Kırım Tatar halkının milli lideri Kırımoğlu, Avustralya'nın Kıyiv Büyükelçisi ile görüştü

Haberler
Anife Bilal
20 Ağustos 2021, 17:38
Anife Bilal
20 Ağustos 2021, 17:38

Kırım Tatar halkının milli lideri, Ukrayna Milletvekili Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu, Avustralya’nın Kıyiv Büyükelçisi Bruce Edwards ile bir araya geldi. Bruce Edwards, ülkesini Kırım Platformu Açılış Zirvesi’nde temsil edecek.

Kırım Tatar halkının milli lideri, Ukrayna Milletvekili Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu, Avustralya’nın Kıyiv Büyükelçisi Bruce Edwards ile görüştü. Avustralya Büyükelçisi, görüşmede ülkesinin Ukrayna’nın toprak bütünlüğüne, bağımsızlığına ve egemenliğine kararlı destek verdiğini ifade etti. Büyükelçi Edwards, ayrıca Rusya’nın manipülasyon ve şantaj girişimlerine rağmen yaptırım politikasına bağlı kalarak güçlendireceğini kaydetti. Edwards, Kırım Platformu Açılış Zirvesi’nde Avustralya’yı temsil etmeye ve zirvenin sonunda kabul edilecek bildiriyi imzalamaya yetkilendirildiğini bildirdi.

KIRIM PLATFORMU NEDİR?

Kırım Platformu, Ukrayna’nın, Kırım’ın işgaline yönelik uluslararası tepkinin etkinliğini artırmak, artan güvenlik tehditlerine karşı koymak, Rusya’ya uygulanan uluslararası baskıyı artırmak, işgal rejiminin mağdurlarını korumak ve insan haklarının daha fazla ihlal edilmesini önlemek ve Kırım’ın işgalden kurtarılmasını sağlamak amacıyla başlattığı yeni bir danışma ve koordinasyon formatıdır. 

Platformun birkaç seviyede faaliyet göstermesi öngörülüyor; devlet ve hükumet liderleri, dışişleri bakanları, parlamentolar arası işbirliği ve uzmanların işbirliği seviyelerinde. Dmıtro Kuleba, 2 Aralık 2020 tarihinde Ankara’ya gerçekleştirdiği çalışma ziyareti sırasında yaptığı açıklamada, Kırım Platformunun sivil toplum diplomasisi düzeyinde de faaliyet göstereceğini, Kırım Platformu’nda oluşturulacak yapı içinde dünyadaki Kırım Tatar sivil toplum kuruluşlarına, bu bağlamda Dünya Kırım Tatar Kongresine de yer verileceğini ifade etmişti. Kırım Platformu’nun, Kıyiv’de 23 Ağustos 2021 tarihinde düzenlenecek açılış zirvesi ile resmi olarak faaliyete başlaması planlanıyor.

RUS İŞGALİNDEKİ KIRIM’DA 7 YILDIR BASKI VE ZULÜM DEVAM EDİYOR

İşgalci Rus askerleri Kırım’a ilk olarak, 20 Şubat 2014 tarihinde girdi. Altı yıl önce bugün, sabahın erken saatlerinde plakaları sökülmüş askeri araçlar ve rütbe işaretleri taşımayan silahlı milisler Kırım’ın stratejik noktalarını ve hükûmet binalarını ele geçirmeye başladı.

Rus propaganda medyalarında “Kırım Özsavunması” oldukları iddia edilen, kamuflaj giymelerinden hareketle “kibar yeşil adamlar” olarak da adlandırılan Rus askerleri ve onların yanında gezen işbirlikçi milisler, yarımadanın kontrolünü yasa dışı olarak ele geçirdi. Rus propaganda mekanizmasınca işgal, sözde “bağlanma” adı altında legalleştirilmeye çalışılsa da dünya kamuoyu bu adımı asla tanımadı.

16 Mart 2014 tarihinde kamuflajlı Rus askerlerinin silahlarının gölgesi altında göstermelik bir referandum düzenlendi. Sözde referandum daha yapılmazken Ukrayna, oy kullanımını yasa dışı ve Anayasaya aykırı olarak kabul etti. 15 Mart 2014 tarihinde Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi, sözde referandumu “geçersiz” olarak ilan edilmesini öngören kararı inceledi. Ancak karar, Rusya tarafından bloke edildi. Venedik Komisyonu, Avrupa Birliği ve ABD, yasa dışı yapılan sözde referanduma karşı çıktı, Kırım Tatarları boykot etti.

İşgalciler, sözde referanduma katılım oranının yüzde 84,17 olduğunu ileri sürerken, seçmenlerin yüzde 96,57’sinin “Kırım’ın Rusya’ya bağlanması için” oy kullandığın, yüzde 2,66’sının ise yarımadanın Ukrayna’ya bağlı özerklik statüsü için oy verdiği iddia edildi.

Kırım Tatar halkının milli lideri Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu, kendi kaynaklarına atıfla, sözde referanduma gerçek katılım oranının yüzde 30-50 civarında olduğunu, Kırım Tatarlarının yüzde 99’unun oy kullanmadığını bildirmişti.

Ardından, 18 Mart 2014 tarihinde Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Kırım sözde Parlamentosu Başkanı Vladimir Konstantinov, dönemin sözde Kırım Başbakanı Sergey Aksyonov ve sözde Sivastopol Belediye Başkanı Aleksey Çalıy, Kırım ve Sivastopol’ün iki ayrı birim olarak “Rusya’ya bağlanmasına” ilişkin anlaşma imzaladılar.

Rus işgaliyle adeta “açık hava cezaevi”ne dönüşen Kırım yarımadası, bir yandan silahlandırma hamleleriyle dünyayı tehdit eden askeri bir üs haline getirildi. Diğer yandan da işgale direnen Kırımlılar baskı mekanizmasının sürekli hedefi haline geldi. Yarımadada 2014’ten beri Rus işgalini onaylamadıklarını ifade eden ve tutumlarıyla belirten Kırım Tatarları başta olmak üzere Ukrayna’ya bağlı kalmak isteyenler, kaçırılmalarla, düzmece davalarla, keyfi baskın ve sorgularla korkutulmaya çalışılıyor.