18 Mart 2020, 18:22

Demokrasi Yalanı ve "Ebedi Lider" Putin: 2020 Rusya Anayasa Değişikliği

Sezai ÖzçelikÇankırı Karetekin Üniversitesi, Uluslararası İlişkiler Bölümünde Doçent ünvanına sahip öğretim üyesidir.sezaiozcelik@qha.com.tr

Tüm dünyanın koronavirüs ile boğuştuğu ve tüm haberlerin ilk otuz dakikasının koronaya ayrıldığı son günlerde, Rusya’da sessiz sedasız demokrasi “oyunu” oynanmakta.

Son iki hafta içinde Rusya derinden, hızlı ve sessizce Anayasa değişikliğini hayata geçiriyor. Bu değişiklik, 2024 sonrası için Rusya’nın (Putin’nin) geleceği belirlemesi açısından hayati öneme sahip. 14 Mart 2020’de Putin imzaladığı yasa ile kendisinin 8 yıl daha iktidarda kalmasının önünü açmış oldu. Tabii bu 8 yıl 2024 yılında başlayacak ve 2036 yılına kadar yani 83 yaşına kadar Kremlin’in ev sahibi olmaya devam edecek. 2000 yılında iktidara gelen Putin böylece 36 yıl Rusya’ya hüküm etmiş olacak. Tarihe baktığımızda en uzun süre Rus Çarı Korkunç Ivan, 1584’ten 1547 arasında yani 37 yıl Rus Çarı olarak iktidarda kalmıştır. 1547-1533 yılları arasında Moskova Prensi’dir. Putin ile hemen hemen aynı süre iktidarda kalmış Çariçe II. Katerina 34 yıl boyunca Rusya’yı yönetmiştir. 2020 Nisan ayında yapılacak referandum ile Anayasa değişikliğinin hayata geçmesi ile Putin’e Rusya’nın “Yeni Çarı” demek yanlış olmayacaktır. Belki daha doğru tanımlama Sovyetler Birliği’ni 1928’den 1953 ölümüne kadar 24 yıl yöneten fakat SSCB tarihinde 31 yıl yer alan Stalin dönemidir. Stalinizm’in egemen ideoloji olduğu bu döneme benzer şekilde Putinizm’in 2020 Anayasa değişikliği ile yeni bir dönemece girdiğini görebiliriz. Aslında 2014’te Kırım’ın işgalinden sonra Putin’in bu şekilde politik hamleler yapacağını birçok analist ve stratejist beklemekteydi. Mart ayında Putin, Rusya Anayasa Mahkemesi’nin Anayasa değişikliğinin Anayasa’ya aykırı olmadığı yönünde karar vermesi ve 22 Nisan’da referandumda halkın kabul etmesi halinde 2036 yılına kadar iktidarda kalabileceğini belirtmiştir. Burada yaratılan algı, tüm bu değişikliğin Rusya Anayasası ve demokratik ilkelere uygun olduğudur. Acaba bu ne derece doğru?

PUTİN’İN GÖREV SÜRESİNİ NASIL UZUYOR?

2024 yılına gelmeden Anayasa’da değişiklik yapılmasının nedeni Rusya Federasyonu Anayasası’nın 81’nci madde 3’ncü fıkrasıdır: “Aynı kişi, arka arkaya iki dönemden fazla Rusya Federasyonu Cumhurbaşkanı görevinde bulunamaz.” Bu madde aslında tüm demokratik ülkelerde kabul edilen ve Amerikan Başkanı Rooselvelt’in üçüncü kez başkan seçilmesinden sonra Anayasa hukukunda yer alan evrensel ilkelerden biridir: Bir kişinin üst üste iki kereden fazla seçimle bile olsa iktidara gelmemesi. Bu maddeye karşın 20 yıl Putin nasıl Kremlin politikasının göbeğinde yer almıştır? Daha önce Medvedev ile dönüşümlü Cumhurbaşkanlık ve Başbakanlık görevinde bulunarak bir şekilde anayasanın etrafından dolanarak, anayasal engeli aşmayı başarmıştır.

Putin’in yukarıda belirttiğimiz şekilde 2024 yılından sonra dönüşümlü iktidar yaklaşımını benimseyeceği beklenmekteydi. Fakat Ocak 2020’den ortasında Putin’in Rusya’nın yeni bir Anayasa değişikliğine ihtiyacı olduğunu belirtmesi ve yıllardır Başbakanlık görevinde bulunan Medvedev ve hükümetini azledeceğini açıklaması sonrası herkes Putin’in sihirbaz şapkasından ne çıkaracağını sormaya başladı. İlk gelen değişikliklerden biri, Putin’in uzun süre sağ kolu olan Dmitri Medvedev’in yerine yeni Rus Başbakanı olarak Mikhail Mishustin’in atanmasıydı. 2006 yılından beri Rusya Federasyonu Başsavcı olan Yuri Chaika’nın görevden alınması, Rusya uzmanlarının, “Niçin şimdi?” “Niçin bu kadar hızlı şekilde?” “Bu değişikliklerin Putin’in iktidarda daha uzun kalmasına nasıl katkı sağlar?” şeklinde sorular sormasına neden oldu.

Rusya Anayasası’na göre yirmi yıldır ülkeyi yöneten Putin’in dönemi 2024 yılında bitecektir. Dört yıl olmasına karşın niye şimdi ve şu anda Anayasa değişikliği gündeme getirilmiştir. Birincisi, dünyanın gündeminin korona virüsü ile dolu olması bu değişikliği mümkün kılmaktadır. Özellikle pandemik merkezinin Avrupa olması ve her devletin kendine güvenme ilkesi gereği sınırlarını kapattığı, işbirliği ve dayanışmanın askıya alındığı ve her koyunun kendi bacağından asıldığı şu günlerde bu Anayasa değişikliğine demokrasi adına karşı çıkacak Avrupa’nın ses çıkarması mümkün gözükmemektedir. Putin Rusya’sını ulusal güvenliklerine en büyük tehdit olarak gören başta Polonya olmak üzere Baltık ülkeleri ve Ukrayna’nın korona virüsü sebebi ile bu anayasa değişikliklerini dikkate almaması çok büyük olasılık olarak görülmektedir.

“EBEDİ LİDER PUTİN…”

İkinci olarak, Anayasa değişikliği ile Putin’in Çin lideri Deng Xiaoping’in ile başlayan Çin Devlet Başkanı Xi Jinping’in korona virüsü ortaya çıkmadan önce 2019 Şubat ayında uygulamaya koyduğu Çin Komünist Partisi tarafından kabul edilen yeni tip “Yüce Lider” yaratılması amaçlanmaktadır. 2012’den beri Çin’i yöneten Jinping’in 2035 yılına kadar iktidarda kalacak ve Putin ise 2036’ya kadar. Aslında bu uygulamaya Kazakistan Başkanı Nursultan Nazarbayev’in “Ulusun Babası” ile başladıktan sonra Özbekistan, Azerbaycan, Tacikistan, Türkmenistan ve Belarus’ta görülen durumun “Ebedi Lider Putin” ile son haline ulaşmasıdır. Eski Sovyet cumhuriyetlerindeki liderlerinin birçoğu üst üste iki yıl görevde kalma hükmünü Anayasalarından bir şekilde kaldırmışlardır.

Üçüncü olarak, bu Anayasa değişikliği ile Putin iktidarını 2036’ya kadar genişletirken nasıl Kırım’ı işgal ederek topraklarına katmış ise aynı şekilde Belarus ile Rusya Federasyonu’nu birleştirerek yeni kurulacak devletin lideri olmayı da düşündüğü spekülasyonları yapılmaktadır. Belarus lideri Lukaşenko, Rusya Federasyonu’nun 22’nci özerk cumhuriyetinin başkanı konumuna gelip gelmeyeceği de merak edilen konulardan biridir.

Dördüncü olarak, 10 Mart’ta Rus Duması’nın Putin’in başkanlık seçimlerine 2024 yılında tekrar katılabilmesinin kabul etmesinin hemen ardından Moskova Belediye Başkanı korona virüsünü bahane göstererek tüm gösterilerin yasaklandığını ilan etmiştir. Halk sağlığı için gerekli olan bu karar bir anlamda Putin’nin anayasal değişiklik çabalarına karşı Rus halkının sokaklarda gösteri yapmasını da engellemektedir. Bu yasak, 10 Nisan olarak belirlenmiş olsa da 22 Nisan’da referandum gününe kadar uzatılmayacağının garantisi bulunmamaktadır. Referandum tarihi yaklaştıkça Rusya’daki koronavirüs vakalarındaki artış hızı ve oranına şimdiden dikkatinizi çekiyorum.

REFERANDUM İÇİN BELİRLENEN SEMBOLİK TARİH…

Beşinci olarak, referandum tarihinin 22 Nisan olarak belirlenmesi nasıl Cumhurbaşkanımız Erdoğan ile yapılan görüşmede Rus Çariçesi Katherina’nın büstünün olması ya da tüm Türk heyetinin ayakta bekletilmesinde olduğu gibi rastlantı olmadığına dikkatinizi çekmeye gerek var mı bilmiyorum. Normalde Rusya’da referandumlar Pazar günleri yapılmaktaydı. Fakat 22 Nisan Çarşamba gününe gelecek. 22 Nisan Sovyetler zamanında Lenin’in doğum günü olarak kutlanmaktaydı. Ayrıca 18 Mart yani bugün Putin, Anayasa değişikliği yasasını imzalayacak olması da anlamlı. Çünkü bundan altı yıl önce bugün, Putin Akmescit’te Rusya-Kırım Antlaşması’nı imzalayarak, Kırım’ın Rusya tarafından işgalini tamamlamıştır.

Altııncı olarak, Rus kamuoyu Putin ve ebedi liderliğini destekliyor mu? Levada Merkezi’nin yaptığı anket sonuçları Rusların sadece % 13’ünün politik konularla ilgilendiğini belirtmektedir. Rublenin zayıflaması, Suudilerin petrol fiyatlarını 2020 yılında yüzde 50 düşürmesi, ekonomik büyümenin durması ve Rus halkının fakirleşmesine karşın Rus halkında renkli devrimler ve sokak gösterileri yaratma ihtimali düşük gözükmektedir. Koronavirüsünün yarattığı panik havasında Rus halkının Putin’in etrafından kümeleneceğini varsaymak yanlış olmayacaktır. Rus oligarklar ise diktatörün gölgesinde yaşamanın çıkarları için gerekli olduğunu bildikleri için bu değişikliğe ses çıkarmayacaklardır.

Son olarak, 2020 Anayasa değişikliği sadece Putin’i Ebedi Lider yapmayacak aynı zamanda Rusların Ortodoks Kilisesi’ne bağlılığını güçlendirecek, evliliği sadece kadın ve erkek arasında olabileceğini teyit edecek ve Batı’nın Rus tarihine saldırılarına karşı en güvenli kale görevi görecektir. Bu değişiklik, aynı zamanda Kırım’ın sonsuza kadar Rusya’nın olacağını garanti edeceğini Rus halkına inandırmaktadır. Rus halkının yüzde 54’ünün Putin’i desteklediği bu ortamda Putin’in 83 yaşına kadar 36 yıl Kızıl Meydan’dan dünyanın en “büyük(!)” ülkesini yönetme ihtimali bulunmaktadır.