27 Kasım 2018, 19:26

Kerç Boğazı Krizi

Sezai ÖzçelikÇankırı Karetekin Üniversitesi, Uluslararası İlişkiler Bölümünde Doçent ünvanına sahip öğretim üyesidir.sezaiozcelik@qha.com.tr

“Kerç Boğazı Krizinin özeti: Бей своих чтобы чужие боялись. ‘Beat your friends, so your enemies will be scared of you’, ‘Arkadaşlarını döv ki düşmanların senden korksun!’…”

Karadeniz’de yine sular ısındı. Cumartesi akşamı Ukrayna’nın en büyük limanı olan Odesa’dan hareket eden gemiler Kerç Boğazı’nı geçip Azak Denizi kıyısındaki liman kenti Mariupol’a ulaşmak için yola çıkmıştı. Kerç Boğazı, Rusya tarafından işgal edilen Kırım ile Kırım’ın karşısındaki Rusya toprakları arasında kalan, tarihin her döneminde stratejik konumu açısından önemli bir nokta. 2003’te Rusya ile Ukrayna arasında imzalanan anlaşma gereği her iki ülkenin gemileri sorunsuz olarak Azak Denizi’nden Karadeniz’e geçiş sağlarken Rusya’nın açık provokasyonu ile dünya, tekrar diken üstünde günler geçirmekte. Birçok analist için bu, sürpriz bir gelişme değil. Doğu Ukrayna’da hala çatışma halinin devam ettiği ve Kırım’ın 2014’ten beri işgal altında olduğu herkesin malumu. Burada önemli olan nokta neden şimdi ve şu anda sorusu?. Neden Putin satranç tahtasında Kerç Boğazı Krizi hamlesini yaptı?

Bu soruya birkaç yönden cevap verilebilir. Birinci olarak, uluslararası konjonktürde Batı parçalanmış ve bölünmüş bir görüntü vermekte. Seçimlerden çıkan Trump, Amerikan Senatosu’nda Temsilciler Meclisinde çoğunluğu kaybettiği için Ocak ayına kadar Amerika’da siyasi belirsizlik bulunmakta. Amerika şu anda Mülteci Karavanı olayı ile meşgul. Yani iç politika dış politikanın önüne geçmiş durumda. Avrupa tarafından ise Brexit, Brüksel’den Londra’ya tüm başkentlerin odaklandığı konu. Merkel’in zayıfladığı Avrupa politikasında, Fransız Devlet Başkanı Macron’un Avrupa Ordusu çıkışı ile Merkel’den boşalan Avrupa liderliği koltuğuna doğru yaptığı hamle var. Çin ise Uygur Türklerine doldurduğu işkence kamplarına Türkiye’nin olmasa da dünyanın verdiği tepkiyi unutturacak bir krizin çıkmasına hayır demeyektir. Suudi Arabistan’da birkaç haftadır dünyanın gündemini meşgul eden Kaşıkçı olayının unutulmasını istediği de açık ve net. Tüm bunları gören Putin, bu bölünmüş dünyaya karşı Ukrayna’nın 3 gemisi ve 24 askerini alıkoyarak, dünyayı dış politika anlamında test etmekte. Daha önce Gürcistan daha sonra Kırım ve Doğu Ukrayna’da olaylarında Avrupa Birliği’ne gösterdiği gibi Putin, dünyaya şu mesajı veriyor olabilir: Rusya, odadaki fil ya da AB, kağıttan kaplan. Yani Avrupa’nın ikinci büyük ekonomisi ve en büyük askeri gücü İngiltere’nin Brexit ile AB’den çıktıktan sonra Merkel ve Macron’a, ne yapabilirsiniz mi demek istiyor acaba? 

İkinci neden ise Putin ve Rusya’daki oligarklar, iç politikada sıkışmış durumdalar. Birkaç hafta önce Ukrayna Ortodoks kilisesinin Rus Ortodoks kilisesinden ayrılması Putin’i iç politikada zor durumda bırakmış görünüyor. Bunun yanında İran’a yapılan yaptırımlar sonucu yükselişe geçen petrol fiyatlarını Amerika’nın Kaşıkçı olayını kullanarak Suudilere rekor düzeyde petrol üretimini arttırarak varil başına 60 doların altına düşürmesi, Rus ekonomisine ciddi darbe vuracak gibi gözüküyor. Petrol fiyatlarının düşmesini engelleyecek tek yol: Savaş çığırtkanlığı. Emeklilik yaşının Rusya’da yükseltilmesi ve anketlerde Rusların yüzde 61’inin ülkedeki sorunlar için Putin’i tamamiyle suçlu görmesi, yüzde 22’isinin ise kısmen Putin’e sorumluluk yüklemesi, Rus oligarkların görmek istemedikleri rakamlar. (https://www.theglobeandmail.com/world/article-domestic-politics-appear-to-be-a-driving-factor-in-sudden-spike-in/) Anketlerde düşüşe geçen Putin’in, zafer çığlıkları atan Rus gemicilerine Ukrayna gemilerine saldırma emri vermesi sürpriz değil. Tabii bunu yaparken Putin’in nerede olduğunu da unutmamak lazım. Ukrayna’nın protestolarına rağmen Putin, Kırım’da Yalta Mriya Otelde kalıyor. Kırım ve Yalta’nın sembolik önemini hemen görmek mümkün. II. Dünya Savaşı’nda Yalta Konferansı, Kırım’da yapıldı. 1991 yılında ise darbe girişiminde Foros’daki dachasında Gorbaçov tatil yapıyordu. Putin ne Stalin’e ne de Gorbaçov’a benzemediğini gösteriyor olabilir. II. Dünya Savaşı’ndan sonra dünyanın kaderini belirlemede Stalin, Batılı güçler tarafından bir kenara itilmişti. Günümüzde ise Putin birkaç gemi ile dünya lideri olduğunu göstermek istiyor. İç politikada da güçlü Putin algısını pekiştiriyor. Putin’i Putin yapan savaşlar: Çeçen Savaşı, Gürcistan-Rus Beş Gün Savaşı, Kırım Krizi, Doğu Ukrayna, Kerç Boğazı Krizi… ve bu devam edecek gibi…

Üçüncü neden ise Kremlin’in seçimleri etkileme ve müdahale etme taktiği. Amerikan başkanlık seçimlerine Rusya’nın devlet olarak müdahale ettiğini birçok kişi hatta Amerika Başsavcısı bile kabul ediyor. Aynı şekilde Brexit oylamasında Rusların oynadığı rol, İngiliz basınında konuşuluyor. Mart 2019 yılında Ukrayna’da yapılacak seçimleri, Kremlin etkilemeye çalışıyor. Ukrayna’nın sıkıyönetim ilan etmesine giden olayın fitilini ateşleyerek bölünmüş olan Ukrayna politik atmosferini zehirlemeyi amaçlamakta.

Dördüncü olarak, Rusya Türkiye’yi daha fazla yanına çekmek adına bu adımı atmış olabilir. Türk akım projesi ile Ukrayna’yı bypass eden Moskova, Ankara’ya Amerika ile tekrar yakınlaşmaması konusunda mesaj göndermiş olabilir. Suriye’de ortak hareket eden Moskova ve Ankara, Montrö ve Kanal İstanbul gibi Karadeniz’in statüsü konularında da birlikte hareket edelim sinyali verilmiş olabilir. Ya da “bensiz Karadeniz’de güvenlik ve istikrar söz konusu olamaz” mesajı. 

Kerç Boğazı Krizi ile ilgili birkaç noktaya daha vurgu yapmak gerekiyor. Birinci olarak, Rusya daha önce yaptığı gibi Türkiye’nin kuzeyinde kriz çıkardıktan sonra büyük ihtimalle güneyimizde yani Suriye’de kriz çıkarabilir. 

Stratejik akıl yokluğu çeken Batı ile Rusya arasında kalan Ukrayna’nın yapabileceği bir şey yok gibi. Kerç Boğazı Krizinin özeti: Бей своих чтобы чужие боялись. “Beat your friends, so your enemies will be scared of you”, “Arkadaşlarını döv ki düşmanların senden korksun!”