Tarayıcınız güncel değil

Site Javascript ve Cookies desteği gerektiriyor

Siteden en iyi şekilde yararlanmak için aşağıdaki tarayıcılardan birini indirip kurun:

MENÜ
Follow us
28 Kasım 2021 - 23:41
#
21 Kasım 2021, 13:32

Putin'in Kırmızı Çizgileri

Prof. Dr. Sezai ÖzçelikÇankırı Karatekin Üniversitesi, Uluslararası İlişkiler Bölümü öğretim üyesi.sezaiozcelik@qha.com.tr

2021 yılı boyunca Kremlin Batı’yı, Rusya’nın “kırmızı çizgileri”ni konusunda üç kez uyardı. Son uyarı 18 Kasım 2021’de Rusya Başkanı Vladimir Putin’den geldi. Rusya’nın kırmızı çizgilerinin Batı tarafından hafife alınmaması gerektiğini söyledi. İkinci uyarı, 27 Eylül 2021’de Kremlin NATO askeri altyapısının Ukrayna’ya genişlemesinin Putin’in kırmızı çizgisi olduğunu belirtmesiydi. Hatta Minsk yönetimi Moskova’nın artan NATO aktivitelerine karşı birlikte hareket etme konusunda mutabık kaldıklarını da belirtmişti. Seçimlere hile karıştırıp Belarus Başkanı olan Lukaşenko, ABD’yi Ukrayna’da askeri eğitim merkezleri kurarak askeri üsler kurma yolunda adımlar atmakla suçladı. Bu meseleyi Putin ile görüşeceklerini de belirtti. Bu duruma tepki göstereceklerini ve bazı tedbirler alacaklarının altını çizdi. Bir önceki yazımda belirttiğim Polonya-Belarus mülteci sınır krizi aslında Putin ile Lukaşenko’nun Ukrayna’nın Batı’ya özellikle NATO ittifakına yakınlaşmasını engellemeye dönük adımlardan biri olduğu açıkça görülmekte. Eylül ayında Ukrayna’nın ABD (Amerika Birleşik Devletleri) ve bazı NATO üyesi ülkelerle ortaklaşa askeri tatbikat yapması ve Rusya ile Belarus’un büyük ölçekli ortak tatbikat yapmasının ardından melez savaş stratejisi çerçevesinde binlerce Ortadoğu kökenli mültecinin AB (Avrupa Birliği) sınırlarına yığılması rastlantı değildi. İlk uyarı, Putin’in 21 Nisan 2021’de Batı’nın Rusya’nın kırmızı çizgilerini geçmemesi konusundaydı.

PUTİN UYARILARINDA VURGULADIĞI NOKTA…

Geçen Perşembe yaptığı açıklamada Putin, Batı’nın Rusya’nın kırmızı çizgileri geçmemesi konusundaki uyarılarını çok hafife almamasını söyledi. Moskova’nın Batı’nın ciddi güvenlik garantileri vermesine ihtiyacı olduğunu belirtti. Birçok dış politika konusuna değindiği konuşmasında ABD ile Rusya’nın ilişkilerinin “tatmin edici” olmadığını ifade etmişti. Televizyonlarda yayınlanan konuşmasında, Karadeniz’deki NATO’nun aktivitelerinin Moskova’da endişeye yol açtığını belirttikten sonra Putin, “Karadeniz konusuna gelirsek, son gelişmeler belirli sınırların ötesine geçiyor. Batı’nın ‘çok tehlikeli silahları’nı taşıyan stratejik bomba uçakları Rusya sınırına 20 km yakınından uçtuğunu” söyledi. Putin konuşmasında aynen şunu söylüyor: “Bu konuda biz devamlı olarak endişelerimizi dillendiriyor ve kırmızı çizgilerimizden bahsediyoruz. Fakat bu durumu nasıl kibarca anlatabilirim bilmiyorum. Bizim (Batılı) ortaklarımız kırmızı çizgilerimiz hakkındaki konuşmalar ve uyarılarımızla ilgili çok yüzeysel tutuma sahipler.” (“Putin says West taking Russia’s ‘red lines’ too lightly”, Reuters, https://www.reuters.com/world/europe/putin-says-west-not-taking-russias-warnings-red-lines-seriously-enough-2021-11-18/) Bu ifadeyi Reuters’in İngilizce websitesinden aldım. Aynı ifade Anadolu Ajansı tarafından şu şekilde verilmiş: “Bu konuda endişelerimizden ve kırmızı çizgilerimizden bahsediyoruz ancak (Batılı) ortaklarımız oldukça tuhaflar, kırmızı çizgilerimizi ve uyarılarımızı hafife alıyorlar.” (“Rusya Devlet Başkanı Putin’den Batı’ya ‘kırmızı çizgilerimizi hafife alıyorlar’ uyarısı”, AA, https://www.aa.com.tr/tr/dunya/rusya-devlet-baskani-putinden-batiya-kirmizi-cizgilerimizi-hafife-aliyorlar-uyarisi/2424637)

Putin’in bu uyarısına en net yanıtı Ukrayna Dışişleri Bakanı Dimitri Kuleba verdi. Attığı Twitte, “Putin’in kırmızı çizgileri Rusya sınırlarıyla sınırlıdır. Ukrain-Rus sınırlarının bizim tarafında ne yapacağımıza Ukrayna halkının çıkarları ile Ukrayna ve Avrupa’nın güvenliğine uygun şekilde biz karar veririz.” dedi.

UKRAYNA SINIRINDA RUS ASKERİ HAREKETLİLİĞİ

Tüm bu söylemsel beyanları sahadaki somut adımlarla birlikte yorumlar gerekir. Son bir ay içinde Rus askeri birlikleri Ukrayna sınırında yığınak yapmakta. Ukrayna Başkanı Zelenski 13 Kasım Cumartesi günü yayınladığı video mesajında, Rusların sınırlarına 100 bin askerlik yığınak yaptığını ve bunun Moskova’nın saldırgan tutumlarının yansıması olduğunu belirtti. “Umarım tüm dünya, kimin gerçekten barış istediğini ve kimin sınırımızda yaklaşık 100.000 askeri yoğunlaştırdığını açıkça görebilir” dedi. Kremlin sözcüsü Peşkov ise Batı medyasının Rusya’nın Ukrayna’yı işgal edeceği yönündeki haberlerinin “gerginliği kışkırtmak için asılsız ve içi boş girişimler” olduğunu ve gazetecilere “Rusya’nın kimseyi tehdit etmediğini” söyledi. Ukrayna Savunma Bakanlığı ise Rus 41nci ordusunun Ukrayna sınırından 260 kilometre uzaklıkta Yelnya kasabasında konuşlandığını açıkladı. 12 Kasım Cuma günü Washington D.C.’de ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken’ı Ukrayna Dışişleri Bakanı Dimitri Kuleba ziyaret etti. Bu ziyarette Blinken Amerika’nın Ukrayna’nın güvenlik ve toprak bütünlüğüne garanti ve taahhüdünün demir kaplı zırh gibi olduğunun altını çizdi. Gazetecilere verdiği demecinde 2014 Kırım işgaline atıf yapan Blinken, “Rusya’nın niyetini bilmiyoruz. Ancak geçmişte gördüklerimizi biliyoruz: Rusya, geçmişte Ukrayna sınırlarına kitlesel askeri güçlerle yığınak yaptı. Ukrayna bunun bir tür provokasyon olduğu iddiasında bulundu ve ardından işgal geldi. 2014’te de bunu yaptılar” dedi. Bu arada Kremlin’in Karadeniz’deki güç dengesini bozucu adımları dengelemek için ABD iki savaş gemisini USS Mount Whitney ve USS Porter’ı Kasım ayının ikinci haftasında Boğazları’ı geçerek Karadeniz’e girmesiyle sağlamaya çalıştı. Aynı şekilde AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen Başkan Biden ile yaptığı görüşmede “Ukrayna’nın toprak bütünlüğünü tamamen desteklediklerini” belirtti. AB Komisyonu sözcüsü Peter Stano, AB üyelerinin ABD ve Büyük Britanya ile birlikte son durumu tartıştıklarını ve ellerindeki bilgiler ışığında son yaşanan olayların endişe verici olduğunu söyledi. Kasım ayının ikinci haftasında Paris’i ziyaret eden Rus Dışişleri ve Savunma Bakanları ile yapılan görüşmelerin ardından Fransız Dışişleri Bakanı Jean-Yves le Drian ve Savunma Bakanı Florence Parly yaptıkları açıklamada Rusyalı yetkililerin, “Ukrayna’nın toprak bütünlüğüne daha fazla olası zarar verilmesinin ciddi sonuçları konusunda açıkça uyarıldıklarını” belirttiler. Merkel’in Avrupa siyasetinden ayrılmasının ardından yerini doldurmak isteyen Fransa Başkanı Emmanuel Macron ise önümüzdeki günlerde Ukrayna ve Belarus hakkında Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile görüşeceğini söylemesi Batılı güçlerin Rusya’ya tam saha baskı yapacaklarını gösteriyor. (“Ukraine’s president says 100,000 Russian troops amassed near border”, The Times of Israel, https://www.timesofisrael.com/ukraines-president-says-100000-russian-troops-amassed-near-border/) 18 Kasım Perşembe günü ABD Savunma Bakanlığı Pentagon’u ziyaret eden Ukrayna Savunma Bakanı Oleksii Reznikov Rusya’nın Ukrayna’ya karşı gerginliği yükseltmesine karşı küresel birlik çağrısı yaptı.

Rusya Savunma Bakanlığı Basın Servisi tarafından 23 Nisan 2021 Cuma günü yayınlanan bir videodan alınan bu el ilanı fotoğrafı, Rus askeri araçlarının Kırım’daki (Rusya Savunma Bakanlığı Basın Servisi) tatbikattan sonra üslerine geri taşınmak üzere demiryolu platformlarında durduğunu gösteriyor. (AP aracılığıyla)
Rusya Savunma Bakanlığı Basın Servisi tarafından 22 Nisan 2021’de yayınlanan bu el ilanı fotoğrafı, Rus askeri araçlarının Kırım’daki tatbikatlar sırasında hareket ettiğini gösteriyor. (AP aracılığıyla Rusya Savunma Bakanlığı Basın Servisi)

ABD’NİN SON HAMLESİ

Son bir hamle Amerika Kongresinden geldi. 19 Kasım Cuma günü Amerikan Temsilciler Meclisi üyelerinden ikisi Rus Devlet Başkanı Putin’in 2024’ten sonra iktidarda kalmaya devam etmesinin Amerika tarafından tanınması gerektiği yönündeki karar tasarısını Kongre’ye sundu. Temsilciler Meclisi üyesi Tennesse’den Steve Cohen ve Güney Karolina’dan Joe Wilson, Rus Anayasası’nda Başkanlığı’nın iki dönemle sınırlandıran maddeyi değiştiren 2020 Anayasa referandumun yasadışı olduğunu ve siyasal gücü tek başına elinde bulundan otokrat olan Putin’in Mayıs 2024’ten sonra Başkanlık koltuğunda oturmasının ABD tarafından tanınmaması gerektiğini web sayfalarında açıkladılar. (“Russia condemns U.S. lawmakers’ proposal on ‘nonrecognition’ of Putin”, Yahoo News, https://news.yahoo.com/kremlin-accuses-u-meddling-over-095335487.html) Sonuç olarak, Putin’in kırmızı çizgileri söylemi melez savaş stratejisinin parçasıdır. Kremlin yönetimi iç politikada COVID-19’dan kaynaklı ölüm rekorlarının kırıldığı ve yolsuzluk, yoksulluk ve yasadışılığı (3Y) Rus halkının Putin’e desteğini azalttığı ve kızgınlığını arttırdığı ortamda hep yaptığı gibi dış politika gerginlik ve krizlerinden medet ummaktadır. Rus füzelerinin uzayda Rus uydusunu vurması ve Rus süpersonik yani ses hızının beş katı hıza ulaşan füzelerinin radarlar tarafından görülmemesi gibi stratejik dengeyi bozucu adımları yanında Sovyet sonrası ilk kez Rusların Suriye ve Libya’da askeri müdahalede bulunması Moskova’nın satranç tahtasında yeni oyun kurması olarak görülebilir. Fakat temelde Kremlin yönetimi iç politikada zayıflamasını dış politik hamleler ve Ukrayna ve Belarus’ta krizler ve gerginlikler yaratarak aşmaya çalışmaktadır. Hatta Azerbaycan-Ermenistan arasında yaşanan son gerginliği bu bağlamda ele almak yerinde olur. Ruslar ellerindeki tüm kozları sahaya sürmüş gözüküyor. Suriye’de Kasım sonuna doğru yeni gerginlik ve krizlerin çıkabileceğinin sinyalini Ukrayna, Belarus ve Dağlık Karabağ’a bakarak kolayca görebiliriz.

Yazarın diğer düşünceleri

Diğer yazarlar