Nikolay Polozov: Rusya Soruşturma Komitesinin, Kırım’ın su ablukası ile ilgili soruşturma başlatması saçma bir girişim

Haberler
Anife Bilal
26 Ağustos 2021, 15:39
Anife Bilal
26 Ağustos 2021, 15:39

Kırım Tatar siyasi tutsakların haklarını savunan Avukat Nikolay Polozov, Rusya Soruşturma Komitesinin, Ukrayna tarafından güya yarımadaya uygulanan “su ablukasını” organize eden kişiler hakkında soruşturma başlatmasını değerlendirdi. Avukat Polozov, söz konusu soruşturmayı “saçma bir girişim” ve Rusya’nın Kırım Platformu Zirvesine gösterdiği “öfkeli ve aciz” bir tepki olarak nitelendirdi.

Rusya Soruşturma Komitesi, 24 Ağustos’ta Ukrayna tarafından güya yarımadaya uygulanan “su ablukasını” organize eden kişiler hakkında soruşturma başlattığını duyurdu. Rusya’nın söz konusu açıklamayı, Kırım Platformu Zirvesi’nden hemen sonra yapması gözden kaçmadı. Avukat Nikolay Polozov, Kırım Haber Ajansı’na (QHA) Rusya’nın Ukrayna vatandaşlarına karşı anayasanın 358. maddesi (ekolojik bir felakete neden olabilecek faaliyetlerde bulunmak) uyarınca soruşturma başlatma girişimini yorumladı. Polozov, “İlgili soruşturmanın açılmasının, Kırım’ın Rusya’ya ait olduğu varsayımını, elindeki cezai kovuşturma araçlarıyla bir şekilde sağlamlaştırmaya çalışan Rus yönetiminin, sıradaki saçma bir girişimi olduğu açık. Soruşturma Komitesinin bu açıklamayı, Kırım Platformu Zirvesinden hemen sonra yapması da bir rastlantı değil; bu Rusya’nın yapılan zirveye öfkeli ve aciz bir tepkisi.” dedi.

Avukat Kırım Platformu Zirvesi’nde, işgal altında bulunan Kırım’daki su sorununun ve bu yükümlülüğünün işgalci devlete ait olduğu konusunun ele alındığını da hatırlattı.

“AMAÇLARI UKRAYNA’YI İTİBARSIZLAŞTIRMAK”

Rusya’nın söz konusu girişiminin yasal olarak geçersiz olduğunu vurgulayan Polozov, “Rusya’nın, Ukrayna’nın insan yapımı kanalı kapatmaktan suçlu olduğunu, bu yüzden Kırım’a su sağlanmadığı ve Kırım’ın kuzeyindeki flora ile faunanın, göllerin zarar gördüğü yönündeki iddiaları, aslında yasal şekilde de dahil olmak üzere her açıdan geçersizdir. Açıklamasında Rusya Soruşturma Komitesi, Çevre Değiştirme Tekniklerinin Askeri veya Herhangi bir Kötü Amaçla Kullanımının Yasaklanması Sözleşmesi’ne atıfta bulunuyor. Ancak ilgili sözleşmede, bir devletin başka bir devletin yasaklanmış yöntemleri kullandığından şüphelenmesi durumunda, BM Güvenlik Konseyi’ne şikayette bulunması gerektiğini belirtiliyor. Fakat nedense Rusya’nın BM Güvenlik Konseyi’ne şikayette bulunduğunu görmüyoruz. Rusya böyle bir şikayetin tamamen umutsuz vaka olduğunu anlıyor çünkü BM Güvenlik Kurulu, ilk önce Kırım’ın yasa dışı ilhak edildiğine ve 4.Cenevre Sözleşmesine göre işgal altındaki topraklardan, işgalci devletin sorumlu olduğuna dikkat çeker. Bu nedenle, uluslararası toplumun gözünde Ukrayna’yı ve bazı Ukrayna vatandaşlarını itibarsızlaştırmak amacıyla bu yola başvuruldu.” ifadelerini kullandı.

Polozov şimdilik soruşturmanın “kimliği belirsiz” Ukrayna vatandaşlarına karşı açıldığını ancak bu konu bağlamında bir süre önce işgalcilerin Kırım Tatar halkının milli lideri Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu da dahil olmak üzere bir dizi Ukraynalı siyasetçiye karşı dava açacakları konusunda açıklamalar yaptığına dikkat çekerek, “Büyük ihtimal Rusya, bu yargı sürecini devam ettirecek, davalar gıyaben görülecek ve mahkeme kararları açıklanacak. Daha sonra ise farklı uluslararası örgütlerin toplantılarında bu kararlar gösterilecek ve sözde yargılanan insanların suçlu olduğunu anlatacaklar.” dedi.

Bununla birlikte Polozov, Rus yönetiminin bir başka amacının propaganda yaparak “kötü Ukraynalıların” Kırım’a su vermediğini göstermek olduğunu belirtti.

RUSYA “KIRIM’IN SU ABLUKASI” SORUŞTURMASI BAŞLATTI

Bilindiği gibi, Rusya Soruşturma Komitesi, 24 Ağustos’ta, Ukrayna tarafından güya yarımadaya uygulanan “su ablukasını” organize eden kişiler hakkında soruşturma başlattığını duyurdu. Soruşturmanın Rusya Ceza Kanunun 358. maddesi (ekolojik bir felakete neden olabilecek faaliyetlerde bulunmak) uyarınca açıldığı belirtildi.

İŞGALCİ YÖNETİM GÜYA “ABLUKAYI” ORGANİZE EDEN KİŞİLER HAKKINDA DAVA AÇILMASINI İSTEDİ

Rus işgali altında bulunan Kırım’ın Kremlin kontrolündeki sözde yönetimi, Rusya Federal Güvenlik Servisi (FSB) ve Soruşturma Komitesinden, Ukrayna tarafından güya yarımadaya uygulanan “ablukayı” organize eden ve destekleyen 12 Ukrayna vatandaşı hakkında dava açılmasını istedi. “Abluka nedeniyle verilen zararın hesaplanması” için sözde Kırım Parlamentosunda çalışma grubu oluşturuldu. Daha sonra sözde çalışma grubu, yarımadada güya “su, enerji, ulaşım ve gıda ablukasının” uygulandığını ileri sürerek organizatörleri hakkında dava açılması için FSB ve Soruşturma Komitesine başvurduğunu duyurdu.

İŞGALCİ YÖNETİMDEN KIRIM’DA SU SORUNUNA İLİŞKİN KIRIM TATAR LİDERLERİNE SUÇLAMA

Daha önce, Kırım’ın işgalci yönetimi, Kırım Tatar halkının milli lideri Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu, Kırım Tatar Milli Meclisi Başkanı Refat Çubarov, Dünya Kırım Tatar Kongresi (DQTK) Başkan Yardımcısı Lenur İslamov, eski Ukrayna Cumhurbaşkanları Petro Poroşenko ve Leonid Kravçuk, Ukrayna Cumhurbaşkanının eski Kırım Daimi Temsilcisi Boris Babin’in de aralarında bulunduğu 12 Ukrayna vatandaşı hakkında dava açılmasını talep etmişti.

Öte yandan sözde Parlamento Başkanı işbirlikçi Vladimir Konstantinov, Ukrayna bankalarının “Kırımlıların paralarıyla yarımadadan gitmesi” nedeniyle Ukrayna’dan tazminat talep edeceklerini ileri sürdü. Rus işgali altında bulunan Kırım’ın sözde yönetiminin, işgal nedeniyle yarımadaya Ukrayna’nın ana kısmından su sağlayan Kuzey Kırım Kanalı’nın kapatılması nedeniyle dava açmaya hazırlandığı bildirilmişti.

KIRIM’IN İŞGALİNDEN SONRA UKRAYNA ANAKARASINDAN YARIMADAYA SU TEDARİĞİ KESİLDİ!

Rusya Kırım’ı işgal etmeden önce, yarımadanın içme suyu ihtiyacının yüzde 85’i Ukrayna tarafından Dinyeper (Dnipro) nehrinin Kuzey Kırım Kanalı’na aktarılması sayesinde sağlanıyordu.

1961-1971 yıllarında kurulan Kuzey Kırım kanalı Ukrayna’daki Kahovskoye baraj gölünden Kırım’ın Kerç şehrine kadar uzanıyor. Uzunluğu 402,6 km olan kanal saniyede 300 metreküp su akışı sağlıyor. Şubat-Mart 2014’te Kırım’ın Rusya tarafından işgal edilmesinden sonra kanaldan sağlanan su tedariki durdurulmuştu. Rus işgalci yönetimi, su sorununu yeraltı kaynakları aracılığıyla çözmeye çalışıyor. Birçok yerleşim yerinde su kuyuları açılmaya başlandı. Ancak bu durum da, Kırım toprağının tuzlanmasına yol açıyor.

KIRIMOĞLU: SU SORUNUNU ÇÖZMEK İÇİN KIRIM’I MAHVEDECEKLER

Kırım Tatar halkının milli lideri Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu, Rusya tarafından işgal edilen Kırım’daki su sorunu çözme girişimlerinin, yarımadanın ekolojisini olumsuz etkileyeceğini ifade etmiş; işgalcilerin Kırım’da yeni su kuyuları açarak, yarımadayı mahvedeceğini vurgulamıştı.

İşgalci yönetimin su sorununu çözme yöntemlerini değerlendiren Kırımoğlu, “Şu anda yeraltı suyu çıkarmak için yeni kuyu açılmasına ağırlık veriyorlar. İlk olarak yeraltı suyu rezervleri sınırsız değil ve tüm Kırım’a suyla sağlamaya yetmeyecektir. İkinci olarak, Kırım’ın ekolojisi için büyük tehdit oluşturuluyor. Tatlı su çıkarıldıktan sonra oluşan boşluklara deniz suyu dolduruluyor ve tüketimi uygun olmayan çeşitli kanalizasyon suları dolduruluyor. Bu da toprağın tuzlanmasına yol açıyor.” ifadelerini kullandı.