30 Eylül 2019, 15:16

Trump-Zelenskiy Telefon Skandalı

Sezai ÖzçelikÇankırı Karetekin Üniversitesi, Uluslararası İlişkiler Bölümünde Doçent ünvanına sahip öğretim üyesidir.sezaiozcelik@qha.com.tr

“Trump-Zelenskiy telefon görüşmesi iki ülke arasında yıllar öncesine giden krizleri ve skandalları tekrar su yüzüne çıkarmış gözüküyor. Bu durum 2020 Amerikan başkanlık seçimlerinde Ukrayna’yı konuşacağımız anlamına geliyor…”  

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) son altı gündür Başkan Donald Trump ile Ukrayna’nın yeni seçilen Başkanı Volodımır Zelenskiy arasında yaşanan telefon konuşmaları skandalını konuşuyor. Devlet başkanları birbirlerini telefon ile sık sık aramaları diplomasinin bir gereği. Fakat bu telefon görüşmelerini diğerlerinden ayıran en önemli unsur, Trump’ın büyük ihtimal 2020 Amerikan Başkanlık seçimlerinde rakibi olacak olan John Biden’ın Ukrayna Gaz Şirketi’nde çalışan oğluna yönelik yolsuzluk ve rüşvet iddialarının araştırılması için baskı yaptığı iddiaları. Bir başka ilginç olay, 25 Temmuz 2019 tarihli telefon görüşmesinin Amerikan yönetiminin içinde yer alan bir ihbarcı tarafından Amerikan gizli servisine bildirilmesinin ardından Amerikan Senatosu’ndaki Demokratların Trump hakkında görevden alma sürecini başlatmaları. Bu ihbarcı Amerikan basınına göre bir CIA görevlisi. Bu görevlinin gönderdiği 7 sayfalık mektupta şu iddialar var: Trump, Ukrayna Cumhurbaşkanı ile yaptığı telefon görüşmesinde John Biden’ın oğlu Hunter’a yönelik Ukrayna Başsavcılığı’nın soruşturma yapması için baskı yaptı. Bunun için Trump eski New York Belediye Başkanı ve özel avukatı olan Rudy Giuliani ve Adalet Bakanı William Barr’ı bunun için görevlendirdi.

Bu skandalın Ukrayna ve Kırım’a etkisi olabilir mi?

Birincisi, Ukrayna uzun süre Amerikan kamuoyu ve medyasının ana konusu olmaya devam edecek. Bu en azından Ukrayna hakkında kamuoyunun daha fazla bilgilenmesi ve başta Kırım olmak üzere Ukrayna’nın Rusya tarafından işgal edilen toprakların medyada daha fazla dile getirilmesine neden olacaktır.

İkincisi, uzun süre Rusya’nın gölgesinde kalan Ukrayna bir anda Amerikan politikasının odağı haline gelebilir, Ukrayna halkının kendine güvenini arttırabilir. Eski Ukrayna Dışişleri Bakanı Pavlo Klimkin’in twitter mesajı bu konunun altını çizmektedir: “Amerikan Başkanı’nın azil sürecine neden olan ülkeyiz. Şimdi herkes bizim neler yapabileceğimizin farkına varmıştır.”

Üçüncüsü, Rusya ve Batı arasında sıkışan Ukrayna, yeni Berlin Duvarı haline gelmiştir. Kırım ve Ukrayna’nın doğusunun Rusya tarafından işgal edilmesi gerçeği yerine Batı merkezli skandal Ukrayna kamuoyu ve medyasını bu konuya odaklanmasına yol açacaktır.

Dördüncüsü, Trump-Biden çekişmesinin içine çekilen Ukrayna, 2020 yılında Biden’in ya da başka bir Demokrat adayın seçilmesi halinde Amerika ile ilişkilerinde bozulma yaşayabilir.

Beşinci olarak Zelenskiy’in telefon konuşmasında Merkel ve Macron’u eleştirmesi, Ukrayna’nın AB, Almanya ve Fransa ilişkilerine zarar verebilir. Fakat Avrupa ve dünya politikasına 2005 yılından beri yön veren Merkel gibi Avrupalı liderler, politika sahnesinde daha 6 ayını tamamlamamış olan Zelenskiy’in bu konuşmasını acemilik olarak görerek önem vermemesi de olasılık dahilinde.

Altıncı olarak, Zelenskiy’nin TV şovu ve partisinin isminin Halkın Hizmetkarı olmasına ironik bir gönderme yapılarak Ukrayna Devlet Başkanı’nın sosyal medyada Trump’ın Hizmetkarı olarak nitelendirilmesi de Zelenskiy’in imajını zedelemiştir.


Bir başka ironi ise Zelenskiy’in partisinin Ukrayna Devlet Başkanı’nın azil edilmesi konusunda yasa tasarısını onayladığı şu günlerde bir telefon konuşması sonrası Amerikan Başkanı Trump’ın azil sürecinin başlatılması olmuştur. Trump-Zelenskiy telefon görüşmesinde acil çözüm bekleyen Amerika’nın savaş yorgunu Ukrayna’ya yatırımları, askeri yardımları, Kırım ve Donbass bölgelerinin Rus işgali ve Ukrayna’yı bekleyen reformlar konusunda Amerika’nın yardımı yerine Biden’ın oğlu ile bu olmazsa Ukrayna’ya yapılan Amerikan askeri yardımın (250 milyon dolar yaklaşık 1.4 milyar TL) birkaç gün önce askıya alındığı şeklinde aba altındabirkaç gün önce askıya alındığı şeklinde aba altında sopa gösterilmesi gibi konuların konuşulması Ukrayna açısından iyi olmamıştır.

Bir başka konu Trump’ın Ukrayna takıntısı sadece son telefon görüşmesi olmamıştır. 2016 Başkanlık seçimlerinde sadece Rusya değil Ukrayna’daki Rus yanlısı partisi, Viktor Yanukoviç ve Bölgeler Partisi, Trump seçimlerine mali ve parasal yardımlar yapmıştır. 2014 Ukrayna Devrimi’nden önce Trump’ın eski seçim kampanyası başkanı Paul Manafort, Rus yanlısı Ukraynalı politikacılar ve oligarklar ile yakın ilişki kurmuş ve 30 milyon dolara yakın para aktarımı olmuştur. Amerikan seçimlerine Rusya’nın doğrudan etkilediğine dair iddialarla ortaya çıkan “Rusyagate” skandalı sonrası Manafort, Viktor Yanukoviç’ten aldığı milyonlarca dolar sebebi ile hüküm giymesini şüphesiz Trump ve onun özel avukatı Giuliani unutmamış gözüküyor.

Kısaca, Trump-Zelenskiy telefon görüşmesi iki ülke arasında yıllar öncesine giden krizleri ve skandalları tekrar su yüzüne çıkarmış gözüküyor. Bu durum 2020 Amerikan başkanlık seçimlerinde Ukrayna’yı konuşacağımız anlamına geliyor.