10 Mart 2019, 14:18

Suriye Çıkmaz Sokak ve Ötesi

Güngör Yavuzarslangyavuzarslan@qha.com.tr

Modern Lawrencesler hala coğrafyada dolaşıyor. Brett Mc Gurk’den yüzü kapalı teröristleri yönlendiren yüzlercesi sınırlarımızda. Bizim asırların derinliğinden gelen birlikte yaşama gerçekliğimizin sinir uçlarına dokunuyorlar. ”Kürtleri korumak” adı altında adım adım gelen Arap-Kürt çatışmasının pimi çoktan çekildi. Üstüne de bir de mezhepsel çatışma masada.

İdlip merkezli binlerce cihatçı unsurun 2 kilomtere ötesinde hazır kıta Şii milisler Suriye’de. Türkiye’nin haklı terörle ve dahi global terörizmle mücadelesinden önüne hep bitmeyen takvimler süreci konuyor. Ucu açık görüşmeler, yol haritaları vs. Suriye üzerine iç savaş boyunca izleme yapan uluslararası kuruluşlar yüz bin üzerinde yabancının dünyanın değişik coğrafyalarından gelerek alanda yerlerini aldıklarını raporladılar. Bugün İdlip’te katı bir baskı rejimi uygulayan Çin’den çıkarak gelen Uygurlar bulunuyor. Diğer yanda Afganistan’dan gelen Hazaralar var. ABD öncülüğündeki koalisyon içinde yer alan paralı gruplar da alanda. Bölgenin en etkin gücü olan Türkiye sınırlarındaki hem terör unsurlarını sonlandırmak hem de küresel ve bölgesel güçlerle bir denge içinde Suriye’ye barışı getirmeye çalışıyor. Gelinen son noktada Şam dahi kendi kabul ettiği ve şekillendirdiği özerk yönetim için PKK’ya yeşil ışık yakarken Suriye’nin bütünlük içinde geçiş dönemini savunan tek merkez Ankara. Bir gazeteci olarak Suriye özelinde lobiler üzerinden sonuç almanın belirleyici bir etken olmadığını hatırlatmalıyım. Aslında soru Ankara hangi Amerika ile görüşmeli?

Rusya ise “ABD’li askerlerin çekilmesi sonrası bölge Suriye hükûmetinin, ordusunun kontrolü altına girmeli” diyor. Bununla birlikte “Kürtler için geleneksel olarak varlık gösterdikleri yerlerde gereken tüm koşulların sağlanması gerektiği anlayışı esas alınmalı” da diyor. Moskova ajandasında bir Kürt bölgesi oluşturmuş durumda. YPG ofisinin faaliyetlerine ülkesinde izin veren Putin, Münbiç’te YPG’lilerle ortak devriye atarak pazarlıklarda kendisinin yok sayılamayacağı mesajını veriyor. Bunun yanında Arap ligi Suriye rejimini tekrar lige geri aldı. İran ise Irak’tan Golan tepeleri hattına kadar elde ettiği operasyonel kazanımlarını Suriye’de kalıcı hale getirmeye İsrail’in tüm saldırılarına rağmen devam ediyor. İlerleyen günlerde Ortadoğu Suriye Hizbullah’ı ile tanışabilir. Liste o kadar uzun ki Arap NATO’su heyetleri Münbiç’i ziyaret etti. Erbil’de Barzani karagahında 5 bin üzerinde Suriyeli peşmerge olası tampon ya da güvenlikli bölge için yedekte tutuluyor. Geçen hafta Süleymaniye’den Talabani Peşmergeleri 1 tim ile Ayn Arap’a gelerek YPG’lilerle buluştu.

Suriye, Ortadoğu’da tarihsel süreç içinde yaşanan tüm kırılganlıkların, çatışmaların hesabının tutulduğu bir eşikten geçiyor. İşgal altındaki Kudüs’ten Doğu Akdeniz’deki rezervlerin kontrolüne etnik ve mezhepsel sorunlara kadar her şey iç içe. Vekalet savaşında küresel güçlerden bölgesel güçlere devlet dışı aktörlerden yeni nesil terör örgütlerine herkes alanda. Türkiye bu çıkmaz sokaktan sınırlarını güvence altına alarak sadece ülkesinde misafir ettiği 3.5 milyonun değil 23 milyon Suriyelinin geleceği için mücadele ediyor. Üst akıl ise Türkiye, Kürtlere saldıracak diyerek pimi çekilen Arap-Kürt savaşını altına odun atmaya devam ediyor. Burası Ortadoğu. Irak’ta Halepçe saldırısından Suriye’de Ayn Arap -Kobani’ye yaşanan olaylara kadar Kürtleri kanatları altına alan Türkiye yine güvenli kapı olmaya devam ediyor. Birde biri çıkıp orada Türkmenler var dese de medyamızda Suriye’nin geleceğinde yok sayılmaya çalışılan Süleyman Şah torunları akla gelse…