Kalniete: Kırım Tatar halkının bir gün özgür Kırım'a döneceğine yürekten inanıyorum

Haberler
Anife Bilal
17 Mart 2021, 16:42
Anife Bilal
17 Mart 2021, 16:42

Letonya’nın eski Dışişleri Bakanı, Avrupa Parlamentosu (AP) milletvekili Sandra Kalniete, Kırım’ın Rusya tarafından işgalinin 7. yıl dönümü dolayısıyla Kırım Tatar Milli Meclisi (KTMM) Başkanı Refat Çubarov’a destek mektubu yazdı. Mektuba cevap veren Çubarov, Kalniete’ye Kırım Tatarlarına ve Ukrayna toprak bütünlüğüne verdiği destek için teşekkür etti.

Avrupa Parlamentosu (AP) milletvekili Sandra Kalniete, Kırım’ın işgalinin 7. yıl dönümü dolayısıyla Kırım Tatar Milli Meclisi (KTMM) Başkanı Refat Çubarov’a mektup yazdı. Dün sosyal medyada paylaşılan mektupta AP milletvekili, Şubat 2014’te Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in Sovyet diktatör Josef Stalin’in 1940’ta Baltık ülkeleri işgali sırasında kullandığı yöntemlerini kopyalayarak Kırım’ı işgal ettiğini belirtti.

KALNİETE: YALNIZ DEĞİLSİNİZ

Batılı ülkelerin Ukrayna toprak bütünlüğüne destek verdiğini hatırlatan Sandra Kalniete mektubunda, şu ifadeleri kullandı:

 “Refat, biliyorum ki, Ukrayna halkı Kırım’ın ilhakını asla kabul etmeyecektir. Bir asır içinde anavatanlarından iki defa kovulan Kırım Tatar halkı da bunu asla kabul etmeyecektir. Yalnız değilsiniz. Rusya’nın söz konusu saldırgan eylemi ve uluslararası hukukun ağır ihlali, Ukrayna toprak bütünlüğüne destek veren Avrupa Birliği üye devletleri, ABD, Kanada ve dünyadaki diğer ülkeler tarafından kınanmaktadır. Ukrayna’nın toprak bütünlüğü geri kazanılana kadar Kremlin’e yönelik yaptırımlar uygulanmaya devam edecektir. Baltık devletlerinin kaderi size güç ve umut versin. Uzun yıllar tutsak kaldıktan sonra bağımsızlığımızı yeniden kazandık. Kırım Tatar halkının bir gün özgür Kırım’a döneceğine yürekten inanıyorum.”

ÇUBAROV: KIRIM TATARLARINA YÖNELİK BASKI ARTIYOR

KTMM Başkanı Refat Çubarov yazdığı cevapta, AP milletvekili Sandra Kalniete’ye Kırım Tatar halkına ve Ukrayna toprak bütünlüğüne verdiği destek için teşekkür etti.

7 yıldır devam eden Rus işgali şartları altında yaşamaya mecbur kalan Kırım Tatar halkının kendi toprakları, Ukrayna devletine sadık kalmayı sürdürdüğünü ve uluslararası hukukun norm ile ilkelerine uymaya devam ettiğini belirten Çubarov, “Kırım’ı işgal eden Rusya, gün geçtikçe yarımadada yaşayan Kırım Tatarları ve etnik Ukrainlere yönelik baskı ve zulmü artırıyor… Rusya’nın tüm uluslararası hukuk normları ve kendi uluslararası yükümlülüklerini ihlal ederek Ukrayna topraklarına istila ederek Kırım’ı işgal ettiğinden bu yana, yani 7 yıl boyunca tüm dünya ve insanlık gerçek bir yıkım tehdidiyle karşı karşıya kaldı. Putin ve bugünkü Rusya’nın dünya için tehdit oluşturduğu ile ilgili düşüncelerimizin birçok devlet başkanı, ulusal parlamento üyeleri ve uluslararası kuruluşlar tarafından da anlaşılmasını umuyorum. Sizin gibi, ben de adalet, doğrunun ve uluslararası hukukun kötülüğü yeneceğine inanıyorum.” ifadelerini kullandı.

Bunun dışında Çubarov, mektubunda KTMM adına Letonya halkına ve yönetimine, kendi kaderini tayin etme hakkını kullanma arzusu konusunda Kırım Tatar halkına verdikleri daimi destek için teşekkür etti.

RUS İŞGALİNDEKİ KIRIM’DA 7 YILDIR BASKI VE ZULÜM DEVAM EDİYOR

İşgalci Rus askerleri Kırım’a ilk olarak, 20 Şubat 2014 tarihinde girdi. Altı yıl önce bugün, sabahın erken saatlerinde plakaları sökülmüş askeri araçlar ve rütbe işaretleri taşımayan silahlı milisler Kırım’ın stratejik noktalarını ve hükûmet binalarını ele geçirmeye başladı.

Rus propaganda medyalarında “Kırım Özsavunması” oldukları iddia edilen, kamuflaj giymelerinden hareketle “kibar yeşil adamlar” olarak da adlandırılan Rus askerleri ve onların yanında gezen işbirlikçi milisler, yarımadanın kontrolünü yasa dışı olarak ele geçirdi. Rus propaganda mekanizmasınca işgal, sözde “bağlanma” adı altında legalleştirilmeye çalışılsa da dünya kamuoyu bu adımı asla tanımadı.

16 Mart 2014 tarihinde kamuflajlı Rus askerlerinin silahlarının gölgesi altında göstermelik bir referandum düzenlendi. Sözde referandum daha yapılmazken Ukrayna, oy kullanımını yasa dışı ve Anayasaya aykırı olarak kabul etti. 15 Mart 2014 tarihinde Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi, sözde referandumu “geçersiz” olarak ilan edilmesini öngören kararı inceledi. Ancak karar, Rusya tarafından bloke edildi. Venedik Komisyonu, Avrupa Birliği ve ABD, yasa dışı yapılan sözde referanduma karşı çıktı, Kırım Tatarları boykot etti.

İşgalciler, sözde referanduma katılım oranının yüzde 84,17 olduğunu ileri sürerken, seçmenlerin yüzde 96,57’sinin “Kırım’ın Rusya’ya bağlanması için” oy kullandığın, yüzde 2,66’sının ise yarımadanın Ukrayna’ya bağlı özerklik statüsü için oy verdiği iddia edildi.

Kırım Tatar halkının milli lideri Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu, kendi kaynaklarına atıfla, sözde referanduma gerçek katılım oranının yüzde 30-50 civarında olduğunu, Kırım Tatarlarının yüzde 99’unun oy kullanmadığını bildirmişti.

Ardından, 18 Mart 2014 tarihinde Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Kırım sözde Parlamentosu Başkanı Vladimir Konstantinov, dönemin sözde Kırım Başbakanı Sergey Aksyonov ve sözde Sivastopol Belediye Başkanı Aleksey Çalıy, Kırım ve Sivastopol’ün iki ayrı birim olarak “Rusya’ya bağlanmasına” ilişkin anlaşma imzaladılar.

Rus işgaliyle adeta “açık hava cezaevi”ne dönüşen Kırım yarımadası, bir yandan silahlandırma hamleleriyle dünyayı tehdit eden askeri bir üs haline getirildi. Diğer yandan da işgale direnen Kırımlılar baskı mekanizmasının sürekli hedefi haline geldi. Yarımadada 2014’ten beri Rus işgalini onaylamadıklarını ifade eden ve tutumlarıyla belirten Kırım Tatarları başta olmak üzere Ukrayna’ya bağlı kalmak isteyenler, kaçırılmalarla, düzmece davalarla, keyfi baskın ve sorgularla korkutulmaya çalışılıyor.