18 Ekim 2019, 19:45

Barış Pınarı Harekatında Rus propaganda yöntemi

Aydın TaşKırım Haber Ajansı Türkçe Yayın Yönetmeniaydintas@qha.com.tr

Küçük Resul evlerinin önünde, bir kutunun başında oturmuş, üzerine “isteyenler için kedi yavruları” yazıyor. Bu sırada küçük oğlanın tam önünde 3 tane araba durur ve ortadaki arabadan takım elbiseli, siyah gözlüklü bir adam iner ve “Merhaba delikanlı, benim adım Dimitri, bu kutuda ne var bakalım?” der…

Resul de “Kedi yavruları” diye cevap verir.
Dimitri, “bunlar kaç aylık?” diye sorar,
Çocuk da “Daha çok küçükler, gözlerini bile açmadılar” der.
Dimitri, “Peki bunlar ne cins kedi?” diye merak eder,
Resulcuk gülümseyerek, “Bunlar Rus kedileri” der.
Dimitri’nin kafasında birden ampuller yanar. Propaganda için bu harika bir fırsattır. Hemen patronu Vladimir’i arar. Medyaya haber verilir. Bir senaryo kurgulanır.

Aradan 1 hafta geçer…

Medya, Resul’un evinin önünde itiş kakış yerini almaya çalışır. Canlı yayın araçları hazırda bekler..

Resul ise kutu içindeki kedileri tekrar evinin önüne çıkarmış beklemektedir.

Her şey hazır olunca, 10 araçtan oluşan konvoy Resul’un önünde durur.

Vladimir, lüks ve zırhlı arabasından inip, arkasında Dimitri ile birlikte Resul’un yanına gelir, “Merhaba delikanlı. Ne güzel kediler bunlar. Bunların ne kedisi olduğunu bana söyleyebilir misin?” der.
Küçük Resul de, “Tabii ki, bunlar Ukrayna kedisi der”

Dimitri ve Vladimir şoke olup birbirlerine bakarlar.
Vladimir, küçük çocuğa şeytani bir gülümsemeyle “Ama sen bu kedilerin daha önce Rus olduklarını söylememişmiydin?” diye sorar.

Küçük Resul ise hınzır bir gülüşle, “Doğru. Ancak bu kedilerin gözleri artık açıldı.” der.


HİÇ BİR FIRSATI KAÇIRMAYAN RUS PROPAGANDA İDEOLOJİSİ

Nükteli bir girişle Rusya’nın propaganda yöntemine dokunmak istedim. Esasen propaganda, zaten önüne gelen gelen her fırsatı, dezenformasyonu ve inandırıcı yalanı, tıpkı bunun gibi kullanmaktır. Bir çok ülkede ve durumda bunu görebilirsiniz, fakat kabul etmek gerekir ki Rusya bu işin ehlidir, bu kendisine Sovyetler döneminden miras olarak kalmıştır.

AGİT’TEKİ PARALEL TOPLANTIYI BAŞARI GİBİ GÖSTERDİLER

Varşova’da düzenlenen AGİT toplantısında, Kırım’ı işgal eden Rusya’nın Türkiye’deki işbirlikçisi, Kırım Kalkınma Vakfı Başkanı Ünver Sel, güya resmi bir toplantıda Türkiye’deki Kırım Tatar Diasporasının sözde reisi olarak tanıtıldı. Hal bu ki, o toplantı AGİT toplantılarına paralel düzenlenen resmiyeti olmayan bir toplantıydı, üstelik katılımcısı olmayan boş bir toplantıydı. Rusya tarafından toplantıya paelist olarak katılımı sağlanan Sel, sanki Türkiye’deki Kırım Tatarlarının lideriymiş gibi konuşmak istedi. Ancak onu bile beceremedi. Çünkü Türkçe konuşmaya başladığında, panelin moderatörü müdahale ederek, panelde tanımlı olmayan ve tercümanların çeviri yapamayacağı bir dilde konuştuğu konusunda uyarıldı.

Konuşma metninin rusçasını çevirmenlere verdiğini ve konuşmaya devam etmek istediğini belirtti ve Rus diplomatlar O’nun konuşabilmesi için girişimlerde bulundu. Fakat panelin moderatörü bunun mümkün olamayacağını söyleyerek Sel’in mikrofonunu kapattı. Tüm bu fiyaskoya rağmen, söz konusu kişinin AGİT’te Türkiye’de yaşayan Kırım Tatarları adına konuşmuş gibi Rus propaganda medyası ve Türkiye’deki uzantılarında haberler yer aldı.

Türkiye, Kırım’ın Rusya tarafından işgalini hiç bir şartta tanımayacağını gerek Cumhurbakanı Recep Tayyip Erdoğan, gerek Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu nezdinde defalarca dile getirmiştir. Fakat işgalci Rus ideolojisi, propaganda ve kara propaganda için her türlü fırsatı değerlendirmekten çekinmiyor.

PARLAMENTO BAŞKANLARI TOPLANTISINDAKİ SKANDAL

Son girişim, İstanbul’da TBMM Başkanı Mustafa Şentop’un nezaretinde düzenlenen 3. Parlamento Başkanları Konferansında yaşandı. Türkiye Cumhuriyetinin Kırım konusundaki kati tutumuna rağmen bir skandal yaşandı. Kırım Tatar Millî Meclisini sözde terör örgütü olarak sayıp kapatma kararı alan Kremlin’in sözde eski Kırım Savcısı Natalya Poklonskaya ile Türkiye’nin de Kırım’da tanımadığı seçimlerde Rus parlamentosunun alt kanadı Duma’ya seçilen Ruslan Balbek’in bu konferansa katılmıştı. Konferansa iştirak eden ve kürsüde konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rusya, Çin, Pakistan ve Afganistan’dan gelen konuklarla tek tek tokalaştı ve tahmin edeceğiniz gibi Poklonskaya ve Balbek ile tokalaşması Rus propaganda medyası tarafından hemen kullanıldı. Sanki Türkiye, Kırım’ın işgali konusunda yumuşuyor, sözde muhattaplarla diyaloğa giriyormuş gibi.

Ancak gerçek bu değildi, çünkü Cumhurbaşkanı Erdoğan bu kişilerin kim olduğundan habersizdi. Organizasyonda yaşanan bir boşlukta, bu ikiliyi Rusya bir şekilde o toplantıya sokarak istediği fotoğrafı almıştı.

Olayın ardından Türkiye’nin Kıyiv Büyükelçisi Yağmur Ahmet Güldere, Ukrayna’nın Dışişleri Bakanlığına çağrıldı. Olayın nasıl olduğu anlaşıldı. Elbette, Türkiye açısından yaşanan bu skandal hoş olmadı ama gerçeğin fotoğraftaki gibi olmadığı ortaya çıkmıştı. Daha sonra Ukrayna Dışişleri Bakanlığı, olayın kasıtlı bir eylem olmadığını ve Türkiye ile ilişkilerinde bir problem olmadığına dair açıklama yaptı. Kırım Tatar Millî Meclisi de söz konusu olayın ardından Türkiye’deki yetkililerin Rus propagandasına karşı daha dikkatli olması konusunda uyarıda bulunan bir bildiri yayınladı.

Rusya’nın Türkiye’deki öncelikli propaganda hedefi, Ukrayna toprağı Kırım’daki Rus işgalinin Türkiye tarafından tanınıyor imajı yaratmak. Rusya, bunun için iş adamları ve akademisyenlerden tutun bir futbol maçı ve sinema filmine kadar ellerine geçen tüm fırsatları, dezenformasyon tekniklerini kullanmaktan geri durmayacaktır.


RUS PROPAGANDA TEKNİKLERİNİ TERÖRİSTLER DE KULLANIYOR

Elbette bu Rus propagandasının öğretildiği, bulaştırıldığı başka unsurlar da var. Türkiye’nin güneydoğu illerinde 2015-2016 yıllarında yürüttüğü Hendek Operasyonları sırasında bölücü terör örgütü PKK yanlıları aynı yöntemleri kullandılar. Türkiye’yi dünya insanlık suçu işliyormuş gibi gösterip, güya sivilleri katlediyormuş gibi kara propadanda yaptılar. O zaman sahte fotoğraflar tek tek afişe edilmişti.

Bugünlerde ise, Türk Silahlı Kuvvetlerinin Suriye’nin kuzeyinde yuvalanan PKK’nın bu ülkedeki yapılanması YPG-SDG terör yapılanmasına yönelik Barış Pınarı Harekatında benzer Rus propagandası tekniklerini görüyoruz. Geçenler Anadolu Ajansı sahte resimlerin bir çoğunu afişe ederek, propaganda amaçlı kullanılan bu fotoğrafların gerçekte nerede ve nasıl çekildiğini ortaya koydu.

Dikkat edilirse, nerede duygu sömürüsüne müsait bir ortam, ucundan Türkiye’ye ucundan dokundurma ihtimali olan bir konu veya suizan, 2 doğruya 8 yanlış katarak yazılabilcek 10 cümlelik haber varsa teröristler de tıpkı Rus propagandası ile benzer yöntemleri uyguluyor. Tıpkı Rus propagandası gibi bir takım toplantılara, konferanslara kendilerine bir takım ünvanlar verip, iştirak ederek, boy göstermeye ve insanları yanıltmaya çalışıyorlar.

Hatırlatmakta fayda var ki Rusya, bölücü terör örgütü PKK’nın Suriye’deki uzantısı YPG’yi halen terör örgütü olarak tanımamıştır. Hatta görüşmeler ve anlaşmalar dahi yapmaktadır ve dahi propaganda yapmalarına da fırsat yaratmaktadır. Rus propaganda medyasının Suriye’de sözde “Kürt Federe Devleti kurulsun mu?” diye anket yaptığını hatırlatmakta fayda var. Elbette ABD’nin bu teröristlere binlerce TIR verdiği silahları, ABD Başkanı Trump’ın Barış Pınarı Harekatı dolayısıyla söylediklerini kabul ediyor veya görmüyor değiliz.

Sonuç olarak teröristler ne yazık ki dünya kamuoyunda etkili olmayı başabiliyorlar. Bu da Türkiye’nin ve Türk medyasının bu konuda doğru karşı propagandayı yapamamasından kaynaklanıyor. Bu demek değildir ki, Türk medyası Türkiye hükûmetinin politikları doğrultusunda hareket etsin. Adı üstünde Türk medyası, Türkün ve Türkün devleti Türkiye Cumhuriyetinin haklılığını ortaya koymalıdırlar.

Qırım Haber Ajansı, Türkçe, Rusça, Ukraince ve İngilizce haber servisi yaptığı haberlerde Türkiye’nin yurt dışındaki seslerinden biridir. Türkiye’ye de vatan Kırım’a da bağlıdır.