Rus aşısı Kırım’a getirildi: İşgalciler Kırımlılar üzerinde deney mi yapacak?

Haberler
Anife Bilal
10 Aralık 2020, 18:46
Anife Bilal
10 Aralık 2020, 18:46

Rusya, yeni tip koronavirüse (Kovid-19) karşı geliştirdiği Sputnik V aşısının dağıtımına başladı. Ülke genelinde başlatılan aşılama kampanyası çerçevesinde Rus işgali altında bulunan Kırım Yarımadası’na da 500 doz aşı gönderildi. Kırım Haber Ajansına konuşan insan hakları savunucusu Irına Sedova, Rusya’nın tescil edilmemiş bir aşıyı uygulayarak uluslararası hukuku ihlal ettiğini ve Kırım’da yaşayan insanların hayatını tehlikeye attığını vurguladı.

Kırım’ın sözde Sağlık Bakanı Aleksandr Ostapenko, 8 Aralık 2020 tarihinde yaptığı açıklamada, işgal altındaki yarımadaya, Rusya’da koronavirüse karşı geliştirilmekte olan 500 Sputnik-V (Gam-COVID-Vac) adlı aşının getirildiğini duyurdu. Sözde Bakan, aşı faaliyetlerine 12 Aralık 2020’de başlanacağını belirtti.

İŞGALCİ RUSYA KIRIM’DA AŞILAMAYA BAŞLAYARAK NE YAPMAK İSTİYOR?

Kırım’ın işgalci yönetimi, ilk önce aşının risk gruplarında olan ve Kovid-19 hastalarıyla çalışan sağlık görevlilerine yapılacağını aktardı. Öte yandan sözde bakan, yalnızca gönüllü olarak aşı olmaya kabul eden sağlık çalışanlarına aşının yapılacağını ileri sürdü.

Ancak Rusya tarafından işgal edilen Kırım’daki insan hakları durumu göz önünde bulunduran Ukraynalı uzmanlar, tam olarak test edilmemiş aşısının uygulaması sırasında gönüllülük ilkesinin ihlal edilmesi ihtimalinin çok yüksek olduğunu belirtiyor. İşgal altındaki Kırım’da aşı programını başlatan Rusya aslında başka bir devletin yani Ukrayna’nın vatandaşlarına tam olarak test edilmemiş aşı uygulamış olacak.

RUSYA KIRIM’DA YENİ BİR ULUSLARARASI SUÇ İŞLİYOR!

Eski Ukrayna Cumhurbaşkanı Kırım Daimi Temsilcisi, uluslararası hukuk uzmanı Borıs Babin 2 Aralık 2020 tarihinde sosyal medya üzerinde yaptığı açıklamada, işgalcilerin Kırım’da başlatacağı aşı kampanyasını “zorunlu” adlandırarak işgalcilerin aslında insanlar üzerinde deney yaptığını belirtti. 

Babin, “Dünya Sağlık Örgütü standartlarına göre tescil edilmemiş aşının insanlara zorunlu uygulanması tıbbi bir deneydir. Yanı sıra 4. Cenevre Sözleşmesinin 32. maddesi işgal edilen topraklarda yaşayan nüfusu, tedavi ihtiyacından kaynaklanmayan tıbbi veya bilimsel deneylerde kullanılmasını yasaklıyor. Böylece elimizde, Rusya’nın yarımadada Ukrayna vatandaşlarına karşı başlattığı yeni uluslararası suçun kanıtı olacak… Zorunlu aşılama 1966 tarihli Kişisel ve Siyasal Haklar Uluslararası Sözleşmesinin 7. maddesini ihlal ediyor. İlgili maddeye göre hiç kimse kendi özgür rızası olmadan tıbbi veya deneysel deneylere tabi tutulamaz.” ifadeleri kullandı.

Uluslararası insan hakları uzmanına göre, işgalci yönetimin Kırım’da uygulamaya koyduğu geniş çaplı aşı kampanyası, Ukrayna’ya BM İnsan Hakları Komitesine ayrı bir başvuru hazırlamaya izin veriyor.

Babin, işgalci yönetimin her zaman kullandığı baskı yöntemlerine başvurarak örneğin, sağlık çalışanlara “aşı olmayan işten çıkarılacak” şartını koyup insanları aşı olmaya zorlayabileceği konusunda tahminde bulundu ve Kırım sakinlerine zorunlu aşı uygulamasının kanıtlarını toplayarak Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine başvurmayı tavsiye etti.

“KİMSE KİMSEYİ AŞI YAPTIRMAYA ZORLAYAMAZ”

Kırım Haber Ajansına konuşan insan hakları savunucusu Irına Sedova, Cenevre Sözleşmesine göre işgal edilen topraklarda yaşayan nüfustan işgalci devletin sorumlu olduğunu belirterek, “Uluslararası insancıl hukuk, Rusya’ya işgal altındaki topraklarda yaşayanların insanların hayatlarını ve sağlığını koruma yükümlülüğü getiriyor. Uluslararası insancıl hukuk, sağlığa zarar verebilecek zorunlu tıbbi deneyleri yasaklıyor.” değerlendirmesini yaptı.

İşgalci yönetimin, aşının sadece gönüllülere uygulanacağı konusundaki iddiaları yorumlayan insan hakları savunucusu, henüz test süreci tamamlanmamış aşıyı yaptırıp yaptırmama kararını bir insanın doktorla birlikte kararlaştırılması gerektiğini belirterek, maalesef çoğu Kırım sakininin propaganda etkisinin altında kaldığı için işgalci yönetime güvenerek Rus aşısını yaptırabileceğini kaydetti. Sedova, “İnsanlara verebileceğimiz tavsiye; zorunlu aşılama yasası yoksa hiç kimse bir insanı güvenmediği bir aşıyı yaptırmaya zorlayamaz. Ukrayna ve Rusya’da böyle bir yasa yoktur.” dedi.

RUSYA’DA GELİŞTİREN KORONAVİRÜS AŞISI

Rusya’da Sputnik V aşısı ve Vector Enstitüsü’nün aşısı olmak üzere koronavirüsüne karşı iki aşı geliştirildi. Her ikisinin de deney aşamaları tamamlanmadığından birçok uzman ve bilim dünyasından araştırmacılar, Rusya’nın aşı programını başlatma kararına tepkili.

21 gün arayla iki doz yapılan aşıyı olanlara 42 gün boyunca halka açık alanlardan uzak durmaları ve alkol ile ilaç alımını bir süre kesmeleri tavsiye ediliyor. Öte yandan, Sputnik V aşısı uygulanan hastaların yeniden koronavirüse yakalandığı ortaya çıkmıştı.