Süleyman Mamutov: BM Yerli Halklar Daimi Forumunun tavsiye ve raporlarının net kanıtlarla desteklenmesi gerekiyor

Haberler
Anife Bilal
20 Nisan 2022, 08:59
Anife Bilal
20 Nisan 2022, 08:59

Uluslararası hukuk uzmanı, Kırım Tatarı Süleyman Mamutov, üç yıl boyunca Birleşmiş Milletler (BM) Yerli Halklar Daimi Forumunda Ukrayna’yı temsil edecek. Kırım Haber Ajansına konuşan Süleyman Mamutov, BM Yerli Halklar Daimi Forumunun yetkilerini değerlendirdi ve görev süresi boyunca yapmayı planladığı çalışmaları anlattı.

Birleşmiş Milletler’de, 13 Nisan 2022 tarihinde yapılan oylamada, Ukrayna’yı temsil eden Kırım Tatarı Süleyman Mamutov, Birleşmiş Milletler (BM) Yerli Halklar Daimi Forumu’na seçildi. Uluslararası hukuk uzmanı, Kırım Tatarı Süleyman Mamutov, Kırım Haber Ajansına (QHA) verdiği röportajda; aldığı eğitimi anlatarak Ukrayna’nın yerli halk olan Kırım Tatarlarının statüsü konusunda attığı adımları ve BM Yerli Halklar Daimi Forumu çerçevesinde gerçekleştirmeyi planladığı çalışmaları hakkında bilgi verdi.

Kendiniz ve aileniz hakkında bilgi verir misiniz?

Ben 1989’da Taşkent’te dünyaya geldim. 1992’de ailem Kırım’a geri döndü. Akmescit’te (Simferopol) eğitim aldım. 2007’de Kıyiv Milli Taras Şevçenko Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Fakültesinde okumaya başladım. 5 yıl uluslararası hukuk, uluslararası kamu hukuku ve Avrupa Birliği hukuku konusunda eğitim aldım. Dönem ödevlerimin ve tezlerimin konusu her zaman yerli halkların haklarının korunması olmuştur. Uluslararası hukuk uzmanıyım. 2015 yılından itibaren çoğu zaman çeşitli uluslararası sivil toplum kuruluşlarında çalıştım. Evliyim, bir kızım var. Babam gazeteci, Kırım Tatarca yayınlanan “Kırım” gazetesinin baş editörü. Annem avukat, insan hakları savunucusu.

Ukrayna, Kırım Tatar halkını yerli halk olarak tanıdı. Ama daha ileriye gitmedi. Kırım ve Kırım Tatar halkının statüsünü düzenlemesi gereken Ukrayna Anayasasının 10. bölümü üzerindeki çalışmaların tamamlanmaması bir sorun oluşturuyor mu?

Devletin halkı yerli bir halk olarak olarak tanıması önemlidir. Kırım Tatarları ve Ukrayna devletinin çalışmaya devam etmesi gerekiyor. Kırım Tatarlarını, 2014 yılında yerli halk olarak tanıdılar, birkaç yıl sonra yerli halklar hakkında yasayı kabul ederek hangi halkların yerli halk olarak sayıldığını açıkladılar. Ukrayna Anayasasının 10. maddesine dahil edilecek Kırım Özerk Cumhuriyeti ile ilgili değişiklikleri ve Kırım Tatar halkının statüsüne ilişkin yasa kabul edilmedi öte yandan bu üç yasa bir paket olarak hazırlanmıştı. Bu yasa tasarıları üzerinde çalışan ekipte yer aldım. Plan kısmen uygulandı, ciddi bir adımdı. Şimdi ise net bir soru soruyoruz: Kendi kaderini tayin etme hakkının tüm bileşenlerinin kullanılmasını sağlamaya mümkün olduğunca yakın noktaya gelmek için bundan sonra ne yapmamız gerekiyor? Kırım’ın işgal altında bulunması şartları altında bunun çok zor olduğunu anlıyorum. Öte yandan Yerli Halkların Hakları Bildirgesinde ve Ukrayna yasalarında yer alan haklara erişimi kolaylaştırmamızı sağlayacak şeyler hala var.

Rusya’nın Ukrayna’yı geniş çaplı işgali bağlamında uluslararası güvenlik sistemi patlak veriyor ve Birleşmiş Milletler de dahil olmak üzere uluslararası kurumlar saldırgana karşı çaresizliklerini gösteriyor. Bunu göz önünde bulundurarak, BM Yerli Halklar Daimi Forumu çalışmalarını nasıl görüyorsunuz?

BM sisteminin verimsizliği sorunu, örgütün kuruluşundan bu yana gündeme geliyor. Okuldayken eski BM Genel Sekreteri Kurt Waldheim’ın bir kitabını okuduğumu hatırlıyorum. Kitapta Waldheim görev yaptığı sırada BM’nin verimsizliğinin sürekli eleştirisini yaptığını ve değişim ihtiyacı çağrılarının yapıldığını yazıyordu. Yani bu konu uzun zamandır gündemde. BM’de birçok eksik var, bazıları savaşın başlamasından sonra daha belirgin hale geldiler. Bana öyle geliyor ki, BM’nin dayandığı ilke ve değerler geçerliliğini hala koruyor. BM’nin etkinliğini artırmak için yapılan her türlü değişikliği, yeniden yapılanmayı bu ilkeler üzerinde inşa etmek gerekiyor.

BM Yerli Halklar Daimi Forumuna gelince bu Ekonomik ve Sosyal Konseyine profesyonel destek sağlayan BM’nin ek kurumudur. Aslında forum bağlayıcı nitelikte herhangi bir uluslararası hukuk kaynağı oluşturmuyor. Bunlar daha çok devletlerin dikkate aldığı veya almadığı önerilerdir. Bu nedenle, forumun etkinliği hakkında net bir şey söylemek şu an benim için zor. Bu beklentilere bağlı. Forumun yetkisini hatırlamak önemlidir. Dünyanın her yerinden yerli halkların bu kurum aracılığıyla karşı karşıya kaldığı sorunları dile getirip devletlerin dikkatine sunabilmeleri bence çok önemli. Sık sık tartışmalar çok canlı geçiyor, yerli halkların temsilcileri keskin açıklamalar yapıyor. Bu, uluslararası toplumunu bilgilendirme fırsatı sunan bir platformdur. BM Yerli Halklar Daimi Forumunun kendi yetkilileri var. Bu yetkiler, yerli halkların haklarını korumaya yönelik uygulamaların incelenmesi ve belirli araştırmaların tavsiye edilmesi, geliştirilmesi ve uygulanmasını ayrıca BM Yerli Halkların Hakları Bildirgesinde yer alan bir hakkın nasıl uygulanacağına dair bir anlayışın geliştirmesi ve incelenmesini içeriyor.

BM, Yerli Halklar Daimi Forumunu nasıl oluşturuluyor ve kendi görevinizi nasıl görüyorsunuz?

En son BM Yerli Halklar Daimi Forumu 16 üyeden oluşuyordu. 8 üye, dünyanın farklı 5 bölgesindeki ülkeler tarafından öne sürülen adaylardan Ekonomik ve Sosyal Konsey tarafından seçiliyor. 8 üye ise yerli halklar kuruluşları tarafından aday gösteriliyor ve bölgesel gruplar ve yerli örgütlerle yapılan istişareler ardından Ekonomik ve Sosyal Konseyi Başkanı tarafından atanıyor. Hem devletlerin hem de yerli halkların temsilcilerinden oluşan 16 üyenin hepsinin Daimi Forumun yetkisi dahilindeki sorunları çözen bağımsız uzmanlardan oluşması çok önemlidir. Programımda birkaç yön belirledim. Birincisi: uluslararası insancıl hukukun uygulandığı topraklarda ayrıca işgal altındaki bölgelerde yaşayan yerli halkların haklarının etkin bir şekilde korunması sorusuna yanıt bulmak, bu insanların korunmalarının nasıl daha etkili hale getirilebileceğini belirlemek. 

İkinci yön ise, bu BM Yerli Halklar Daimi Forumunun 2000 yılındaki kuruluşundan bu yana üzerinde çalıştığı şeydir. BM Yerli Halkların Hakları Bildirgesinde belirlenen yerli halkların kendi kaderini tayin etme hakkının daha etkin uygulanmasını sağlayacak ayrıntılar üzerinde çalışmaya planlıyorum. Bu, yerli halkların toplu haklarının korunması sisteminde yaygın bir unsurdur. Programdaki üçüncü yön ise;  BM sisteminde birkaç yıldır tartışılan konudur yani BM sistemindeki yerli halkların temsilinin nasıl daha iyileştirileceği ve genişletileceği konusudur. Buna, BM Genel Kurulunda temsil edilme ve BM İnsan Hakları Konseyi gibi diğer BM organlarına katılım da dahildir.

Forumdaki çalışma süreniz için kendiniz için minimum ve maksimum programları belirlediniz mi?

Bu konuda, kuruma ve forumdaki uzmanlara verilen yetkililere dönmemiz gerekiyor. Bu nedenle, azami programım, görev yaptığım süre boyunca hem BM sistemi hem de BM üye devletleri için, yerli halkların haklarının nasıl daha iyi ve daha etkin bir şekilde korunacağı konusunda mümkün olan en iyi ve en somut önerileri sunmaktır. Yani yetkinin ötesine geçmenin mümkün olmadığını varsayıyorum, ancak uzman olarak verilen yetkiler dahilinde mümkün olan her şeyi yapmam gerekiyor. Bu maksimum programım. Tavsiye sayısına odaklanmaya gerek yok. Gelecekte katkıda bulunacağım tavsiyelerin ve raporların net kanıtlarla desteklenmesine ve belirli durumları ele almasına odaklanmak gerekiyor. Ayrıca tavsiyeler olabildiğince ayrıntılı olmalıdır. Çünkü belirli devletlerin bu tavsiyeleri karşılayıp karşılamadığını incelememiz buna bağlı olacaktır. Yani benim görüşüm bu.