QHA Özel Ramazan Sohbetlerinde, Kırım Tatar siyasi tutsak başına gelenleri anlattı

Haberler
Ayyıldız Huri Kaptan
02 Mayıs 2021, 21:23
Ayyıldız Huri Kaptan
02 Mayıs 2021, 21:23

QHA Özel Ramazan Sohbetleri programında Aydın Taş’ın konuğu Kremlin’in eski siyasi tutsağı Kırım Tatarı Renat Paralamov oldu. Kırım Tatar siyasi tutsak Renat Paralamov, FSB tarafından nasıl kaçırıldığını, hangi işkencelere maruz kaldığını, Kırım’ı neden terk etmek zorunda kaldığını anlattı.

Kırım Haber Ajansının hazırlayıp sunduğu Kırım, Türkiye, Ukrayna ve Türk dünyasından konukları ile QHA Özel-Ramazan Sohbetleri programında, QHA Türkçe Yayın Yönetmeni Aydın Taş, Ukrayna’dan bir konuk daha ağırladı. Programın, 30 Nisan 2021 tarihinde saat 23.00’teki yayın konuğu Kremlin’in eski siyasi tutsağı Kırım Tatarı Renat Paralamov oldu. Kırım Tatar siyasi tutsak Paralamov, işgalci Rus yönetiminin güvenlik güçlerince nasıl kaçırıldığını, hangi işkencelere maruz kaldığını, Kırım’ı neden terk etmek zorunda kaldığını ayrıntılarıyla anlattı. Öncelikle kendisini tanıtan Paralamov, 1986 yılında doğduğunu, 1989 yılında Özbekistan’dan Kırım’a göç ettiğini ve 2017 yılına kadar Kırım’da yaşadığını belirtti. 2017yılında karakola götürülme bahanesiyle Rus işgalcilerin güvenlik güçleri tarafından alıkonulduğunu ancak karakola götürülmediğini söyleyen Paralamov, alıkonulma sürecinin öncesinde ve sonrasında yaşadıklarını da anlattı. Paralamov, alıkonulmasına giden sürece dair düşüncelerini şöyle aktardı:

Rus işgalciler 2014 yılında Kırım’a girerek işgal etti. Kırım Tatarları ve Müslümanları, bu duruma karşı koydular ve Rusya idaresi ile yaşamak istemediklerini belirttiler. Çünkü bizim dedelerimiz 1944 yılında Rusya tarafından vatanlarından sürgün edildi. Bu sebeple bizler sürgünlüğe mahkum edilmeyi ve işgalci Rusya’yı çok iyi biliyoruz.”

İşgalcilerinhangi gerekçeyle evine baskın yaptığını ve kendisinin neden alındığını bilmediğini söyleyen Paralamov, ancak Rusya’nın karşısında duran herkesin bu şekilde alındığını bildiğini ifade etti.

SABAH NAMAZI VAKTİNDE FSB’NİN DÜZENLEDİĞİ BASKINLA EVİNDEN ALINDI

Sabah namazı vaktinde evine baskındüzenlendiğini söyleyen Paralamov, ne sebeple alındığını bilmediğini yineleyerek, kendisine işgalcilerle gitmeyi kabul etmesi halinde imza atarak geri dönebileceğinin söylendiğini ve gitmek mecburiyetinde kaldığını aktardı. Ellerine kelepçe takılıp gözleri kapatılarak götürüldüğünü belirten Paralamov, nereye götürüldüğünü bilmediğini ve bir buçuk gün o şekilde kaldıktan sonra imza atarak geri dönebileceği vaadinin sonradan yalan olduğunu anladığını söyledi.
Gözünü açtığı odada FSB bayrağıyla karşılaştığını söyleyen Paralamov, kendisinden asılsız beyanlarla dolu kağıtları imzalamasını istediklerini kaydetti. Ancak Paralamov, bu teklifi kabul etmediğini söyleyince de bayılıncaya kadar dövüldüğünü, gördüğü işkence sonucu çenesinin çıktığını ve kendisine çeşitli iğneler yapıldığını, en sonunda da dayatılan kağıdı ailesine yönelik tehditlerle imzalamak zorunda kaldığını kaydetti. Kendisine zorla imzalattırılan kağıtta ise; camiye gittiğini ve oradaki insanların terör faaliyetlerinde bulunacağı yönünde çeşitli uydurma ve aleyhte ifadelerin kabul ettirilmek üzere yer aldığını aktardı.

KIRIM TATAR SİYASİ TUTSAK KIRIM’DAN NEDEN ÇIKMAK ZORUNDA KALDI?

Kırım’danneden çıkmak zorunda kaldığını anlatan Paralamov, Rusya tarafından, “bombalı terör faaliyeti planlayan bir zanlı” olarak arandığını öğrendikten sonra, Rus işgali altındaki Kırım’da kalmasının artık mümkün olmadığını vurguladı.

KIRIM TATAR SİYASİ TUTSAKLAR İÇİN NELER YAPILABİLİR?

Paralamov, Kırım Tatar siyasi tutsaklar için neler yapılabilir sorusuna şu yanıtı verdi:

“Şu an Kırım’da kalan din kardeşlerimizin desteğe son derece ihtiyaçları var. Orada yaşananların dünyaya duyurulması gerekiyor. Çok sayıda Kırım Tatarı siyasi tutsağın çocuğu babasız kalmış durumda, ailelerinde hasta olanlar da var, onlara el uzatılabilir. Türkiye’de çok sayıda Kırım Tatarı var. Onlar da ellerinden geleni yapabilir. Çok küçük bir destek bile o insanlar için çok büyük bir moral kaynağı olabilir. Basit yardımlar; bir mektup dahi yazılması, yalnız olmadıklarını hissettirmesi açısından son derece kıymetlidir.”