Kırım'da trajik olay: 2 yaşındaki Kırım Tatar çocuk hastanede hayatını kaybetti

Haberler
Anife Bilal
27 Kasım 2020, 15:38
Anife Bilal
27 Kasım 2020, 15:38

Rusya tarafından işgal edilen Kırım’da 2 yaşındaki Kırım Tatarı Amina Osmanova hastanede hayatını kaybetti. Vefat eden küçük kızın annesi çocuğunun ölümünden doktorları sorumlu tutuyor.

Kırım’ın Sudak Şehir Hastanesinde doktorların ihmalkarlığı nedeniyle, 6 Kasım 2020 tarihinde, 2 yaşındaki Kırım Tatarı Amina Osmanova vefat etti. Otopsi sonucunda çocuğun belirlenemeyen bir zatürre sonucunda ortaya çıkan endotoksik şok nedeniyle hayatını kaybettiği tespit edildi. 

KÜÇÜK KIZIN ANNESİ ELZARA OSMANOVA KIZININ BAŞINA GELENLERİ ANLATTI

Sudak Şehir Hastanesinde trajik bir şekilde hayatını kaybeden küçük kızın annesi Elzara Osmanova, yaşanan trajediye dikkat çekmek için ve çocuğun gerçek ölüm nedeninin ortaya çıkarılması ümidiyle, dün Facebook sayfası üzerinden yaptığı açıklamada çocuğunun ölümünden önceki durumunu ve ölümünü anlattı.

Acılı anne Elzara Osmanova yaptığı açıklamada, “6 Kasım 2020 tarihinde Sudak Şehir Hastanesinde 2 yaşındaki kızım Amina Osmanova hayatını kaybetti. Şu an ölümü nedeniyle ön soruşturma denetlemesi yapılıyor. Olayın geniş kitlelere duyurulmasının çocuğumun gerçek ölüm sebebini belirlemeye ve suçluların cezalandırılmasına yardım edeceğine inanıyorum.” ifadelerini kullandı. Elzara Osmanova, 5 Kasım tarihinde gün ortasında küçük kızının sık sık idrara çıkmaya başladığını ve ateşin 37,2’ye çıktığını anlattı. Öte yandan anne, akşam saatlerinde çocuğunun ateşinin 36,6’ya indiğini ve keyfinin yerine geldiğini ancak yine de sık sık idrara çıktığını belirtti.

Küçük kızın annesi, ertesi gün (6 Kasım 2020) sabahtan kızını Sudak bölgesinde bulunan Taraktaş (Daçnoye) köyündeki polikliniğe götürdü. Doktor çocuğu muayene etti ve çocuğun boğazının biraz kızardığını söyledi, idrar ile kan tahlilleri istedi, ilaç yazarak 9 Kasım’a kontrol için randevu verdi. Anne ayrıca, doktorun dikkatini çocuğun ağır nefes aldığına ancak öksürmediğine dikkat çekti.

Elzara Osmanova’nın anlattığına göre, kızının kan ve idrar tahlillerini aynı gün Sudak Şehir Hastanesinde yaptırdılar. Küçük kız o gün solgun ve keyifsizdi, sık sık idrara çıkmaya devam ediyordu. Saat 15.00’da kızının kan tahlillerinin sonuçlarının belli olduğunu ve anne onları doktora gönderdi. Doktor idrarda asetonun yüksek çıktığını ve ertesi gün çocuk doktoruna gidilmesi gerektiğini söyledi.

DOKTORUN İHMALKARLIĞI KÜÇÜK ÇOCUĞUN ÖLÜMÜNE YOL AÇTI

Bir kaç saat sonra küçük kız kusmaya başladı. Saat 17.50’de aile, çocuğu Sudak Şehir Hastanesinin acil servisine götürdü. Nöbetçi doktor çocuğu muayene etti ancak kandaki oksijen seviyesini ölçemedi. Annesi, doktora çocuğunun tuhaf bir şekilde nefes alıp verdiğini söyledi. Ama doktor bu şikayeti görmezden geldi ve çocuğa lavman yapılması gerektiğini söyledi. Anne lavmanın hastanede yaptırılmasını istedi ama doktor hastane kapalı olduğu için bu işlemi uygulayacak bir yerin olmadığını söyledi. Bundan sonra doktor çocuğa kusma önleyici iğne yaparak hastayı hastaneye yatırılmasını reddederek onu eve gönderdi.

Evde küçük kız yine kusmaya başladı. 19.20’de anne babası çocuğu yine Sudak Şehir Hastanesine götürdü. Bu sefer çocuğu cerrah muayene etti ve apandisit olmadığını söyledi ve “Anne çok istiyorsa, yer bulun ve çocuğu hastaneye yatırın” dedi. Daha sonra hastaneye çocuk doktoru çağırıldı. Saat 20.00 civarında hastaneye gelen çocuk doktoru küçük kızı muayene etti ve “Çok ısrar ediyorlarsa hastaneye yatırıp serum takalım” dedi. 

ELZARA OSMANOVA: ÇOCUĞUMU GERİ GETİRMEZ AMA BAŞKA ÇOCUKLAR BU DURUMA DÜŞMESİN!

Daha sonra sağlık görevlileri küçük kıza serum takmaya çalıştı ama damar bulamadıkları için serum takamadılar. Bir süre sonra küçük kız fenalaştı sağlık görevlileri onu başka bir odaya aldı. Saat 21.55’ta doktorlar anneye “çocuğun kurtarılamadığını” açıkladı. Sonrasında ise polis hastaneye gelmeden doktorlar anneyle görüşmedi.

Elzara Osmanova, ölüm belgesinde kızının 6 Kasım 2020 saat 21.39’da hayatını kaybettiğinin yazıldığını belirterek, “Otopsi sonucu kızımın belirtilmemiş bir zatürre sonucunda ortaya çıkan endotoksik şok nedeniyle hayatını kaybettiği tespit edildi. Patolojik sürecin başlangıcı ile ölüm arasındaki yaklaşık süre: endotoksik şok 30 dakika, belirlenmemiş zatürre 5 (!) gün. Sudak’taki otopsi uzmanı bana çocuğun sol akciğerinin tamamen eridiğini, yerinde sadece bir zarın kaldığını söyledi. Üç doktor çocuğun bir akciğerinin hiç çalışmadığını nasıl gözden kaçırabildi?” ifadelerini kullandı.

Sudak Şehir Hastanesinde bir Çocuk Hastalıkları Bölümünün olmadığına dikkat çeken  acılı anne, başka çocukların doktorların ihmalkarlığından zarar görmesini istemediği için kendi hikayesini anlattığını vurgulayarak, “Kızımı geri getiremeyiz ama şehrimizdeki çocuk sağlık hizmetleri ile ilgili sorunun çözülmesini istiyorum! Diğer insanlar da bu sorunla yüzleşiyor!” diye kaydetti.