belirtti. Büyükelçi, Ukrayna’nın AB ile beraberliğini bozmayı amaçlayan “siyasi bir proje” olarak değerlendirdiği Rusya’nın Kuzey Akım-2 doğal gaz boru hattı projesinin, Rusya’yı finanse eden ve ona saldırgan eylemler yapma imkanı veren ve aynı zamanda Doğu Avrupa ülkelerine karşı şantaj olanaklarını artıran bir adım olduğunu vurguladı.

“UKRAYNA’NIN TOPRAK BÜTÜNLÜĞÜ TARTIŞILAMAZ”

– Kırım 7 yıldır Rusya işgali altında. Polonya, işgali ve ilhak girişimini tanımıyor. Ukrayna, yarımadayı işgalden kurtarma çabalarını sürdürüyor. Bu süre zarfında Polonya Ukrayna’ya toprak bütünlüğünü sağlamak için nasıl desteklerde bulundu ve ileride ne gibi desteklerde bulunmayı planlıyor?

-Çatışmanın ve Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik saldırganlığının başından beri Polonya çok açık ve net bir şekilde şunu söyledi: Ukrayna’nın toprak bütünlüğü tartışılamaz. Her ne kadar Ruslar ayrılıkçı birimlerini buralara fiilen işgal yönetimi olarak getirmiş olsa da, Kırım ve Donbas, Ukrayna topraklarının birer parçasıdır ve öyle de kalacaktır.

– Ukrayna, Kırım’ı işgalden kurtarmak amacıyla uluslararası çabaları birleştirmek için Kırım Platformunun kurulacağını duyurdu ve bu yönde çalışmalar başlattı. Polonya, Kırım Platformu girişimine katılacak mı? Katılacaksa hangi seviyede ve nasıl bir rol üstlenecektir?

-Polonya Cumhurbaşkanı Andrzej Duda, Ekim 2020’de Kiev’e yaptığı ziyarette, Kırım Platformu’na açık ve kararlı desteğini ifade etti ve Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodımır Zelenskıy ile birlikte bunun uygulama yolları hakkında görüştüler. Haklı bir girişim olduğunu düşünüyoruz ve bunun üzerinde birlikte çalışacağız. Kırım’ın işgalinin sona ermesi adına uluslararası aktörleri ve beraberinde birçok ülkeyi bu alana çekmenin ve Ukrayna’nın yakın batı komşularıyla ilişkilerini olumlu bir şekilde kullanmasının gerekli olduğuna inanıyoruz.

“KIRIM TATAR SÜRGÜNÜ SOYKIRIM ÖZELLİĞİ TAŞIYOR”

– Polonya, 1944 Kırım Tatar sürgününü soykırım olarak tanıyacak mı?

-Polonya açısından, aynen 1937 yılında Sovyetler Birliği’nde yaşayan Polonyalıların sürgün edilmesinin ve birçoğunun öldürülmesinin bir soykırım olması gibi, kuşkusuz bir ulusun topluca sürgün edilmesi ve birçok temsilcisinin öldürülmesi de soykırım özelliklerini taşıyor. Aynı şekilde insanlık tarihindeki en büyük trajedilerden biri olan, Ukrayna’da Sovyet hükümetinin neden olduğu Holodomor da bir soykırımdır.

– Polonya’nın bazı tarihi anlaşmazlıklara bakmaksızın komşu ülke Ukrayna ile iyi ilişkileri var. Türkiye’nin de Polonya ile tarihten gelen iyi ilişkileri ve Ukrayna ile de her geçen gün gelişen stratejik ilişkileri bulunuyor. Bu üç ülke arasındaki ilişkiler daha nasıl gelişebilir? Polonya, Ukrayna’nın AB ve NATO üyeliğini, Türkiye’nin de Avrupa Birliği üyeliğini destekliyor mu?

-Bizim tutumumuz açık ve net. Polonya, Ukrayna’nın Avrupa Birliği’ne katılım çabalarını ve NATO’ya girme hedefini destekliyor. Aynı şekilde, Türkiye’nin Avrupa Birliği üyeliğini de destekliyoruz. Hükümet değişikliklerinden bağımsız olarak, tavrımızı asla değiştirmedik ve değiştirmeyeceğiz. Tarihi anlaşmazlıklara gelince, Türkiye ile tarihte, özellikle de son 300 yıldır hiçbir anlaşmazlığımız olmadı. Türkiye, Polonya’nın dostudur, Polonya da Türkiye’ye dost bir ülkedir.

Ne yazık ki, Ukrayna ile aramızda anlaşmazlık konusu olan bazı meseleler var. Örneğin Ukrayna’da bazı yerlere Polonyalılara karşı işlenen suçların faillerinin isimlerinin verilmesini – tabii ki burada Roman Shukhevych’ten bahsediyorum- biraz endişeyle karşılıyoruz.

“POLONYALI TATARLAR TÜRKİYE İLE ORTAK BAĞ OLUŞTURUYOR”

– Kırım Tatarları, Ukrayna ile Türkiye arasındaki ilişkilerde ciddi bağlar oluşmasına katkıda bulundu. Türk kökenli azınlık olarak, Polonya’daki Tatarların da Türkiye ile Polonya arasındaki ilişkilere böyle bir katkısı var mı, olabilir mi?

-Türkiye’de yaşayan Polonyalılar, Polonyalı Katolikler ve Polonezköy’de yaşayan Polonya asıllı Türk vatandaşları gibi, Müslüman Polonyalı Tatarlar da elbette ortak bağlarımızın oluşmasına büyük katkıda bulunuyor. Ülkelerimiz arasında bağ kuran adeta birer köprü konumundalar.

– Polonya Tatarları ülkede resmi azınlık statüsünde. Tatarların din ve kültürlerinin korunması ve devam ettirilmesi için devlet olarak ne gibi katkılarda bulunuluyor? Polonya Tatarlarının ciddi şekilde dil kaygıları var. Dillerinin korunmasına yönelik bir devlet politikası var mı? Varsa bunlar daha da geliştirilebilir mi?

-Polonya Tatarları, yüzyıllardır Lehçe konuşan bir nüfus olmuştur. Lehçe’yi tıpkı  benim Lehçe konuştuğum gibi konuşuyorlar. Onlar müslümanlar ve Polonya tüm inançlara tam bir din özgürlüğü garanti ediyor ve bu nedenle bizim tarafımızdan vatandaşlarımız ve siyasi ulusumuzun bir parçası olarak muamele görüyorlar.

“RUSYA, KUZEY AKIM-2’Yİ ŞANTAJ İÇİN KULLANIYOR”

– Polonya, Belarus’taki cumhurbaşkanlığı seçimlerini tanımadığını açıkladı. Rusya’nın desteğini arkasına alan Belarus, seçimler sonrası ülkede başlayan gösterilerin Batı’nın yanı sıra Polonya’nın da desteğiyle yapıldığını öne sürüyor. Ayrıca iki ülke arasında diplomatik kriz de yaşanıyor. Polonya’nın bu suçlamalara karşı tavrı nedir? Bu suçlamaların arkasında Rusya’nın olduğunu düşünüyor musunuz?

– Aleksandr Lukaşenko’nun sorunu, büyük olasılıkla cumhurbaşkanlığı seçimini kaybetmesinin ardından sonuçları manipüle etmesi ve kendi ulusuna karşı acımasızca şiddet uygulamasıdır. Polonya, Belarus halkına devletinin kendi işlerine hiçbir komşusunun müdahale etmediği, kendi sınırları içinde güçlü, demokratik ve özgür olması temennisinde bulunuyor.

– Tartışmalı Kuzey Akım-2 projesine karşı Polonya’nın tutumu nedir?

-Tamamen iş odaklı bir proje olduğu açıklamasını kabul etmek bizim için çok zor. Ne yazık ki Rusya’yı finanse eden ve ona saldırgan eylemler yapma imkanı veren bir proje ve aynı zamanda Doğu Avrupa ülkelerine karşı Rus şantaj olanaklarını artıran bir proje. Bunu Ukrayna için, Belarus için ve diğer ülkeler için söylüyorum. Bu nedenle Rusya’nın bu tür muamelesine şiddetle karşı çıkıyoruz, özellikle de bu proje Rusya’nın Ukrayna ve Suriye’deki saldırısıyla neredeyse eşzamanlı olarak ortaya çıktığı için.