Siyasi tutsak Rüstem İsmailov'un eşi: Oğlum büyüyüp babasını kurtarması gerektiğini söylüyor

15 Haziran 2020, 16:52

Asif Aliyev
QHA Kıyiv

İnsan hakları savunucularının verilerine göre yüze yakın Kırımlı, siyasi nedenlerden ötürü Rusya veya işgal edilen Kırım’daki hapishanelerde alıkonuluyor. Söz konusu siyasi tutsakların büyük bir çoğunluğu Kırım Tatarı.

İlk görüşte, sadece tutsak listelerinde belirtilen bir isim olarak algılansalar da, siyasi tutsakların her birinin ayrı birer hikayesi var. Kırım Haber Ajansı (QHA), siyasi tutsakların ailelerinin durumunu ve yaşantısını anlatan yazı dizisine devam ediyor.

KIRIM TATAR SİYASİ TUTSAK RÜSTEM İSMAİLOV

Kremlin esiri Rüstem İsmailov alıkonulmadan önce Akmescit’te (Simferopol) yaşıyordu. Rüstem’in üç çocuğu var. 2016 Ekim’de o ve dört Kırım Tatarı daha (Birinci Akmes Grubu) Rus işgalci güçleri tarafından sözde Hizb-ut Tahrir örgütü üyesi olmakla suçlanarak alıkonuldular. 18 Temmuz 2019 tarihinde Rusya’nın Kuzey Kafkasya Askeri Mahkemesi, Rüstem İsmailov’u 14 yıl hapis cezasına çarptırdı. İşgalci mahkeme, Teymur Abdullayev’e 17 yıl, Uzeir Abdullayev’e 13 yıl, Emil Cemadenov ve Ayder Seladinov’a da 12 yıl hapis cezası verdi. Aralık 2019’da Rusya Yüksek Mahkemesi, beş Kırım Tatarının hapis cezası sürelerini 6 ay kadar kısalttı. Rüstem İsmailov, Rusya Ceza Kanununun 205.5. maddesinin 2. fıkrası uyarınca güya terör örgütü faaliyetlerine katılmaktan suçlu bulundu. Siyasi tutsağın eşi Fatma İsmailova, evlerinde yapılan yasa dışı arama, tutukevinde alıkonulma şartları ve çocuklarının durumunu, Kırım Haber Ajansına (QHA) anlattı.

SİYASİ TUTSAĞIN FATMA İSMAİLOVA, BASKIN GÜNÜNÜ ANLATIYOR

Rüstem, Allah korkusu olan, dini vecibelerini yerine getiren bir babadır. Kırım İş Enstitüsü Uluslararası Ekonomi Bölümünden mezun oldu. Eşim, çocuklarımızın doğru yetiştirilmesine her zaman dikkat ederdi. Şimdi bile bizi arama fırsatı bulduğu zaman ilk sorduğu şey çocuklarımız oluyor. Rüstem, çok terbiyeli insandır. Komşularımızı, onu bu şekilde tanımışlar ve onun hakkında sadece olumlu şeyler söylemişlerdir. Şimdi de, beni gördüklerinde her zaman eşimin hal hatırını sorarlar.

ÇOCUKLAR ÇOK KORKMUŞTU…

12 Ekim 2020 tarihinde sabahın erken saatlerinde evimizde arama yapıldı. O ekim ayı çok soğuk geçmişti. Eşimle gürültüye uyandık. OMON (Rus çevik kuvvet polisi) görevlisi giriş kapımızı kırdı. Eşimle ne olduğunu anlamadan yataktan fırladık. O zaman çocuklar çok küçüktü ve bizimle aynı odada uyuyorlardı. Çocuklar çok korkmuşlardı.

“HERHALDE EVE GİRDİKLERİNDE “TERÖRİST” BULMAYI PLANLIYORLARDI!”

Kolluk görevlileri, eşimin sırtına vurdu ve onu kelepçelediler. Daha sonra aramaya başladılar. Silah ve mühimmat aradıklarını söylediler. Ellerinde bir belge vardı ona göre eşim “terörizmle” suçlanıyordu. Görevliler çok acımasız davrandı ve çok kızgınlardı. Herhalde, eve girdiklerinde basit bir çocuklu aile değil elinde bomba taşıyan bir terörist bulmayı planlıyorlardı. Tabii ki evimizde silah bulamadılar… Bu yüzden OMON görevlileri, evimizdeki dini kitaplara, CD’lere, tablet, telefon ve bilgisayarımıza el koydu.

Rüstem’i de yanlarında götürdüklerinde çocuklar şoka girdi. Özellikle, o zaman 7 yaşında olan büyük kızım çok etkilenmişti. Yaşananları anlıyordu ve bu yüzden çok endişe duyuyordu.

Eşim alıkonulduktan sonra bitmek bilmeyen “mahkeme duruşmaları” başladı. Ben, ailem, yakınlarımız, soydaşlarımız tüm duruşmalara katıldık. İlk başta duruşmalar, açık ama küçük salonlarda düzenleniyordu. Bu büyük ihtimalle, duruşmalara katılan insanların sayısını kısıtlamak için yapılıyordu. Daha sonra sözde duruşmalar kapalı olarak düzenlenmeye başladı. Ama buna rağmen, siyasi tutsaklara desteğimizi göstermek için duruşmalar sırasında “mahkeme” binası önünde toplanıyorduk.

DAVAYA İLİŞKİN SORUŞTURMA YAKLAŞIK İKİ BUÇUK YIL SÜRDÜ,

“Dava” ile ilgili soruşturma çok uzun sürdü. Yaklaşık iki buçuk yılı buldu. “Mahkeme kararını” önceden tahmin ediyorduk ama bir insanın suçsuz olduğunu bildiğin zaman böyle bir mahkeme kararına karşı kayıtsız kalamıyorsunuz… 24 Şubat 2020 tarihinden itibaren Rüstem’in nerede olduğunu öğrenemedik. Ondan sadece bir mektup aldık. Mektupta, Ufa kentindeki tutukevinin hastanesinde bulunduğunu bildiriyordu. Hangi sebeple hastanede tutuldu hala bilmiyoruz. Rüstem’in sağlık sorunları yoktu ve avukat bu konuda bize bir bilgi vermemişti. Eşimin hastaneye yerleştirilmesini ona yapılan psikolojik baskı olarak nitelendiriyoruz.

Rüstem yazdığı mektupta, alıkonulduğu 3,5 yıl boyunca gördüğü hapishane şartlarından en katı ve en kötüsünün Ufa’da olduğunu belirtmişti. Orada iki buçuk ay hücre cezasında tutulmuştu. Eşim hiçbir zaman sağlık durumundan şikayetçi değildi. Ancak birkaç hafta önce eşimi ziyaret eden avukattan onun bel ağrısı çektiğini öğrendim.

“OĞLUM BÜYÜYÜP BABASINI KURTARMASI GEREKTİĞİNİ SÖYLÜYOR”

Ukrayna ve Rusya insan hakları yetkililerine başvurmamızdan bir gün sonra Rüstem, Ufa’dan Salavat kentine sevk edilmişti. Şu an, Salavat kentindeki 2 numaralı cezaevinde alıkonuluyor. Aynı cezaevinde Kırım Tatar siyasi tutsaklar Ayder Saledinov, Teymur Abdullayev ve Ruslan Zeytullayev da bulunuyor.

Tüm yaşananlara rağmen ben ve eşim, halkımızın bizi bu zor durumda yalnız bırakmamasından dolayı Allah’a şükrediyoruz. İnsanlar bize, “Sizin acınız, bizim acımız” diyor. Onlar bize manevi ve maddi destek veriyor. Bu çok büyük bir destek ve bunun için halkımıza minnettarız.

Siyasi tutsaklar sorununun tutsak değişimi yoluyla çözülebileceğini düşünüyorum. Ama ne zaman ve hangi şartlarda bu gerçekleşebilir şimdilik bilinmiyor. Tek bildiğim şey kaderimizde ne varsa o olacak. İkinci oğlum büyümesi, güçlü olması ve babasını kurtarması gerektiğini söylüyor.


Kırım Tatar siyasi tutsaklar
Rüstem İsmailov
Bunlara da bakın: