QHA Ramazan Sohbetlerinde Türk Sivil Toplum Kuruluşlarının faaliyetleri konuşuldu

Güncel
Ayyıldız Huri Kaptan
29 Nisan 2021, 16:46
Ayyıldız Huri Kaptan
29 Nisan 2021, 16:46

QHA Özel Ramazan Sohbetlerinde Aydın Taş’ın konukları Nogay Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği Genel Başkanı Cemil Sütbaş, Nogay Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Cem Arslan, Uluslararası Yaşam ve Barış Derneği Başkanı Özkan Özkan oldu. QHA Ramazan Sohbetleri yayınında Türk Sivil Toplum Kuruluşlarının farklı Türk coğrafyalarındaki faaliyetleri ayrıntılı şekilde ele alındı.

Kırım Haber Ajansının hazırlayıp sunduğu Kırım, Türkiye, Ukrayna ve Türk dünyasından konukları ile QHA Özel-Ramazan Sohbetleri programının 28 Nisan 2021 tarihindeki yayınındaKırım Haber Ajansı (QHA) Türkçe Genel Yayın Yönetmeni Aydın Taş’ın konukları; Nogay Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği Genel Başkanı Cemil Sütbaş, Nogay Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Cem Arslan, Uluslararası Yaşam ve Barış Derneği Başkanı Özkan Özkan oldu. Konuklar, Türk Sivil Toplum Kuruluşlarının faaliyet alanlarını ve derneklerin kuruluş amaçlarını anlattı.

CEMİL SÜTBAŞ, GEÇMİŞTEN BUGÜNE NOGAY DERNEĞİNİN FAALİYETLERİNİ ANLATTI

Nogay Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği Genel Başkanı Cemil Sütbaş, derneklerinin köylerde, illerde, yurt dışında çeşitli temsilcilikleri bulunduğunu belirterek, uluslararası anlamda Azerbaycan’da, Romanya’da, Kazakistan’da, İsveç’te, Norveç’te, Almanya’da, Hollanda’da temsilcilikleri olduğunu bildirdi. Derneğin faaliyetlerine değinen Sütbaş, “Derneğimiz 1998 yılında Ankara’da kuruldu. Kuruluştan bu yana çeşitli faaliyetlerde bulunan derneğimiz, özellikle köylerimizde ağaç dikme faaliyetleri, Nevruz, Tepreş faaliyetleri 2012 yılından sonra da yoğun olarak yardım, kültür ve yayın faaliyetlerine yöneldi.” dedi.

CEM ARSLAN: GÖNÜL KÖPRÜLERİ KURMAYA DEVAM EDECEĞİZ

Nogay Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği Yönetim Kurulu Üyesi, Türk Ocakları ve Uluslararası Yaşam ve Barış Derneği gönüllüsü Cem Arslan ise söz konusu derneklerin Dağıstan’da, Çeçenistan’da, Karaçay-Çerkes’te ve Kırım’da geçmiş yıllardaki faaliyetlerinin yürütücüsü olarak çeşitli bilgiler verdi. Yardım faaliyetlerinin nasıl organize edildiğini anlatan Arslan, “Bugün belli bir seviyede yardım faaliyetleri tertip ediliyor. İslam’ın da emrettiği şekilde bu adı geçen sivil kuruluşlarıyla doğru şekilde faaliyetlerin icra edildiğini düşünüyorum. Bahsi geçen derneklerimiz aracılığıyla irtibatlandırılıp görevlendiriliyoruz. Sadece yardım götüreceğimiz zaman değil normal zamanlarda da irtibatlarımızı güçlü tutmaya çalışıyoruz. Tabii ki ata yurttan kopmuyoruz. Biz Kırım’ı da Kosova’yı da Bosna Hersek’i de Halp’i de Telafer’i de Şibirgan’ı da Türkistan coğrafyasının çok önemli bir parçası olarak görüyoruz. Bundan sonra da imkanlar elverdiğince gönül köprülerini kurmaya devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı.

ÖZKAN ÖZKAN: ILPEACE, SADECE YARDIM FAALİYETLERİ SAĞLAMAK AMACIYLA KURULMADI

Ankara’da kurulan Uluslararası Yaşam ve Barış Derneği Başkanı Özkan Özkanda derneğin sadece yardım faaliyetleri için değil aynı zamanda Türkiye’deki ve Türk coğrafyalarındaki mazlum durumdaki Türk soydaşların içinde bulundukları durumların hak savunuculuğunu yapmak için kurulduğunu ifade etti.

Özkan, derneği kurarken mücadele alanlarının yardım faaliyetlerinin yanı sıra Türk coğrafyalarında, Kırım’da, Dağıstan’da, Çeçenistan’da, Asya’da, Balkanlar’da, Türkiye’nin güneyinde Suriye’de, Irak’ta bulunan Türk soydaşların, sadece savaş neticesinde değil normal zamanlarda da baskı ve zulüm altında olduklarını anlatabilmek, onların sesinin duyurabilmek için kurduklarını vurguladı. Derneğin kısa adıyla ILPEACEolarak anıldığına dikkat çeken Özkan, bu adın kullanım amacını şöyle açıkladı:

NEDEN ILPEACE ADI TERCİH EDİLDİ?

Gaspıralı’nın ‘Dilde, Fikirde, İşte birlik’ sözünden farklı olarak yabancı bir isimle sahaya çıkmamızın amacı, uluslararası camiadan özellikle Birleşmiş Milletler’den (BM) veya Avrupa Birliği nezdinde bizim soydaşlarımızın hakkını savunacak ve sahada yapılabilecek yardım organizasyonları, çeşitli sosyal kültürel faaliyetleri yapabilmek adına bizler de orada kanalize olup en azından soydaşlarımızın sesini duyurabilmek için böyle bir yol izledik. Bunda da başarılı olduğumuza inanıyorum. Çünkü soydaşlarımızın düştüğü zor durumu birbirimize anlatmamız farklı bir olay iken farklı camialara anlatmayı başarmak farlı bir olay. Bizler, kısacası bu anlayışla, Suriye, Afganistan, Irak’ta ve şu an siyasi olarak Rusya’nın toprak sınırları içinde olsa da bizim gönül coğrafyamızın sınırları içerisinde olan Kırım’da, Dağıstan’da, Çeçenistan’da faaliyetlerimizi yürütmeye çalışıyoruz.”