29 Temmuz 2019, 11:44

Suriyeliler ve Geri Dönüş

Güngör Yavuzarslangyavuzarslan@qha.com.tr

Mart 2011 yılında başlayan Suriye olayları, 8 yıldır devam eden çatışmalar ve yaşanan savaş şartlarının bölgesel etkilerini gelin hep birlikte tartışalım. Haziran ve Temmuz aylarında Suriye’de incelemelerde bulundum. Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı bölgelerinde başta kamplar ve diğer yaşam alanlarına gittik. Defalarca gazeteci olarak bulunduğum Suriye halkı ölümün eşiğinde bile hep bir umut ile yaşardı. Artık kamplarda, çatışma bölgelerinde ve PKK baskısı altında olan halkta, ciddi bir umutsuzluk var.

Gelin sınırın öteki yanında tabloya bir bakalım. Türkiye 2016 ve 2018 yıllarında Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı harekâtları ile Suriye Milli Ordusuna (ÖSO) destek vererek iki kez Suriye’de, batıda Afrin’den doğuda Fırat Nehri’ne kadar uzanan bir güvenlik kuşağı oluşturdu. Bu bölgede, savaş öncesi yaklaşık 1 milyon insan yaşarken şimdi iç sığınmacılarla sayı 3 milyona yaklaştı. Bunların çoğu DEAŞ ve PKK terör saldırılarından kaçan iç sığınmacılar. Türkiye; AFAD, Kızılay ve İHH gibi yardım kuruluşları ile yardımlarına aralıksız devam ediyor. Yine yüzlerce bireysel yardım yapan Türk vatandaşları var.


İdlib ise adeta Suriye savaşının özeti durumunda. İdlib vilayetinin büyük bölümü ile Lazkiye, Hama ve Halep vilayetlerindeki küçük bölgeler de içine olan alanda irili ufaklı 30’a yakın grup var. İdlip’te sayısal ve silah bakımında en güçlü muhalif grup, El Kaide’nin eski Suriye kolu Nusra’nın başını çektiği Heyet Tahrir Şam örgütü. Bu oluşum, Birleşmiş Milletler, ABD ve Türkiye tarafından terör örgütü listesine alındı. Heyet Tahrir Şam tarafından desteklenen Kurtuluş Hükumet adlı yerel yapı başta İdlip merkez olmak üzere bölgede faaliyet gösteriyor.

İdlib’te Türkiye önderliğinde oluşturulan ve çeşitli ÖSO gruplarını çatısı altında toplayan Suriye Ulusal Kurtuluş Cephesi (UKC ) bulunuyor. Feylaku’ş Şam ile Ahrar Şam, UKC’nin en güçlü grubu durumunda. Birleşmiş Milletler verilerine göre, İdlib bölgesinde 3 milyon 800 bin civarında Suriyeli İdlip’e sıkışmış durumda. Türkiye’nin bölgede 12 tane gözlem noktası bulunuyor. İdlip’te ülke dışından gelen birçok ülkeden silahlı grup hala varlığını devam ettiriyor.

RUSYA’NIN SURİYE SAVAŞINA MÜDAHİL OLMASI

Rejim ise 2011 yılında başlayan çatışmaların seyrinde, 2015 yılına gelindiğinde Suriye’nin beşte birinden azını kontrol ederken; bu yıl Rusya’nın savaşa müdahil olması ile geniş bölgeleri yeniden kontrol etmeye başladı. Şam yönetimi, Suriye’nin sayısal olarak kalabalık bölgeleriyle büyük kentleri, Akdeniz sahilini, Lübnan ve Ürdün sınırının büyük bölümü ile Suriye’nin orta kesimini elinde bulunduruyor. Diğer yandan, pek gündeme gelmeyen Tanf’taki muhalif gruplar ile ABD askeri varlığının bulunması da bölgedeki karışıklığı artırıyor. ABD Birlikleri, 2016 yılı ortalarında Ürdün ve Irak sınırları yakınında bulunan ve tamamı çöl olan Tanf’ta bir askeri üs kurdu. Burada ÖSO bayrağı taşıyan Megavir el Savra Grubu Amerikan askerleri tarafından eğitildi. Bölgede Şam – Bağdat kara yolunu kontrol eden üste ne kadar silahlı grup olduğu bilinmiyor.

Fırat’ın doğusunda ABD destekli terör yapısı PKK/YPG, 2012 yılında bölgede faaliyet göstermeye başladı. Örgüt ülkenin kuzeydoğusundaki geniş bir alana çatışmadan rejimin çekilmesiyle yerleşti. ABD’nin desteğindeki terör yapısı YPG, 2014 yılında IŞİD ile mücadele adı altında varlığını artırmaya başladı. Bugün ABD destekli PKK/YPG’nin bulunduğu alanda, savaş öncesi Rakka-Dey Zor-Haseke illerinde 3 milyondan fazla insan yaşıyordu. Bugün ise bu sayı net olmamakla birlikte 1 milyon 300 bin civarında. DEAŞ ise sadece Fırat’ın Irak sınırı yakınlarındaki dar Suriye çöllerinde bir iki küçük bölgede varlığını devam ettiriyor.

TÜRKİYE DIŞINDA HİÇBİR ÜLKE SAVAŞIN BİTMESİ İÇİN CİDDİ BİR ÇALIŞMA YAPMIYOR!

Şimdi tüm bu şartlarda ülkemizde yaşayan 4 milyona yakın geçici sığınmacı Suriyeli nasıl geriye dönecek. Yıkık kentler, alt yapısı olmayan bölgeler, çatışmalar kontrolsüz silahlı guruplar ve terör örgütleri. Türkiye dışında hiçbir ülke savaşın bitmesi ve Suriyelilerin geri dönmesi için ciddi bir çalışma yapmıyor. Eğer bu insanların topraklarına geri dönmesi isteniyorsa ilk önce silahlar susmalı ve devlet dışı aktörler pasifize edilmelidir.

TÜRKMENLERİN DURUMU İSE…

Suriye Türkmen Meclisifaaliyetlerini alana taşıyor. 20 Temmuz’da Çobanbey’deki Türkmen Mili Hareket Partisi kongresini izledik. Tartışmalı sürece rağmen Suriye’nin geleceğinde güçlü bir Türkmen Milleti görmek isteriz. Orada Türkmenler var demekten öteye daha kalıcı adımlar atılmalıdır.