Kırım sakinleri Ukrayna kimlik belgelerinden vazgeçmiyor

Haberler
E. K.
22 Aralık 2020, 19:29
E. K.
22 Aralık 2020, 19:29

Ukrayna’nın Kırım sınırında bulunan Herson bölgesinde 2014 yılından bu yana 120 binden fazla Kırım sakininin Ukrayna nüfus cuzdanı ve yurtdışı pasaportu aldığı bildirildi. Kırım sakinlerinin, Ukrayna kimliklerinden vazgeçmediği görüldü.

Kırım’ın Rusya tarafından işgal edildiği 2014 yılından bu yana 121 bin 589 Kırım sakininin, Ukrayna’nın Kırım sınırında bulunan Herson bölgesinde kimlik belgeleri aldığı belirtildi.

KIRIM SAKİNLERİ, UKRAYNA KİMLİKLERİNDEN VAZGEÇMEDİ

Kırım.Hakikat sitesinin Ukrayna Göç Servisi Herson Müdürlüğüne dayandırarak bugün verdiği habere göre, 2014 yılından beri 98 bin 139 Kırım sakini Herson’da yurt dışı pasaport çıkartırken, 23 bin 410 Kırım sakini de ID kart aldı.

2020 yılında ise 9 bin Kırım sakininin Ukrayna kimlik belgeleri almak için Herson’daki ilgili makamlara başvuruda bulunduğu belirtilirken, 5 bin 600 Kırımlının yurtdışı pasaport çıkartmak ve 3 bin 500 Kırım sakininin ID kart şeklinde nüfus cüzdanı almak için başvurduğu aktarıldı.

Dünyayı etkisi altına alan Kovid-19 salgını nedeniyle bu yıl başvuru sayısında azalma kaydedildiği bildirilirken, geçen sene aynı dönemde 28 bin Kırım sakininin Ukrayna kimliği ve pasaportu aldığı kaydedildi.

YARIMADADA 6 YILDIR BASKI VE ZULÜM DEVAM EDİYOR

İşgalci Rus askerleri Kırım’a ilk olarak, 20 Şubat 2014 tarihinde girdi. Altı yıl önce bugün, sabahın erken saatlerinde plakaları sökülmüş askeri araçlar ve rütbe işaretleri taşımayan silahlı milisler Kırım’ın stratejik noktalarını ve hükûmet binalarını ele geçirmeye başladı.

Rus propaganda medyalarında “Kırım Özsavunması” oldukları iddia edilen, kamuflaj giymelerinden hareketle “kibar yeşil adamlar” olarak da adlandırılan Rus askerleri ve onların yanında gezen işbirlikçi milisler, yarımadanın kontrolünü yasa dışı olarak ele geçirdi. Rus propaganda mekanizmasınca işgal, sözde “bağlanma” adı altında legalleştirilmeye çalışılsa da dünya kamuoyu bu adımı asla tanımadı.

Rus işgaliyle adeta “açık hava cezaevi”ne dönüşen Kırım yarımadası, bir yandan silahlandırma hamleleriyle dünyayı tehdit eden askeri bir üs haline getirildi. Diğer yandan da işgale direnen Kırımlılar baskı mekanizmasının sürekli hedefi haline geldi. Yarımadada 2014’ten beri Rus işgalini onaylamadıklarını ifade eden ve tutumlarıyla belirten Kırım Tatarları başta olmak üzere Ukrayna’ya bağlı kalmak isteyenler, kaçırılmalarla, düzmece davalarla, keyfi baskın ve sorgularla korkutulmaya çalışılıyor.

SİLAHLARIN GÖLGESİNDE SÖZDE REFERANDUM

Rus işgalinin akabinde 2014 yılının Mart ayında düzenlenen sözde referandumda Kırım sakinlerinin yarımadanın Rusya’ya bağlanması konusunda iradesini “özgürce” tecelli ettiği ileri sürüldü. Avrupa Birliği ülkeleri, ABD ve dünyanın birçok ülkesi, Kırım’da yapılan sözde “kendi kaderini belirleme referandumunun” sonuçlarını kabul etmeyi reddetti. Ukrayna, Kırım’ı geçici olarak işgal edilen bölgesi olarak kabul ediyor.

Ukrayna Parlamentosu resmi düzeyde, 20 Şubat 2014 tarihini Kırım ve Sivastopol’ün (Akyar) Rusya tarafından işgalinin başlangıç tarihi olarak kabul etti. Dönemin Ukrayna Cumhurbaşkanı Petro Poroşenko, ilgili yasayı 7 Ekim 2015 tarihinde imzaladı.

Avrupa Birliği (AB) ve Amerika Birleşik Devletleri (ABD), Rusya’nın Kırım’ı işgal etmesi ve Ukrayna’ya yönelik politikası dolayısıyla Rusya Federasyonu’na karşı yaptırımlar uyguladı. Kırım’ın işgalinden sonra Ukrayna’nın Donbas bölgesinde Rusya tarafından desteklenen teröristler ile Ukrayna askerleri arasında çatışmalar başladı.