Kırım Platformu Zirvesi’ne katılacak ülke ve teşkilatların tam listesi açıklandı

Haberler
E. K.
19 Ağustos 2021, 21:15
E. K.
19 Ağustos 2021, 21:15

Ukrayna Dışişleri Bakanı Dmıtro Kuleba, Kırım’ın Rus işgalinden kurtarılması amacıyla uluslararası çabaları birleştirmek için Ukrayna tarafından oluşturulan Kırım Platformu’nun açılış zirvesine katılacak ülkelerin ve teşkilatların tam listesini açıkladı.

Ukrayna Dışişleri Bakanı Dmıtro Kuleba, 23 Ağustos 2021 tarihinde başkent Kıyiv’de yapılacak Kırım Platformu Zirvesi’ne katılacakların listesini açıkladı. Bugün düzenlenen bilgilendirme toplantısında konuşan Kuleba, “Kırım Platformu, güvenlik alanında büyük bir kıta olan Ukrayna’nın bir parçasıdır. Ukrayna, bölge ve dünya için güvenlik mimarisi oluşturan bir devlettir. Yerleşik devlet bloklarına ek olarak, aynı görüşlere sahip insanlardan oluşan yeni esnek ittifaklar oluşturuyoruz. Kırım’ın işgalden kurtarılması amacıyla niteliksel olarak yeni bir uluslararası iş birliği sürecini başlatacak bir zirvenin eşiğindeyiz. Kırım Platformu Zirvesi sadece bir başlangıç. Gelecekte platform hükumetler, parlamentolar ve uzmanlar düzeyinde faaliyet gösterecek.” şeklinde konuştu.

KULEBA, ZİRVEYE KATILACAK OLAN ÜLKELERİN TAM LİSTESİNİ AÇIKLADI

Ukrayna dahil olmak üzere 45 devlet ve uluslararası kuruluşun Kırım Platformu’nun kurucuları olacağını ifade eden Kuleba, zirveye, 14 devlet, hükumet ve AB başkanlarının katılacağını bildirdi.

Zirveye; Letonya, Litvanya, Estonya, Polonya, Slovakya, Macaristan, Moldova, Slovenya, Finlandiya’nın cumhurbaşkanlığı düzeyinde katılacağını belirten Kuleba, etkinliğe AB Konseyi Başkanının katılacağını duyurdu. Romanya, Gürcistan Hırvatistan, İsveç’in Zirveye başbakanlık düzeyinde katılım sağlayacağını aktaran Kuleba, İsveç ve Çek Cumhuriyeti’nin parlamento başkanları düzeyinde temsil edileceğini bildirdi.

14 ÜLKE DIŞİŞLERİ BAKANI SEVİYESİNDE KATILACAK

14 ülkenin Kırım Platformu Zirvesi’ne dışişleri bakanlığı düzeyinde katılım sağlayacağını bildiren Kuleba bu ülkelerin; Türkiye, Fransa, Almanya, İspanya, İtalya, Belçika, Avusturya, Hollanda, Lüksemburg, İrlanda, Danimarka, Bulgaristan, Karadağ, Kuzey Makedonya olduğunu kaydetti.

Zirvede Birleşik Krallık ve Portekiz’i savunma bakanları, ABD’yi ise Başkan Joe Biden’in özel temsilcisi ve ulaştırma bakanı temsil edecekler. Norveç, Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı tarafından temsil edilecek. Zirveye 3 uluslararası kuruluş ve Avrupa Komisyonu katılacak: Avrupa Komisyonunu Başkan Yardımcısı Valdis Dombrovskis, NATO’yu Genel Sekreter Yardımcısı, Avrupa Konseyini Genel Sekreter, GUAM da Genel Sekreter tarafından temsil edilecek. Öte yandan, zirveye yedi devlet büyükelçi düzeyinde katılacak: Yeni Zelanda, Malta, Japonya, Avustralya, Kıbrıs, Kanada, Yunanistan.

“Temsil düzeyleri ne olursa olsun, bu devletler devlet olarak Kırım Platformu’nun kurucuları sayılacak” diyen Bakan, Rusya’nın büyük baskısına rağmen Kırım Platformu’na katılmaya karar veren tüm ülkelere teşekkür etti.

KIRIM PLATFORMU NEDİR?

Kırım Platformu, Ukrayna’nın, Kırım’ın işgaline yönelik uluslararası tepkinin etkinliğini artırmak, artan güvenlik tehditlerine karşı koymak, Rusya’ya uygulanan uluslararası baskıyı artırmak, işgal rejiminin mağdurlarını korumak ve insan haklarının daha fazla ihlal edilmesini önlemek ve Kırım’ın işgalden kurtarılmasını sağlamak amacıyla başlattığı yeni bir danışma ve koordinasyon formatıdır. 

Platformun birkaç seviyede faaliyet göstermesi öngörülüyor; devlet ve hükumet liderleri, dışişleri bakanları, parlamentolar arası işbirliği ve uzmanların işbirliği seviyelerinde. Dmıtro Kuleba, 2 Aralık 2020 tarihinde Ankara’ya gerçekleştirdiği çalışma ziyareti sırasında yaptığı açıklamada, Kırım Platformunun sivil toplum diplomasisi düzeyinde de faaliyet göstereceğini, Kırım Platformu’nda oluşturulacak yapı içinde dünyadaki Kırım Tatar sivil toplum kuruluşlarına, bu bağlamda Dünya Kırım Tatar Kongresine de yer verileceğini ifade etmişti. Kırım Platformu’nun, Kıyiv’de 23 Ağustos 2021 tarihinde düzenlenecek açılış zirvesi ile resmi olarak faaliyete başlaması planlanıyor.

RUS İŞGALİNDEKİ KIRIM’DA 7 YILDIR BASKI VE ZULÜM DEVAM EDİYOR

İşgalci Rus askerleri Kırım’a ilk olarak, 20 Şubat 2014 tarihinde girdi. Altı yıl önce bugün, sabahın erken saatlerinde plakaları sökülmüş askeri araçlar ve rütbe işaretleri taşımayan silahlı milisler Kırım’ın stratejik noktalarını ve hükûmet binalarını ele geçirmeye başladı.

Rus propaganda medyalarında “Kırım Özsavunması” oldukları iddia edilen, kamuflaj giymelerinden hareketle “kibar yeşil adamlar” olarak da adlandırılan Rus askerleri ve onların yanında gezen işbirlikçi milisler, yarımadanın kontrolünü yasa dışı olarak ele geçirdi. Rus propaganda mekanizmasınca işgal, sözde “bağlanma” adı altında legalleştirilmeye çalışılsa da dünya kamuoyu bu adımı asla tanımadı.

16 Mart 2014 tarihinde kamuflajlı Rus askerlerinin silahlarının gölgesi altında göstermelik bir referandum düzenlendi. Sözde referandum daha yapılmazken Ukrayna, oy kullanımını yasa dışı ve Anayasaya aykırı olarak kabul etti. 15 Mart 2014 tarihinde Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi, sözde referandumu “geçersiz” olarak ilan edilmesini öngören kararı inceledi. Ancak karar, Rusya tarafından bloke edildi. Venedik Komisyonu, Avrupa Birliği ve ABD, yasa dışı yapılan sözde referanduma karşı çıktı, Kırım Tatarları boykot etti.

İşgalciler, sözde referanduma katılım oranının yüzde 84,17 olduğunu ileri sürerken, seçmenlerin yüzde 96,57’sinin “Kırım’ın Rusya’ya bağlanması için” oy kullandığın, yüzde 2,66’sının ise yarımadanın Ukrayna’ya bağlı özerklik statüsü için oy verdiği iddia edildi.

Kırım Tatar halkının milli lideri Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu, kendi kaynaklarına atıfla, sözde referanduma gerçek katılım oranının yüzde 30-50 civarında olduğunu, Kırım Tatarlarının yüzde 99’unun oy kullanmadığını bildirmişti.

Ardından, 18 Mart 2014 tarihinde Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Kırım sözde Parlamentosu Başkanı Vladimir Konstantinov, dönemin sözde Kırım Başbakanı Sergey Aksyonov ve sözde Sivastopol Belediye Başkanı Aleksey Çalıy, Kırım ve Sivastopol’ün iki ayrı birim olarak “Rusya’ya bağlanmasına” ilişkin anlaşma imzaladılar.

Rus işgaliyle adeta “açık hava cezaevi”ne dönüşen Kırım yarımadası, bir yandan silahlandırma hamleleriyle dünyayı tehdit eden askeri bir üs haline getirildi. Diğer yandan da işgale direnen Kırımlılar baskı mekanizmasının sürekli hedefi haline geldi. Yarımadada 2014’ten beri Rus işgalini onaylamadıklarını ifade eden ve tutumlarıyla belirten Kırım Tatarları başta olmak üzere Ukrayna’ya bağlı kalmak isteyenler, kaçırılmalarla, düzmece davalarla, keyfi baskın ve sorgularla korkutulmaya çalışılıyor.