Kırımoğlu: Rusya'yı medeni dünyadan tamamen izole etmek gerekiyor

Haberler
E. K.
18 Aralık 2020, 13:54
E. K.
18 Aralık 2020, 13:54

Kırım Tatar halkının milli lideri Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu, Rusya’nın uluslararası hukuku dikkate alması için diplomatik yollarla onu medeni dünyadan tamamen izole etmek gerektiğini vurguladı. Kırımoğlu, Rusya’yı zor durumda bırakmak için bunun gerekli olduğuna dikkat çekti.

Kırım Tatar halkının milli lideri, Ukrayna Milletvekili Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu, bugün Ukrayna basınına verdiği demeçte, Rusya’nın uluslararası hukuku dikkate alması ve işgal ettiği toprakları geri vermesi için medeni dünyadan tamamen izole edilmesi gerektiğini ifade etti.

“RUSYA’YI İKİLEMDE BIRAKMAK GEREKİYOR”

Ukrayna’nın Dom televizyon kanalına konuşan Kırımoğlu, “Bireysel, sektörel ve ekonomik yaptırımlar uygulayarak Rusya’yı medeni dünyadan diplomatik yollarla tamamen izole etmek gerekiyor. Rusya’yı bir ikilemle karşı karşıya kalacak bir duruma getirmeli – ya uluslararası hukuka uymak, yani işgal ettiği toprakları geri vermek ya da ülkesini kaosa sürüklemek, bu da Rusya’nın tamamen dağılmasına ve parçalanmasına yol açabilir.” şeklinde konuştu.

Avrupa Konseyi 17 Aralık 2020 tarihinde, Kırım’ın işgali ve Donbas’taki savaş nedeniyle Rusya’ya uyguladığı ekonomik yaptırımları 6 ay daha uzattığını bildirmişti.

YARIMADADA 2014’TEN BERİ BASKI VE ZULÜM DEVAM EDİYOR

İşgalci Rus askerleri Kırım’a ilk olarak, 20 Şubat 2014 tarihinde girdi. Altı yıl önce bugün, sabahın erken saatlerinde plakaları sökülmüş askeri araçlar ve rütbe işaretleri taşımayan silahlı milisler Kırım’ın stratejik noktalarını ve hükûmet binalarını ele geçirmeye başladı.

Rus propaganda medyalarında “Kırım Özsavunması” oldukları iddia edilen, kamuflaj giymelerinden hareketle “kibar yeşil adamlar” olarak da adlandırılan Rus askerleri ve onların yanında gezen işbirlikçi milisler, yarımadanın kontrolünü yasa dışı olarak ele geçirdi. Rus propaganda mekanizmasınca işgal, sözde “bağlanma” adı altında legalleştirilmeye çalışılsa da dünya kamuoyu bu adımı asla tanımadı.

Rus işgaliyle adeta “açık hava cezaevi”ne dönüşen Kırım yarımadası, bir yandan silahlandırma hamleleriyle dünyayı tehdit eden askeri bir üs haline getirildi. Diğer yandan da işgale direnen Kırımlılar baskı mekanizmasının sürekli hedefi haline geldi. Yarımadada 2014’ten beri Rus işgalini onaylamadıklarını ifade eden ve tutumlarıyla belirten Kırım Tatarları başta olmak üzere Ukrayna’ya bağlı kalmak isteyenler, kaçırılmalarla, düzmece davalarla, keyfi baskın ve sorgularla korkutulmaya çalışılıyor.

SİLAHLARIN GÖLGESİNDE SÖZDE REFERANDUM

Rus işgalinin akabinde 2014 yılının Mart ayında düzenlenen sözde referandumda Kırım sakinlerinin yarımadanın Rusya’ya bağlanması konusunda iradesini “özgürce” tecelli ettiği ileri sürüldü. Avrupa Birliği ülkeleri, ABD ve dünyanın birçok ülkesi, Kırım’da yapılan sözde “kendi kaderini belirleme referandumunun” sonuçlarını kabul etmeyi reddetti. Ukrayna, Kırım’ı geçici olarak işgal edilen bölgesi olarak kabul ediyor.

Ukrayna Parlamentosu resmi düzeyde, 20 Şubat 2014 tarihini Kırım ve Sivastopol’ün (Akyar) Rusya tarafından işgalinin başlangıç tarihi olarak kabul etti. Dönemin Ukrayna Cumhurbaşkanı Petro Poroşenko, ilgili yasayı 7 Ekim 2015 tarihinde imzaladı.

Avrupa Birliği (AB) ve Amerika Birleşik Devletleri (ABD), Rusya’nın Kırım’ı işgal etmesi ve Ukrayna’ya yönelik politikası dolayısıyla Rusya Federasyonu’na karşı yaptırımlar uyguladı. Kırım’ın işgalinden sonra Ukrayna’nın Donbas bölgesinde Rusya tarafından desteklenen teröristler ile Ukrayna askerleri arasında çatışmalar başladı.