Tarayıcınız güncel değil

Site Javascript ve Cookies desteği gerektiriyor

Siteden en iyi şekilde yararlanmak için aşağıdaki tarayıcılardan birini indirip kurun:

MENÜ
Follow us
28 Kasım 2021 - 22:45
#
17 Kasım 2021, 21:21

Polonya-Belarus sığınmacı sınır krizi

Prof. Dr. Sezai ÖzçelikÇankırı Karatekin Üniversitesi, Uluslararası İlişkiler Bölümü öğretim üyesi.sezaiozcelik@qha.com.tr

Son iki haftadır özellikle 8 Kasım 2021’den bu yana Polonya-Belarus sınırında Kuznica Sınır Kapısı’nda Polonya polisine göre, 3 bin 500 Belaruslu yetkililere göre 200 çocuk, 600 kadın yaklaşık 2 bin kişi iki blok (Batı ve Rus) arasındaki jeopolitik çatışmanın ortasında kapana kısılmış durumda yer alıyor. Napolyon ve Hitler ordularını yok eden amansız ve acımasız Rus kışı şartlarında yedi tanesi Polonya sınırı içinde daha fazla sayıda Belarus sınır tarafında ölü olarak bulundu.

Minsk yönetimi, birkaç gün içinde sınır bölgesine gelecek olanların sayısının 5 bini bulacağını açıkladı. Lukaşenko hükümeti, AB’nin dördüncü kez aldığı yaptırım kararlarına karşı silah olarak kullandığı sığınmacılara 3 bin ve 6 bin dolar vermesi, 7 günlük vize ve Minsk’e gelmelerinin ardından otobüslerle sığınmacıları Polonya sınırına götürmesi krizin temel nedenidir. AB rakamlarına göre, Belarus-AB (yani Polonya, Litvanya ve Letonya) sınırlarından geçen yıl sadece 150 kişi geçmeye çalışmışken; bu yıl toplamda 7,935 kişi yasa dışı yollardan geçmeye çalışmıştır. Bu adıma karşı Varşova yönetimi sınır bölgesinde olağanüstü hal ilan edip 20 bin askeri ve güvenlik güçlerini sınıra göndermiştir. İki ülke arasındaki göçmen sınır krizi, Avrupa Birliği, Rusya ve Amerika Birleşik Devletleri’ni içine alacak şekilde çatışma ve hibrit savaş aşamasına geçti. NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg açıkça Belarus’u göçmenleri melez savaş taktiği olarak kullanmasının kabul edilemez olduğunu belirtmiştir.

Lukaşenko’nun en yakın müttefiki olan Putin, geçtiğimiz Cumartesi Rusya’nın sınırda devam eden krizler ile hiçbir alakası olmadığını belirtmesi inandırıcı değildir. Bunun kanıtı, Rusya’nın Belarus rejimine desteğini göstermek için geçen hafta Çarşamba günü ortak askeri tatbikat yapması ve iki adet uzun menzili Rus yapımı Tupolev Tu-22M3 sesten hızlı uzun menzilli bomba uçağını Belarus hava sahasına göndermesidir. Rus ve Belarus askerleri ortak paraşüt indirme tatbikatını Polonya sınırı yakınında yaparak Polonya ve AB gözdağı vermiştir.

Prof. Dr. Sezai Özçelik

Krizin ortaya çıkması, yaklaşık 1,5 yıl önce 2020 Ağustos’unda yapılan Belarus seçimlerinde Avrupa’nın Putin’den sonra ikinci diktatörü olan Lukaşenko’nun hileli şekilde seçilmesinin ardından yaşanan Belarus halkının ayaklanmasına ve sokak gösterileriyle olmuştur. Belarus halkının insan haklarına saygı, hukukun üstünlüğü, demokrasi talepleri yanında Lukaşenko yönetiminin baskıcı ve yolsuzluk dolu rejimini değiştirme istekleri Avrupa Birliği’nin Belarus özellikle Lukaşenko ve yakın çevresine yönelik hedeflendirilmiş yaptırımları yürürlüğe girmiştir. 23 Mayıs 2021’de Vilnius-Atina seferini yapan Ryanair yolcu uçağının Belarus hava sahasında Rus yapımı MİG uçaklarının müdahalesiyle Minsk havaalanına indirilmesi ve uçaktaki muhalif gazeteci Roman Protaseviç’in gözaltına alınmasıyla AB, Belarus’a yönelik dördüncü yaptırım paketini devreye sokmuştur.

Yaptırımlara karşı Lukaşenko, Kremlin yönetiminden ilham alarak sığınmacıları ve göçmenleri silah olarak kullanarak II. Dünya Savaşı’nda Almanlar ve Sovyetler arasında savaşların yaşandığı Polonya-Belarus arasındaki Kuznica-Bruzgi sınır kapısına Iraklı, Suriyeli ve Yemenli ağırlıklı olmak üzere binlerce sığınmacıyı hibrit savaş stratejisi çerçevesinde kullanmak üzere yığmıştır. Lukaşenko’nun en yakın müttefiki olan Putin, geçtiğimiz Cumartesi Rusya’nın sınırda devam eden krizler ile hiçbir alakası olmadığını belirtmesi inandırıcı değildir. Bunun kanıtı, Rusya’nın Belarus rejimine desteğini göstermek için geçen hafta Çarşamba günü ortak askeri tatbikat yapması ve iki adet uzun menzili Rus yapımı Tupolev Tu-22M3 sesten hızlı uzun menzilli bomba uçağını Belarus hava sahasına göndermesidir. Rus ve Belarus askerleri ortak paraşüt indirme tatbikatını Polonya sınırı yakınında yaparak Polonya ve AB gözdağı vermiştir. Ukrayna hükümeti, Polonya ve Belarus sınırını olduğu bölgede 8,500 asker ve 15 helikopterden oluşan kuvvetleriyle askeri tatbikat yaparak göçmen krizinin kendi sınırlarına ulaşmasını engellemeye çalışmaktadır. Bu arada 2014 Kırım Krizi’ne benzer şekilde Ukrayna-Rusya sınırında yaşanan olağandışı Rus askeri hareketliliğine NATO Sekreteri Stoltenberg dikkat çekmiş, NATO’nun Ukrayna’ya desteğini tekrarlamış ve Rusya’nın krizi tırmandırmaması ve tansiyonu düşürmesi yönünde açıklamada bulunmuştur. Aynı şekilde ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, olağandışı Rus askeri faaliyetleri karşı Amerikan yönetiminin endişeli olduğunun söylemiştir. 

Polonya-Belarus sığınmacı sınır krizi

Belarus’la sınırı olan AB üyesi Litvanya Dışişleri Bakanı Gabrielius Landsbergis Minsk havaalanının kullanımının yasadışı ilan edilmesi dahil daha katı yaptırımlarının uygulanmasını talep etmektedir. Ona göre, sınır krizinin arka planında Rus Devlet Başkanı Vladimir Putin bulunmakta ve ona karşı daha dik durmanın vaktinin geldiğini dile getirmektedir. Politik olarak Belarus lideri Lukaşenko ve büyük abisi Vladimir Putin’i sorunun çözümünün parçası olarak görmenin doğru olmadığını belirtmektedir. Putin çözümün değil sorunun parçasıdır. Litvanya’ya göre, AB ve dünya Belarus sınırındaki krizle uğraşırken Rusya’nın Ukrayna sınırına asker yığınağı yapmasının gözden kaçmaktadır. Bunun yanında Belarus’ta Rus askeri varlığının artması hem Litvanya ve Letonya hem Ukrayna açısından tehdit olarak görülmelidir. Kırım’da olduğu gibi Ukrayna askerlerinin yerini nasıl Rus FSB birlikleri almışsa aynı şekilde Belarus sınır birliklerinin yerine Rus askerlerinin gelmesi yüksek olasılıktır. Rus Özel Kuvvetleri’nin Belarus’ta konuşlandığı unutulmamalıdır.

Ayrıca Kremlin melez savaş stratejisini tam saha uygulamaktadır. Kremlin sözcüsü Dmitri Peskov’un sorunun kaynağı olarak AB’yi suçlaması, AB kendi insani standartlarına uygun olarak davranmadığı yönünde eleştirmesi ve Belarus’u boğmaya çalıştığını belirtmesine en hafif tabiriyle kargalar bile güler. Zaten Polonya Başbakanı Mateusz Moraviecki açıkça Putin’in sınırdaki insani krizinin temel sorumlusu olduğunu belirtmiştir. Tarih boyunca Ruslar tarafından birçok kere işgal edilen Polonyalıların Rus İmparatorluğunu tekrar inşa etmek için bu senaryonun uygulamaya koyulduğunu belirtmesi çok doğru tespittir. Zaten geçen Çarşamba Alman Şanşölye Angela Merkel’in Putin’i telefonla arayarak görüşmesi Belarus ve Lukaşenko’nun piyon olduğunu satranç tahtasında asıl oyuncunun Putin olduğunu göstermektedir. Putin’in kuklası olan Lukaşenko’nun iplerini oynatması için Putin’le görüşmenin ne kadar doğru olduğu geçmişte Ukrayna örneğinde nasıl kötü sonuçlara yol açtığı göz önünde bulundurarak analiz edilmelidir.

Kırım Tatarlarının da bu insanlık krizinde rolleri var. Polonya’da yaşayan Tatarlar tek Müslüman azınlık olarak yıllardır bu ülkenin kültürel çeşitlilik ve ulusal zenginliğinin parçası. Belarus-Polonya ve AB-Rusya-ABD arasında jeopolitik ve melez savaşın parçası olan çoğu Müslüman ve Ortadoğu kökenli sığınmacı ve göçmenlere bu zor günlerinde el uzatan Polonya Kırım Tatarları oldu.

Prof. Dr. Sezai Özçelik

Bu krizin Türkiye’yi ilgilendiren yönleri bulunmakta. İlk olarak, Türk Hava Yolları 12 Kasım’da, diplomatik pasaport veya oturum izni bulunanlar hariç Irak, Suriye ve Yemen vatandaşlarını THY Belarus özellikle Minsk’e uçuşlarına kabul etmeme kararını aldı. Bild başta olmak üzere Alman medya kuruluşlarınca THY’nın Belarus devlet havayolu şirketi Belavia işbirliği yaparak haftada 4 ile 7 uçuş düzenleyerek her uçuşta 180 tane göçmeni İstanbul’dan Minsk’e taşıdığı iddiaları üzerine bu kararın alındığı iddia edilmekteydi. Türk Dışişleri Bakanlığı 11 Kasım 2021 tarihli 372 sayılı açıklamasında “Türkiye’nin tarafı olmadığı bir konuda sorunun parçasıymış gibi gösterilmeye çalışılmasını reddediyoruz” ifadesi kullanılmıştır. Aynı gün Dışişleri Bakanımız Mevlüt Çavuşoğlu, Polonya Dışişleri Bakanı Zbigniew Rau ile yaptığı telefon görüşmesinde, Türkiye ve THY’nın yasa dışı göçmen trafiğiyle birlikte anılmasını asılsız iddialar olarak nitelendirmiş ve Polonya’dan teknik ekibin Türkiye’ye gelerek ortak çalışma yapılması çağrısında bulunmuştur. Türkiye açısından ikinci önemli nokta, buna benzer sığınmacı ve göçmen krizinin daha önce Trakya sınırımızda Yunanistan ile yaşanmasıdır. COVID-19 salgını yanında hem AB hem Türkiye’nin yaptığı diplomatik görüşmeler sonucu kriz tırmanmadan sonuca kavuşturulmuştu.

Polonya'nın Sokolka kenti yakınlarındaki Bohoniki köyünde Bug nehrinde boğulan 19 yaşındaki Suriyeli göçmen Ahmed Al-Hassan'ın cenazesine halk katıldı, 15 Kasım 2021. REUTERS/Marko Djurica/
Polonya’da nehirde boğulan 19 yaşındaki Suriyeli Ahmed el Hassan’ın cenazesi

Kırım Tatarlarının da bu insanlık krizinde rolleri var. Polonya’da yaşayan Tatarlar tek Müslüman azınlık olarak yıllardır bu ülkenin kültürel çeşitlilik ve ulusal zenginliğinin parçası. Belarus-Polonya ve AB-Rusya-ABD arasında jeopolitik ve melez savaşın parçası olan çoğu Müslüman ve Ortadoğu kökenli sığınmacı ve göçmenlere bu zor günlerinde el uzatan Polonya Kırım Tatarları oldu. Suriye’nin Homs kentinden gelip Belarus’tan Polonya’ya 19 Ekim’de geçmek için Bug Nehri’nde boğulan 19 yaşındaki Ahmad al-Hasan’ın cesedine ulaşıldıktan sonra cenazesi Bohoniki köyünde bulunan yerel Tatar topluluğunun mezarlığında İslami şartlara uygun şekilde toprağa verilmiştir. Ürdün’de mülteci kampından başlayan yolculuk Belarus askerlerinin yüzme bilmemesine rağmen Ahmad’ı Bug Nehrine itmesi ve boğulmasıyla son buldu. Polonya-Belarus sınırında Kırım Tatarları yaşamaktadır. 17’nci yüzyılın ikinci yarısında Leh Kralı ve Litvanya Grant Dükü John III Sobieski, Kırım Tatarları’nı Lehistan Krallığını savunmasında ordusuna yardım etmeleri için Kırım Tatarlarını bu bölgeye davet etmiştir. Belarus sınırına yakın Bohoniki ve Kruszyniany köyleri Polonya’nın İslami kültürünün köklerinin yer aldığı iki Kırım Tatar yerleşim yeridir. Kırım Tatarları, 20’nci yüzyılda Polonya ordusunda savaşmıştır. 1919 yılında Polonya ordusunda kendi bölüklerini kurarak üniformalarında İslam hilalini gururla taşıyarak görev yapmışlardır. Sınıra yakın bölgede yaşayan Kırım Tatarları için sığınmacılar özellikle kadın ve çocuklar tehdit olarak değil yardım edilmesi gereken insanlardır. Polonya sınır tarafından ormanlık alanda kamp kuran sığınmacılara Polonyalı Kırım Tatarları uyku tulumları, kışlık elbiseler, yiyecek, içecek ve çocuklar için bez ve mama yardımlarını Polonyalı aktivistlerle birlikte işbirliği yaparak ulaştırmaya uğraşmaktadırlar. 75 yaşındaki Müslüman Kırım Tatarı Eugenia her şeyi özetliyor aslında:

“Bu dünyada iyilik yok. Fakat vazgeçemeyiz. İnsanları desteklemek zorundayız. Onları beslemek zorundayız.”

Yazarın diğer düşünceleri

Diğer yazarlar