Tarayıcınız güncel değil

Site Javascript ve Cookies desteği gerektiriyor

Siteden en iyi şekilde yararlanmak için aşağıdaki tarayıcılardan birini indirip kurun:

MENÜ
Follow us
27 Ekim 2021 - 19:48
#
04 Şubat 2021, 16:02

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve Kırım kararı

Prof. Dr. Sezai ÖzçelikÇankırı Karatekin Üniversitesi, Uluslararası İlişkiler Bölümü öğretim üyesi.sezaiozcelik@qha.com.tr

Avrupa Konseyi’nin en önemli organlarından biri olan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Ukrayna tarafından Kırım hakkında Rusya’nın insan haklarını ihlal ettiği yönündeki iddialarını içeren başvurusunu 14 Ocak 2021 tarihinde kısmi olarak kabul etti ve esas incelemesine geçti.

Ukrayna ve Rusya’nın mahkemesinin yetkisini kabul ettiği ve Fransa’nın Strasburg şehrinde bulunan AİHM’nin bu kararı özellikle Kırım’ın işgal edilme tarihinin uluslararası hukuk açısından hangi tarih olduğunun belirlenmesi konusunda son noktayı da koymuş oldu. AİHM kararına göre, 27 Şubat 2014 tarihi Kırım’ın işgalinin başladığı tarih olarak kabul edildi.

Rusya Savunma Bakanlığı, Kırım’ın geri dönüşü tarihi olarak 20 Şubat’ı işaret ederken bazı analistler, Karadeniz Filosu’nun üslerinden Rus askerlerinin çıkarak Kırım’daki önemli yollarda kontrolü ele aldığı tarihi olan 22-24 Şubat tarihlerine dikkat çekmişlerdir. Bir diğer grup ise sözde referandum sonrası Kremlin ile imzalanan katılım anlaşmasının imzalandığı 18 Mart gününü, Ukrayna’nın Kırım’ın kontrolünü kaybettiğini gün olarak kabul etmektedirler. Tüm bu tartışmalara son noktayı AİHM koymuştur. 26 Şubat’ı 27 Şubat’a bağlayan gecede Kırım Tatarlarının Kırım Parlamentosu önünde yaptıkları gösterilerin sonunda 27 Şubat’ta Rus güçlerinin Parlamento’ya girdiği tarih olan 27 Şubat 2014 sonrası yaşanan tüm insan hakları ihlalleri bundan sonra sadece Rusya’nın sorumluluğundadır. AİHM böylece Ukrayna hükümetinin bu konudaki tezini kabul etmiş oldu. AİHM, Rusya Federasyonu kanunlarının Kırım’ı da içine alacak şekilde genişletilmesine yönelik bir idari uygulamanın var olduğu iddiasının 27 Şubat 2014’ten itibaren Kırım’daki mahkemelerin kararlarının hukuksal sayılamayacağı sonucuna varmıştır.

UKRAYNA’NIN AİHM’E KIRIM BAŞVURUSU NE ANLAMA GELİYOR?

Ukrayna devleti, Rusya Federasyonu’nu Kırım’ı işgal etmesini Ukrayna’ya karşı saldırganlık olup olmadığının tespiti için AİHM’e başvurmuştur. Ayrıca Ukrayna Rusya’nın da taraf olduğu Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS)’nde belirtilen temel hak ve özgürlüklerin (yaşam hakkından mülkiyet hakkına uzanan birçok hak ve özgürlükler) ihlal edilip edilmediğinin tespit edilmesi amacıyla Kırım’ın işgalini AİHM taşımıştır. 2014-2015 yılları arasında Kiev yönetimi Rusya’nın Kırım’ı işgali sonrası yaşanan insan hakları ihlalleri iddialarını 17 ana konudan oluşacak şekilde AİHM’deki yargıçlara sunmuştur.

AİHS’ne göre hak ihlalleri şu şekilde sıralanmıştır:

  1. Kaçırılan kişilerin zorla kaybedilmesi ve öldürülmesi,
  2. Kötü muamele,
  3. Hukuka aykırı gözaltılar,
  4. Rusya Federasyonu yasalarının Kırım’a kadar genişletilmesi,
  5. Kırım’da yaşayan Kırım Tatarları ve Ukrainlere Rus vatandaşlığının empoze edilmesi,
  6. Özel konutlara keyfi baskınlar,
  7. Rus Ortodoks Kilisesi kurallarına uymayan dini liderlere taciz ve sindirme, ibadet yerlerine keyfi baskınlar ve dini mülklere el koyma,
  8. Rus olmayan medyanın bastırılması,
  9. Kamuya açık toplantıların ve destek mitinglerinin yasaklanması,
  10. Sivillerin ve özel işletmelerin mülklerinin kamulaştırılması,
  11. Okullarda Ukrayna dilinin bastırılması ve Ukraynaca konuşanların taciz edilmesi,
  12. Rusya’nın idari sınır hattının fiilen devlet sınırına dönüştürülmesi nedeniyle Kırım ile anakara Ukrayna arasındaki dolaşım özgürlüğünün kısıtlanması
  13. öğrenciler, Kırım Tatarlarının dini inanç yerlerinin taciz edilmesi ve Kırım Tatarları’nın özel hayata saygı haklarının ihlal edilmesi,
  14. Kırım Tatarlarının hareket ve seyahat özgürlüğünün kısıtlanması,
  15. Sistematik cinayet ve adam öldürme,
  16. Yabancı gazetecilere ateş açılarak gözdağı verilmesi ve ekipmanlarına el konulması ve
  17. Ukrayna askerlerinin mallarının kamulaştırılması.

Yukarıda listelenen 17 hak ihlalinden son üçünü AİHM kabul edilebilir bulmayarak ret etmiştir. Fakat 14 hak ihlalini mahkeme Rusya tarafından sistematik olarak uygulandığını kabul ederek esas üzerinden incelenmesinde hukuksal fayda görmüştür.

AİHM UKRAYNA KIRIM ile ilgili görsel sonucu

“AİHM’İN KARARI ULUSLARARASI HUKUK ZAFERİ OLARAK GÖRÜLEBİLİR…”

AİHM’in bu kararı Ukrayna ve Kırım Tatarları açısından uluslararası hukuk zaferi olarak görülebilir. Hibrit savaş stratejisinin önemli parçası olan uluslararası hukukun kullanılan Rusya için AİHM kararı önemli bir yenilgidir. Kırım Yarımadası’nın Rusya tarafından işgali uluslararası toplum tarafından bir kez daha kınanmış ve işgal sırasında pasif seyirci oldukları iddia edilen Rus askeri birliklerin aslında insan hakları ihlallerini yapan işgal kuvvetleri oldukları bir kez daha kanıtlanmış oldu. Ayrıca AİHM sınır ötesi yargı kavramı konusunda işgal edilen toprağı de facto kontrol edenin yani Kırım konusunda Rusya’nın insan hakları ihlallerinden doğrudan sorumlu olduğu belirterek önemli bir karar almıştır.

AİHM vermiş olduğu kararında, Kırım’daki egemenlik konusuna kısmi olarak girmeyi tercih etmiştir. Daha önce Güney Kıbrıs’ın Loizidou Davası’nda belirtildiği üzere mahkeme egemenlik konusuna doğrudan girmeden daha çok insan hakları yönünden davayı görmektedir. Hukuksal olarak Mahkeme, Rusya’nın Kırım toprakları üzerinde etkin kontrolü olması nedeniyle AİHS hükümleriyle tabi olduğunu ve 27 Şubat tarihinden önceki birkaç haftalık süre dahil olmak üzere Kırım’daki insan hakları ihlallerinden doğrudan sorumluluğu olduğunu belirtmiştir. Mahkeme süreci bittikten sonra AİHM son kararı verecektir. Fakat bu kararın Rusya tarafından uygulanıp uygulanmayacağı şüphelidir. Geçen sene yapılan Anayasa değişikliği ile Putin’e 2036 yılına kadar iktidar yolunu açmanı yanında Moskova’ya uluslararası mahkemeler tarafından verilmiş olan kararları, Rusya kanunlarına aykırı olması halinde uygulamama yetkisi de verilmiştir. AİHM Kırım Tatarları hakkında AİHS’nin 14’ncü maddesinin yani bu sözleşmede tanınan hak ve özgürlüklerden yararlanma, cinsiyet, ırk, renk, dil, din, siyasal veya diğer kanaatler, ulusal veya sosyal köken, ulusal bir azınlığa mensupluk, servet, doğum veya herhangi başka bir durum bakımından hiçbir ayrımcılık yapılmadan sağlanır” ihlal edildiğini teyit etmiştir.

Kırım Tatarları özelinde AİHS belirtilen özel ve aile hayatına saygı hakkı (madde 8), düşünce, vicdan ve din özgürlüğü (madde 9), ifade özgürlüğü (madde 10) ve dernek kurma ve toplantı özgürlüğü (madde 11) ihlal edildiği AİHM tarafından kabul edilmiştir.  Ayrıca AİHS Ek 4 Protokol hükümleri yani serbest dolaşım özgürlüğü, vatandaşların sınır dışı edilme yasağı da ihlal edilen haklar olarak sayılmıştır. Ukrayna hükumetinin Kırım Tatar okulları ve diline yönelik hak ihlallerini AİHM taşımaması bir eksiklik olarak öne çıkmaktadır.

Son olarak AİHM dört binden fazla bireysel başvuru Kırım ve Doğu Ukrayna’nın işgaline yönelik olarak yapıldığını belirtmek gerekmektedir.

Yazarın diğer düşünceleri

Diğer yazarlar