Kırım tamamen susuz kalabilir!

Haberler
Anife Bilal
05 Ocak 2021, 09:25
Anife Bilal
05 Ocak 2021, 09:25

Rusya tarafından işgal edilen Kırım’ın işgalci yönetimi yarımadadaki su sorununu çözmek için farklı yollara başvurmaya devam ediyor. Öte yandan Rus yanlısı uzmanlar bile yakın zamanda yoğun yağışlar yağmazsa yarımadanın tamamen susuz kalabileceğini söylüyor.

Rusya Bilimler Akademisi Hidrobiyoloji ve İhtiyoloji Uzman Konseyi Üyesi Nikolay Şadrin ile Rusya Bilimler Akademisi sözde Kırım Şubesi Başkanı, Jeolojik ve Mineralojik Bilimler Doktoru Viktor Tarasenko, işgalci yönetiminin Kırım’ın su sorununu çözmek için öne sürdüğü projelerin yeterince geliştirilmediğini söyledi. Novaya Gazeta haber sitesine konuşan uzmanlar, yakın zamanda Kırım’ın tamamen susuz kalabileceğini kaydederek, işgalci yönetiminin ilk önce yarımadadaki mevcut su kaynaklarını tasarruflu kullanması gerektiğini ileri sürdü. Ayrıca uzmanlar, Rus işgalci yönetiminin su sorununu çözmek yerine Kremlin’in sağladığı paraları kaçırdığını iddia etti. 

YAĞIŞ OLMAZSA KIRIM SUSUZ KALACAK

Uzmanlara göre önümüzdeki üç ayda yarımadada yoğun yağış yaşanmazsa, Kırım susuz kalacak. Su sorununu çözmek için ilk önce yarımadadaki su kaynaklarının tasarruflu kullanılması gerektiğini belirten uzmanlar, Sovyetler Birliği zamanından beri yarımadada suyun yüzde 60’ının borularda kaybolduğunu kaydetti.

DENİZ SUYUNUN ARITILMASI UZAK BİR İHTİMAL

Hidrobiyoloji ve İhtiyoloji uzmanı Nikolay Şadrin, deniz suyunun arıtılmasını uzak bir ihtimal olarak nitelendirirken, suyun su barajlarından pompalanmasının uzun vadede su sorununun çözülmesine yardımcı olmayacağını, tam aksine ağırlaştıracağını ifade etti. Rusya Bilimler Akademisi sözde Kırım Şubesi Başkanı Viktor Tarasenko, meteoroloji uzmanlarının şu anki kış tahminlerinin hiç iyimser olmadığını kaydetti. Tahminlere göre, Kırım’da önümüzdeki üç ay için 30-40 mm yağış bekleniyor, öte yandan su barajlarının dolması için en az ayda 100 mm yağış gerekiyor. Yeni su kuyuların açılmasını ve kuyulardan su pompalanmasını da değerlendiren uzman, “Kuyuların kullanılamaz hale gelme riski var. Gerçek şu ki yeraltı suları mercek halinde bulunuyor ve mercekten çok fazla su çekerseniz, su tuzlanır ve içme ya da sulama için uygun olmaz.” dedi.

KIRIM’IN İŞGALİNDEN SONRA UKRAYNA ANAKARASINDAN YARIMADAYA SU TEDARİKİ KESİLDİ!

Rusya Kırım’ı işgal etmeden önce, yarımadanın içme suyu ihtiyacının yüzde 85’i Ukrayna tarafından Dinyeper (Dnipro) nehrinin Kuzey Kırım Kanalı’na aktarılması sayesinde sağlanıyordu.

1961-1971 yıllarında kurulan Kuzey Kırım kanalı Ukrayna’daki Kahovskoye baraj gölünden Kırım’ın Kerç şehrine kadar uzanıyor. Uzunluğu 402,6 km olan kanal saniyede 300 metreküp su akışı sağlıyor.

Şubat-Mart 2014’te Kırım’ın Rusya tarafından işgal edilmesinden sonra kanaldan sağlanan su tedariki durdurulmuştu. Rus işgalci yönetimi, su sorununu yeraltı kaynakları aracılığıyla çözmeye çalışıyor. Birçok yerleşim yerinde su kuyuları açılmaya başlandı. Ancak bu durum da, Kırım toprağının tuzlanmasına yol açıyor.

KIRIMOĞLU: RUSYA YARIMADADAKİ SUYU ASKERİ İHTİYAÇLARI İÇİN HARCIYOR

Kırım Tatar halkının milli lideri, Ukrayna Milletvekili Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu, Kırım’ı işgal eden Rusya’nın yarımadadaki su kaynaklarını sivil nüfus için değil askeri ve sanayi ihtiyaçlarına harcadığını ifade etmişti.

RUSYA, KIRIM’DAKİ ASKERİ ÜSLERİNİ GELİŞTİRMEK İÇİN YARIMADANIN SU KAYNAKLARINI SÖMÜRÜYOR!

Ukrayna Dışişleri Bakanlığı, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu (BMGK) İnsan Hakları Konseyi’nin temiz içme suyu ve sanitasyonu insan hakları olarak kabulünün yıl dönümü vesilesiyle bir açıklama yayımlamıştı.

Rusya’nın, işgal ettiği Kırım’daki su kaynaklarını askeri amaçlarla sömürmesine dikkat çekilen açıklamada, “İşgal altındaki Kırım’da yasa dışı olarak ele geçirilen sanayi kuruluşlarının ve doğal kaynakların aşırı kullanımı, yarımadanın nüfusunun içme suyuna erişimini tehlikeye atmaktadır. Bunun dışında işgalci yetkililer yarımadadaki askeri-sanayi komplekslerinin, askeri tesislerinin ve işletmelerinin gelişimini hızlandırmak için giderek daha fazla su talep ediyorlar.” ifadeleri kullanıldı.