Tarayıcınız güncel değil

Site Javascript ve Cookies desteği gerektiriyor

Siteden en iyi şekilde yararlanmak için aşağıdaki tarayıcılardan birini indirip kurun:

MENÜ
Follow us
19 Ocak 2022 - 13:20
#
02 Ocak 2022, 11:30

Kâşgarlı Mahmud: Dîvânu Lugâti't-Türk

Dr. E. Alb. Yaşar ErtürkEmekli Albay, Türkiye Cumhuriyeti Tarihi alanında Master ve Doktora yaptı. Üniversitelerde Yrdc. Doç ünvanıyla çalıştı. Yayınlanmış kitapları ve makaleleri mevcut. POLONIA MAIOR ORIENTALIS Dergisi Bilim Kurulu üyesidir. Almanca bilmektedir.y.erturk.65@gmail.com

Günümüzde Çin işgalindeki Uygur bölgesinin Kâşgar ililnde 1018-1019’da doğan Kâşgarlı Mahmud, Karahanlı (Türk Hakanlığı) hükümdar ailesine mensuptur. Babası Hüseyin Çağrı Tigin 1056’ya kadar Barsgan emirliği yaptı. Dedesi Muhammed Buğra Han bin Yusuf 1056-57 yıllarında Doğu Karahanlıların hakanı olarak Kâşgar’da hüküm sürdü. 1057’de taht mücadelesi sırasında babası ve tüm ailesi zehirlenen Mahmud, Karahanlı sınırlarını terk ederek Türkistan bölgesine gitti.

Hayatı, aldığı eğitimler, Türk Coğrafyasında gezdiği ve yaşadığı bölgeler hakkında bilgi sahibi olmadığımız Kâşgarlı Mahmud’un, 1072’de  Bağdat’ta gelerek Divanü yazmaya başladığını, “Divânu Lûgati’t-Türk“ adlı eseri 1077’de tamamladığını ve Abbasi Halifesi Muktedî-Biemrillâh’a sunduğunu biliyoruz. 1080 yılında doğduğu memleketine yani Kâşgar Opal köyüne geri dönmüş ve burada kurduğu Medrese-i Mahmûdiyye’de müderrislik yaptıktan sonra 1090 yılında doksan yedi yaşında iken vefat etmiştir. 

Ali Emiri Efendi tarafından 1908 yılında tesadüfen bulunan “Divânu Lûgati’t-Türk”, bulunuşuyla birlikte Türk dili tarihinin yeniden yazılmasını sağladı Türkçenin karanlıktaki pek çok konusunu aydınlattı. “Divânu Lûgati’t-Türk”ü bizlere kazandıran, Türklük biliminin (Türkoloji) kurucusu, Türk sözlükçülüğünün atası Kâşgarlı Mahmud’un hayatı hakkında ne yazık ki ayrıntılı bilgi bulunmamaktadır. Mezarı Kaşgar Konaşehir (Eskişehir) ilçesinin Opal köyündedir.

Kâşgarlı Mahmud 1057-1072 yılları arasında Türk dünyasını dolaştığı ve Türk toplulukları arasında araştırma yaparak her birinin; kelime, deyim, deyiş, atasözü ve cümle yapılarını inceleyerek notlar aldığı varsayılmaktadır. Yaptığı büyük hizmetle Türkler’in “nizâm-ı âlem”i sağlamaktaki büyük tarihî misyonunu yerine getirmiştir. Bana göre; Mete Han, Atilla, Bilge Kağan, Alpaslan, Nimaülmülk, Fatih Sultan Mehmet Han kadar kıymetlidir.

Çünkü bir milletin devamlılığı; dili, edebiyatı ile yazılı eserleriyle kaimdir.   

Divânu Lûgati’t-Türk’de Türkçe kelimelerin anlamları Arapça olarak yazılmıştır. Türkçe 7500 kelimenin karşılıkları, Türkçe atasözleri ve savlar kitapta yer almaktadır. Kâşgarlı Mahmud’un “Kitabu Cevahirü’n Nahv Fi Lugati’t Türk” yani “Türk Dillerinin Gramatik İncelemesi” ismiyle başka bir kitabının bulunduğu da söylense de günümüze kadar ulaşmamıştır. Türk Dil Kurumunun babası sayılan Kâşgarlı Mahmud bu eseri hazırlarken önünde örnek bir çalışma olmadığı halde Türk dilini; ileri bir fonetik tekniği ile Türk topluluklarının ağız farklılıklarını mukayeseli olarak inceleyen bir filologdur. 

“Kâşgarlı Mahmud, herhangi bir lugat kitabı gibi içindeki kelimelerin sadece karşılıklarını vererek, arada bazı gramer kurallarına da işaret etmekle yetinmek suretiyle yabancıların Türk dilini öğrenmeleri yolunda pratik bir dil kitabı meydana koymak yerine her vesilede Türk kültürü, Türk etnolojisi, Türk etnografyası, Türk folkloru, Türk mitolojisi, Türk ili coğrafyası, Türk töre ve gelenekleri, Türk şiiri, atasözlerindeki Türk felsefesi ve dünya görüşü, tıbbî usullerden farmakolojiye, spordan yemek adlarına kadar Türklüğe ait günlük hayatın akla gelebilecek nesi varsa münasebet kurarak muhatabını bilgilendirmeyi gaye edinmek suretiyle eserine bir nevi ‘Türkiyyât’ ansiklopedisi olma hüviyet ve değerini de kazandırmıştır.” (https://www.sabah.com.tr/sozluk/biyografi/kasgarli-mahmud-kimdir-ilk-turkce-sozlugun-babasi)

Şairlerimizden Fazıl Hüsnü Dağlarca’nın Kâşgarlı Mahmud Anıtı” başlıklı şiirinin bir bölümü ise şöyledir:

Büyük savaşlarında Türkçenin

Sen dil eri,

İşte yapıtın gözalan göklere ulaşır

Ta bugüne dek

Ta oralara, ileri.

….

En görkemli us örgüsüne

Açılmış ak ellerinle bir kapı.

Düşüncenin dökümü müdür nedir,

Kuruluşu mudur dağların suların ağaçların

Türkçe denilen bu sınırsız yapı.” Bu büyük mütefekkire dünyadaki bütün Türkler olarak borcumuzu ödeyemeyiz. Kendisini bir kez daha rahmet ve minnetle anıyoruz.

Yazarın diğer düşünceleri

Diğer yazarlar