Nariman Celal: Rusya'nın baskıları ile başa çıkmak imkansız hale geliyor

11 Temmuz 2020, 13:22

Hazırlayan: Tetyana İvanevıç / QHA Kıyiv

Rusya tarafından işgal edilen Kırım’da altı yıldır yarımadanın yerli halkı olan Kırım Tatarlarına yönelik baskı ve zulüm durdurulmuyor. 7 Temmuz 2020 tarihinde sabahın erken saatlerde  düzenlenen baskın sırasında 7 Kırım Tatarı Rusya’da yasaklanan Hizb-ut Tahrir örgütüne katılmakla suçlanarak tutuklandı. 

Kırım Haber Ajansına (QHA) konuşan Kırım Tatar Milli Meclisi (KTMM) Başkan Yardımcısı Nariman Celal, Kırım Tatarlarının evlerinde düzenlenen aramaları ve tüm bu baskıların sonuçlarının Kırımlılar için ne kadar ağır olabileceğini anlattı. 

Sabahın erken saatlerde düzenlenen aramalar, aşırı güç kullanımı ve temelsiz suçlamalar Kırımlıları ve onların Rusya’ya karşı tutumunu etkiliyor mu? 

İnsanlar çoktan güvenlikleri ve özgürlüklerini kaybetmekten korkuyorlar. Rusya, insanları korkutmayı amaçlanıyor ve elbette bunu bir şekilde başarıyor. Bu ülkenin, kendi siyasi veya dini inançlarına sahip olan suçsuz insanların evlerinde yasakladığı kitapları yerleştirerek tuzak kurup, onları kolayca tutukladığını görüyoruz. Avukatlar ve insan hakları aktivistleri tüm bu ihlalleri kaydetse de, Rusya, onun kolluk kuvvetleri, mahkemeler ve savcılar tüm bunları görmezden geliyor, çünkü onların kendi hedefi var. Duruşmalarda olmak ve tüm bu yalanları duymak çok zor. Bu tür bir baskıyla başa çıkmak imkansız hale geliyor. 

Muhtemelen, Rus propagandası da bu faaliyetlerde aktif bir şekilde kullanılmakta… 

Tabii, bir taraftan insanları korkutuyorlar, başka taraftan da Rus propagandası bu insanların gerçek nedenlerden dolayı tutuklandığını ikna etmeye çalışıyor. Kırım Tatarları arasında da tüm bunların gerçek olduğunu ve bu insanların suçlu olduğu düşünenler de var. Yani propaganda çok iyi çalışıyor. Maalesef, işbirlikçi Müslüman kurumları da bunu destekliyor. Sözde Kırım Müftülüğünün temsilcileri sosyal medya üzerinden: “Bu insanların suçsuz olduğuna, onların hapiste zulüm çektiğine inanmıyorum, Rusya ve Rus hükumeti tarafından verilen resmi bilgilere inanıyorum” diye yazıyorlar. Bundan sonra onlarla nasıl konuşacağımı bile bilmiyorum. Onlar bunlara gerçekten inanıyor mu yoksa bunu yazmak zorunda mı kalıyorlar bilmiyorum. Yani işgalciler iki yöntemde çalışıyor; bir taraftan korkutmak istiyorlar, başka taraftan da Müslümanları suçlu olarak göstermeye ve kendi baskılarını aklamaya çalışıyorlar. 

Kırımlılara karşı şiddetli baskı birkaç yıldır devam ediyor. İnsanların korkmaktan yorulup, Rus işgalini kabul etme tehlikesi var mı?

Bu ince bir çizgi ve Ukrayna bunu anlamalı. İnsanlar bu duruma adapte olabilir. İkinci Dünya Savaşı veya başka bir savaş olsun, işgal olsun insan hayattaki koşullara adapte oluyor.  Yani böyle bir ihtimal var. Ancak adapte olma ve her şeyi kabul etme, her şeyin iyi olduğuna inanç arasında da fark var. Kırım bunlardan daha uzak olsa da, Ukrayna ve tüm dünya, sadece adapte değil de, bu durumu kabul eden insanların sayısının, özellikle gençler arasında, artacağını anlamalı.

Çünkü altı yıl geçti. Çocuklar yeni koşullarda büyüyor, üniversitelere, orduya veya işe gidiyorlar. Tabi herkes öyle değil. Ama her geçen yıl öteki hayatı bilmeyen veya hatırlamayan insanların sayısının arttığını görüyoruz. Onlar Ukrayna olduğunu hatırlasa da, okullarda yeni sisteme ve politikaya göre uygulanan eğitim görüyorlar. Bu çok korkutucu bir şey.  Rusya, Kırım sakinlerinin zihniyetini değiştiriyor, ideolojiyi değiştiriyor, dünya algısını, olaylar ve siyasi görüşlerini, Ukrayna algısını değiştiriyor. Bunu vurgulamak istiyorum. 

Ukrayna’nın ana kısmından bunlara karşı koyma imkanı var mı?

Ukrayna zamanında gerekli kararları alırsa karşı koyabilir. Kırım Tatarlarından bahsediyorsak, öncelikle Ukrayna Anayasasında Kırım Tatar milli özerkliği ile ilgili yapılacak değişiklikler gerekiyor. Tabi ki bu kararların çoğu uygulanmaz. Ancak bu insanların hiç olmazsa ümidi olması için atılması gereken adımlar. Onlar Kırım, Ukrayna’ya döndükten sonra, uzun zamandır arz ettikleri şeyin gerçekleşeceğinden emin olmalı. 

Kırım’da yaşayan başka milletlerden bahsetsek?

Bu adımlar tüm Kırım sakinleri için yapılmalı. Bu insanlar işgal sona erdikten sonra onları neyin beklediğini anlamalı. Çünkü Rusya propagandası onları sürekli ‘Ukrayna’ya dönseniz Ukraynalı faşistler sizi öldürür’ diye korkutuyor. Ve yazık ki, Ukrayna bu gibi şeylere hala karşı koymadı. Aslında bu konuda çok soru var. İşbirlikçilere ne olacak, Rus ordusunda hizmet etmek veya Rus kolluk kuvvetlerinde çalışmak zorunda kalan gençlerimize ne olacak? Bu insanlara ne olacak, onlar hain mi sayılacak, hapse mi atılacaklar belli değil. Yerel yönetim kurumlarında, kamu hizmeti sisteminde çalışan Kırım sakinleri, okutmanlar, doktorlar vb; tüm bu insanlara ne olacak? Ukrayna gerçekten suçlu olan ve sadece zorunda kalan insanların durumunu belirtene kadar, Rusya bu insanların duygularını ve korkularını kullanmaya devam edecek. Ukrayna Kırım’ı geri alınca onların durumunun kötüye gideceğini, cezalandırılacaklarını söyleyerek insanları kandıracak. Rus propagandasının bu yöntemle nasıl çalıştığını çok iyi biliyorsunuz.

Kırım’dan gelen gençler için Ukrayna’nın ana kısmında eğitim alma sisteminin kolaylaştırılmasına ciddi adım diyebilir misiniz?

Tabi ki, Ukrayna’nın eğitim alma fırsatlarını kolaylaştırması çok iyi, ancak bunun somut tarafı pek de kolay değil. Çoğu öğrencilerin Ukrayna’nın ana kısmına gidip bürokrasi, yolsuzluk gibi sorunlarla karşılaştığını biliyorum. Bazıları her şeye rağmen başa çıkıyor ve hedefine erişiyor, bazıları ise hayal kırıklığını uğruyor. Yani onlar için hiçbir şey değişmiyor. 

Poroşenko da, Zelenskiy de Ukrayna, Rusya’dan daha iyi bir ülke olduğunda, insanlar bu ülkede yaşamak ve bu ülkeye dönmek istediğinde Kırım ve Donbas’ı geri alacağız demişti, hatırlıyor musunuz? Ne yazık ki, şimdi bu çok zor bir konu. Aksine, Ukrayna’da bugün hem politik baskılar, hem yolsuzluk, hem de başka meseleler dahil Rusya’da olan birçok şey görüyoruz. Bu çok kötü.


işgalci Rusya
Kırım
Nariman Celal
Bunlara da bakın: