Tarayıcınız güncel değil

Site Javascript ve Cookies desteği gerektiriyor

Siteden en iyi şekilde yararlanmak için aşağıdaki tarayıcılardan birini indirip kurun:

MENÜ
Follow us
27 Ekim 2021 - 19:19
#
26 Şubat 2021, 15:15

Rusya Federasyonu'nun Kıbrıs Politikası

Prof. Dr. Sezai ÖzçelikÇankırı Karatekin Üniversitesi, Uluslararası İlişkiler Bölümü öğretim üyesi.sezaiozcelik@qha.com.tr

Bu konuyu kaleme almamın bir nedeni,  çok az çalışma yapılmış olması. İkinci olarak, yüksek lisans öğrencilerimden birine bu konuyu tavsiye etmem ve onun tezi için akademik olarak kısa bir çerçeveyi çizmeyi amaçlamaktayım. Şubat ayının başında Rusya Dışişleri Bakanı Aleksandr Gruşko’nun Kıbrıs konusunda yaptığı açıklama nedeniyle QHA tarafından benden görüş istemesi ile bu konu ilgimi çekti. Bu yazıda, hem Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) hem Kıbrıs Cumhuriyeti (KC) tanımlamasını Güney Kıbrıs için kullanacağım. GKRY/KC üniversitelerinin birindeki akademisyen olan Costas Melakopides’in “Russia-Cyprus Relations: A Pragmatic Idealist Perspective” başlıklı kitabı dışında internet ortamında çok az kaynak bulunmaktadır.

2013 yılında GKRY/KC’de yaşanan finansal kriz sonrası, ülkenin iflas aşamasına gelmesinin ardından Rusya ile GKRY/KC arasında ekonomik işbirliğinin savunma alanında yakınlaşmaya dönüşmesi özellikle Suriye’de Rusya’nın varlığının artması ile daha da önemli hale gelmiş oldu. Rusya ve GKRY/KC’nin 2,5 milyar dolarlık kredi anlaşması imzalaması ile Kıbrıslı Yunanlıların iflasın eşiğinden dönmelerinin ardından iki tarafın ilişkileri, “pragmatik idealizm” şeklinde tanımlanmaya başlandı. Uluslararası ilişkiler temelde ulusal çıkarlar ekseninde devletler arası ilişkilerin incelenmesine ve devletlerin dış politika kararlarını, kendi çıkarlarını en üst düzeye çıkaracak şekilde aldıkları varsayımlarına dayanır. İdealizm, normatif kalıplara göre, dış politika kararları alınmasını savunan, işbirliğine dayalı liberal ve demokratik, ve moral değerlere önem veren, eşitlik, adalet, uluslararası hukuk ve örgütlere öncelik veren, rasyonel karar verme süreçleri ile tüm uluslararası aktörlerin karar aldığı ve alçak politika (ekonomi, kültür) gibi konularda çalışmaların olduğu uluslararası ilişkiler yaklaşımıdır. Soğuk Savaş dönemi boyunca Rusya ile GKRY/KC ilişkileri politik realizm çerçevesinde tanımlanmıştır. Kıbrıs sorunu konusunda BM Güvenlik Konseyi kararları, Rusya’nın Soğuk Savaş Kıbrıs politikası hakkında fikir verebilir. 1991 yılından itibaren Rusya Federasyonu, kendi çıkarlarından ödün vermeden ama idealizmi de en üst düzeyde uygulayan “pragmatik idealist” bir dış politika izlemiştir. Ticaret, bankacılık, enerji, turizm, kültür, savunma gibi konularda Ruslar ile Kıbrıslı Yunanlılar arasındaki işbirliğine ek olarak Rusya’nın Helen kültürüne tarihsel, kültürel ve dinsel bağlantısına da vurgu yapılabilir.

Rusya ve GKRY/KC arasındaki ilişkilerinin bir başka boyutu, ekonomik ilişkilerdir. Cyp-Rus olarak tanımlanan ve Türkiye’de Antalya ve Alanya’daki Türk-Ruslar gibi Kıbrıs’ta yatırım yapan Rusların sayısı her geçen gün hızla artmaktadır. Lefkoşe ve Limasol’da yaklaşık 50-60 bin arası Rus ve Ukrain özellikle milyarderler yaşamaktadır. Yakında Antalya’ya Antalyagrad denebileceği gibi Limasol şehrine günümüzde Limasolgrad denilmektedir. Lefkoşa ve Limasol’da Ruslar için deri ceket ve kürk satan dükkanların hemen yanında Rusların kefir içtiği kafeler ile Baltika denen Rus birasının satıldığı barları görmek mümkün. Rusların buraya yatırım yapmasının iki nedeni var: Kıbrıs’ın Ruslar için vergi cenneti olması ve yatırım konusunda yasal ve idari anlamda sağlanan kolaylıklar ve avantajlar. Bir başka avantaj ise AB üyesi olan GKRY/KC’nin Rus vatandaşlarına uyguladığı vize kolaylıkları ile adanın güney kesimine yapacağınız yatırım karşılığı verilen altın vatandaşlık programı. İngilizce bilmenize gerek olmadan Rusça ile adada rahatça hayatınızı idame ettirebilirsiniz. Limasol belediye başkanının Rusça konuşmasına ek olarak Kıbrıslı Yunanlılar, Rusları sevmekteler. 2017 yılında Rus doğumlu işadamı Alexey Voloboev ve Belarus girişimci Ivan Mikhnevich’in kurduğu “I The Citizen” adlı partinin GKRY/KC siyasetinde yer alması ile Ruslar adada siyasi parti bile kurmuş durumdadır. Rus oligarklar için para aklama cenneti olan GKRY/KC’ne 2008 yılında 1,4 milyar dolar, Rus vergi dairesinin kaçmak amacıyla geldiğini belirtmek gerekir. Moody’nin tahminlerine göre, 2012 yılında GKRY/KC bankalarındaki hesapların yüzde 25’i (Ruslar 31 milyar doları bankalara yatırmıştır) ve yabancı yatırımların üçte biri Rus menşelidir (Rus şirketlerin yatırımı 30-40 milyar dolardır). Adanın Yunan kesiminde Rus mafyasının cirit attığını bilmeyen yok (https://www.theguardian.com/world/2012/jan/26/cyprus-russian-invasion).

Binlerce zengin Rus vatandaşına Kıbrıs pasaportu ve vatandaşlığının da para karşılığı satıldığı AB üyelerince birçok kez dile getirilmiş durumda. Kırım’ın işgalinin ardından Amerika Birleşik Devletleri tarafından 2018 yılından itibaren yaptırım listesine alınan Bank of Cyprus’ın en büyük ortağı olan Viktor Vekselberg ile Rus milyarder Oleg Deripaska’nın, GKRY/KC altın pasaport uygulaması ile Kıbrıs vatandaşı olması dolayısıyla da AB vatandaşı olması uzun süre gündemde kaldı. Ruslar ile Kıbrıslı Yunanlıların ne kadar yakın olduğunu şu örnek ortaya koymaktadır. Kırım’ın işgalinden sonra 2015 yılında Moskova’da yapılan Zafer Kutlamaları’nın 70’nci yıldönümünü, Avrupa ülkelerinin hepsi boykot etmişken sadece GKRY/KC lideri Anastasiades katılmıştır (https://www.ft.com/content/67918012-9403-11ea-abcd-371e24b679ed).

Rusya’nın Güney Kıbrıs Büyükelçiliği: “KKTC’yi tanıma planı yok”

“KIBRIS KOMÜNİST PARTİSİ AKEL, ADADA RUSLARIN BEŞİNCİ KOLU…”

Kıbrıslı Yunanılar için Atina’daki Yunanlılar kardeşleri ise Moskova’daki Ruslar için kuzenleridir benzetmesi yapılabilir. Kremlin’e karşı Brüksel’de AB liderlerinin yaptırımlarına karşı veto silahını kullanmaya en yakın politikacı, GKRY/KC lideri Anastasiades olmuştur. Amerika ve AB’nin Rusya karşı yaptırımlarını delen en önemli ülkenin GKRY/KC olması da kimseyi şaşırtmamaktadır. Birçok Kıbrıslı Yunanlı’nın Amerika ve İngiltere’ye göre Ruslara daha fazla güvendiğini belirtmek abartı olmaz. Türkiye ile Kıbrıslı Yunanlıların askeri açıdan karşı karşıya gelmesi halinde GKRY/KC imdadına Rusların geleceğine inananların sayısı oldukça fazla. Kültürel ve dinsel olarak her iki tarafın ortak yanları olmasının yanında Kıbrıs Komünist Partisi yani AKEL’in Sovyetler Birliği döneminden beri adada Rusların beşinci kolu olduğunu söylemek yanlış bir tespit değil.  

BM Güvenlik Konseyi’nde Rusya’nın Kıbrıs oylamalarındaki tutumu da iki taraf ilişkileri konusunda bize ışık tutabilir. Rusya sadece bir defa Kıbrıs konusundaki BMGK kararlarını  veto etmiştir. BM Kıbrıs Barış Gücü yetkisinin 21 Nisan 2004’te değiştirilmesi ve yerine BM Çözüm Uygulama Misyonu (UNSIMIC) getirilmesi sırasında Annan Planı’nın desteklediği ve üç gün sonra yapılacak olan her iki kesiminin oylayacağı referandumu etkilememesi adına Rusya veto yetkisini kullanmıştır. Bu tek bir veto bile Kremlin’in Güney Kıbrıslıları savunduklarının en belirgin göstergesidir.

“KREMLİN, SURİYE’DE TARTUS’UN YERİNE LİMASOL’E GÖZÜNÜ DİKTİ”

Şubat 2015’te GKRY finansal krizle uğraşırken Kıbrıslı Yunanlıların lideri Nicos Anastasiades’in Moskova’ya yaptığı ziyarette, 2,5 milyar dolarlık kredi anlaşması sonrası Rusya’nın deniz ve hava üssü kurmasını da içeren bir dizi anlaşma imzalamıştı. İngiliz toprağı olan Agrotur’un 70 km mesafede olan Paphos’ta Rus hava üssünün kurulmasının da yer aldığı bu anlaşma ile Rus donanması Limasol limanını kullanma imkanına da kavuşmuş oldu. Rusların askeri alandaki bu adımlarına en sert tepkiyi adada iki askeri üssü bulunan İngiltere hükumeti tepki göstermişti. Limasol limanının da askeri ve savunma amaçlı Rusların kullanımına açılmasının ardından 2013 yılından itibaren Rus gemileri, Limasol şehrini birçok kez ziyaret etmiştir. Bunun en son örneği, 2019 yılının Ekim ayında Kuzey Filosu’na bağlı Rus gemisi Marshal Ustinov’un, Limasol’u ziyaret ettikten sonra 18 Ocak 2020’den başlayarak üç gün boyunca Limasol’u tekrar ziyaret etmesi olmuştu.  30 Ocak tarihinde Rus Karadeniz Filosu’na bağlı Admiral Essen adlı firkateyn, Doğu Akdeniz’deki görev yerinden ayrılarak Limasol’u ziyaret etmişti. Suriye’de Tartus deniz üssüne alternatif olarak Kıbrıs’taki Limasol üssüne Kremlin’in göz diktiğini söylemek yanlış olmayacaktır. Putin tarafından Doğu Akdeniz “stratejik bölge” olarak ilan edildiği 2013 yılından itibaren Sovyetler Birliği zamanından beri 30-60 arası gemiye sahip olan (Sovyetler zamanında bu filoya Sovyet Beşinci Eskadrası adı verilmişti) ve Amerika’nin 6ncu Filosuna karşı oluşturulan Rusya’nın Akdeniz Filosu 1992 yılında tasfiye edilerek lağv edilmişti. Rusya 10 gemiyle başlayan Doğu Akdeniz’deki varlığını günümüzde Akdeniz Filosu zamanındaki gibi 30’un üzerinde gemiye çıkarmayı hedeflemektedir. Suriye ile yapılan anlaşma uyarınca 49 yıl boyunca Rus Akdeniz Filosu, nükleer güç kullanabilen gemiler dahil 11 gemiyi Suriye’nin Tartus üssüne konuşlandırma imkanı kazanmıştır. Kırım ile Akdeniz’in bağlantısı göstermesi açısından Rus Akdeniz Filosu’nun Rus Karadeniz Filosu altında görevlendirildiğini hatırlatmak yerinde olacaktır.

Rus savaş gemileri Limasol'da - Kıbrıs Gazetesi - Kıbrıs Haber, KKTC Son  Dakika ve Gündem Haberleri
Rus savaş gemisi Limasol’de

RUSLARIN DOĞU AKDENİZ’DEKİ STRATEJİSİ NEDİR?

Doğu Akdeniz’de Rusya’nın üç önemli stratejisi bulunmaktadır:

1-Rusya’nın ulusal güvenliğini geliştirmek için Akdeniz’in jeopolitik pozisyonunun avantajlarından yararlanmak,

2- Akdeniz’deki Rusya’nın pozisyonunu güçlendirerek ABD’ye karşı alternatif dünya gücü olarak Rusya’nın statüsünü yükseltmek,

3- Suriye rejimine askeri, politik ve diplomatik alanda Akdeniz’deki varlığı ile destek olmak. Bu stratejinin birinci saç ayağı, Akdeniz’e Rusya’nın askeri güçlerini yerleştirmektir.

İkincisi, bölgede Rus donanmasının kullanımına açık olacak limanlara sahip ortak ve müttefik ülkeler bulmaktır. Üçüncüsü, bölgede donanma üssü kurmaktır. Bu üç saç ayağını oluşturacak ülkeler arasında Rusya için Suriye dışında Libya ve Kıbrıs öne çıkmaktadır. Bu bakımdan GKRY/KC, Rusya’nın özel olarak Doğu Akdeniz genel olarak Ortadoğu, Balkanlar, Kafkasya, Orta Asya ve Kuzey Afrika’da uyguladığı dış politikası açısından çok önemlidir. Suriye ve Ermenistan’da varlığını her geçen gün arttıran, İran ile yakın ilişkiler kuran ve hatta Azerbaycan üzerinde etkisini arttıran Rusya’nın Türkiye açısından jeo-stratejik önemi olan Kıbrıs’ta varlığını her geçen gün arttırması Türkiye’nın ulusal güvenliğine en önemli tehditlerden biridir. Kırım’ı işgal ederek Karadeniz’i bir Rus gölü haline getirmeye çalışan Moskova’nın Kıbrıs ve Suriye’deki askeri, politik, diplomatik ve ekonomik varlığının her geçen gün artması ile Doğu Akdeniz’in Rus gölü haline gelmesinin önü açılmış olacaktır. 18 Agustos 2020’de Rusya ile GKRY/KC arasındaki diplomatik ilişkilerin başlamasının 60ncı yıldönümünün kutlamaları sırasında iki taraf arasında yakın ve samimi stratejik ilişkiler bir kez daha su yüzüne çıkmış oldu.

RUSYA İLE GKRY/KC İLİŞKİLERİ

Rusya ile GKRY/KC ilişkilerinde tek pürüzlü nokta, Kıbrıs Ortodoks Kilisesi’nin İstanbul’daki Rus Ortodoks Patriği ve İskenderiye Patriği ile birlikte hareket ederek, 17nci yüzyıldan beri Rus Ortodoks Kilisesi’nin altında yer alan Ukrain Ortodoks Kilisesi’nin ayrı ve bağımsız bir yapı olarak kabul etmesidir. Bu kararı verirken Kıbrıs Ortodoks Kilisesi’ndeki 17 papazdan 10 tanesi olumlu oy kullanmıştır. 

Özetle Rusya-GKRY/KC ilişkilerini şu başlıklar altında incelenebilir: Soğuk Savaş dönemi Batı ve Doğu bloku arasındaki rekabet, turizm ve Rus yatırımları, Doğu Akdeniz petrol kaynakları, kültürel bağlantı ve din-Ortodoksluk, tarihsel bağlar, Batı ve AB, AKEL (Kıbrıs Komünist Partisi) ve SSCB, Rusya’nın jeopolitik çıkarları çerçevesinde Kıbrıs, Suriye ve Libya bağlamında Doğu Akdeniz bölgesi.

Yazarın diğer düşünceleri

Diğer yazarlar