"Kırım'daki durumu Cumhurbaşkanlığı ve Dışişleri Bakanlığı yakından takip ediyor"

Haberler
_QHA Ankara
14 Mayıs 2019, 22:42
_QHA Ankara
14 Mayıs 2019, 22:42

AK Parti Eskişehir Milletvekili ve Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi Türk Grubu Üyesi Prof. Dr. Emine Nur Günay, işgal altındaki Kırım ve Kırım Tatarlarıyla ilgili değerlendirmelerde bulundu.

TBMM’de QHA’nın (Kırım Haber Ajansı) soruların yanıtlayan Emine Nur Günay, Kırım Tatarları ile geçmişten gelen bir bağ olduğunu belirterek, “Hem tarihi hem dini hem kültürel bir bağımız var. Bizim için o yüzden Kırım Tatarları çok çok önemli. “ dedi.

“HER ZAMAN KIRIM HALKININ YANINDA OLDUK”

Kırım’ın Rusya tarafından 2014’teki işgaline de değinen Günay, “2014’te yaşanan bu yasa dışı ilhak tabii ki yeni bir döneme geçirdi Kırım halkını da. Burada tabi hiçbir şekilde Türkiye olarak biz bu ilhakı tanımıyoruz ve bu süreçte her zaman Kırım halkının da yanında olduk. ” ifadelerini kullandı.

Kırım’da yaşanan baskılara ve sorunlara da dikkat çeken Günay, “Kırım’ın en büyük sorunları nelerdir? Birincisi, Kırım Tatar Milli Meclisinin (KTMM) feshedilmesi, yasaklanması. Bu kabul edilebilir bir şey değil. İkincisi, Kırım’ın doğal lideri Cemil Kırımoğlu’nun ve Kırım Tatar Milli Meclis Başkanının ülkeye Kırım’a girme yasağı, bu da demokratik bir yaklaşım değil. Kırım’dan şöyle üzücü haberler de alabiliyoruz. Bazı vatandaşların şüpheli kayboluşları, ortadan yok oluşları bunlar da bizleri çok çok kaygılandırıyor.” diyerek, Kırım’daki durumu Cumhurbaşkanlığının ve Dışişleri Bakanlığının yakından takip ettiğini belirtti.

“KIRIM’DAKİ HAK İHLÂLLERİ TEDİRGİN EDİCİ”

Kırım’da işgalden hemen sonra gerçekleşen hak ihlâllerinin kendilerini tedirgin ettiğini ifade eden Günay, “Tabii şeyler bizi tedirgin ediyor, Kırım Tatar Milli Meclisinin şu anda bütün mal varlığına el konulması ve oranın müftülüğüne ki mevcut yönetimle iş birliği yapan bir müftüye devredilmesi… Tabii bunları yakından takip ediyoruz. Ne kadar sürede bir çözüm olur bilmiyorum ama ben diyalogla çözülmesi gerektiğine inanıyorum.” dedi.

Türkiye’nin Kırım Tatarlarının yanında olduğunu belirten Günay, “Türkiye olarak biz Kırım Tatarlarının yanındayız. Her anlamda güvenliğinden tarihini korumaya kadar. Göç eden vatandaşlarımıza da her zaman her şekilde, artık Türkiye onların yurtları ama Kırım’daki kökenlerini unutmamaları için elimizden geleni hem resmi kanallarla yapıyoruz hem de dediğim gibi gönüllü oluşumlar aracılığıyla takip ediyoruz.” ifadelerini kullandı.

TÜRKİYE VE WASHİNGTON’DA TEMSİLCİLİKLER

Kırım Tatarlarının Türkiye’de ve Washington’da birer temsilciğinin açılması için çalışmalar yürütüldüğünü ifade eden Günay, “Hem Birleşmiş Milletler hem Avrupa Konseyi gelişmeleri takip ederken bu temsilciliklerin de bir farkındalık oluşması ve Kırım Tatarlarının varlığının tanınması açısından önemli girişimler olduğunu düşünüyorum” dedi.

Rusya’ya karşı, insan hakları ihlâllerinden dolayı, uluslararası alanda siyasi ve ekonomik yaptırımlar uygulandığını söyleyen Günay, bu önlemlerin geçici olduğunu ve Kırım sorununun diyalogla çözülmesi gerektiğini ifade etti.

HANSARAY’DAKİ TAHRİBAT YAKINDAN TAKİP EDİLİYOR

2014’teki işgalden sonra yaklaşık 30 bin Kırım Tatarının göç ettiğini ve Kırım’da güvenliğin sağlanmasının öncelikleri olduğunu ifaden eden Günay, Kırım’ın tarihi ve kültürel varlıklarının korunmasının da önemli olduğunu söyledi.

İşgalcilerin Hansaray’da restorasyon adı altında yaptıkları tahribata da değinen Günay, “Bizim çok yakından takip ettiğimiz bir proje var; Hansaray. Orada şu andaki mevcut yönetimin ne yazık ki bazı tarihi dokuları yok edecek bir yaklaşımla restorasyon çalışmalarının olduğunu biliyoruz ama Türk hükûmeti olarak bu olayın içindeyiz. Kırım Tatarlarının kendi gelenek ve kültürlerini koruyacak, kendi tarihine sahip çıkacak imkanların verilmesi gerekiyor.” ifadelerini kullandı.

Hansaray’daki durumun Türkiye’den gönderilen gözlemci bir heyet tarafından takip edildiğini de ekleyen Günay, “Hem Dışişleri Bakanlığımız hem Kültür ve Turizm Bakanlığımız ama başta Cumhurbaşkanımızın liderliğinde bu takip ediliyor. Gözlemci heyet var. Son aldığım bilgide bu gözlemci heyet ile birlikte maddi ve manevi her türlü desteği de verecek bir oluşumun gerçekleşmesi yönünde.” dedi.

“KIRIM TATARLARI BİZİM İÇİN ÇOK ÖNEMLİ BİR KONU”

Kırım’da, işgalciler tarafından yapılan caminin açılışına davet edilen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın daveti kabul edip etmeyeceği konusunda ise Günay şunları söyledi:

“Burada benim kişisel görüşüm olamaz tamamen Cumhurbaşkanımızın inisiyatifinde. Kendisinin Sayın Vladimir Putin’le olan ilişkileri var. Çok yakın ilişkileri var ama aynı zamanda Kırım Tatarları bizim için çok, çok önemli bir konu, şu ana kadar dediğim gibi her platformda yanlarında durduk. İnşallah bu Sayın Putin ile Sayın Erdoğan’ın arasındaki iletişim ve ilişki Kırım sorununda bir şekilde çözüme ulaştırır diye düşünüyorum. Çünkü burada Türkiye’nin rolü çok, çok önemli bir arabulucu olarak.”

Kırım Tatarları ile ilgili sorunların ve olayların TBMM gündeminde yer alıp almayacağı konusunda ise, “Belki biraz daha fazla gündemde tutulabilir. Bunun içinde hepimize görev düşüyor. Medyaya ayrı görev düşüyor. Gelişmeleri aktarmak aynında aktarmak. Bize siyasetçi olarak daha farklı görevler düşüyor.” diyen Günay, “Genel Kurulda da Mecliste de bu zaman zaman gündeme geliyor hatta gündem dışı konuşmalar veya şimdi 18 Mayıs yaklaşıyor bizim için çok önemli. Bu tür günlerde de biz Genel Kurulda, Mecliste bunları gündeme getiriyoruz. ” dedi.

SÜRGÜNÜN 75. YIL DÖNÜMÜNE DAİR DEĞERLENDİRME

Son olarak, seçim bölgesi olan Eskişehir’de Kırım Tatarları ile ilgili temaslarına da değinen Günay, “Kırım Tatarları Kültür ve Dayanışma Konfederasyonunun altında da Eskişehir’de şubeleri var. Onların faaliyetlerini yakından takip ediyoruz. Bizlerle paylaşıyorlar.” diyerek, “Ben kendilerini çok takdir ediyorum. Kendi kültür ve geleneklerini o kadar güzel yaşatıyorlar ki bunlara biz de destek oluyoruz.” ifadelerini kullandı.

Günay, 18 Mayıs 1944 Kırım Tatar Sürgünün 75. yıl dönümüyle ilgili şunları söyledi: “İnşallah bundan sonra hiçbir ülke hiçbir kesim bu tür zorunlu göçlere yüzyüze kalmasın. Geldiğimiz noktada ama hâlâ bunları yaşıyoruz. Kırım Tatarlarını kutluyorum, her şeyiyle mücadele edip bu zorunlu göçten sonra Türkiye’deki varlıkları ve kendi korudukları gelenekleriyle bugünlere geldiler. Bizlere zenginlik kattılar. Ben inşallah bir daha böyle şeyler yaşanmaz diyorum.”

Röportaj: Esma Kasar