SETA'da "Geçmişten Geleceğe Kırım: Sorunlar ve Çözüm Önerileri" paneli gerçekleşti

Diaspora
qha muhabir
19 Mayıs 2022, 11:18
qha muhabir
19 Mayıs 2022, 11:18

Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları (SETA) Vakfı, 18 Mayıs 1944 Kırım Tatar Sürgünü ve Soykırımına ilişkin panel düzenledi. SETA’nın Dr. Filiz Tutku Aydın Bezikoğlu’nun editörlüğünde çıkardığı “Geçmişten Geleceğe Kırım Sorunlar ve Çözüm Öneriler” kitabının yazarları panelde konuşma yaptı. Çevrim içi düzenlenen iki oturumluk panelde, “Uluslararası İlişkiler Perspektifinden Kırım ve Ukrayna’nın İşgali” ile “Tarihte Kırım ve Kırım Tatarları” konu başlıkları ele alındı.

Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı, 18 Mayıs 1944 Kırım Tatar Sürgünü ve Soykırımının 78’inci yıl dönümünde Zoom uygulaması üzerinden panel düzenledi. Kırım Tatarlarının sürgünü ile Rusya’nın Ukrayna’ya başlattığı savaşın değerlendirildiği panel iki oturumda gerçekleşti. Panelin ilk oturumu “Uluslararası İlişkiler Perspektifinden Kırım ve Ukrayna’nın İşgali” konu başlığıyla 09.30-10.30 arasında Muhittin Ataman’ın moderatörlüğünde gerçekleşti.

Panelin ilk oturumunda Karabük Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Yuliya Biletska, Çankırı Karatekin Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sezai Özçelik, ODTÜ doktor adayı Fethi Kurtiy Şahin ve Kırım Haber Ajansı (QHA) kurucusu, Kırım Tatar Milli Meclisi (KTMM) üyesi, Kıyiv Şevçenko Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Gayana Yüksel konuştu.

YULİYA BİLETSKA: ZAMAN GEÇSE DE RUSYA’NIN YÖNTEMLERİ DEĞİŞMİYOR

Karabük Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Yuliya Biletska, “Ukrayna’nın 2014’teki Kırım’ın İşgali Ve 2022’deki Topyekün Rus İşgaline Karşı Politikasının Karşılaştırılması” konu başlığıyla Kırım’ın işgali etrafında gelişmeleri ele aldı. Biletska, Kırım Tatarlarının 18 Mayıs 1944’te yok edilmeye çalışıldığını ifade etti. Bugün aynı şekilde, Rusya’nın Ukrayna’ya başlattığı savaşla yaptığını kaydeden Biletska, “Kırım Tatarlarının Sürgünü ve soykırımının üzerinden 78 yıl geçti ama Rusya’nın yöntemleri değişmedi. Bugün Ukrayna vatandaşlarını sürgün etmeye devam ediyor. İşgalci Rusya 3 milyon Ukraynalıyı evinden etti. Hala orada insanları kamplarda tutuyor” dedi.

Bu çerçevede, Ukrayna’da yaşayan Kırım Tatarlarının görüşlerini aldığını belirten Biletska, “Ukrayna’da Ukrain, Rus ve Kırım Tatarları yoğunlukta yaşıyor. Kırım Tatarları söz konusu savaşı kesinlikle kabul etmiyor. Bu cevap onların da aynı şeyi yaşadığından kaynaklanıyor” değerlendirmesinde bulundu. Ukrayna’nın da Kırım Tatarlarına yönelik politikasından bahseden Biletska, halkın vatanı, bağımsızlığı ve hak ihlaline karşı Ukrayna’da 2014 ve 2021’de çıkan yasalardan söz etti.

PROF. DR. SEZAİ ÖZÇELİK: BU SÜRGÜN SOVYET SOYKIRIMI OLARAK NİTELENDİRİLMELİDİR

Çankırı Karatekin Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sezai Özçelik, “Rusya’nın Kırım’a Ve Ukrayna’nın Ana Karasına Yönelik Saldırısının Stratejik Ve Askeri Temelleri” konu başlığıyla değerlendirme yaptı. Prof. Dr. Özçelik, 18 Mayıs 1944’te vatanlarından koparılıp sürgün edilen ve hayatını kaybeden Kırım Tatarlarını andı. Özçelik, söz konusu durumun Sovyet Soykırımı olarak nitelendirilmesi gerektiğine vurgu yaptı. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in saldırgan Neoliberalizm ile hareket ettiğini belirten Özçelik, “Bu güvenlik sorunu. Yani güvensiz olmayan yerlerde güvenlik, güvenliği olan yerlerde güvensizlik arıyor. Putin’in düşmana ihtiyacı var. İktidarda kalmak için 2014’te Kırım’ı işgal etti. Putin genişlemeci ve yayılımcı politika izliyor” değerlendirmesinde bulundu.

Özçelik, stratejik ve askeri temellerin yanı sıra toplumun ve Putin’in psikolojisinin de değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.

FETHİ KURTİY ŞAHİN: RUSYA, KARADENİZ’DE DOMİNANT ÜLKE OLMAK İSTİYOR

Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) doktor adayı Fethi Kurtiy Şahin de panelde “Kırım’ın Yasa Dışı İlhakı Odağında Türkiye’nin Karadeniz Politikasına Bakış” konu başlığıyla açıklama yaptı. Şahin, konuşmaya başlamadan önce 18 Mayıs 1944 Kırım Tatar Sürgünü ve Soykırımı’nda hayatını kaybeden Kırım Tatar şehitlerini andı. Zaman zaman Karadeniz bölgesinde gerginliklerin olduğuna işaret eden Şahin, iş birliği ve antlaşmaların tarihsel sonuçlarına değindi. Şahin, “Kırım’ı kontrolü altına alarak fiilen tüm Karadeniz ülkeleriyle deniz sınırına sahip olan Rusya, Karadeniz’de dominant ülke olma isteğini ortaya koymuştur” açıklamasında bulundu. 

GAYANA YÜKSEL: KARŞIMIZDA KÜRESEL SUÇ İŞLEYEN, HÜMANİZMİ REDDEDEN BİR DÜŞMAN VAR

Panelin ilk oturumunda son konuşmayı yapan Kırım Haber Ajansı (QHA) kurucusu, Kırım Tatar Milli Meclisi (KTMM) üyesi, Kıyiv Şevçenko Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Gayana Yüksel hayatını kaybeden Kırım Tatarlarını andı. “Kırım Tatar Milli Meclisinin Rusya’nın 2014’te Kırım’ı Ve 2022’de Topyekün Ukrayna’yı İşgaline Tepkisi” konu başlığıyla söz hakkı alan Yüksel, Rusya’nın 24 Şubat’ta Ukrayna’ya yönelik başlattığı savaşı ele aldı.

Kırım Tatar halkının vatanlarından koparılması, vatanlarına dönüşü ve vatanlarının işgal edilmesi ve 24 Şubat 2022’deki savaşta Kırım Tatar Milli Hareketinin değişmesi gibi 4 aşamanın olduğunu belirtti. Yüksel, Ukrayna’ya başlatılan savaşın küresel bir suç olduğunu vurguladı. Yüksel, savaşta öldürülen sivil ve askeri kayıplarının istatiksel verisini paylaştı.

Söz konusu savaşta Kırım Tatar Milli Hareketinin değiştiğine değinen Yüksel, “Bu savaştan önce silah gücü içermeyen hukuk insan hakları ilkelerine dayanıyordu. Fakat Milli Hareketin şekli değişti. Karşımızdaki düşmanlar insan hakları ilklerini ve hümanizmi reddeden bir politika güdüyor. Cinayetlerini askerlere değil sivillere de uyguluyor. Ukrayna’da yaşayan Kırım Tatarları, Ukraynalılarla birlikte mücadele etmek için ayağa kalktı” değerlendirmesinde bulundu. Doç. Dr. Yüksel, Ukrayna’da devam eden savaşın kısa zamanda sonlanacağını vurguladı.

Panelin, SETA üyesi Yücel Acer‘in moderatörlüğünde gerçekleşen ikinci oturumunda, Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Filiz Tutku Aydın Bezikoğlu, Necmettin Erbakan Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kemal Özcan ve Başkent Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. İsmail Aydıngün konuştu.

FİLİZ TUTKU AYDIN BEZİKOĞLU: KIRIM’IN STRATEJİK ÖNEMİ SADECE UKRAYNA DEĞİL TÜRKİYE İÇİN DE ÇOK BÜYÜK

Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi Dr. Öğretim Üyesi Filiz Tutku Aydın Bezikoğlu, “Kırım Meselesinin Anlamı ve Kırım Tatarları” başlığıyla konuşma yaptı. “Sürgünü unutmadığımız zaman sürgün şehitlerine olan en büyük borcumuzu ödemiş oluruz” diye söze başlayan Bezikoğlu, “Sürgün Kırım Tatarlarını yok olmanın eşiğine getirmiştir. O yüzden tabi ki en başta çok büyük bir kayıptır. Fakat Kırım Tatarlarının buna verdiği cevap ayağa kalmaya çalışmak, yıkılmamak ve bunu kendileri için olumlu bir tecrübeye çevirmek, milli kimliklerini güçlendirmek için tekrar harekete geçmek olmuştur. Bü yönden belki sürgünün bir hedeflenmeyen sonucu tabi ki Kırım Tatar kimliğinin daha güçlendirmek olmuştur” değerlendirmesinde bulundu.

Editörlüğünü yaptığı “Geçmişten Geleceğe Kırım: Sorunlar ve Çözüm Öneriler” kitabını ve yazarlarını tanıtan Dr. Filiz Tutku Aydın Bezikoğlu, kitabın önemini, hazırlanış sürecini anlattı ve katkıları olanlara teşekkürlerini ifade etti. Kitabın çok gerekli bir zamanda ortaya çıktığını belirten Bezikoğlu, “Çünkü bugün medyaya baktığımızda Kırım’la ilgili çok yanlış anlaşılma, yanlış bilgiler, dezenformasyon, propagandalar olduğunu görüyoruz. Kitabın en önemli hedeflerinden biri de bu bilgi eklikliğini ve dezenformasyonu ortadan kaldırmak, buna karşı bir çare olmaktır” ifadelerini kullandı.

Kırım sorununun Türkiye’yi bağlayan yönlerine değinen Bezikoğlu, “Kırım’ın stratejik önemi sadece Ukrayna için değil Türkiye için de çok büyük. Çünkü Kırım şu anda tamamıyla bir askeri üs halindedir. En yüksek seviyedeki milisler silahlarla donanmış durumdadır” diye konuştu.

KEMAL ÖZCAN: SÜRGÜNE SADECE KIRIM TATARLARI DEĞİL SLAV OLMAYAN DİĞER HALKLARDA GÖNDERİLDİ

Necmettin Erbakan Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kemal Özcan, “Kırım Tatar Sürgününün 78. Yılını Anarken” başlığıyla 18 Mayıs 1944 Kırım Tatar Sürgünü ve Soykırımını, onun öncesi ve sonrasında gerçekleşen acı olayları anlattı. Stalin’in Kırım Tatarlarını sürgüne göndermek için ortaya koyduğu “Almanlarla iş birliği yapmış olma” tezinin doğru olmadığına işaret eden Özcan, “Almanlarla iş birliği yapan Kırım Tatarları da vardı, Sovyetlerle beraber çatışan, milis hareketlerine katılan Kırım Tatarları da vardı” dedi ve sürgüne sadece Kırım Tatarlarının değil sınır bölgelerde yaşayan Slav olmayan diğer halkların da Alman işgaline uğramamış olmasına rağmen sürgüne gönderildiğini belirtti.

Kırım Tatarlarının sürgün edilişindeki tek şansının Özbekistan’a gönderilmeleri olduğunu söyleyen Özcen “Farklı coğrafyalara gönderilseydi belki milli kimliklerini muhafaza etmeleri konusunda ciddi sıkıntılar yaşayabilirlerdi” şeklinde konuştu.

İSMAİL AYDINGÜN: RUSYA’NIN KIRIM TATARLARINI MİLLİ VARLIĞINI YOK ETME GİRİŞİMLERİ 1783’TEN BAŞLIYOR

Başkent Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. İsmail Aydıngün, “Rusya’nın Kırım’ı İşgali Ve Ukrayna’ya Saldırısının Kırım Tatarlarının Milli Varlığına Yönelik Tehdidi” konu başlığıyla söz hakkı aldı. Rusya’nın Kırım’ı Tatarsızlaştırma politikasının yeni olmadığını belirten Aydıngün, Rusya’nın Kırım Tatarlar milli varlığını yok etme girişimlerinin 1783 yılındaki Kırım işgaliye izlenmeye başlayan bir politika olduğunu belirtti.

2014’ten sonra Kırım Tatar milli varlığını yok etme girişimlerinin yeni bir aşamaya geldiğini belirten Aydıngün, bu aşamada Rusya’nın uyguladığı politik taktikleri şu altı başlıkla anlattı: “Siyasal alanda uygulamalar, topyekün sindirme ve yıldırma, İslam dinine saldırı, Kırım Tatarlarını göçe zorlama, Kırım’a Rus yerleştirme, Kırım Tataralarının her türlü milli ve manevi değerlerini ortadan kaldırmak.

Rusya’nın Kırım’ı işgalinden sonra çok yoğun insan hakları ihlalleri yaşandığını ve bundan en çok Kırım Tatarlarının nasibini aldığını belirten Aydıngün, Rus işgaline karşı en güçlü direnci cesur şekilde ortaya koyanların Kırım Tatarları olduğuna vurgu yaptı, Kırım Tatarlarının baştan bu yana Ukrayna’nın zemin bütünlüğünü savunduklarını söyledi.

Panelin tamamı: