28 Nisan 2020, 18:19

İdari işlemlerin özellikleri

Av. Evren DamyanHukuk Fakültesi Mezunu. Ukrayna'da Yolsuzluk ve Rüşvetle Mücadele alanında yüksek lisans eğitimi almış hukukçu. QHA yazarı.evrendamyan@qha.com.tr

İdari işlemlerin özellikleri; tek yanlılık, icrailik, re’sen icra edilebilirlik, yazılılık, hukuka uygunluk karinesinden yararlanma, yargısal denetim gibi özelliklere sahiptir.

            1.Tek Yanlılık: İdari işlemler, idarenin tek taraflı olarak iradesini açıklaması ile yapılan işlemlerdir. Bu nedenle kural olarak ilgilisinin rıza ve muvafakatine bağlı değildirler. Buna idari işlemin tek yanlılık özelliği denir.

            2. İcrailik: İdari işlemler, ilgilisinin rıza ve muvafakati olmasa dahi, idarenin tek yanlı irade açıklaması ile ilgililerin hukuki durumları üzerinde etki yapar, ilgililer için yeni hukuki durumlar yaratır, mevcut hukuki durumlarını değiştirir ya da ortadan kaldırır. Bu durumlar, idarenin icrailik özelliğinin bir sonucudur. İcrailik ilkesinin bir kısım istisnaları bulunmaktadır. Bunlar; hazırlık işlemleri, gösterici ya da belirtici işlemler, iç düzen işlemleridir. İdare, gösterici işlem yaparken kurucu nitelikte işlemleri de bununla birlikte ilgiliye bildirebileceğinden; bu durum her zaman mutlaklık taşımaz. İç düzen işlemlerinde, ilgililer (örneğin emri alan memurlar) o işlemin kendi üzerlerinde hüküm ve sonuç doğmasını beklemeden bu işleme karşı yargı yoluna başvuramazlar. İdarenin düzenleyici işlemlerinde ise hüküm ve sonuç doğmasını beklemeden yargı yoluna başvurulabilir. Bu noktada bir mutlaklık yoktur.

            3. Re’sen İcra Edilebilirlik: İcrailik özelliği ile re’sen icra edilebilirlik farklı kavramlardır. İcrai karar alınmakla ilgilinin hukuki durumunda bir yenilik veya değişiklik yapılabilir. Ancak bu yenilik ve değişiklik, hukuken doğmuş bir yenilik ve değişikliktir. Değişikliğin maddi anlamda da gerçekleşmesi için bazı koşulların gerçekleşmesi gerekir. Pek çok idari kararın fiilen de sonuç doğurması için idarenin ayrıca harekete geçmesi gerekir. Örneğin ilgiliyi yükümlendiren bir işlemde, eğer ilgili bu işleme uymuyorsa, idarenin harekete geçmesi ve yapmış olduğu işlemin hukuk aleminde doğurduğu yenilik ve değişikliği maddi alemde de gerçekleştirmesi gerekir. İdarenin re’sen icra edilebilirlik yetkisi ile donatılması için hukuki idare ilkesi gereğince “yasal yetki”ye ihtiyaç vardır. İdarenin re’sen icra edebilme yetkisi yoksa yapmış olduğu işlemlerini yürütebilmek için “adli yargı” ve “adli icra”ya başvurması gerekir. Örneğin, kanuna aykırı bir yürüyüşü dağıtmak isteyen kolluk kuvvetleri, dağılma emrine uymayan kişileri maddi zorlama ile dağıtabilir. Hata, idari işleme uymayan kişilerin yerine bizzat idare o işlemin gereklerini yapabilir. Yıkılma tehlikesi içinde olan bir yapıyı malikinin yıkmaması üzerine, masrafları malike ait olmak üzere bu işi belediye yapar. 

            4. Hukuka Uygunluk Karinesinden Yararlanma: Yargı organlarınca iptal edilinceye kadar idari işlemler, hukuka uygun sayılır ve işlemin uygulanmasına devam edilir. Hukuka uygunluk karinesinin sonuçları şunlardır: idari kararlar, yargısal denetimden önce, derhal ve kendiliğinden hukuki sonuç doğurur; uyuşmazlık durumunda dava açması gereken taraf idare değil, işlemin muhatabı olan özel kişidir; idari davalarda ispat yükü, idareye değil, dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğunu iddia eden özel kişiye aittir, aksi mahkeme kararı ile sabit olmadıkça, idarenin kararları hukuka uygun kabul edilir; hukuka aykırılıkların ileri sürülmesi idari işlemlerin uygulanmasını engellemez, idari dava açılması kural olarak ilgili idari işlemin yürütülmesini durdurmaz, ilgililerin ayrıca yürütmenin durdurulmasını talep etmesi gerekir. Bu sonucun iki istisnası bulunmaktadır: bir idari işleme karşı yapılan başvurunun o işlemin yürütülmesini durduracağının kanunla öngörüldüğü haller ve İYUK m. 27/2 gereğince Danıştay veya idari mahkemelerin, idari işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkansız zararların doğması ve idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi durumu. Bu iki durumda ilgilinin talebi olmaksızın yürütmenin durdurulması kararı verilebilir.

            5. Yargısal Denetim: İdari işlemler, yargısal kararlar gibi kesin hüküm gücüne sahip değildir. İlgililerce bunların hukuka aykırılıkları ileri sürülebilir. Hukuk devleti ilkesi uyarınca tüm idari kararlar, yargısal denetime tabidir.

            6. Yazılılık: Yazılılık özelliği hukukun genel ilkelerinden olmayıp içtihatlarla ortaya konulmuş ve benimsenmiştir. Yazılılık ilkesi, kişilerin haklarını güvence altında tutabilmesi ve idarenin iradesini açıklığa kavuşturması bakımından faydalıdır. Fakat idarece, özellikle kendi iç düzeni içerisinde sözlü işlemler de yapılmaktadır.