Kremlin, Azak Denizi altında bulunan suyun teknik su olduğunu kabul etti

Haberler
Anife Bilal
10 Ocak 2022, 13:09
Anife Bilal
10 Ocak 2022, 13:09

Kremlin yönetimi, yasa dışı olarak yürüttüğü sondaj çalışmalarla Azak Denizi’nin altında içme suyu aramaya devam ediyor.  Rusya Federasyonu Başbakan Yardımcısı Marat Husnullin, Azak Denizi’nde bulunan tatlı suyun ancak arıtma işlemlerinden sonra içme suyu olarak kullanılabileceğini açıkladı.

Rusya Federasyonu Başbakan Yardımcısı, Rusya Federasyonu’nun sözde Kırım sorumlusu Marat Husnullin, Rus yönetiminin Azak Denizi altında bulduğu tatlı su ile ilgili açıklama yaptı. Husnullin, bugün sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, “Düşük mineralli su bulundu (sulama, ısıtma ve soğutma sistemleri gibi teknik amaçlar için uygun). Uygun su arıtma işlemlerinden sonra söz konusu su içme suyu olarak kullanılabilir.” ifadelerini kullandı.

Öte yandan Husnullin, Azak Denizi altında içme suyu arama çalışmalarının devam ettiğini belirtti.

HUSNULLİN TEMMUZ AYINDA SU ÖRNEKLERİNİN ALINDIĞINI AÇIKLAMIŞTI

Rusya Federasyonu Başbakan Yardımcısı, Rusya Federasyonu’nun sözde Kırım sorumlusu Marat Husnullin, Temmuz 2021’de Kırım’a düzenlediği yasa dışı ziyaret sırasında, Azak Denizi’nin altından ilk su örneklerinin çıkarıldığını açıklayarak, “100 metre derinliğinde su bulduğumuzu söyleyebilirim. Şu an bu su örnekleri inceleniyor.” diye bildirmişti.

İŞGALCİLARİN AÇIKLAMALARI BİR BİRİYLE UYMUYOR

Bilindiği üzere Kırım’ın sözde Başkanı Sergey Aksyonov, 11 Haziran’da yaptığı açıklamada Azak Denizi altında bulunan suyun Kırım’ın su şebekeleri için uygun olmadığını açıkladı. Aksyonov yaptığı açıklamada, “Evet su var. Çok derinde değil. Suya ulaşma sorunu yok. Fakat büyük ihtimal suyun mineralizasyonu çok yüksek. Yüksek mineralizasyonlu su ise işimize yaramaz. Arıtılması gerekiyor.” diye konuştu.

İŞGALCİLER AZAK DENİZİ ALTINDAKİ SU KAYNAKLARINA GÖZ DİKTİ

Daha önce Kırım’ın sözde Başkanı Sergey Aksyonov, Azak Denizi’nde tatlı su arama çalışmalarına başlandığını duyurmuş ve denizin altında büyük tatlı su rezervlerinin bulunduğunu ileri sürmüştü. Öte yandan, Kremlin tarafından işgal altındaki Kırım’a “sorumlu” olarak atanan Rusya Başbakan Yardımcısı Marat Husnullin, Azak Denizinde tatlı su arama çalışmaları kapsamında temmuz ayında sondaj kuyularının açılacağını açıklamıştı.

DENİZ SUYU ARITMA SİSTEMLERİ PAHALIYA PATLAYACAK

Bunun dışında Kırım’ın sözde yönetimi, yarımadadaki su sorununu arıtma sistemleri inşa ederek çözeceğini ileri sürmüştü. Fakat uzmanlar, Kırım’da deniz suyu arıtma sistemleri inşa etmenin Rusya’ya çok pahalıya patlayacağını belirtiyor. Uzmanlara göre, Kırım’da deniz suyu arıtma sistemleri inşa etmek için Rusya yönetimi, savunma bütçesinin yaklaşık yüzde 25-30’unu harcaması gerekiyor.

KIRIM’IN İŞGALİNDEN SONRA UKRAYNA ANAKARASINDAN YARIMADAYA SU TEDARİKİ KESİLDİ!

Rusya, Kırım’ı işgal etmeden önce, yarımadanın içme suyu ihtiyacının yüzde 85’i Ukrayna tarafından Dinyeper (Dnipro) nehrinin Kuzey Kırım Kanalı’na aktarılması sayesinde sağlanıyordu.

1961-1971 yıllarında kurulan Kuzey Kırım kanalı Ukrayna’daki Kahovskoye baraj gölünden Kırım’ın Kerç şehrine kadar uzanıyor. Uzunluğu 402,6 km olan kanal saniyede 300 metreküp su akışı sağlıyor.

Şubat-Mart 2014’te Kırım’ın Rusya tarafından işgal edilmesinden sonra kanaldan sağlanan su tedariki durdurulmuştu. Rus işgalci yönetimi, su sorununu yeraltı kaynakları aracılığıyla çözmeye çalışıyor. Birçok yerleşim yerinde su kuyuları açılmaya başlandı. Ancak bu durum da, Kırım toprağının tuzlanmasına yol açıyor.

KIRIMOĞLU: SU SORUNUNU ÇÖZMEK İÇİN KIRIM’I MAHVEDECEKLER

Kırım Tatar halkının milli lideri Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu, Rusya tarafından işgal edilen Kırım’daki su sorunu çözme girişimlerinin, yarımadanın ekolojisini olumsuz etkileyeceğini ifade etmiş; işgalcilerin Kırım’da yeni su kuyuları açarak, yarımadayı mahvedeceğini vurgulamıştı.

İşgalci yönetimin, su sorunu çözme yöntemlerini değerlendiren Kırımoğlu, “Şu anda yeraltı suyu çıkarmak için yeni kuyu açılmasına ağırlık veriyorlar. İlk olarak yeraltı suyu rezervleri sınırsız değil ve tüm Kırım’a suyla sağlamaya yetmeyecektir. İkinci olarak, Kırım’ın ekolojisi için büyük tehdit oluşturuluyor. Tatlı su çıkarıldıktan sonra oluşan boşluklara deniz suyu dolduruluyor ve tüketimi uygun olmayan çeşitli kanalizasyon suları dolduruluyor. Bu da toprağın tuzlanmasına yol açıyor.” ifadelerini kullandı.