Polonya: Kırım Tatarlarına uygulanan baskıları kınıyoruz

Haberler
Anife Bilal
17 Mart 2021, 11:06
Anife Bilal
17 Mart 2021, 11:06

Polonya Dışişleri Bakanlığı, Rusya’nın Kırım’da düzenlediği sözde referandumun yıl dönümü dolayısıyla açıklama yayımladı. Bakanlık, Rusya’nın Kırım Tatarlarına karşı uyguladığı baskıları kınadı ve işgale son verilmesi çağrısı yaptı.

Polonya Dışişleri Bakanlığı, Kırım’da Rus askerlerinin silahlarının gölgesi altında düzenlenen sözde referandumun 7. yıl dönümü dolayısıyla, dün yazılı bir açıklama yaptı. Polonya yaptığı açıklama ile, Kırım’ın yasa dışı ilhakını ve yarımadadaki insan hakları ihlallerini kınadı.

POLONYA: RUSYA FEDERASYONU’NUN KIRIM TATARLARINA UYGULADIĞI BASKILARI KINIYORUZ

Dışişleri Bakanlığının açıklamasında, “Ukrayna’nın toprak bütünlüğüne ve egemenliğine verdiğimiz kararlı desteği hatırlatıyoruz. Bu bağlamda ve 27 Mart 2014 tarihinde kabul edilen 68/262 numaralı Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu kararı doğrultusunda, biz Kırım Özerk Cumhuriyeti ve Akyar (Sivastopol) şehrinin Rusya Federasyonu tarafından yasa dışı ilhakını daima ve şiddetle kınıyoruz ayrıca uluslararası toplumunun Rus saldırganlığına ve yarımadanın devam eden işgaline karşılık olarak ilhakı tanımama ve yaptırım politikasını sürdürmesi gerektiğini vurguluyoruz.” denildi

Rusya’yı yarımadada insan haklarına uymaya ve etnik ile dini azınlıkların kendi kimliklerini ve kültürel miraslarını koruma hakkına sahip olmalarını sağlamaya davet eden Bakanlık, “Rusya tarafından işgal edilen Kırım Özerk Cumhuriyeti ve Akyar kentinde meydana gelen insan hakları ihlallerini ve özellikle Kırım Tatarlarına uygulanan baskıları kınıyoruz.” ifadeleri kullanıldı. Ayrıca, açıklamada Kırım’ın işgalinin Avrupa’nın güvenliği ve istikrarı için ciddi tehdit oluşturduğu vurgulandı.

RUS İŞGALİNDEKİ KIRIM’DA 7 YILDIR BASKI VE ZULÜM DEVAM EDİYOR

İşgalci Rus askerleri Kırım’a ilk olarak, 20 Şubat 2014 tarihinde girdi. Altı yıl önce bugün, sabahın erken saatlerinde plakaları sökülmüş askeri araçlar ve rütbe işaretleri taşımayan silahlı milisler Kırım’ın stratejik noktalarını ve hükûmet binalarını ele geçirmeye başladı.

Rus propaganda medyalarında “Kırım Özsavunması” oldukları iddia edilen, kamuflaj giymelerinden hareketle “kibar yeşil adamlar” olarak da adlandırılan Rus askerleri ve onların yanında gezen işbirlikçi milisler, yarımadanın kontrolünü yasa dışı olarak ele geçirdi. Rus propaganda mekanizmasınca işgal, sözde “bağlanma” adı altında legalleştirilmeye çalışılsa da dünya kamuoyu bu adımı asla tanımadı.

16 Mart 2014 tarihinde kamuflajlı Rus askerlerinin silahlarının gölgesi altında göstermelik bir referandum düzenlendi. Sözde referandum daha yapılmazken Ukrayna, oy kullanımını yasa dışı ve Anayasaya aykırı olarak kabul etti. 15 Mart 2014 tarihinde Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi, sözde referandumu “geçersiz” olarak ilan edilmesini öngören kararı inceledi. Ancak karar, Rusya tarafından bloke edildi. Venedik Komisyonu, Avrupa Birliği ve ABD, yasa dışı yapılan sözde referanduma karşı çıktı, Kırım Tatarları boykot etti.

İşgalciler, sözde referanduma katılım oranının yüzde 84,17 olduğunu ileri sürerken, seçmenlerin yüzde 96,57’sinin “Kırım’ın Rusya’ya bağlanması için” oy kullandığın, yüzde 2,66’sının ise yarımadanın Ukrayna’ya bağlı özerklik statüsü için oy verdiği iddia edildi.

Kırım Tatar halkının milli lideri Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu, kendi kaynaklarına atıfla, sözde referanduma gerçek katılım oranının yüzde 30-50 civarında olduğunu, Kırım Tatarlarının yüzde 99’unun oy kullanmadığını bildirmişti.

Ardından, 18 Mart 2014 tarihinde Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Kırım sözde Parlamentosu Başkanı Vladimir Konstantinov, dönemin sözde Kırım Başbakanı Sergey Aksyonov ve sözde Sivastopol Belediye Başkanı Aleksey Çalıy, Kırım ve Sivastopol’ün iki ayrı birim olarak “Rusya’ya bağlanmasına” ilişkin anlaşma imzaladılar.

Rus işgaliyle adeta “açık hava cezaevi”ne dönüşen Kırım yarımadası, bir yandan silahlandırma hamleleriyle dünyayı tehdit eden askeri bir üs haline getirildi. Diğer yandan da işgale direnen Kırımlılar baskı mekanizmasının sürekli hedefi haline geldi. Yarımadada 2014’ten beri Rus işgalini onaylamadıklarını ifade eden ve tutumlarıyla belirten Kırım Tatarları başta olmak üzere Ukrayna’ya bağlı kalmak isteyenler, kaçırılmalarla, düzmece davalarla, keyfi baskın ve sorgularla korkutulmaya çalışılıyor.