Kırımoğlu: 500 konut sadece birinci aşama

Haberler
Anife Bilal
17 Nisan 2021, 17:55
Anife Bilal
17 Nisan 2021, 17:55

Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodımır Zelenskıy’in 10 Nisan’da Türkiye’ye düzenlediği resmi ziyaret sırasında iki ülke arasında, “Kırım Tatar Halkının Temsilcileri ve Ukrayna Vatandaşlarının Yararlanıcı Kategorileri İçin Konut Yapımı Alanında İş Birliğine Dair Çerçeve Anlaşma” imzalandı.  Kırım Haber Ajansı’na (QHA) konuşan Kırım Tatar halkının milli lideri, Ukrayna Milletvekili Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu konut anlaşmasının detaylarını, Rusya ile Ukrayna arasında son günlerde yaşanan gerginliği ve Rusya-Türkiye ilişkilerini değerlendirdi.

Rus işgalinden sonra Kırım’ı terk etmek zorunda kalan Kırım Tatar iç sığınmacılara konut sağlama sorunu uzun süredir çözülmesi gereken konular arasında yer alıyor. Nitekim konuyla ilgili olarak 10 Nisan 2021 tarihinde Ukrayna ile Türkiye hükümetleri arasında “Kırım Tatar Halkının Temsilcileri ve Ukrayna Vatandaşlarının Yararlanıcı Kategorileri İçin Konut Yapımı Alanında İş Birliğine Dair Çerçeve Anlaşma” imzalandı. Kırım Tatar halkının milli lideri, Ukrayna Cumhurbaşkanı Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu, QHA’ya verdiği röportajda ilgili anlaşmayı değerlendirdi. Kırım Tatarlarının milli lideri ayrıca son günlerde Türkiye ile Rusya arasında yaşananları ve bölgedeki diğer gelişmeleri de yorumladı.

İŞGALDEN KURTARILDIKTAN SONRA KIRIM TATARLARI KIRIM’A DÖNECEKLERDİR

Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodımır Zelenskıy’in Türkiye’ye düzenlediği resmi ziyaret sırasında Kırım Tatarları için inşa edilecek 500 konut hakkında hükumetler arası anlaşma imzalandı. Bu anlaşma hakkında ayrıntılı bilgi verir misiniz? Kırım Tatarları anlaşmadan memnun mu?

Kırım yakınlarında inşa edilecek 500 konut ile ilgili teklif, Ukrayna tarafından Şubat 2020’de Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Ukrayna’ya düzenlediği ziyaret sırasında gündeme getirildi. Bizim görüş açımız farklıydı, biz konutların Kırım Tatar iç sığınmacıların yoğun yaşadığı yerlerde inşa edilmesi gerektiğini savunuyorduk. Çoğunluk ise Kıyiv’de yaşıyor. Bu konu 16 Ekim 2020’de Ukrayna Cumhurbaşkanının gerçekleştirdiği İstanbul ziyareti sırasında devam ettirildi. O gün 200 konut Herson’da, 200 konut Mıkolayiv’de ve 100 konut Kıyiv’de formülü konuşuldu. Erdoğan o zaman konutların Kırım Tatarlarının istediği şekilde inşa edilmesinin daha uygun olacağını söylemişti.

Zelenskıy’in fikri şu şekilde: Kırım yakınlarında bir yerleşim yeri inşa ederek işgalcilere Kırımlı iç sığınmacıların Ukrayna anakarasında nasıl yerleştirildiğini göstermekti.

Öte yandan ben işgal sona erdikten sonra Kırım Tatarları yine Kırım’a dönecekleri için buna ihtiyaç olmadığını belirttim. Fakat Ukrayna tarafı kendi görüş açısında ısrar etti ve formül bu şekilde pekiştirildi.

Daha önce bin konuttan bahsediliyordu. Anlaşmada sözü geçen 500 konut nihai rakam mı?

Erdoğan: “500 konut daha ekleyeceğiz fakat onlar Kırım Tatarlarının istediği yerde inşa edilecekler.” dedi. 

Dolayısıyla 500 konu hakkında imzalanan söz konusu anlaşma sadece birinci aşama. Bundan sonra da 500 konutun daha inşa edilmesini bekliyoruz; bu evlerin çoğu Kıyiv, Lviv, Dnipro ve Odesa’da inşa edilecek.

Daha sonra inşa edilecek 500 konut konusunda hükumetler arası yeni bir anlaşmanın imzalanması mı gerekecektir? 

Bana göre evet çünkü asıl mesele arazi sorunu. Türk tarafının şartı şu şekilde: arazi verin biz size konut inşa edelim. Uzun süredir arazi arayışındayız. Ukrayna tarafının öne sürdüğü gerekçelerden biri de Kıyiv’de uygun arazinin bulunmaması idi. Bu çok ilginç çünkü başka ihtiyaçlar için araziler hemen bulunuyor.

Kıyiv Belediye Başkanı Vitaliy Klıçko ile görüşmeler yaptık. O çalışanlarına söz konusu proje için uygun arazi bulma talimatı verdi. Bakalım sonuç ne olacak.

Sizce Kıyiv’de kaç dairenin inşa edilmesi gerekiyor?

Şöyle diyelim, Kıyiv’de Donbas’ta savaşan 100’e yakın Kırım Tatar askeri yaşıyor, işgalden sonra Kırım’ı terk etmek zorunda kalan ATR televizyon kanalının bir dizi çalışanı, muhabiri ve Kırım’ı terk eden diğer gazeteciler; yaklaşık 100-120 kişi. Konut sağlanması gereken kişilerin çoğu Kıyiv’de bulunuyor. Bu yüzden bana göre Kıyiv’de 400-500 konut inşa edilmelidir.

İşgal sona erdikten sonra Kırım Tatarlarının Kırım’a döneceğini söylediniz. Bu konutlar ne olacak?

Konseptimiz şu şekilde: daireler kişilerin üzerine yapılmayacak. Yarımada işgalden kurtarıldıktan sonra dairede yaşayan kişinin Kırım’da evi varsa oraya dönecektir, yoksa Kırım’da daire alabilmek için Kıyiv’deki daire satılacak veya takas edilecektir. 

Resmi olarak konutların sahibi kim olacak?

Biz konutların sahibinin Kırım Ulusal Refah Fonu’nun olması gerektiğini düşünüyoruz. 

Anlaşma ile ilgili yapılan haberlerde söz konusu konutların “Kırım Tatarları ve diğer sığınmacılar” için inşa edileceğinden söz ediliyordu. Diğer sığınmacılar derken kimden söz ediliyor?

Bilmiyorum. Erdoğan’ın projesinde net olarak sadece Kırım Tatarlarından söz ediliyordu. Belki Ukrayna yönetimi ciddi konut ihtiyacı olan ve Kırım’ı işgalden kurtarılması konusunda mücadele etmeye devam eden kişileri kastediyordur. Bu konuyu inceleyeceğiz.

Anlaşmanın imzalandığı 500 konut için araziler belirlendi mi? İnşa çalışmaların ne zaman başlayacağı belli mi?

Hersov ve Mıkolayiv’de galiba araziler bulundu. Fakat yine de yasal işlemler henüz yapılmadı.

İnşaatın başlamasına gelince büyük ihtimal yakın zamanda başlayacağız, havalar ısınınca. İlk önce ayrıntılı projenin geliştirilmesi gerekiyor. Bu işler zaman alır, çok fazla formalite var.

FSB’NİN TERÖR TEHDİDİN ARTMASIYLA İLGİLİ AÇIKLAMALARI BASKILARIN ARTACAĞINA İŞARET EDİYOR

Rusya güya koronavirüs salgını nedeniyle Türkiye uçuşlarına kısıtlama getirdi. Çoğu kişi bu eylemleri Zelenskıy’in Türkiye’ye gerçekleştirdiği ziyarete ve Erdoğan’ın Ukrayna konusunda yaptığı açıklamalara bağlıyor. Sizce olaylar arasında bağlantı var mı?

Yüzde yüz buna bağlı. Ama Ruslar genelde birine küstüğü zaman kendi vatandaşlarına zarar veriyor.

Ayrıca Putin, iki ülke arasında savunma konusunda sağlanan anlaşmalardan hiç hoşnut değil.  Bunun dışında Erdoğan yaptığı açıklamada Kırım Platformunu desteklediğini ve açılış zirvesine katılacağını vurguladı. Rusya ise Kırım Platformuna katılan ülkeleri Rusya Federasyonu toprak bütünlüğüne zarar vermek isteyen ülke olarak nitelendireceğini açıklamıştı. Bu yüzden Rus medyasındaki histeri öngörülebilen bir şeydi. Ama Erdoğan şantaj yapabilecekleri biri değil.

Rus propaganda medyasında çıkan haberlere göre 2014 yılında Rusya, Kırım’ı işgal etmeseydi şu an yarımadaya Türk ordusu girmiş olurdu ve Kırım Türkiye’ye ait olurdu deniyor. Bu iddialar konusunda ne söyleyebilirsiniz?

Bu iddialar her zaman vardı. Sovyetler Birliği, Çekoslavakya’yı işgal ettiği zaman da “biz girmeseydik ABD girerdi” diye söylüyorlardı. 1956 yılında Sovyetler Birliği ordusu Macar ayaklanmasını bastırmak için Macaristan’a girdiği zaman da aynı şey oldu. Yine “iyi ki biz girdik yoksa Amerikalılar oraya yerleşirdi” diyorlardı. Afganistan’a girdikleri zaman da aynı bahane kullanılmıştı. Rus propagandası, kendi suçlarını ve yayılmacı eylemlerini meşrulaştırmak için her zaman bu yöntemi kullanıyor.

Birkaç gün önce Rusya Federal Güvenlik Servisi (FSB) sözde Kırım Müdürlüğü Başkanı Patruşev yarımadada yüksek terörizm riskinin devam ettiğini ileri sürerek bu tehdidin Ukrayna ve sözde aşırı örgütlerden geldiğini vurguladı. Sizce bu açıklama neden yapıldı, ne sonuçlara yol açabilir?

Genelde bu açıklamalar baskıları artırmak için yapılıyor. Her zaman önce tehditten bahsediyorlar, daha sonra ise baskınlar ve yeni alıkonulmalar yapılıyor.

Ukrayna hiçbir zaman terör yöntemlerine başvurmadı ve böyle bir şey yapmayı düşünmüyor. Ruslar kendi kendine düşman yaratıyorlar.

Ukrayna ve uluslararası toplum bu açıklamalara ne şekilde karşı koyabilir?

Karşı koyuyorlar zaten. Birçok ülke Ukrayna’ya destek verdiklerini açıklayarak Rusya tarafından düşmanca adımların atılması durumunda saldırgana uygun bir şekilde cevap verileceğini belirtti.