Kırım'ın en derin su barajının doluluk oranı kritik seviyeye düştü

Haberler
Anife Bilal
18 Aralık 2020, 19:38
Anife Bilal
18 Aralık 2020, 19:38

RoksolanaToday&КримUA isimli Twitter kullanıcısı dün sosyal medyada Kırım’ın en derin su barajı olan Korbek (İzobilnoye) Su Barajının fotoğraflarını paylaştı. Görüntülerde barajdaki suyun büyük ölçüde azaldığını görülüyor.

RoksolanaToday&КримUA isimli Twitter kullanıcısı Korbek (İzobilnoye) Su Barajının fotoğrafını paylaşarak durumun Kırım’daki durumun vahametini gözler önüne serdi. Kullanıcı fotoğraf ile ilgili yaptığı açıklamada, “Korbek (İzobilnoye, Büyük Aluşta) su barajındaki su hızla azalmaya devam ediyor. Aralık 2020’de barajdaki doluluk oranı yüzde 20’ye düştü (barajın toplam hacmi 13,25 milyon metreküp).” diye bildirdi.

Öte yandan işgalci yetkililer, yılbaşı tatilinden sonra Aluşta’da belirli saatlere göre su verilmeye başlayacağını duyurdu.

Kırım’ın en derin su barajı olan Korbek Barajı, Ulu Ozen nehrin üstünde 1979 yılında inşa edildi. Derinliği 70 metre olan su barajından Aluşta kentine ve Aluşta bölgesindeki yerleşim yerlerine su sağlanıyor. Barajdaki su seviyesinin düşmesi nedeniyle eylül ayından beri Aluşta kenti, Partenit ve Büyük Lambat (Malıy Mayak) kasabalarında gece su kesintiler uygulanmaya başlamıştı. İşgal altındaki Kırım’da bir dizi kentte su belirli bir çizelgeye göre veriliyor.

AKSYONOV ZORLA EL KOYULACAĞINI BİLDİRMİŞTİ

Daha önce Kırım’ın işgalci yönetiminin, Kırımlıların bahçelerindeki su kuyularına göz diktiği bildirilmişti. Kırım’ın sözde Başkanı Sergey Aksyonov, insanların özel su kuyularının satın alınacağını, sahiplerinin buna rıza göstermemesi durumunda kuyularına zorla el konulacağını söylemişti.

İlgili haber: İŞGALCİLER, KIRIM SAKİNLERİNİN SU KUYULARINA EL KOYACAK

Kırım’da, özellikle Kırım Tatarlarının toplu olarak yaşadığı yerleşim yerlerinde, gerekli altyapının olmaması nedeniyle insanlar, su ihtiyaçlarını karşılamak için kuyu kazıyorlar.

PUTİN’DEN KIRIM’DA SU ARITMA TESİSİ İNŞA ETME TALİMATI

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in talimatıyla işgal edilen Kırım’daki su sorununu çözmek için yarımadada, deniz suyu arıtma tesisinin inşa edileceği bildirildi. Kırım’ın sözde Başkanı Sergey Aksyonov, 25 Eylül 2020 tarihinde yaptığı açıklamada, Rusya Hükumetinin Rusya Sanayi ve Ticaret Bakanlığı ile birlikte deniz suyu arıtma tesisi inşa etme kararı üzerinde çalıştığını ifade etti.

RUSYA, KIRIM’DAKİ ASKERİ ÜSLERİNİ GELİŞTİRMEK İÇİN YARIMADANIN SU KAYNAKLARINI SÖMÜRÜYOR!

Ukrayna Dışişleri Bakanlığı, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu (BMGK) İnsan Hakları Konseyi’nin temiz içme suyu ve sanitasyonu insan hakları olarak kabulünün yıl dönümü vesilesiyle bir açıklama yayımlamıştı.

Rusya’nın, işgal ettiği Kırım’daki su kaynaklarını askeri amaçlarla sömürmesine dikkat çekilen açıklamada, “İşgal altındaki Kırım’da yasa dışı olarak ele geçirilen sanayi kuruluşlarının ve doğal kaynakların aşırı kullanımı, yarımadanın nüfusunun içme suyuna erişimini tehlikeye atmaktadır. Bunun dışında işgalci yetkililer yarımadadaki askeri-sanayi komplekslerinin, askeri tesislerinin ve işletmelerinin gelişimini hızlandırmak için giderek daha fazla su talep ediyorlar.” ifadeleri kullanıldı.

KIRIMOĞLU: RUSYA YARIMADADAKİ SUYU ASKERİ İHTİYAÇLARI İÇİN HARCIYOR

Kırım Tatar halkının milli lideri, Ukrayna Milletvekili Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu, Kırım’ı işgal eden Rusya’nın yarımadaki su kaynaklarını sivil nüfus için değil askeri ve sanayi ihtiyaçlarına harcadığını ifade etmişti.

KIRIM’IN İŞGALİNDEN SONRA UKRAYNA ANAKARASINDAN YARIMADAYA SU TEDARİKİ KESİLDİ!

Rusya Kırım’ı işgal etmeden önce, yarımadanın içme suyu ihtiyacının yüzde 85’i Ukrayna tarafından Dinyeper (Dnipro) nehrinin Kuzey Kırım Kanalı’na aktarılması sayesinde sağlanıyordu.

1961-1971 yıllarında kurulan Kuzey Kırım kanalı Ukrayna’daki Kahovskoye baraj gölünden Kırım’ın Kerç şehrine kadar uzanıyor. Uzunluğu 402,6 km olan kanal saniyede 300 metreküp su akışı sağlıyor.

Şubat-Mart 2014’te Kırım’ın Rusya tarafından işgal edilmesinden sonra kanaldan sağlanan su tedariki durdurulmuştu. Rus işgalci yönetimi, su sorununu yeraltı kaynakları aracılığıyla çözmeye çalışıyor. Birçok yerleşim yerinde su kuyuları açılmaya başlandı. Ancak bu durum da, Kırım toprağının tuzlanmasına yol açıyor.